Oyuncular
Başak Köklükaya
Cansel Elçin
Binnur Kaya
İlker Aksum
Senaryo
Doğu Yücel
Müzik
-
Görüntü Yönetmeni
Soyku Turan
Kurtulmaya çalıştığınız şeyler kaçtığınız yerde sizi beklerse
İstanbulda birbiri ardına yaşanan yer sarsıntıları, annesini depremde kaybetmiş olan Bilgenin psikolojisini alt üst etmekte; genç kadının ciddi travmalar yaşamasına sebep olmaktadır.
Olası İstanbul depreminden kaçmak amacıyla iki küçük çocuğu, eşi ve yeğenleriyle şehri terk eden Bilge ve ailesi, gittikleri güney kasabasında başlarına gelen esrarengiz olaylar nedeniyle yine korkularıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır.
Okul filmiyle tanıdığımız Yağmur ve Durul Taylan Biraderler, bu kez deprem korkusu yaşayan bir ailenin hikayesini perdeye taşıyor. Senaryosunu Doğu Yücelin yazdığı Küçük Kıyametin başrollerinde Başak Köklükaya, Cansel Elçin, Binnur Kaya ve İlker Aksum var.
Kıyamet küçük, deprem büyük !
İstanbul Depremi'ni anlatan Küçük Kıyamet 22 Aralık'ta vizyona giriyor...
Yakın gelecekte yaşanması beklenen İstanbul Depremi'ni konu alan Küçük Kıyamet, 22 Aralık'ta vizyona giriyor. Psikolojik-gerilim türünde çekilen film, Marmara Depremi'nin hatırlatan dehşet görüntüleriyle dolu. Köprüler yıkılıyor, tsunami dalgaları Boğaz kıyılarını yutuyor.
Adlarını Okul filmiyle duyuran Yağmur-Durul Taylan Biraderler'in yönetmenliğini üstlendikleri, Başak Köklükaya, Cansel Elçin, İlker Aksum ve Binnur Kaya'nın başrollerini paylaştıkları Küçük Kıyamet'in çekimlerine 17 Ağustos 1999'daki Marmara Depremi'nin 7. yıldönümünde Fethiye'de başlamıştı. Film artık her şeyi ile hazır, 22 Aralık'ta izleyicisiyle buluşmayı bekliyor. İstanbul depreminin, insanlar üzerinde yarattığı panik dolu bekleyişi ve büyüyen korkuların yol açabileceği felaketleri psikolojik-gerilim-korku türünde işleyen film adını, 1509'da yaşanan İstanbul depreminden alıyor. Büyük yıkımlara ve can kayıplarına sebep olan bu deprem halk arasında 'Kıyamet-i Suğra' yani 'Küçük Kıyamet' olarak adlandırılmıştı.
Doğu Yücel'in senaryosunu yazdığı filmin konusu şöyle: Bilge, eşi Zeki, kızı Eda ve yeni doğmuş bebeği Alp ile birlikte İstanbul'da rahat ve konforlu bir hayat yaşamaktadır. Fakat inşaat mühendisi olan eşinin yoğun iş programı yüzünden uzun zamandır ailecek tatile gidememişlerdir. Bu amaçla Fethiye'de bir villa kiralayan aileye Bilge'nin yeğenleri Didem ve Bora da katılır. Ertesi günün sabahında İstanbul'dan yola çıkacak olan aile güzel bir yemekten sonra uykuya dalar. Onlar uykudayken büyük bir deprem meydana gelir...
Her canlı bir gün ölümü tadacaktır
Küçük Kıyamet'in iki anlamı olduğunu belirten Durul Taylan'ın film hakkında görüşleri şöyle: "Küçük Kıyamet hem 1509'da İstanbul'da yaşanan deprem hem de tasavvufta kişinin kendi ölümü anlamına geliyor. Bu evrenin bittiği ve mahşerin başladığı an. İnsanın kendi ölümü... Bu filmde ölüm ve ölüm sonrasıyla ilgili.
Filmin diğer yönetmeni Yağmur Taylan ise Küçük Kıyamet'in sadece depreme odaklanmadığı görüşünde: "Çok direkt bir film değil. Kentten bunalan ve kaçmaya çalışan orta sınıfın hesaplaşması anlatılıyor. Filmin özündeki deprem korkusu da içinde bulunduğumuz şehirle ilgili bir şey. Hani Zincirlikuyu mezarlığında yazar ya 'Her canlı bir gün ölümü tadacaktır' diye, bizim filmimiz de böyle bir şey anlatıyor."
Küçük Kıyamet'in deprem sahnelerinde Sivil Savunma Teşkilatı ile çalışıldı. Sivil Savunma Teşkilatı'dan eğitimli köpeklerin rol aldığı filmde, deprem sahnesinde özel efektler kullanıldı. Filmdeki tsunami sahnesi büyük önem taşıyor. Tsunami dahil, tüm özel efektleri Volkan Duran ve Post Ofis üstleniyor.