gidişin kalbime kazındı, hissiz bakışların ve o soğuk dudakların. o soğuk dudaklarından dökülen cam parçaları. seni işte orada öldürmüştüm. güneş karanlığa göz kırparken, ben seni oracıkta öldürmüştüm. kent soğuk eserken, ben seni oracıkta öldürmüştüm.
zemine kayıyor gözlerim, kan görüyorum. neredeydim şu an. bu bir soru bile değildi. ayakkabıların kırmızı, her şey ölüme çağırıyordu ve seni oracıkta öldürmüştüm. avuçlarımı açıp yüzüme götürecekken yatağa koştum.
yattım.
kalktım
ve
döndüm
tekrar.
her şey aynı. hafızamı derine çökertiyor her an, her an biraz daha batıyor bilincim. ve ben seni oracıkta öldürüyorum.
uyandım.
zemindeyim.
ellerim seni arıyor, pençeliyorum dünyayı ve henüz açamadığım gözlerimle elini hissediyorum; soğuk, çok soğuk