Senin için ne masallar uydurdum,ne hikâyeler yazdım,ne şiirler dizdim biliyor musun?Ama yine de anlatamadım seni,ne kendime ne de seni tanımak isteyenlere!Aslına bakarsan seni yeterince yaşayamadım belkide!Ne kadar anlatmak istesemde hep birşeyler yarım kaldı.Kimi zaman sessizliğim oldun,gömüldüm kaldım sensizliğe.Kimi zaman neşem oldun,gülümsemelerin yarım kaldığı.En çok da gözyaşım oldun,çağladın aktın yastığıma.
Rüzgâr esir almış geceyi,
Uğultusu beynime kurşun ağırlığında çöküyor.
Köküne balta vurulmuş ağaç gibiyim bu gece.
Bir dokunsalar yıkılacağım.
Ağaç yaşken eğildi bir kere,
Kökünden yeni filizler yeşermez gülüm.
Sabahları bir şekilde akşam edebiliyorum.Ama akşamları sabah etmek hiçte kolay olmuyor.Bilir misin sen ağılığınca bir ceset taşımanın ne demek olduğunu?Yaşamak benim için sadece aldığım nefesten ibaret,istersen onu da kesebilirsin,herşeyimi feda etmişim sana,bir nefesi mi çok göreceğim!
Ben doğarken kabullenmişim ölümü,
Ağırlığımca bir ceset taşıyor ayaklarım.
Senin hükmettiğin yüreği hiç saymıyorum,
Kalbime karışma hakkını sana bıraktım,
Ama bedenimin hükmü Azrail'in.
Bu antlaşma kanla yazılmış,
Canla ödenmeli.
Yüreğim sende kalsın.
Arşiv derken neyi kastettiğinizi pek anlayamadım ama siz yinede bildiğiniz gibi yapın. Yazmaya çalıştığım şiire benzer yürek sesi bana ait değil,hisseden herkese aittir arkadaşım,alâkanız için teşekkür ederim.
Ağır ol biraz,bu kadar hız yorar insanı.Alacakaranlığı yaşamadan kör gecelerin koynuna atma beni.Ben mutluluk maskesini yeni takınmıştım,neden düşürmeye çalışıyorsun ki?Yoksa bana daha mı çok yakıştırdın hüzün maskesini!Bunu yaparken iyi düşün ama,bir daha göremezsin gülen yüzümü.
Sana bir hediye paketi hazırladım,
Öyle pek büyük değil,
Rahat kaldırırsın merak etme.
Belki eline geçmez,geçersede belki kabul etmezsin diye
İadeli taahhütlü gönderdim sana.
Adresimi nereden buldun diye sorma,bir sırdır.Sadece şunu bil;seven yürek sırları iyi saklar.Paketi açarken biraz nazik ol lütfen,bu hediye seni belki mutlu etmeyebilir!Ama benim için çok değerlidir.Kurdelasını kan kırmızı bağladım ve paketi kapatırken gemici düğümü attım.Neden böyle bağladın diye soracak olursan;en sağlam düğümmüş gemici düğümü!Öyle derler.Ama ben bu düğümü atarken öyle olmadığını anladım.Nedenini paketi açtığında sen de anlayacaksın.Umarım anlarsın.Eğer anlayamazsan hediyenin altında birde not var,onu okursun ve o zaman anlarsın.Sana tavsiyem o notu okuma,belki biraz ağır gelir sana.
Sana hediyem olsun bu bir damla gözyaşı,
Her gece senin için kendiliğinden süzülmekte,
Senin bana bıraktığın en büyük hediye.
Belki senin için bir anlamı olmayabilir!
Benim yüreğimi sıcak tutuyor.
Neden gönderdin diye soracak olursan,
Benim yüreğim yanarken,senin yüreğin üşüsün.
Anlayamadın değil mi?Anlayamadın ve notu okumak istedin.O zaman iyi dinle:
Gemici düğümü bir şeyi kaçırmamak için atılan sağlam bir düğümdür.Ama sana gönderdiğim hediye giden sevgilinin kalanın yüreğine attığı en muhteşem düğümdür.Şimdi sen karar ver;hangi düğüm daha sağlam?
Ey benim hasret kokan sevdiğim
Nerelerdesin?
Uğruna cehenneme girdiğim
Bensiz cennetler senin olsun.
Feryat figan ettim duymadın sesimi
Yoruldum artık,bitir bu işkenceyi,
Dayanmıyor sensizliğe yüreğim
Gözümün bebeği
Hayatımın gerçeği
Acılarımın sahibi
Mutluluklarımın katili
Ey Yaradan
Duy sesimi
Ya kısmet
Olsun kavuşmak
Ya da nasip et ölümü.
Ya medet
Emre kardeşim bu güzelliği yaratan ben değil sensin,yüreğine kalemine sağlık.
Birsuhayat saygıdeğer arkadaşım güzel kelimeleriniz için öncelikle çok teşekkür ederim,herzaman yeriniz vardır bu sayfada.Bu şiir zannediyorum ki okumuşsunuzdur Emre kardeşime ait ve ben sadece birkaç kıta ekledim,kendisine sizin güzel yorumunuz sayesinde tekrar teşekkürlerimi sunuyorum.
Bir nazlı sevda sarmış geceyi,
İnler durur yaralı bir yürekte.
Sirenler çalıyor bu gece,
Acılar beni arıyor büyük bir telaşla,
Ben ise kayboldum düşlerde.
Kayboldum düşlerde,
Kayboldum gülüşlerde.
Beni bul,beni bul hadi,
Işığı olmayan bu soğuk kış gecesinde.
Neden?Neden diyorum kendi kendime
Bir neden arıyorum,içine düştüğüm bu karanlıkta.
Işıklar sönmüş,kör olmuş gözler görmüyor,
Çatısız bir ev gibi sanki yürek,
Bütün fırtınalar içinde esmekte.
Aslında bütün kasırgaların,bütün tufanların nedeni belli,
Aşk böyle istedi.
Gözlerin boş bakışında,yüreğin atışında,
Dilin susuşunda,elin hüznü tutuşunda,
Gecenin yalvarışında,
Gözden akan yaşın damlayışında
Sen varsın.
Hayaline daldı gözlerim,
Açtım ellerimi bir boşluğa,
Seni tutmak istedim.
Bir kar tanesi düştü avucuma
Bu soğuk kış gecesinde.
Dedim düşecek yer bulamadın mı?
Benim derdim bana yeter,
Bu yürek yangınlar içinde,
Erir gidersin,sen de benim gibi bitersin!
Çok yer aradım düşmek için,dedi.
Dua ettim;zaten ömrüm kısa,
At beni en soğuk yere,
Ömrüm uzasın hiç değilse bir geceliğine.
Yürek tutuşmuş,yangınlar içinde,
Ellerim nasıl soğusun?
Sen kendine ömür uzatacak yer ararsın,
Ben senin en büyük düşmanınım;
Yangınların korlaşmış haliyim.
Aslında ben buraya gelmeyecektim,
Deli bir rüzgâr esti,beni sana sürükledi.
Ellerine düşmeden üşüdüm,
Benden soğuk olduğunu anladım.
Ellerimi göğe kaldırdım ve kar tanesine seslendim;
Her soğukluğa aldanma,
İçinde ne yangınlar vardır da göremezsin,
Düştüğün zaman erir gidersin,
Bak,nasılda aldandın,
Benim en soğuk yerimdir gözlerim,
Şimdi seni de saracak yürek yangınım.
Bir şişe şarap ve kırık bir bardak,
Yanında mezesi,bir dilim peynir.
İçimi ısıtıyor bu kış gecesi.
Kalbim paramparça olmuş,
Senin acın sarıyor,
Dudaklarımdaki cam kesiklerini.
Bir şişe şarap ve kırık bir bardak
Kafayı bulacağım belli.
Şimdiden esir aldı beni,
Parçalanmış dudaklarımdan dökülen,
Hüznün melodileri.
Yarım şişe şarap ve halâ elimde o kırık bardak,
Peynirden hiç yememişim,
Yine sen olmuşsun tek mezem.
İçim acıyor,yüreğim kanıyor,
Nefret etmek istiyorum senden,
Şarap tat veriyor,vazgeçemiyorum sevdandan.
Boş bir şarap şişesi ve kırık bardağın dibindeki son yudum,
Bir türlü İçmeye kıyamıyorum,
Ateş böceği misali bir ışığın etrafında dönüyorum,
Yanacağımı biliyorum,
Ama ben o ışığı seviyorum.
Ve son yudumu da alıyorum.
Parçalanmış dudaklarımdan dökülen melodilere
Gözyaşlarımla eşlik ediyorum.