Üşüsem ,
İki defa aklıma sarkıtlanırdı gülüşün
Sıcaklanırdım.
Gözlerimden göçmen kuşların
Kanat çırpıntısı geçerdi
Göçerdim virane bakışlarımdan
Sana bakışlanırdım..
Bir ağıttı hülya aralıklarımdan hayaline yaslanığım
Sonra ahraz- sonra kör bir ışık sorgular beni
Bir protest türkü sürüsü sağılırdı sazımın tellerinden
Turnalar geçerdi ellerimin sesinden
Çırpsam dağılırdım..
Göçmen kuşlar göçerdi yüreğimin ayaz mevsiminden
Sonra sen örterdin hayalini sitemime
Giderdin
Bir meçhul askerin anıtına sunak yaptığım
Bir tutam gözyaşı ve karanfil ölüsüydü uğurladığım
Ve
Saçlarım beş vakit ibadete dağılırdı
Ayalarımdan sökülürken veda dualarım
''Göçmen kuşlar göçerdi bazen benden
Ya da ayaza tutkun kanat muhabbeti
Bazen turna bazen fırtına kuşu
İstila edilmiş gözlerinden muhabbet
Sohbet aralarına sığdırılmış demli çay niyetine..''
Kıştan öncesi sessizlik
Ya da hoyrat bir lodos
İki arşın yol alımlığı bazen günlerce dinginlik
Kimi zaman lafa baz
Kimi zaman melankolik
Bir yokuş öncesi tökezleme
Bazen dağ bayır delice bir yolculuk
Yaşanmışlık altı edilmiş şiirler silinirdi yüreğimden
Sen vatanımdın sesin melankoli duruşuma marş
Bayrak bayrak selam dururdum
Saçlarının ahenginde
Gönlümün şişesi kırık
k/aldır bakışlarını
gözlerini güneşten bir sevi alsın
yüreğini sal aşk çölüne
seven sevmese de sevgi seni sarsın
umursama hiç
ne bu dünyayı ne öteki kıyıyı
alevden bir aşk y/olgusu
bedeninde dağılsın.
Lekelerin gözlerimde dağılmasında lanetten gemiler yük alır
Çürür zaman dehlizlerin kıyı ortançlarından
Ateşte üşür
Doğudan esen bir kasırgaya boyun eğ
Bir yıldızı kustur misal
Kesik bir türküde ara ağlamadan durmayı
Ya da ağla bir oyun havasında
Zıtlığı yaşa örneğin
Zıtlaşmadan ömrün her yanıyla
Taşların unutulan yanlarıyla düşün yüreğini
Yüreğimi yalayıp
Dilimde biriken suskuların hayal gücüyle konuşuyorum
Bu kentin
Boğazıma sürdüğü ünlemlerin zahminde söyleniyorum
Yüzüme ıkınan hüzün kasırgasının işgalindeyim
Ayrım noktamda
Yüz kızartıcı bir suçmuş gibi
Aşkı sorguluyorum
Bırak kadehle uğraşmayı saki,
Uzun uzadıya göğsümü deliyor hasret
Hayata devrik düşler büyütüyorum
Yüzümde yitik yılların tortusu
Sarhoş nefesi kokan kadehleri kır
Isır cam kesiği yüreğini sevdayla
Yeni bir şişeye iliştir ayyaşlığımı
Hey saki..
Gün kaçıncı doğurganlığında
Hangi yaşımın yaşındayım
Ömürsüzlüğüme kaçıncı ömür ekişim
Kısır bir hayat bu
Gizli bir yastayız
Ayyaşlığa çöreklendiğimiz..
Gönlümün şişesi kırık
k/aldır bakışlarını
gözlerini güneşten bir sevi alsın
yüreğini sal aşk çölüne
seven sevmese de sevgi seni sarsın
umursama hiç
ne bu dünyayı ne öteki kıyıyı
alevden bir aşk y/olgusu
bedeninde dağılsın.
Sayfanız Hayırlı olsun Nurettin Bey...
Kalem oldukça kuvvetli,satırlar ahenkle bürünmüş Aşk'ı ve vurgular hangi kadehe denk bilinmez,
Bu durumda Saki'lik zor zenaat vesselam
Teşekkür ederim keyf alarak içinde kaybolarak okudum şiirlerinizi,bir şiir sever olarak.
Yüreğinize sağlık Kaleminize kuvvet Arkadaşım.
Kaleme eğer yürek hükmediyorsa doyumsuzdur bu güzel kalemin hasret çarpıntıları.Yüreğinize ve hükmettiği kaleminize sağlık.HOŞGELDİNİZ DOSTLUK DİYARI MAİN-BOARD'a.
----
-İçimde kopar lodos
Mevhum düşünceler seyreder usumda
Gözbebeklerim ağlaklara gebe
Kor- alev çalkağı sahillerim
Ne o
Görmüyor musun..-
Parmaklarım ustura kesiği
Yol yordam bilmez-yaralanmaktan b/aşka
Kızıl gelincikler
Kar yanığı
Dudak çürüğü öpüşlere gebe kalır
İsyan nağmeleri yaşanmışlıklarında,
-Ve..-
Gözlerimin suyu kan akar
Kan kusar menekşe yaprakları
Onmaz yaralarım efsun
Düşlerim yırtılır mavi bir düşe
Uyur namluda barutun ittiği kurşun
Ben..
Kurşunlanmadan
Gözlerinde ölürüm..
Sıcaktı bakışların
Ellerin sıcaktı
Nefesin nefesimde sıcacıkça aktı
Kızılcık şerbeti gibi
Bereketli toprak gibi
Ruhun ruhuma seviyle b/aktı..
İçimi kopar lodos
En yumuşak en sert yanlarımı savur
Tatlı bir söylem gibi
Beni benden alan bir şiir gibi
Katıksız adam gibi adam şair gibi
Beni ruhumda uslat..
Sokakların dar
Sokakların sessiz
Gece karanlık efsun
Gece ıslanır perde perde
Bir heyula haykırış
Bir ses ki.. kimsesiz
Ağlarım her akşam pencerenin dibinde
Habersizsin benden habersiz..
Parmaklarım kalem kesiği
Parmaklarım ölçüsüz şiir
Duygu sağırı
Duygu arsızı
Aşk yontar yüreğinden hırsızca
Destursuz..
''İçimi kopar lodos
En yumuşak en sert yanlarımı savur
Tatlı bir söylem gibi
Beni benden alan bir şiir gibi
Katıksız adam gibi adam şair gibi
Beni ruhumda uslat..''
-Dilimde geceden kalma geveze bir şarkı-
Uslanmaz tenimde yaramaz bir t/utku
Heyula her düş..
..Evet herkes kendi şarkısını söyler sevgili.!!
Herkeste sarsılır görkemli endişeler
Tennure giyer her tensel beklenti
Paslı bir pişmanlık vururum dudaklarıma..
Aşkı bin kez yazdım
Uyurken güneş
Uyurken ay
Geceyi yazdım saçlarına
Alaca izler çiğnedim em niyetine
Ben uyurken sen oluyorum
Sen ıradıkça benden
Büyüyen yarada kayboluyorum..
Birazdan kirpiklerim vuracak gözlerimi
Ah can
Yokluğun ne kadar yalnızlıksa
Yanımdanlığın o kadar sevinç ve kalabalıklaşırım kendime
Yüzümü al tanımsız duvarlarından
Gizli bahçelerden topla ıtır hayallerimi
Raks etmeli gecelerim seninle
Ezberime hep senli şiirler yüklenmeli
Sol yanım tedirgin yâr
Sol yanım yangın yeri
Al yüzümü kimsesiz sokaklardan
Al nasırlı ellerimden senli, kavgalı yeminlerimi
Bir tutam sen ek yüreğime
Bir tutam senli gülüş kur çürük dudaklarıma
Asılsın yüreğimden sevdan..
Ki..!!
Farkında olayım
Aşk uğruna ölen adamlar gibi..
..Evet!!
Herkes kendi şarkısını söyler
Her dudak yaşadığı anın vuslatına bükülür...
İsyanımı kopardım ben, yüreğimin sesinden
Hangi hüküm ayırır ki gönlümün ateşinden
Rüyalarım sana dair hüküm giydim nârına
Söyle katlim mutlak mıdır sevdanın girdabına
Kahreden bu yokluğunla tükenirim her demde
Dağılırım , sen bakınca miskal miskal zerremde
İzim deniz kokardı ya çöl olurum suyunda
Bin kez mendil açsam da ben dilenirim uğrunda
Hangi kitap es geçer ki bu çaresiz sevdamı
Bel ki hatrım olur duysan bir defa feryadımı
Hangi yöne salsam günah , sitem ve isyanımı
Katmer katmer razı olsam ateşten günahımı
Ellerime nur bulaşsa aşkın cehennem olur
Kirpiğinden saldığın düş boynuma ferman olur
Hakikate giz olurken erişilmez hayalin
Nar-ı ateşin sineme sür , fikrime düçar olur
Sesini ek yüreğime aşkın ateşi için
Parça parça dağılsam da sevdanın hatrı için
Zincirden bir kelepçeyim yolunun esaretine
Razıyım bin kez tutsak olsam aşkın zindanı için
Yokluğundan bir ateş yak sazımın tellerine
Ruhuma bir fırtına ol sözümün ezberine
Her zorluğu aşmak makbul bil ki senin uğruna
İster isen alazdan bir ok salınsın ciğerime
Söyleseler bu sevdana değer mi ki bu acı
Bilmezler ki bir bakışın derdimin tek ilacı
Kaç evliya söylemine ilhamdır güzelliğin
Yanı başımda olsan bile tükenmez ki hasretin
Ölümsüzlük şerbetine eşittir bir nazarın
Onmaz bir hâl üzerimde bitmez ki esaretim
Dönüşüm yok amansız yol sonunda bak arafım
Dün sanmıştım sonsuzluğa kaldı şimdi vuslatım
Beklentimin uzağına düşüyorken menzilim
İlâhi bir kudretle bak sürmelenmiş gözlerin
Arşa değer bir kez gülsen gamzendeki şefkatin
İklimlere değişimdir yüzündeki şemalin