Gel ey Aşk!
Ey gönlümüzün remzi,manası.
Gel ey bizim tarlamız,mahsulümüz!
Gel!..
Balçıktan yaratılan insanlar artık eskidiler,
Köhneleştiler..
Gel!
Çamurumuzdan yeni bir insan yap..
Sorgu dolu gözlerin hüzünlü. Denizin dibini araştıran ay gibi, onlar da ne demek istediğimi anlamaya çalışırlar.
Hiçbir şey saklamadan, gizlemeden hayatımı inceden inceye gözlerinin önüne serdim. İşte bunun için sen beni tanımazsın. Eğer o bir mücevher olsaydı, boynuna takmak için yüz parçaya bölüp bir gerdanlık dizebilirdim. Eğer o, sadece yuvarlak, küçük ve latif bir çiçek olsaydı, kökünden koparıp, saçlarının arasına takabilirdim.
Fakat o bir kalpdir,sevdiğim. Nerde onun dibi, nerede kıyıları?
Yine geldim ya Rasûlallah.. aşk kapında köpeğim
Kabul kıl bendeni.. n'olur ayak tozunu öpeyim
Sana ermek için ölmekse çâre, şu an öleyim
Ahdetmişim dönmemeye.. azletme, öksüz köleyim.
Bir sırlı perde ki aralayıp bakmıştın hüzünle
'Gayri daha ağlatmayın..' demiştin yaşlı gözünle
Ve ağlamıştın yine.. biz de ağlamıştık ardından
Ölüm yeminleriyle şahlanmıştık hep birden o an.
Işıktan kanatlarla karanlığa açılacaktık,
Kaçmamak için de geriye, nice gemiler yaktık.
Ya şimdi? Yüzüm yok, dilim varmıyor 'affet..' demeye!
Korkuyorum, 'Bu kaçıncı söz verişin !' dersin diye...
Vefâsızım, doğru.. ama vefâ bekledim hep Senden
Yıkılmışım.. şu günahkâr hâlim bilmiyorum neden?
Medet eyle, istemem sensiz ne hil'ât ne de kefen!
İstemem.. illâ sen, illâ sen.. yoksa hâin miyim ben!?
Şefaatine vesîlem, dağ dağ günahlarım iken ;
Tâlihsiz bir benim sanki cemâlini göremeyen.
'Geleceğim, bekle..' buyurmuştun bir zamanlar hani;
Ben hep bekliyorum ya Rasûlallah, n'olur gel gayri!..
Nice âşıklar gördüm, nicedir görürlermiş Seni
Sâdık vezirlerinle dolaşırmışsın ümmetini
Yaralıları ziyarete gelirmişsin Efendim...
Nerdesin, öldürücü yokuşlarda kaldım; ben yetim.
Ruhânî değilim, nasıl varam huzûr-u yakîne?
Kader geçit verir mi acep ol Ravza-i Pâkine?
Ne kadar isterdim, şöyle sancılı bir 'off..' diyeyim;
Ya Sen gelesin imdada, ya da ben göçüp gideyim.
'Hû..' söyler her nefesim; sen ki damarlarımda kansın
Ciğerlerim kebab olmuş ne gâm!. varsın dünyam yansın!
Bir başka cânân istemez gönlüm; bağlandım gamzene!
Vurulmuşum sevda özümden, tutulmuşum Sidre'ne...
Sesini özledim kimsesiz gecelerde; .......................
Hep ağladım için için; ..........................................
Bekledim seneler boyu eşiklerde; .........................
Başımı koydum kurbanlık için; .............................
Ağlıyorsam, sanma ki kırılmışım; kör olur gözüm
Ofluyorsam, hiç bıkmadım bekçilikten; yanar özüm
Kırılası kalem!. dilim kurur böyle sitemimden;
Bîzârım Allah'ım.. benim şikâyetim hep nefsimden.
Acı yazdım, bir yüz bularak mihnetli şefkatinden
İncinme, uykusuz gecelerime ver; Raûfsun sen.
Ne desem ki; çok seviyorum Seni, çok.. sevgime ver
Himmetin olmazsa, kabul etmez beni gökler ve yer.
Âh bir sarılsaydım boynuna kucak kucak aşkımla!
Âh bir tutsaydım ellerinden; öpseydim doya doya!
Öpseydim kadem-i şerîfinden çatlak dudağımla!
Çökseydim dize ve eriseydim sohbet ocağında!..
İlk aşkım diyemem, lakin aşılmaz aşkımsın inan!
Çatlarsa bir gün kalbim; 'Ahmedim..' yazsın her damla kan!
Kesilirken veda sözüm; 'Habîbim..' desin tükensin!
Zira Sen, ölmüş hissiyâtımda açan kardelensin...
Alıver ipimi eline..çek, sür beni ardın sıra!.
Koşmazsam hâinim; tek, 'Sahibim' Sen olduktan sonra.
Beklerim susuz ekmeksiz, bu kapı Senin kapınsa.
Buyursun Azrâil, varılacak yer senin yanınsa...
Bir Kutlu'nun seccâdesine yüz sürdüm, öyle geldim
Cennet köyünün toprağını öptüm öptüm de geldim
Şiir şiir aşkımı kabul eder misin Efendim ?
Bir kerecik olsun bana da 'Gel!' der misin Efendim?
Canım, Cânânım, Cinânım, Melceim, Mededresânım!
Lutfet elini Bîçâreye ki sensiz perişânım...-Rûhum Efendim-
İyiliği gizlemek, kötülüğü gizlemekten daha üstündür. (Ebu Bekir Ferra)
Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi. (İmam-ı Azam)
İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur. (İbni Haldun)
Herkes herkese bir lokma şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah'ın işidir. (Mevlana)
Güzel söz söyleyen, kimseden kötü söz işitmez. (Firdevsi)
Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir. (Mevlana)
Avcı nice al (tuzak, hile) bilirse, ayı da onca yol bilir. (Kaşgarlı Mahmud)
Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali (r.a))
Güzel konuşmanın sırrı, lüzumsuz sözleri terk etmektir. (Hz. Ebubekir)
Özü doğru olanın, sözü de doğru olur. (Hz. Ali (r.a))
Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır. (Yahya bin Muaz)
Her gecenin bir gündüzü vardır. (Hz. Ali (r.a))
Sakladığın sır senin esirindir. Açığa vurursan sen onun esiri olursun. (Hz. Ali (r.a))
Bütün kötülüklerin anahtarı, hiddettir. (Cafer bin Muhammed)
Kesilmiş koyuna derisinin yüzülmesi elem vermez. (Hz. Esma)
Güzel ahlak; bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür. (Hasan-ı Basri)
En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır. (Malcolm X)
Nefis üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar. (Mevlana)
Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer. (İbni Haldun)
İnce sözler keskin kılıca benzer, kalkanın yoksa geri dur. (Mevlana)
Gerçek zengin, bilgisi çok olan insandır. (Hz. Ali (r.a))
Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol. (Mevlana)
Cevizi kırıp özüne inemeyen, hepsini kabuk zanneder. (İmam Gazali)
Hayat, iman ve cihaddır. (Hz. Hüseyin (r.a))
Haksızlığa baş kaldırmayanlar, onlardan gelecek her kötülüğe katlanmalıdırlar. (Hz. Ali (r.a))
Hayatında ekmeği yenmeyen kimsenin adı, ölümünden sonra anılmaz. (Şeyh Sadi)
Hiç kimse, diğer bir kimsenin kulu değildir. (Hz. Ali (r.a))
Uzun mesafelere ulaşmak, yakın mesafeleri aşmakla mümkündür. (İmam Gazali)
Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor. (Abdulhamid Han)
En büyük felaketler içinde bile ümidini kaybetme, unutma ki ilik, sert kemiğin içinden çıkar. (Hafız Şirazi)
Cahillerin kalbi dudaklarında, alimlerin dudakları kalplerindedir. (Hz. Ali (r.a))
Her kalbin çarpıntısı kendi ecelinin ayak sesleridir. (Beyazidi Bestami)
Mal cimrilerde, silah korkaklarda, karar da zayıflarda olursa işler bozulur. (Hz. Ebubekir (r.a))
Gecenin ne kadar uzun olduğunu ancak hastalar bilir. (Sadi)
Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla ne yüzülür ne de uçulur. (Hacı Bayram-ı Veli)
Zalimler için yaşasın cehennem. (Bediüzzaman Said Nursi)
Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır. (Bediüzzaman Said Nursi)
Tatlı suyun başı, kalabalık olur. (Mevlana)
Kurdun elinden çobanlık gelmez. (Sadi)
Eğri ok, doğru yol almaz. (Hz. Ali (r.a))
Hiçbir acı, cehaletten daha fazla zahmet verici değildir. (Hz. Ali (r.a))
İnsanı maskara eden, dilidir. (Sadi)
Ham düşünceleri, ancak akıl pişirir. (Firdevsi)
Fırsatlar da bulutlar gibi çabucak geçer gider. (Hz. Ebubekir (r.a))
Hasedciye rahat, kötü huyluyu da şeref yoktur. (Ahnef bin Kays)
Çocuklarınızı kuzu gibi büyütmeyiniz ki, ileride kuzu gibi güdülmesinler. (Şeyh Sadi Sirazi)
Hükümetlerin en kötüsü, suçsuzu korkutandır. (Beydeba)
Hükümdar köylünün yumurtasını alırsa, adamları bütün tavukları alır. (Sadi)
Bin zulme uğrasan da, bir zulüm yapma. (Hz. Ali (r.a))
Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlana)
ACELE
İki şey, aklı ve tedbiri bozar; biri acele etmek, diğeri de olmayacak şeyi istemek. (Hz. Ali)
Acele her işte kötüdür. Yalnız şer ve kötülüğün defedilmesinde değil. (Hz. Ali)
Acele şeytan işidir. Ama beş yerde öyle değildir; Misafire yemek yedirmekte, namazı vaktinde kılmakta, tövbe etmekte, kız evlâdı evlendirmekte, ölüyü defnetmekte. (Hâtem-i Esam)
ADALET
Kılıcın yapamadığını adalet yapar. (Kanuni Sultan Süleyman)
AHLÂK
Güzel ahlâk, suyun kiri yok ettiği gibi kusuru yok eder. (Hz. Ali)
AHMAK-AHMAKLIK
Aptallığın en büyüğü, övmede ve yermede aşırılığa kaçmaktır.
İki şey ahmaklığa dalâlet eder: Hiç bir sebep yokken gülmek; sormadan haber vermek. (Malik bin Dinar)
Ahmağı tanımakta en kesin ölçü, onun Allah'a inanıp inanmadığıdır. Böylelerinin deneysel bilgileri, marifetleri hiçbir değer ifade etmez. (İmam Rabbani)
İlim cehaleti kaldırır, fakat ahmaklığa birşey yapamaz. (A.Arvasi)
AKIL
Bir adamın aklının derecesini soru sormasından anlarım. (Hz. Ömer)
Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edeb gibi miraz, ilim gibi şeref olmaz. (Hz. Ali)
Akıl kemal bulunca boş sözler zeval bulur (yok olur.) (Hz. Ali)
En büyük servet akıldır. (Hz. Ali)
Dünyalığı artınca sevinenler, hergün eksilmekte olan ömrüne üzülmeyenler arasında aklı noksan olmayan yoktur. (Ebû'd-Derda)
Akıllı olan üç kimseyi hafife almaz; Alimleri, hükümdarları, dostları. Alimleri hafife alanın ahireti gider, sultanları hafife alanın dünyası gider, dostlarına mürüvveti olmayanın dostluğu gider. (Abdullah b. Mübarek)
Akıl yeryüzünden kalksa bile hiç kimse akılsız olduğuna inanmaz. (Sâdi Şîrâzî)
İki şey akıl hafifliğini gösterir: Konuşacak yerde susmak, susacak yerde konuşmak. (Sâdi Şîrâzî)
ALAY ETMEK
Şirkten sonra en büyük günah, insanlarla eğlenip alay etmektir. (Vehb ibni Münebbih)
ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK (TEVÂZU)
İbâdetlerin en faziletlisi tevazudur. (Hz. Aişe)
Her kim kendisini kıymetli bilirse onun tevâzûdan nasibi yoktur. (Mâlik b. Dinar)
Tevâzu yaptığın güzel işlere bakıp kendini beğenmemen ve şımarmamandır. (Ebû Süleyman Dârânî)
Tevâzu kimden olursa olsun hakkı (doğruyu, gerçeği) kabul etmendir. (Fudayl b. İyad)
İnsanoğlu topraktan yaratılmıştır, eğer toprak gibi alçakgönüllü olmazsa insan değildir. (Sâdî)
Tevâzu ne dünyada ne de ahirette hiç kimseyi kendine muhtaç görmemendir. (Hamdun Kassar)
Her türlü iyilik bir evde toplanmış ve onun anahtarı tevâzu olmuştur. Her türlü kötülük bir evde toplanmış ve onun anahtarı kibir olmuştur. (Yusun bin Hüseyin)
ALLAH'I SEVMEK
Ey kişi, kalbinde Allah sevgisinden başka bir şey olmadığı zaman bil ki çok zenginsin. (İbni Vefa)
Bir kimse Allah'ı seviyor, O'na itaat ediyorsa sen de onu sevmek zorundasın. Çünkü iyi kimseyi seven Allah'ı sevmiş olur. (Ebû Said Hasan Basri)
ALLAH İÇİN SEVMEK
Ömrüm boyunca oruç tutsam, hiç uyumadan geceleri ibadetle geçirsem, malımı parça parça Allah yolunda infak etsem, fakat gönlümde Allah'a itaat edenlere karşı bir sevgi, isyan edenlere karşı bir nefret duymasam, bütün bu yaptıklarımdan bir fayda göremem. (Abdullah bin Ömer)
ALLAH KORKUSU
Allah korkusuyla dökülen gözyaşları, ariflerin ibadetleridir. (Hz. Ali)
Vezir, padişahtan korktuğu kadar Allah'tan korksaydı melek olurdu. (Sâdi)
Kıyamet günü her göz ağlayacaktır. Ancak Allah Teâlâ'nın haram kıldıklarına bakmayan, Allah için uykusuz kalan, Allah korkusundan ağlayan gözler, ağlamayacaktır. (Safvan bin Süleyman)
ALLAH KATINDA İYİ OLMAK
Alla Teâlâ'nın senin hakkındaki bilgisi, insanların senin hakkındaki bilgisinden daha iyi olmalı. Bunun için yalnız olduğun zaman hal ve hareketine, insan içinde olduğundan daha çok dikkat etmelisin. (Hamdun Kassar)
Hani bir büyük sıkıntı anında kırılır ya,yüreğinizdeki bütün aynalar:Kırılır da hani,kırık aynalarda oynaşır hayallerinizÜmütleriniz tökezler de hani,tereddütelere düşersiniz ya kimi zaman:Çırpınırsınız
Hani çırpınırken uzanacak bir dost eli ararsınız,fakat bulamazsınız bir türlü;ve kala kalırsınız ya hani dertlerinizle başbaşa,kimsesiz dostsuz Ozaman bilin ki Allah kimsesizlerin kimsesidir Bilin ki Allah dosttur:"Dost isterseniz Allah yeter!" Hani en soluksuz deminizde hayallerinizin kıyısında çömelip başınız ellerinizin arasında sevginize ağıt yakarsınız ya
Hani çözümsüzlüğe,çaresizliğe tıkanır da uçan kuştan teselli arar hale gelirsiniz ya bazen
Hani yıllarınızı verdiğiniz yerde soluksuz kalıp yıllara kurban olursunuz da bir türlü anlaşılamamanın hicranına düşersiniz ya
Hani kuşlar şen çığlıklarla uçup geçerken üstünüzden bir Zümrüd-ü Anka olup onlarla birlikte uçmak istersiniz ya:Uçmak değil,kendinizden kaçmak
Hani kendi garipliğinizden,yanlızlığınızdan kaçmak istedikçe yalnızlığınıza,garipliğinize saplanırsınız ya boylu boyunca
Yalnız değilsiniz:Herkesin ve her şeyin bittiği anlar da Allah var!
Öyle biran gelir ki,koca kainatın içinde ufalıp zerreleştiğinizi idrak edersinizBir yanınızda acziniz,bir yanınızda za'fınız,bir yanınızda fakrınız ve dolu dolu çaresizliğinizle baş başa kalırsınız
İşte o an insannca iradenin çözüldüğü ve insanoğlunun kendinde vahmettiği gücün ayaklarına dolaştığı andır:O an gerçekten kulluk anıdır
İradeniz çözülüp kendinizde vahmettiğiniz güçler ayağınıza dolandıkça derin acizliğinizle birlikte kulluğunuzu idrak edip Külli irade Sahibi'ne yönelin
Şimdi vakit dua vaktidir:"Duanız olmasaydı ne ehemmiyetiniz olurdu"buyuran Yaratıcı'ya iltica vakti
Bütün kapıların kapandığını sandığınız anda dua kapısı ardına kadar açılır önünüze,çarelerin bittiği yerde dua tek çare olarak karşınıza çıkar
ama kimse beni anlamadı beni beni birtek anlayan
elbetteki RABBIMDIR
Şeytan hayırlı işleri (kuran ahlakına uygun fiilleri) her daim vesvese yoluyla engellemeye çalışır. Şeytan; hayırlı işleri durdurmaya, geciktirmeye ya da hiç olmazsa daha aşağısını, niyetlenenden daha az sevap getirecek olanını yaptırmaya çalışır. Onun işi budur.
iyilik yapmakla, evlilikle ve diğer hayırlı işlerle ilgili hadislerden biri.. "hayırlı işlerde acele ediniz" hadisi.. Peygamberimiz (SAV):
HAYIRLI İŞLERINIZDE ACELE EDİNİZ! TA Kİ; BİR ŞER GELİP ONA MANİ OLMASIN.
Hadis-i Kudsi
"Yabancı (namahrem) kadına (kadınsa erkeğe) şehvetle bakmak, şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Kim onu benim korkumdan dolayı terk ederse, kalbine öyle bir iman neşvesi ve halâveti atarım ki; onun zevkini gönlünün derinliklerinde duyar."
Kişinin vird ve vazifesini fazlalaştırmasıyla Allah'ın o kişi üzerindeki ilahî lutfunun ziyadeleşeceğini ve o kişide manevî vecdin husule geleceğini beyan etmişlerdir.
"Allah'ın kuldan istediği şey"e vird¸ "kulun Allah'tan beklediği şey"e varid adı verilmiştir.
bir damla suya muhtaç,bir mavi gül var hasret beslenmiş hep,vuslat zamanı kollar güneş yakar nafile,zaten yanmış yapraklar bir mavi gül var çölde,bülbülünü arar...