bu yazı aceleye geldi biraz
bi kaç yazıda öyle
ama işte bazen düşününce aklına geliyor bir kaç kelime
onları birleştiriyon cümle oluyor ona uygun veya uyuacak şekilde
başka kelimeler buluyon ve sonuç bu oluyor (:
bir ışıklı yolda yürüyorum yalnız başıma
yanıma hüzünlerimi aldım dert ortağım olarak
ışıklı yol sonunda bir sinema perdesi ama eski bir perde
tüm şehrin ışıkları söndüğünde ben bu ışıklı yolda yürürüm bir başıma
elimde bir fotoğraf senin resmin özledim desem değil özlemedim desem o hiç değil
yolun sonunda peyaz perde son seans ını gösteriyor bir duygu yüklü film
tüm aşkların yürüdüğü bu yol artık tek benimle mutlu oluyor arasıra kaldırım köşesine oturur kendi kendime bazen ışıkla bazen yolla konuşurum
çok nadir beni gören olur görenlerde yoluna bakar normal bir yolmuş gibi
bu gün günlerden pazartesi haftanın başı ve pek sevilmeyen bir gün olarak bilinir aksine çok önemli çok özel bir gün benim için
o gün seninle ilk tanıştığım gündü iskelede tanışmıştık ve aynı yerde ayrıldık
bazen düşünüyorum bu pazartesi yi neden bu kadar çok sevdiğimi cevap bulamasam da kin tutmuyorum bu güne
ve şehrin ışıkları bir bir söndü şafak söküyor gön doğumunda yeni bir gün başlıyor
yeni bir hayat yeni bir aşk yeni bir hüzün vs.
şimdi o sevdiğimiz filmi tek başıma izliyorum ama hiç bir haz duymuyorum izlerken telefonumda o sevdiğimiz müzik çalıyor arayan sen değilsin ama bir dost arıyor ama cevap vermeyeceğim yalnız kalmak istiyorum biraz
yatma vakti geldimi bilinmez ama ben biraz daha uyanık kalacağım ezan sesi ni dinleyeceğim
şu anlık sana veda ediyorum ama bir sonraki gün ile tekrar beraber olacağız bundan emin ol
eve doğru yol aldım ağır adımlarla sokak kedi ve köpek leri bir köşede kıvrılıp yatmışlar o kadar huzurlu yatıyorlarki ama bi o kadar da bir ufacık sevgiye muhtaç hayat işte ne kadar garip
çöpler toplanıyor insanlar işe gitmek için evlerinden çıkıyorlar bense eve gidiyorum ne garip bir durum değilmi
neyse artık evin kapısını açacağım ve odama gidip yatacağım hadi kendine iyi bak hoşçakal bir sonraki gün tekrar beraber olmak dileği ile ...
ve nihayet beklenen gün geldi o kadar mutlu olmam gereken yerde değilim
nedeninin bilmiyorum belki içimdeki buruk sevda dandır yada özlem den
geleceğin günü o kadar bekledim ki geliyorsun nihayet ama sevinemiyorum ...
benim için mi yoksa başkası için mi yazıyorum bunları bilmiyorum önemsemiyorum da artık zaten kimin için olduğu önemli değil
yine akşam oldu yine bir yalnızlık senfoni si çalıyor kulaklarımda garip dimi herkesin aynı düşünceyi paylaşması
yalnızlık senfoni sini her neyse gelelim geleceğin güne ne zaman geliyordun sahi unuttum
aslında hiç bilmiyordum , zaten bilmediğim için seni bekliyorum ya ondan resmine bakıyorum arada bazen hüzünleniyorum bazen de boş bakıyorum
göremiyorsun dimi artık beni bilemiyorsun ne yaptığımı ne hissettiğimi
sana yazacaklarımı özenle seçiyorum senin hak edeceğin şeyleri yazmaya özen gösteriyorum
ama beni yanlış anlama sana kızgın değilim hakkım da yok zaten sonuçta sen benim hiçbirşeyimsin
benim sözlerimi herkes kaldıramaz herkes anlayamaz benim anlayamadığım gibi
anlamadığım sözleri anlayan olmadığı gibi benin neden böyle olduğumu da anlayamaz
ama işte yine ama ama nedir ki sürekli bu kelimeyi kullanıyorum bilmiyorum
özenti olmaktan kaçınıyorum her kelimesi bana ait olmalı bir şarkı sözünden veya bir şair in kaleminden çıkmamalıki bir anlam kazansın bu yazdıklarım ...
şu anlık yazımı kısa kesiyorum ama sana bunlar az biliyorum
buruk bir aşk hikayesi gibi bitiriyorum bu seferki yazımı ...
özenti olmaktan kaçınıyorum her kelimesi bana ait olmalı bir şarkı sözünden veya bir şair in kaleminden çıkmamalıki bir anlam kazansın bu yazdıklarım ...
harika..
kendi yazdıklarımız her biri bizden bir parça yazdıklarımızın toplamıyız işte...
çelişkiler yarım kalmışlıklar zamansızlıklar bilinmezlikler...
her biri biziz aslında..kimi eksik kalırız başka yazdığımız imdadımıza gelir yarımlarımızdan biri de o dur ..
yüreğine sağlık..
nihayetinde bir şeyler yazmak istedim buraya
senin olmadığın okumadığın yere
sokak lambaları altında kaldırımda oturduğum günler geldi aklıma
seni düşündüm bu gece gözlerim tabiki dolmadı ama içim sızladı soğuktan olsa gerek
yaz akşamları ne kadar sıcak olsa da gene insan ın içini ısıtamaz bir sevdiği olmadan
bende bu yaz akşamlarını seninle geçirmek istesem de yapamıyorum gelebilirmisin bu akşam yanıma yoksa benmi geleyim
bir tebessüm bırakırmısın yüzümde yoksa gene bu sokak lambaları altında yalnızmı yürümemi istersin
neyse kısa keseceğim kelimelerimi ama bir şey çok özel bir şey olmasada
genede içimden gelen bir şey bu söylemek istiyorum
seni sevdiğimi biliyorsun bunu söylemeyeceğimi de biliyorsundur
sadece kendine iyi bak demek istiyorum çünkü sen bana lazımsın ilham kaynağım
gecelerimi yalnız bırakmayan bir hayal bile olsan
bu kalemin tükenmeyişi hep sensin o yüzden kendine iyi bak
ismini bilmediğim yüzünü hiç görmediğim sesini hiç duymadığım sevgili ...
Ben yalnizligi, gokte ucar gordum. Ben yalnizligi, garip nacar gordum. Ben yalnizligi, gelir gecer gordum. Demis bir sairimiz. Siz de gecelerde, bombos caddelerde, hayallerde, sokak lambalarinda doya doya yasamissiniz farkli anlatmissiniz yalnizligi. Ilham olmus, sevgili olmus.
Sevgilinizin ne guzel ismi var iste: Yalnizlik...
Ne guzel de yuzu var: Hayal...
Ustelik sesi de cok guzel: Kaleminiz...
Bundan ote birsey var mi? Doya doya yasamali aski onunla degil mi?
Ilik geceler usutuyor, yurek onunla atiyor, beden agir geliyor, bir gulumsemeye ser veriliyor kaleminizde. Vedalasirken ise, geride yuruyerek eskiyen ayakkabilar bir de yarinki bulusmanin ozlemi kaliyor. Seni sevdigimi bil derken ise son sozlerinizde; yalnizlik atmak yok artik sobaya, iki hayalin sicakligi yeter birbirine
bu kalemin tükenmeyişi hep sensin o yüzden kendine iyi bak
iyi geceler ;
uzun süren sessizlik ardından denen bir kısa cümle , bazen iyi niyetle söylenir.
bazen kızgınlıkla bazen bir insanın karşısındaki insana gecenin bir yarısı diyecek kelime bulamadığı zaman söylediği kelimelerden ibaret sayarız.
ama öyle değiil uzun yıllar önce kendi halinde bir genç çocuk kendi kendine düşünmüş gün battığı zaman birbirimize güzel bir söz,söyleyip öyle devam etsek,demiş.
ilk zamanlar saçma gelmiş insanlara ama zaman geçtikçe hoşlarına gitmiş ve her gece olduğunda her fırsatta iyi geceler dilemişler birbirlerine.
bu kelime yi bulan genç çocuk da kendine özel hissettiği bir güzel kıza en içten kalbinden gelerek, demiş her gece.
karşısındaki insan da aynı kelimeleri kullanarak içten samimiyetle iyi geceler dilemiş.
ama zamanla bu kelime söylenişi genç çocuğa çok nadir söylenmiş genç çocuk da haliyle biraz hüzünlenmiş, ama her defasında bıkmadan kalbinden gelerek iyi geceler dilemeye devam etmiş özel hissetiği genç kıza.
gün aydın
günlerden pazar sabah ı bir ihtiyar yolda yürüyordu gün doğuşunu her zaman izlerdi tarlada iş yaparken emek eker biçerken.
ama o gün doğuşu farklı geldi bir an,yüzün de tebessüm belirdi,döndü 40 yıllık sevdiği kadına bak gün doğuyor.
gün ün aydın güzel geçsin;demiş sevdiği kadına.
kadında şaşırarak sağol demiş , kasabaya topladıkları mahsül ü pazarda satmak için yola koyulmuşlar.
önüne gelen bir başka köylü ye günün aydın güzel geçsin; demiş
tabi haliyle köylü kadın gibi şaşırmış,sağol eyvallah demiş yoluna devam etmiş.
kendi kendine mırıldanmış bayram değil seyran değil selam kelam etmeden bu adam bana neden ''günün aydın güzel geçsin'' dedi ki demiş köylü.
her neyse zaman ilerledikçe kasabadaki herkese günün aydın güzel geçsin demiş bu yaşlı adam.
yıllar geçtikçe günün aydın demeye başlamışlar sonra sonra günaydın demeye devam etmişler kısaltarak bu güzide kelimeyi.
günlerden bir gün iki genç sevgili birbirlerine günaydın demek için gün doğuşundan önce kalkarak.
şehrin tam ortasında buluşmaya karar vermişler birbirlerine söz vermişler.
ilk bakışta saçma gibi gelsede bunu hergün yapmışlar ve diğer insanlara da aşılamışlar günaydın demeyi ...
bir bahar gecesi iyi geceler dileyip tarih e unutulmayacak iki kelime bırakmış bu yaşlı adam
gün aydın günaydın
neyse ben gidiyor
dönüşü olmayan uzaklara değil tabiki de yolumun üzerindeki yolda yürüyerek sahil de bir çay bahçesinde oturup deniz kenarında sahil turu yapanları seyrederek çay içeceğim
2 şekerli bazen açık bazen normal
ama çay ın bile mazisi var çay içerken bile aklından bin bir şey geçer insan ın
çayın son damlasında bir hüzün çöker insan a bir gün daha bitti diye bu akşam saatinde
kimileri vardır çay ı çay olarak içer kimi zaman bende öyle içerim çayı çay olarak
ama dediğim gibi çayın çay içmenin bir hikayesi ve usulü vardır
bir sigara ile içilen çaydan hayır gelmesede bir sigara ile içilen çayın hikayesini bilen biri çay ve sigaradan haz duyar
sigara içmeyenler de haz duyar
ama yanında bir arkadaş olduğu zaman o muhabbet geyik muhabbeti bile olsa
içilen çayın mazisi ve hazı büyük olur
çay içme usulü bilinmesede önemli olmaz ben bile bilmiyorum çay içmenin ve çay ın hikayesini
ama bildiğim bir şey var ki yalnız içilen çay ne kadar tatlı ne kadar güzel olsada içini yakar sıcaklığı
ama o yalnızlık ayrı bir acıtır insan ın içini
hayal neden değiştirecen ki nickini bea (:
sen bana bakma ben bi çok kelime ile birden fazla kullanarak
bir şeyler yazabilirim
gerçi onu yazdığımda tam yazamadım yani tam kıvamında olmadı aceleye geldi
ama işte gene yazdım burda olduğumu hissettirmek istediim (:
ya sen çok 'hayal' yazdın diye değil olesine işte delilikten
iyi yapmışsın yazmakla ne güzel işte...
yazdıklarının 3 de çok güzeldi ...Yüreğine sağlık..
Not:buraya yazmamın nedeni sayfam yükseklerde durmasın diye