Kadin dili, Kadınlarla İlgili Yazılar

Son güncelleme: 16.06.2011 16:39
  • Kadının Kişiliğini yaratan ve ona bazı özellikleri sunan yaratıcı kadının omuzlarına yüklediği aşkı ilk insan ruhu hâsıl olduğunda bu aşkın ruhunu ruhuna vermiştir.
    Ama aşağı yukarı dört yüz yıl öncesine kadar Batı dünyasında, kadınların bir "ruhu" olmadığına inanılıyordu. (Yani o günlerde "kadın ruhuna" hitap etmeyi seçen "aşk yazarları" ortaya çıksaydı, muhtemelen aç kalacaklardı.)))) Katolik doktrini, bunu bire bir ifade etmiş olmasa da, ayrıca Bitkiler, hayvanlar, insanlar ve kadınlar Ruhani otorite, bu nedenle daha işin başından itibaren kadınların "din adamı" olamayacaklarına, ancak birer "inanan" olarak cemaatteki yerlerini alabileceklerine karar vermiştir. (Kendi ruhu olmayan biri, "ruhların kurtuluşu" için nasıl vaaz versin ki?) Bu nedenle, on altıncı yüzyıl başlarında İspanya’nın kuzey kentlerinde "Alumbrados" (Aydınlanmışlar) adlı gizli mezhebin varlığı ortaya çıkarıldığında, Engizisyon acımasız bir sertlikle bu "sapkınlığın" üzerine yürüdü, çünkü bu mistik topluluğun lider kadrosu, kadınlardan oluşuyordu.

    Kadının içinde bulunduğu şartlar... bundan daha büyük adaletsizlik olur mu? Neden kadın erkeğe boyun eğmek zorunda kalsın? Erkeğe, yani yaratılışı bakımından, hatta ahlâk ve zekâ bakımından kendisinden daha aşağı bir varlığa. Neden herkesten küçük görülsün? Niçin en büyük sayılan zevklerin dışında bırakılsın? Neden erkek kadar hakları yok? Neden erkek için şeref sayılan, kadın için yüz karası? Erkekten daha ahlâklı olması neden istenir? Neden çok daha büyük fedakârlıklara zorlanır kadın ?

    Kadın, işin "ruhsuzluk" yanı bir yana, ataerkil dogmatik dinler tarafından "yoldan çıkarıcı" ve "Şeytan’ın maşası" olarak görüldü her zaman: Cinsel cazibesini, erkekleri günaha teşvik etmek ve "yanlış yollara sürüklemek" için kullanan, güvenilmez bir yaratık olarak görüldü .
    Oysaki Latince’de "dişi kurt" anlamına gelen "Lupa" sözcüğünün, sonraları "fahişe" yerine kullanılan bir aşağılama sözcüğüne dönüştüğünü biliyor muydunuz? Kadın, "yasak meyveyi", yani "bilgiyi" çalıp, erkeği bu "suça" alet etmiştir klasik Judeo-Hıristiyan düşüncesinde. Bu nedenle, daha tarihin başlangıcından itibaren "baştan çıkarıcı" ve günahkârdır. Sonrasında da aynı baştan çıkarıcılığı, bu kez "cinsel cazibesini" kullanarak sürdürdüğüne inanılır. Eh, "ruh" olmayınca, "bedenini" kullanacaktır o da tabii! Oysaki İslam dininde kadın yeri ve yaradılış itibariyle yeri bambaşkadır.

    İslâmiyet kadına pek büyük bir mevki ve şerefli bir makam vermiştir. Cenab-ı Hakk bir ayet-i kerime de “Ana-babanıza öf bile demeyin” (İsraSûresi,28)buyurmuştur.

    Efendimiz Hazretleri de, “Cennet anaların ayakları altındadır,” (Suyûtî, el-Camiü’s-sağir, 3642) buyurmakla validelere çok büyük bir makam vermiştir. Bu münasebetle, İslâm’da kadın-erkek eşitliği olmadığı şeklindeki bazı itirazı ruhlar ortaya atılmıştır.
    Oysaki Cenab-ı Hakk sonsuz hikmetler sahibidir. Mahlukatını, hikmetinin iktizasına göre, istediği gibi yaratır. Bazısına diğerinden farklı kabiliyetler ve meziyetler verir. Hiçbir mahlûkun, bu hüküm ve iradeyemüdahaleetmeyehakkıyoktur.

    Allah, erkekler ile kadınları her yönden eşit yaratmamıştır. Bu iki cinsi her cihetle eşit kılmaya çalışmak ancak fıtratı değişmekle mümkündür, bu ise muhaldir. Erkeğin ve kadının mahiyetleri bir çok cihetle farklılık gösterir. Erkekler, “güç ve kuvvette, teşebbüs kabiliyetinde, cesarette”, kadınlar ise, “şefkatte, hassasiyette, vefa ve sadakatte” oysaki kadın daha ileridir. Gerek kadının gerek erkeğin birbirinden üstün tarafları vardır. Aile çatısı altında, her iki tarafın üstün meziyetleri birleştirilir ve böylelikle ailenin ihtiyaçları yanında, saadeti de temin edilmiş olur. Kadının hayatında en baytiyar çağ, bütün varlığını ailesine, bütün varlığını cemiyete verebildiği çağdır. Gerçek ve tabii bir heyecan. Kendi başkaları için çırpınır, başkaları onun için. Kadın, çocuğu için hem süt anne hem terbiyeci, hem sevgili olduğu yıllarda bahtiyardır.oysaki kadının ruhunu ancak ruhunu okşayan o ruh anlar ….. uzaklardan uzaklara… son olarak demem oki Kadının Ruhu Gül’de Saklıdır.


    Hüseyin TOPHAN
#16.06.2011 16:39 0 0 0