Bir-Dost'un Dostluk Bahçesi

Son güncelleme:
  • noimage
0 0 0
  • noimage
0 0 0
  • noimage
0 0 0
  • noimage
0 0 0
  • noimage






    Sevgili dost,
    eğer
    yeryüzündeki
    bütün
    elleri
    bir
    masanın
    üzerine
    koysalar,
    ELİNİ
    bulabilirdim
    onların
    içinden


0 0 0
  • noimage
0 0 0
  • noimage
0 0 0
  • noimage
0 0 0
  • noimage
0 0 0
  • noimage
0 0 0
  • Dostlarıma - Dostlar için - Dostluk mesajlarıYaşam herkese öyle bir yol çizmiştir ki; zamanla insanların yönleri , hayattaki renkleri ve görüşleri değişir. Ama gönüllerindeki ses hep aynı melodiyi özler. Bir araya gelince notalar coşkulu şarkıya dönüşür.Gözlerdeki ışık aynı anda yanar söner birbirlerine baktıklarında.Yılların dostluğu güneş, ay ve yıldızlar gibi.Kelimelere ihtiyaç duyulmaz, konuşmadan da duyar dost.

    Dost dediğin hesapsız, çıkarsız ne yöne gittiğini bilmeden sana doğru akan sakin ırmaktır aslında. Bir avuç kumdan parmaklarının arasında kalandır dost.Gitmesek de görmesek de o köy benim köyümdür misali; yıllarda geçse de aradan tekrar karşılaştığında bıraktığın yerde sana eşlik etmek için bekleyen yoldaştır dost. Sevgili dostumun da dediği gibi yeri geldiğinde "hadi" dediğinde "nereye" diye sormayandır dost.

    Öyle dostluklar vardır ki, fırsatlar geçse de eline yaşadığın yeri terk edemezsin aradığını yakalamışken dünyaları bağışlasalar vazgeçmezsin.Mutluluktur hepimizin aradığı. Azıcık aşım, huzurlu başım dersin dost yönünden zenginsen eğer.Kimi dost, sonbaharda esen ılık bir meltem gibidir sevgisiyle içini ısıtır ,kimi yağmurlu kış gününde doğan bir güneş gibi başındaki kara bulutları aralar gününü aydınlatır, kimi baharda uçan kelebektir .Oradan oraya zıplar durur, uyuzluğunu alır seni de neşelendirir canlandırır . Kimi sıcak bir yaz gününde serin, berrak bir su gibidir o pozitifliğiyle umut dağıtır yüreğini ferahlatır.

    Ne şanslıyım dört mevsim dostlarım var.İyi ki varsınız, iyi ki yanımdasınız

    Neyleyim senin sırça köşkünü içinde dost kahkahası yoksa
    Neyleyim senin yıllanmış şarabını muhabbetime neşe katmayacaksa
    Dostumla içerim acı kahvemi kırk yıl taşınacaksa
    Hadi diyorum nereye diye sorma dostumsan
    Ne mekandadır suç, nede el alemde
    Gönül muhabbet ister
    Kahvesi, meskeni bahane.

    DOSTLARIMA SEVGİLERLE

    alıntı
0 0 0
  • noimage
0 0 0
  • En Büyük Dost Kim?

    Ey dost!

    Dostluğumuzun elverdiği bir içtenlikle 'NEYİN VAR?'diye sormuştun ya bana...Sadece başımı eğip cevap vermemiştim ya...İşte sana cevabım...

    Korkuyorum...Artık yaşamın sürprizlerinden korkuyorum...Sadece elvedalardan değil,merhabalardan da...Çünkü her elvedamın başlangıcında bir merhaba vardı...!

    Ne zaman güneşi hayranlıkla seyretmeye kalksam;batışıyla ve her yerin kapkaranlık oluşuyla irkiliyorum!Ne zaman bir güzellik görsem maske düşünce yerini alan çirkinlik beni hayalkırıklığına uğratıyor!

    Yaşımın kaldıramayacağı kadar büyük tecrübelerin gururuyla çevremdekilere ne zaman 'insanları sevin ama asla güvenmeyin'desem içimden kıs kıs gülüyorum kendime...Çünkü kendi nasihatime, kendim saygı göstermediğimi farkediyorum.Ve yaslandığım duvarların yıkılma tehlikesiyle hatta yıkılmasıyla öylece kalakalıyorum!

    İşte ey dost!'NEYİN VAR?' demiştin ya;

    artık biliyorsun!Ben de biliyorum ki tek dostum sensin!Ve görüyorum ki aynada tek dostum olan sen BENSİN!!

    alıntı
0 0 0
  • Dosta MektupSen giderken bu sakin sehirden neleri bıraktın ardında ?..
    Hiç düşündünmü?...neler yarım kaldı....
    Yaşanmamış aşklar,tamamlanamış dostluklar,..
    Daha neler var bilmek istermisin ?iyi oku ozaman.
    Sana yazdım ğöz yaşlarımıda ekledim ,
    Biraz sitem ,biraz özlem biraz gözyaşı,en önemlisi de;
    Dost özlemi kokan satırlarımı..
    Sen giderken o yorgun ,kalabaklık şehre;
    Arkandan sadece yarım bıraktın sevdan degil !
    Yalnız bıraktın ailen ,dostların ,ben ,dahasıda var;
    Bu koca şehir agladı; ....
    Hedeflerinin peşinden giderken sen ..
    Güçlüydün ;ama tetirgindin ..
    Koca bir şehir bekliyordu seni
    Belli etmesende arkanda bıraktıklarının yüregine verdi sancıyı.
    ..HİSSETTİM ....
    Göz yaşlarını ne kadar tutsanda dinlemediler seni....
    İçine akıttın o özlem dolu yaşları ..
    Daha o puslu camlarından bakarken seni bizden ayıran ...
    O kacaman otobüste başladı özlemlerin kaygıların ....
    Seni o gidişinde ugurlamaya gelmedim..
    Çünkü hiç istemedim gitmeni kabullenemedim bu gercegi.....
    Sanki saka dedim yada kötü bir kabus uyanıcam biticek dedim..
    ..UYANDIM.....
    Keşke uyanmasaydım !senin olmadın bir şehre .
    Artık biliyorum sen yoksun buralarda .
    Ama sadece biliyorum kabul etmiyorum gidişini.!
    Sen burdasın benim .ailenin dostlarının kalbinde.
    Her karesinde sen olan bu şehirdesin ....
    Aramızda çok uzun yollar olsada ?
    Bizim sevgimiz okadar güçlüki!
    Biriçik dostum bizi ne yollar nede o koca şehir ayıramaz .
    Ah İSTANBUL.....Ah
    Bin bir derya ama sen tek ..
    O yedi tepe ama sen birtanesin ...
    O kıralsa sende kralicesin ..
    O büyükse senin sevgin ondan büyük...
    Onun sokakları kalabalıksa seninde yüregin kalabalık..
    Kısacası canım dostum istanbul diğil tüm dünya gelse biraraya...
    Senin saçının bir teli etmez.....
    Mektubuma son verirken son bir şey söyliyeyim sana
    SENİ ÇOK ÖZLEDİK.
    Bir şey daha söyliyeyim ..
    Seni herzaman sevecegiz

    SynAYŞE CEREN YÖRÜK için yazılmıştır.

    Yasemin Koza

    alıntı
0 0 0
  • dostluklar nasıl biter - dostlukların sona ermesi - sahte dostluklarKendimiz bitirdik dostluğu...
    Mesafeler koyduk araya
    Kapattık kapılarımızı dostlarımıza
    Bir merhaba demek için girmeleri gerekti sıraya

    Ne kadar hasrettiler bir dost sese
    Paylaşamadık o en coşkulu anlarını , seveceğimiz yanlarını


    İnsanın öyle anları vardır ki tarif edilemez duygular yaşar.
    Sevinir,duygul.nır, hüzünlenir ve tam bu esnada kabaran duyguları
    paylaşacak bir dost arar. O anda bir dost yüze ne kadarçok
    ihtiyaç duyar. Ama genellikle bu dost yüzler bulunamaz. Çünkü bütün
    dostlar o anda meşguldürler. Büyük işler peşindedirler.Maddeselleşen
    dünyada madde peşinde koşturmaktan dostlara zaman kalmaz. Dostları
    dinlemeye vakit bulamayız.İşte böylece paylaşılmayı bekleyen
    duyguları paylaşamadan içimize atarız ya da doğmadan boğarız o
    duyguları.Ben genellikle paylaşılmayı bekleyen duygularımı son
    haddine kadar saklarım ola ki paylaşacak bir dost bulurum ümidiyle.
    Dostlarımıza karşı kapılarımız sonuna kadar açık olmalı.
    Dostlar istedikleri an bizi bulmalı, bir merhaba demek için günlerce
    peşimizden koşmamalı.İnsanın her zaman sıcak bir dost sesine ihtiyacı vardır.

    Görüşürüz ya salı ya çarşamba günü diye diye
    Kaçırdık nişanı, düğünü.
    Hayat denen suyun akışında birlikte çağlayamadık."

    Peki bizler niçin vardık? Dostlarımızın en mutlu günlerinde
    yanlarında olamadıktan sonra... Çoğu zaman bir kart ya da telgraf
    göndermekle yetindik düğün, nişan davetlerine.Ve hep şöyle
    yazdık: "Yoğun işim nedeniyle, daha önceden planlanan program
    nedeniyle davetinize icabet edemiyorum.Siz değerli dostlarıma
    mutluluklar dilerim" Evet dostlara böyle mekanik, solgun cevaplar
    mı vermeliydik? Halbuki o sıcak dostlarımız bizleri aralarında
    görmekten ne kadar mutlu olacaklardı. Hatta bu kıymetli anları güzel
    bir fotoğrafla ölümsüzleştirip ömür boyu minnetle anılma şerefi elde
    edecektik.

    Gerçek dostların yanında değilken, onların davetlerine gidemezken
    neler yaptık peki? Menfaatler uğruna hep gülücükler dağıttık
    başkalarına içimizden gelmeye gelmeye. Zamanla öyle oldu ki bu sahte
    davranışlar bizi de sahteleştirdi.Ama işin acı tarafı bu durumun
    farkında bile değildik.

    Ölümlerini bile geç duyduk da vaktinde ağlayamadık.

    Yıllar önce bir yarım ekmeği bölüştüğümüz dostlar hastane
    köşelerinde ya da evlerinin bir kıyısında günlerce dost bir yüz
    aradılar.Sıcak bir ses beklediler. Bir merhaba eden olur mu diye hep
    dost yolu beklediler. Haberimiz bile olmadı.Duymadık, duyamadık.
    Çünkü dostları zaman zaman arayıp da halini hatırını sormayalı yıllar
    oldu. Ajandamızdan adları bile silindi çoklarının.

    Dostlar bir gün bu dünyayı terkettiler. Ölümlerini bile duyamadık. Son görevimizi hakkıyla yerine getiremedik.Cenazelerine gidip de
    tabutlarına dokunamadık. Bir gül koyup ağlayamadık. İki damla göz
    yaşı akıtıp geçmiş günleri yad edemedik bile....

    Fakat şunu hiç düşünmedik .Yarın bu sonsuz yolculuğa bizi de böyle
    yapayalnız uğurlayacaklar...
    işte...

    Bu hikaye hem acı, hem uzun
    Selam vermeden geçiyoruz artık yanından komşumuzun

    Hani bizim bir sözümüz vardı? " Komşu komşunun külüne muhtaçtır."
    Bırakın külüne muhtaç olmayı artık görmüyoruz bile. Herkes
    olabildiğince kabuğuna çekilmiş. Selam vermemek için yollar
    değiştiriliyor ya da yanınızdan öylesine geçip gidiyor insanlar.

    Oysa biz birbirimiz için vardık

    İş deyip, çalışma deyip huzuru bahane edip, ekmek parası deyip
    uzaklaştık dostlardan. Ama şunu unuttuk: Bütün kapılar aslında kendi
    yüzümüze, kendi üzerimize kapandı. Şimdi bu kapıları açacak bir dost
    arıyoruz.Geç farkettik taşın sert olduğunu.Ve asla bu kapıları açacak
    birini bulamayacağız. Çünkü, biz kapıları içten kapattık. Anahtarı
    içerde. Ancak kendimiz açabiliriz. Nasıl mı? En yakınımızdaki bir
    dosta merhaba demekle, bir gülümsemeyle...
    Haydi hemen şimdi bir kez deneyin...
    Göreceksiniz işe yarayacak.Evet tüm dostlara merhaba...
    Hayatı paylaşmak dileğiyle...

    alıntı
0 0 0
  • noimage
0 0 0
  • Git rüzgar, dostuma onu nasıl sevdiğimi anlat.
    Mutluysa usulca gel yanıma.
    Mutsuzsa, dostun her zaman yanında diye fısılda kulağına.
    Unutmasın, yüreğim daima onunla...!
0 0 0
  • Ayıdan Dost OlmazYiğidin biri ayıyı ejderhanın elinden kurtarınca ayı ona bağlandı Hastalanınca da başında beklemeye baladı

    Oradan geçen birisi başında ayının beklediği yiğidi görünce "Ayıya güven olur mu? Dedi

    -" Ahmakların dostluğu düşmanlıktan beterdir Haydi bırak bu ayıyı peşimden gel"

    Bunun üzerine çileden çıkan yiğid "Galibe" dedi "Bu adam bu ayı ile dostluğumu bozmak için iddaya tutuştu Yahut katilin biri Kanıma kastetmeğe geldi"

    Adam sözünün dinlenmediğini görünce gitti Ayı yiğidin yüzüne konan bir sineği kovalamaya çalışıyordu Ama sinek gitmiyordu En sonunda bir taş alıp sineği yapıştırdı Ne var ki sinek yiğidin alnına konmuştu! Yiğidin suratı dağıldı

    Dostlarınızı kendi cinsinizden ve akıllı olanından seçin ki suratınıza bir taş inmesin...!

    alıntı
0 0 0
  • noimage
0 0 0