yüreğine sağlık yüreğimin sahibi.tüm kelimeleri öyle güzel seçmişsinki bayıldım.
seni sevmekten başka bir şey gelmez elimden...
ölümüne ve sonsuza dek...
acımasız bir fırtınada sürüklendim
belki de ilk defa bu kadar üşüdüm
tüm sokaklarını bildiğim bu şehirde
gündüz vakti bile kayboldum
ellerimden dökülen yaşam kırıntılarıyla
icime sığmayan derdimle
boğazımda düğümlenen bin feryatla
kendimden kacarken bile
ben yine seni aradım..
karanlıklardaydım..
sahipsizdim..
çaresizdim..
ben seni uğurlarken
ellerim titredi..anlasana..
soluksuz kaldım ..anlasana...
yanaklarımı ıslatan yaşlarla üşüdüm..anlasana..
geri çekmeye çalıştığım adımlarım sana koşuyordu..anlasana
dilimden dökülen sözler kahkaha atarken
içimin acısı sana ağlıyordu..anlasana..
dilimdeki kurşunlarla seni vururken
kendimi öldürüyordum..anlasana
asarken seni yüreğimin darağacında
aslında herşeyim sende asılıydı
gözlerim
kirpiklerim
ellerim
yüreğim....
....anlasana..
ömürlük sevdiğim !
ömrümü ömrüne bağışlayabileceğim !
eğme başını yere..
tanıyamadın
inanamadın biliyorum ama
ben o 'yum
'sevdiğin kadın'ım hala..
gözlerimin içine bak
hiç değişmeden ordasın
ilk gün gördüğüm gibi seni..
şubat soğuğunda içimi ısıttığın gibi..
senden sonram olamayacağına yeminler ettiğim gibi..
başımı omzuna yasla
saçlarımı al yine parmak aralarına
hiçbirşey deme
sadece son arzun nedir diye sor bana
iki şey isterdim senden
ilki;
saklamanı istemezdim hiçbirşeyini
bundan sonra benden..
sen mutluysan,
üzülsemde bir avuntuyla eğler kendimi
ortak olurdum derdine sevincine...
bunun için söz vermeni isterdim kançanağı gözlerime..
ikincisi mi ?
halimden o belli değil mi ?
ölümüne sevdiğim !
varlığına alıştığım !
tut ellerimden isterdim
gel kurtar can cekişlerimi
seni seven yanımdan bul beni
dokun yüreğime
içimden geçenleri oku
yaklaş
duyulmayan sesimi dinle
uyandır beni bu kabustan isterdim...
çocuksu düşler kurduk seninle...
derin hayallerin içinde kaybolduk...
anlamsız acılar çektik bazen...
bazense çocuk olduk...
ama yılmadık,bıkmadık sevgimizden...
kopmadık ve asla kopamayacağızda...
ne kadar kin duysak ta...
ne kadar ağlasak lanetler etsekte...
hepsi anlık...
hepsi geçici...
o anlık sinir...
asabiyet...
hepsi boş...
hepsi sahte...
tek gerçek olan sen,ben,BİZ...
gerisi hikaye,gerisi yalan...
sensin ruhumu derinliklere salan...
olsa tüm dünya talan...
sen ol bir tek bana kalan...
şimdi yazıyorum sana tüm duygularımı içtenlikle ve samimice...
ister anla sev beni bas bağrına...
ister at dünyanın en derin çukuruna...
sana kalmış Aşk
sana kalmış sevda
sana adanmış bir ömür kalacak ellerinde...
sen,
şiirlerimin sebebi
kalemimin sevda kokan mürekkebi
Az önce senin için öldüm yine
gördüm ki ,sende benimle boğulmuşsun ben ölmeden önce
biliyorsun ki hep sevmişimdir yazdıklarını
bu kez daha bir uğraş vermişsin gibi yutkuna yutkuna
zor zamanlarda , haykırılmalıydı değil mi yaşanılanlar ?
senden başkasını görmeyen gözlerimin nemi ile okudum sevdiğim
buharına da yazdım 'iki kelime'...
en koyu karanlıkların en uzun gecelerinde bile
sesinin aydınlığıyla sarıp sarmalayan
sönmeyen aşkıyla içini ısıtan
içine çektiği bir nefesi olmalı kadının
'' Besmelesiz başladım diye mi doyamıyorum seni SEVMEYE..! ''
SEN..!
mürekkebimin ucundan damlayan sevdamın sesi
nasıl bu kadar tutulduğumu hiç bir zaman bilemediğim sevda yangınım.
tanıdıkça tepeden tırnağa her hücremi yakan sevda ateşim.. !
tadına doyamadığım zamanlarım..
14 . Şubat..
bu güne iki güzel anlam katan en güzel hediyem..
keyiften dört köşe olmuşuz canım baksana
günün ilk ışığıyla birlikte , hafiften yağmur damlalarının sesi de katılırsa kahvaltıdaki boyoz yumurtanın tadına
eeeee bir de sohbet edilecek bir sevdiği varsa insanın o kahvaltıda ,
telefondaki smily'lar bile dört köşeye dönüşür tabi değilmi