[youtube]8VmJf5c2t5c[/youtube]
[youtube]fexOTOcf7W0[/youtube]
1995-96 sezonunda Galatasaray forması giyen ve Türkiye Kupası finalinde Fenerbahçe'ye karşı uzatmalarda attığı golle kupayı getirerek, Galatasaraylılar'ın gönlünde taht kuran Galli eski futbolcu Dean Saunders Galatasaray, Türkiye ve Türk futbolu ile ilgili açıklamalar yaptı.
Öncelikle İstanbul'a ilk geldiği günü anlatan Saunders, "Gerçekten inanılmaz bir manzaraydı. Havaalanına indim ve gözlerime inanamadım. Binlerce taraftar beni bekliyordu. Beni omuzlara aldılar. Daha sonra otele gittim, orada da yine aynı şekilde beni bekleyen taraftarlar vardı. Henüz Galatasaray'a imza atmamıştım. Adnan Polat beni Ali Sami Yen'e idmana (sezon açılışı) götürdü.
Orada elime büyük bir bayrak verdiler. Ama hala imza atmamıştım. sonra Adnan Polat bana geldi ve dedi ki, imza atmazsan İngilitere'ye dönemezsin. Seni çok sevdiler. Ben de daha sonra imza attım ve Türkiye'de kaldım. Türkiye'nin yeri gerçekten çok başka. Çocuğum bile burada doğdu" dedi.
Saunders, 1995 -96 sezonunda Fenerbahçe'yi eleyerek kazandıkları Türkiye Kupası ve ardından İskoç teknik adam Graem Souness'ın dev Galataasray bayrağını Şükrü Saracoğlu Stadı'nın ortasına dikmesini hala unutamadığını söyledi. Saunders, "Çok büyük bir anı ve olay. Kupayı kazandık. Önemli olan buydu. Çeyrek final ve yarı finalde çok zorlu maçlar oynadık. Fenerbahçe'ye uzatmalarda gol attım ve durum 1-1 olmuştu. Kupayı kazanmıştık. Köşe bayrağının orada taraftarlar ile bu başarıyı kutluyorduk. Sonra Souness'ı gördüm ve büyük bir Galatasaray bayrağı ile orta sahaya doğru yürüyordu.
'Aman Allahım' dedim. Bayrağı dikti ve Galatasaray tarihine geçti. Gerçekten inanılmazdı" diye konuştu .
Dean Sanders, "Kadıköy'de oynanan Fenerbahçe maçları öncesi Galatasaraylı futbolcuların üzerinde baskı ve stres oluyor muydu" sorusuna ise, "Baskı her zaman vardır. Galatasaray'da oynadığınız her zaman baskı vardır. Ama Fenerbahçe maçı bambaşka. Çok özel bir maç. Bu maçta forma giyme şansı buldum. Fenerbahçe maçları öncesi tabiki baskı var, ama eğer kendinize güveniniz varsa bu olumsuz baskıyı pozitive çevirebilirsiniz. Büyük futbolcuysanız bunu çevirebilirsiniz. Ben Fenerbahçe maçlarından çok büyük zevk ve heyecan duydum. Ama baskı futbolun büyük bir parçası" şeklinde konuştu.
Saunders, Türk futbolcuları ile ilgili görüşlerini de açıkladı ve favori oyuncusunun Tugay Kerimoğlu olduğunu söyledi. Saunders, "Türkiye'de çok iyi oyuncular var. Benim favori oyuncum ise Tugay. Onun hocasıydım. Emre de çok iyi oyuncu. Ben çok şanslıyım. Oynadığım dönemde Hakan Ünsal, Arif, Bülent, Mert, Fatih, Fethi, Hakan Şükür gibi çok sayıda iyi futbolcuyla oynadım. O bulunduğum takım daha sonra UEFA Kupası vee Süper Kupa'yı kazandı. Mesela o dönemde Liverpool'dan en fazla üç oyuncu sayabilirim. O dömen Galataasray'da çok fazla iyi futbolcu vardı" şeklinde konuştu.
Saunders, son olarak kendi kariyerine teknik direktör olarak devam etmek istediğini belirterek, "Bir gün Türkiye'de çalışabilirim. Blackburn ve Newcastle'da Souness'ın yardımcılığını yaptım. Çok şey öğrendim. Bir gün çalışabilirim Türkiye'de ve tabiki Galatasaray'da çalışmak isterim. Çünkü Galatasaray'ın yeri kalbimde" dedi.
ASLAN KRALDIR.O SADECE ORMANLARIN DEĞİL BÜTÜN ALEMİN KRALIDIR.GEREK GÜCÜYLEN GEREK GÖRÜNTÜSÜYLEN GEREK İHTİŞAMIYLAN GEREKSE ASALETİYLEN KRAL ÜNVANINI FAZLASIYLAN HAKETMİŞTİR.O HEPİMİZİN KANINI DONDURAN KÜKREMESİ İSE ONA GÖSTERİLMESİ GEREKEN SAYGIYI HATIRLATIR.HERŞEYİYLEN DOĞA ÜSTÜ BİR AYRICALIĞIN BELGESİDİR.DOĞANIN EN İHTİŞAMLI EN GÖRKEMLİ VARLIĞIDIR VE ÖMÜR BOYU TAHTINDA EMİN TEK CANLIDIR.ASALETİNE KURBAN OLSUN CÜMLE ALEM.PENÇE ATMA ASLANIM KÜKRESEN YETER.
Souness, Kadıköy'e bayrağı dikerek Galatasaray'ın büyüklüğünü göstermişti
O, Galler futbolunun, Ian Rush, Ryan Giggs ve John Benjamin Toshack'la birlikte gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerinden. 1995-1996 sezonunda Greame Souness'ın G.Saray'a transfer ettirdiği Dean Saunders, futbolumuza tatlı bir anı bırakan yabancı yıldızlar arasında yer alıyor.
G.Saray formasıyla, Türkiye Kupası'nda F.Bahçe'ye attığı o unutulmaz gol dönemin Sarı-Lacivertli kulübün Başkanı Ali Şen'e, 'Hayatımın en kötü dakikası.' sözünü söyletmişti. Galli yıldız, şu sıralarda futbolla ilgili bir şey yapmıyor. İlk formasını Swensea'da Toshack'ın şans vermesiyle giyen 43 yaşındaki Saunders'la, Digiturk'un davetlisi olarak geldiği İstanbul'da konuştuk.
Türkiye'ye ilk kez geldiğinizde nasıl karşılanmıştınız?
Gerçek bir şok yaşadım. Bagajlarımı bulamıyordum, eşim kaybolmuştu. Onun için endişelendim. Pasaportumu bile bulamıyordum, birisi almıştı. Beni kontrole sokmadan direkt aldılar. 'Aman Allahım ben nereye geldim.' diye düşündüm. Binlerce taraftar beni bekliyordu. Omuzlara aldılar. Daha sonra otele gittim, orada da yine aynı şekilde beni bekleyen taraftarlar vardı.
Neticede sen Liverpool'dan geliyordun. O yıllarda Türk futbolu ne seviyedeydi?
Benim geldiğim yıl büyük bir rekabet vardı. G.Saray, Trabzon, Beşiktaş, F.Bahçe; hatta Bursa, Antalya zorlu bir mücadelenin içindeydiler. Türkiye Ligi'nde şampiyonluğa dört büyük takımdan başka bir takımın aday olmaması önemli bir sorun. İngiltere'de son sırada olan Sheffield United, bir Chelsea olabilir. Ortada bir denge var. Ancak Türkiye'de küçük takımlar için böyle bir şans yok.
İstanbul'da size ne garip gelmişti peki?
Hayatın kendisi mesela. Sokaktaki insanlar, taraftarlar, statlar, deplasmanlar, hakemler, pazarda bağıran adam. Ama Türkiye benim ufkumu genişletti. Eğer gol atarsan taraftarlar seni alkışlıyordu. Ama çok gol kaçırırsan bu sefer yuhalanıyordun.
Unutamadığın birçok anın olmuştur muhakkak.
Havalanındaki ilk günüm mesela. UEFA Kupası'nda Sparta Prag'a karşı Ali Sami Yen'de oynadığımız maç ve Fenerbahçe'ye karşı final maçında, kupayı G.Saray'a kazandıran gol. Sparta Prag maçındaki atmosferi unutamam. Stata çıktığımızda tezahürattan birbirmizi duyamıyorduk. Ancak kupa maçında uzatmalarda F.Bahçe'ye attığım o golü hiç bir zaman unutmayacağım. Tabi bu arada Souness da gidip bayrağı sahanın ortasına dikti. Souness benim kariyerimin önemli bir parçası. O korkusuz bir hocadır. Futbolculara formayı göstererek 'bunun için oynayacaksınız' derdi. O bayrağı Kadıköy'e dikerek Avrupa'ya G.Saray'ın en iyi takım olduğunu göstermek istedi.
Galatasaray'da Tugay Kerimoğlu'yla beraber oynadınız. O şimdi İngiltere'de oynuyor. Tugay, bu başarıyı nasıl yakaladı?
Tugay, futbolcuyken en çok beğendim isimlerdendi. Daha sonra Blackburn'da onun hocası (Souness'ın yardımcısı) oldum. Orada da en çok beğendim futbolcuydu. 36 yaşında Premier Lig'de bu kadar müthiş performans ortaya koyan başka bir isim de yok. Bu, mantaliteden kaynaklanıyor. Eğer diğer bazı isimler gibi bir mantığa sahip olsaydı. 30-31 yaşında futbolu bırakırdı. Onunla sürekli görüşürüz.
Emre'yi nasıl buluyorsunuz?
Bana Tugay'ı hatırlatıyor; ancak çok daha hızlı. G.Saray'a geldiğimde Emre'ye top toplatıyorlardı, bakın şimdi nerelerde. Onunla Newcastle'da beraberdik. Tugay büyük bir usta, Emre ise bir yıldız. G.Saray'ın maçlarını hâlâ izliyorum.
Galatasaray'da yeni bir yetenek var mı?
Evet. G.Saray'da sol açık oynayan... Arda. O yeni bir yıldız olacak.
Galatasaray'dan neden ayrıldınız?
Futbola Bosman kuralları gelmişti. Kontratım bitmişti. Greame Souness ayrılmıştı, kızım da çok hastaydı. Yeni bir bebeğimiz daha olmuştu. Tüm bu şartlar birleşince ayrılık kararı aldım. Zaten kalmam için G.Saray'da kimse ısrar etmedi.