Epistemolojinin kökeni - Epistemolojinin tarihçesi - Platon'a göre epistemoloji - Aristoteles'e göre epistemolojiEpistemoloji felsefenin en temel ve merkezcil alanlarından biridir.
Yunanca episteme =bilgi ve logos=bilim, açıklama, gerekçe kelimelerinin birleşiminden oluşan epistemoloji deyimi
Türkçeye bilgi bilim veya bilgi kuramı olarak çevrilmektedir.
Epistemoloji özünde insan bilgisinin doğasını, kaynaklarını, sınırlarını, kavramsal unsurlarını ve hatta bilginin olanaklı olup olmadığını irdeler.
Biz bilgiden ve bilgilenmekten bahsettiğimizde tam olarak neyi kastetmekteyiz?
Felsefecinin üzerinde yoğunlaştığı konu: yaşamımızda çok önemli bir yer tutan bilgi kavramını açık hale getirmek ve bazı önemli sorularla yaklaştığımızda bu kavramın aslında ne tür incelikler içerdiğini ne tür kuramsal sorunları beraberinde getirdiğini göstermektir.
Epistemolojinin Tarihsel Kökleri:
PLATON VE ARISTOTELES
Bir nesneye dair bilgi edindiğimizde bilginin asıl yöneldiği şey o tek nesneden ziyade genellenebilen unsurlardır. Bu fikrin anlaşılabilmesi için tikel ve tümel kavramların anlaşılması büyük önem taşır.
Tikel deyimi bizim yaşamda kullanabileceğimiz sıradan, değişebilen ve sonlu olan nesneler için kullanılır.
Bilginin nesnesinin ne olduğunu irdelerken tikeller değil TÜMELLER üzerinde yoğunlaşmışlardır. Tikel varlıkların barındırdığı tümelleri kavrayabilmemiz için duyularımızı değil AKLIMIZI kullanmamız gerekmektedir.
Platon'a göre;
Doksa gözlemler yoluyla ulaşılan, duyusal dünyanın, değişenlerin bilgisidir.
Episteme akıl yoluyla ulaşılan tümellerin, değişmeyenlerin tanımsal bilgisidir.
Bir insan deneyimsel bilgiye sahip olduğunda bildiği şey tam olarak nedir?
Ben şu an kırmızı bir gül kokluyorum kırmızı gül'ün algısal bilgisine ulaşıyorum.
Burda söz konusu olan tikel bir nesneldir.
Ancak Platon ve Aristoteles'e göre benim bilmemi olanaklı kılan temel unsur o nesnede barındırılan kırmızı ve gül gibi tümellerdir.
Dünyada karşımıza hep tikel nesneler çıkıyor olsa da onları tikellikleri içinde bilemeyiz. Tikelin kendine yönelik söyleyebilecek duran şey gibi bir ifade bize hiçbir ilginç bilgi vermez. Ancak o tikelin barındırdığı tümelleri belirtmeye başladığımızda bilgi ortaya çıkmaya başlar.
Kısaca söylersek; Bilmek ancak genel kavramlar veya tümeller aracılığıyla olur.
Bardak bardak olmasaydı varolan her bardağa özel bir isim koysaydık.