Recep Akdağ'dan Kılıçdaroğluna Cevap - Kemel Kılıçdaroğlunun 1994 'teki Açıklması - Sağlık Bakanı Ve Kemal Kılıçdaroğlu Arasındaki Polemik
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu SSK Genel Müdürlüğü zamanında çıkan bir haberi kanıt göstererek eleştirdi
Çeşitli incelemelerde bulunmak üzere Van'a gelen Sağlık Bakanı Akdağ, AK Parti İl Teşkilatında, partililerle bir araya geldi.
Milliyet'in haberine göre, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Bakan Akdağ, "Ağzı bozuk bir parti lideri miting meydanlarında dolaşıyor. Biliyorsunuz kimden bahsettiğimi. Miting meydanlarında bağırıyor, 'bunu verecem, şunu verecem,' diyor. Biz bunları daha önce çok duyduk. Yapamayacakları cinsten vaatleri var. Miting meydanlarında vaatleri küfür. Böyle bir lider olur mu? Böyle bir genel başkan olur mu?" dedi.
GAZETEYİ GÖSTERDİ
Elinde Kılıçdaroğlu ile ilgili bazı belgelerin bulunduğunu bildiren Bakan Akdağ, şöyle konuştu: "Van'da bu belgeleri siz Vanlı hemşehrilerimle paylaşacağım. Şimdi meydanlara çıkıp 'ben halkın adamıyım, halka hizmet edecem' deyip üst perdeden atıyor. Van'dan Türkiye'nin Sağlık Bakanı olarak tüm Türkiye'ye gösteriyorum. Sayın Kılıçdaroğlu, 8 yıldan uzun bir zaman SSK Genel Müdürlüğü yaptı. Biz SSK hastanelerinden neler çektik. Temmuz 1994 tarihli Milliyet Gazetesi 3. sayfasında, 'SSK'nın Patronundan Acı İtiraf' başlıklı haber. Basın mensupları, tanıdınız mı bu resmi? Malum medyadan beni izleyen varsa onlara da sesleniyorum. Patronlarınız bunu yayınlayacaklar mı? Bunu göreceğim. Burada Sayın Kılıçdaroğlu var. Biz buna mı inanacağız? Bu milleti kandıracağını mı sanıyor bu beyefendi"
1994 yılında SSK Genel Müdürü iken Milliyet gazetesine açıklama yapan Kılıçdaroğlu ile ilgili yazıyı okuyan Bakan Akdağ şöyle devam etti: "2004-2005 yılında biz bir Kanun Tasarısı getirdik. Hükümet olarak neydi bu kanunlar? Bütün hastaneler, Sağlık Bakanlığı çatısı altına getirilsin, artık işçi, memur ve emekli ayrımı olmasın. Bizim için bütün bu memleketin insanları kutsaldır, şereflidir. Van'daki, Hakkari'deki ve Edirne'deki de öyledir, Kürdü, Türkü ve Lazı da öyledir. Kanun teklifi getirdik.
"Buyurun, ikinci belgeyi okuyorum. 'Bu nedenlerle tasarıya katılmıyoruz. Plan ve Bütçe Komisyonuna.' Altını çizdiğim yerde Sayın Kılıçdaroğlu var. 2004 yılının sonunda bu hastanelerin devrine karşıyım diyor. Kanun yapılmasına karşıyım diyor. Sen karşı olabilirsin. Vanlılara soruyorum bu yaptığımız iş güzel oldu mu? Senin gücün yetmez Kılıçdaroğlu. Çünkü AK Parti iktidarı var. Kılıçdaroğlu karşı çıksa da kanunu çıkardık. Meclisten de geçirdik. Cumhurbaşkanı da imzaladı.
"Ne yaptı Kılıçdaroğlu? Koştura, koştura Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Bunda da Kılıçdaroğlu'nun imzası var. Bu zat işkembeden atıyor, doğruları konuşmuyor. Kılıçdaroğlu'nu samimimi davranmaya ve bu millete doğruları konuşmaya davet ediyorum. İftira etmeyi bilirsin, para çalmayı bilirsin, küfretmeyi bilirsin, ağzını bozmayı bilirsin, bu ülkenin göz bebeği Recep Tayyip Erdoğan'a sözüm ona efelenmeyi de bilirsin. Hadi delikanlıysan çık da meydanlarda işçileri tekrar, 'SSK hastanesine mahkum edeceğim' de söyleyebilir misin bunu? Söyleyemez. Samimi değil. İktidara gelemeyeceği için üfürüp duruyor."
Vay hilebaz, vay madrabaz..
Kılıçdaroğlu'nu hemen mahkemeye verelim ki
böyle düşündüğü için gününü görsün...
Arkadaşlar, bu bir görüştür.
Kılıçtaroğlu'nun o zamanki görüşü..
Doğru veya yanlış...
Halbuki Sağlık Bakanı, Savcıya emir vererek
bir ihale yolsuzluğu iddiasını kapatmakla itham ediliyor.
Üstelik gösterileni belgeler resmi kayıtlı, kendisi tarafından imzalı...
Lütfen elmalar ile armutları mukayese etmeye kalkıp
komik durumlara düşmeyelim..
Sağlık Bakanı, böyle görüş farklılıklarından bahsedeceğine,
soruşturulmanın durdurulması için yetkisi olmadan yazdığı yazının:
a. Kendisine ait olmadığını ve
b. İhaleye giren şirket sahibinin kim olduğunu
açıklamalıdır ki bizler neyin ne olduğunu anlayalım..
Lütfen işin ne olduğunu bilmeden
başkalarının avukatlığını yapmayalım.
Bırakın kim haklı kim haksız hep beraber görelim.
[/atex]
e tabi!İşin içinde kılıçdaroğlu ve avanesi olunca ister istemez sadece "namaza yaklaşmayın" kısmı geçerli oluyor..
Bakan işin önemine binaen iki müfettişi yeterli görmemiş ve müfettişler heyetini görevlendirmiş.Bir süreliğine durdurulma gerekçesi bu.
Ve daha sonrada bu heyetin hazırladığı rapor doğrultusunda 14 ŞUBATTA suç duyurusunda bulunmuş zaten..
______________________________
'Haksız ve mesnetsiz suçlama
Kılıçdaroğlu bu belgelere dayanarak, iki müfettişin incelemesi sonucu Van Savcılığı'na gönderilen suç duyurusu dosyasının ivedilikle durdurulması talimatı nedeniyle Akdağ'ı soruşturmayı engellemekle suçlarken, Akdağ CHP liderinin iddiasına dün yazılı açıklamayla yanıt verdi. Kılıçdaroğlu'nun kendisini "haksız ve mesnetsiz biçimde yolsuzlukla suçladığını" söyleyen Akdağ, sürece ilişkin detaylı bilgi verdi. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Van'da bulunan bazı sağlık kurumlarında gerçekleştirilen bazı ihalelerde yolsuzluk yapıldığı konusunda 18 Mart 2010 tarihli, sahte isimle yazılmış bir ihbar mektubuyla BİMER ve Van Cumhuriyet Savcılığı'na başvuru yapıldığı ifade eden Akdağ, bunun üzerine Van Valiliği, İçişleri Bakanlığı ve Van Cumhuriyet Başsavcılığınca iddiaların incelenmesi için Sağlık Bakanlığı'ndan müfettiş talep edildiğine işaret etti.
'Müfettişleri ben görevlendirdim'
İddiaları incelemek üzere 9 Nisan 2010 tarihinde 2 müfettişin görevlendirildiğini belirten Akdağ, müfettişlerin, yaptıkları inceleme sonucunda, 2007-2010 arasında Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce gerçekleştirilen usülsüzlük yapıldrığı iddiasıyla görevliler hakkında 15 Ekim 2010 tarihli soruşturma yetkisini verdiğine dikkati çeken Akdağ, soruşturmanın tamamlanmasının ardından müfettişler tarafından düzenlenen raporlar ile suçduyurusunun 14 Şubat'ta işleme koyduğunu anlattı.
2. soruşturmayı yaptırdım
Konuların hassasiyeti dolayısıyla yeniden ayrı bir müfettiş heyetine inceletilmesi ihtiyacını duyduğunu anlatan Akdağ, İki müfettişin hazırladığı raporun derhal gereği yapılmak üzere 18 Mart 2011 tarihinde Van Valiliği ve Van Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesini sağladığını aktaran Bakan, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddia ettiği manada 'yolsuzluk dosyası soruşturmasını engellemek için Valiliğe yazı yazdığımız' iddiası doğru değildir" dedi.
'Bana bir özür borcu var'
Akdağ, açıklamasını şöyle bitirdi "Anamuhalefet Partisi Genel Başkanlığını yürüten bir kişinin bu sorumsuz tavrı her ne kadar kendi alışkanlıkları ile örtüşse ve kendine yakışsa da Sayın Genel Başkan, Sağlık Bakanına bir özür borçludur. Sorumluluğunu yerine getirerek kamuoyu önünde özür dilemelidir. Bu Sayın Genel Başkanın kulağına da küpe olmalıdır. Her işittiğini söyleyip durmak kişiye yalan söylemiş olmak için yeter."