foto - casper
    Main-Board 8 Yaşında
    sanırım main boardun en eski üyelerinden biri olarak ,sizleri tebrik ederim.hala aynı güzellik ve kalitede bu kadar yıl ayakta kalabildiğiniz için.uzun süredir ziyaret edememiştim,gördümki sitenin yüzü de değişmiş,çok güzel olmuş.ellerinize sağlık.nice 8 yıllara ,yıldönümünüz kutlu olsun..
    Alp Pasa Hotel - Special Class - Antalya
    kesinlikle tavsiye ederim, çok temiz şık ve kaliteli grup turistlerin kaldığı bir otel..
    Unutma Beni Tatlısı
    ismi ilginç geldi,dizi ismi..pekmez severler için güzel olabilir.
    Diyet yaparken bronzlaşmaya ne dersiniz
    Havuç, sağlık ve güzellik için gerçek bir nimet. Cildi güneşin zararlı etkilerinden korurken güzel bir bronzluk için de zemin hazırlıyor. Üstelik az kalori içeriyor.

    Havuç, her mevsimde kolay bulunabilen bir sebze. Çiğ ya da pişmiş olarak bazen tek başına, bazen de yemeklerde eşlikçi olarak yeniyor. Herkesin kolayca satın alabileceği en ekonomik sebzelerden biri. Diyet programlarının vazgeçilmezi. 100 gramında sadece 34 kalori bulunuyor. Yararları ise saymakla bitmiyor. Sağlığın, güzelliğin, özellikle de pürüzsüz ve ışıltılı bir bronzluğun en doğru adresi.

    Güzelliğin sırrı

    Cildi besleyici maske: 1 havucu temizleyip robotta ezin. 50 gr lor peyniri ve 1 çorba kaşığı mısır nişastası ilave edip karıştırın. Hazırladığınız karışımı yüzünüze ve boynunuza sürüp yarım saat bekletin. Ilık su ile durulayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

    Işıltılı cilt için: 1 havuç ve yarım elmayı robotta ezin. Yarım limon suyu ve yarım portakal suyunu ilave edip karıştırın. Bu şifalı suyu her sabah kahvaltıda için.

    Pürüzsüz ve ışıltılı bir bronzluk maskesi: 10 çorba kaşığı havuç suyunu 5 çorba kaşığı zeytinyağı ile karıştırıp banyodan sonra tüm vücudunuza masaj yaparak sürün. Pürüzsüz ve ışıltılı bir bronzluk sağlar.

    Güçlü betakaroten etkisi

    Güneşi ve bronzlaşmayı hepimiz seviyoruz. Ancak güneşle dost olmanın bir yolu da bol betakarotenli sebzeler tüketmekten geçiyor. Havuç değerli bir betakaroten kaynağı.

    Organizmada karaciğer tarafından A vitaminine dönüştürülen betakaroten, cildi nemlendirip besliyor. Her türlü cilt sorununu çözümlüyor, antioksidan etkili olduğu için güneşten koruyor ve sağlıklı bir bronzluğa zemin hazırlıyor. Cildi nemlendirerek, bronzluğu artırıyor. Günlük betakaroten ihtiyacımız 700 mcg, oysa 100 gram havuçta tam 1.148 mcg betakaroten bulunuyor. Havuç hazmı kolaylaştırıyor, adeti düzenliyor, kanserden koruyor, cildin erken yaşlanmasını önleyerek kırışıklıklarla savaşıyor. Bağırsakların işlevini dengeliyor, annelerin süt verme döneminde sütü artırıyor.

    Havucun tüm besinsel değerlerinden yeterince yararlanmak için çiğ olarak yiyin. Ancak soyduktan ya da suyunu sıktıktan sonra bekletmeyin. Çünkü hava ile temas edince hızla okside olarak bazı vitaminlerini kaybediyor. Uzun süre piştiği zaman B1, B2 ve PP vitaminleri, kalsiyum, fosfor, demir, sodyum ve potasyum gibi mineralleri kayba uğruyor. Bu konuda uzmanlar ayrı görüşleri savunuyor. Kimine göre havuç piştikçe içeriğindeki kanser önleyici maddelerin değeri ikiye katlanıyor.

    Yağ gerekli

    A vitamininin organizma tarafından özümsenmesi için yağ gerekiyor. Bu nedenle havucu et, balık, peynir eşliğinde ya da üzerine biraz zeytinyağı gezdirip yiyin. Suyunu içmeyi tercih ederseniz birkaç damla zeytinyağı ilave edin.

    Günde 4 havuç

    Herşeyin fazlası zararlıdır. Havuç yararlı bir sebze ama fazlası da zararlı olabilir. Bu diyeti uygularken günde en fazla 4 havuç yiyin. Çünkü aşırı betakaroten alımı baş ağrısına yol açabilir, karaciğeri yorabilir.

    Kanı temizliyor

    Havuç diyetinin bir diğer güçlü yanı da zengin sebzeler içermesi. Sebze yemeklerinin çok az pişirilmesi gerekiyor. Sebzeleri yağlanmış teflon tavada hafif soteleyerek veya ızgarada közleyerek hazırlayabilirsiniz. Salatalara sadece biraz limon suyu gezdirin. Günde 1-2 çorba kaşığı zeytinyağı kullanabilirsiniz. Yemek aralarında ani açlık duygusuna kapılırsanız, 1 kase yoğurt veya 1 meyve yiyin. 1 bardak greyfurt suyu da içebilirsiniz. Sabahları havuç suyuna elma suyu da ilave edebilirsiniz. Günde en az 8 bardak su için. Çay ya da kahve yerine bitki ve meyve çayları için.

    Bol su, lif, vitamin ve mineral içeren bu diyet, bağırsak işlevini düzenleyerek, organizmayı toksinlerden arındırıyor. Kanı temizliyor, cildi içerden besleyerek tazeliyor ve ışıltılı bir görünüme kavuşturuyor. Kalıcı bir bronzluk sağlıyor.
    Hastalığı bulup yok eden bitki
    Uzak Doğu'nun 2 bin yıllık keşfi olan alzheimer ve kanser dahil olmak üzere birçok hastalığı iyileştiren ölümsüzlük mantarı 'Ganoderma'nın sıvı konsantresi piyasaya sunuldu. 130 YTL olan şişe 6 günde tüketiliyor.

    Son günlerde kamuoyunda gündeme gelen Ganoderma mantarı olarak bilinen ölümsüzlük mantarının sıvı konsantresi artık piyasada. Bu mantar, vücuttaki herhangi bir problemi tarama yaparak buluyor ve çözüyor. Ara, bul ve iyileştir olarak tanımlanan mantar, en yoğun problem neredeyse oraya etki ediyor. Mantarlar konusunda 25 yıldır çalışan Yrd. Doç. Dr. M. Ertuğrul İlbay ile birlikte FUNGAL Grup Genel Müdür Mustafa Yavaş ve Gıda Yüksek Mühendisi Hatice Yavaş Gürel'in yoğun çalışmalarıyla Türkiye'de ilk kez sıvı konsantresinin seri olarak üretimine başlanıldı.
    Yaygın bilinen adı Reishi olan Ganoderma mantarı Tarım Bakanlığı'nın izniyle 1500 ml'lik cam ambalajlarda piyasaya sunuldu. Ganoderma mantarı konsantresi, tarihte 2000 yıldır “Ölümsüzlük Mantarı, Hayalet Mantar, Yaşamın İksiri, Sihirli Mantar" gibi sıfatlarla anılıyor.

    HER DERDE DEVA Japonya ve Çin'de 2000 yıllık geçmişi olan mantar, yüzyıllar boyunca doğal bir sağlık ilacı olarak kullanılmış. Dünyada bu mantar üzerinde pek çok bilimsel çalışma yapılmış. Çalışmalar sonucu antitümör, antibakteriyel, antiviral, antihiv (AIDS), antiülser, antialerjik, antidepresant, antioksidant, kan basıncını düzenleyici, detoks özelliği bulunduğu, kalp, beyin karaciğer ve akciğer koruyucusu olmasının yanında, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara direnci artırdığı, alzheimer, zayıflama hastalığı olan anoreksiya, akne, adet düzensizliği, astım, bronşit, depresyon, sara (epilepsi), hemoroit, hepatit, katarakt, obezite, metabolik bir eklem hastalığı olarak bilinen gut, nezle, alerji (rinit), romatizma, retinal pigment dejenerasyonu, saç dökülmesi, kanser gibi birçok hastalığın tedavisinde etkili olduğu ortaya çıkmış.

    TÜMÖRÜ SIFIRLIYOR
    Geçmişte suyu sanki bir ayin şeklinde törenle içilen mantar uzun yıllar boyunca Çin ve Japonya'da devlet başkanlarına sunulan en önemli hediye niteliği taşımış. Ertuğrul İlbay özel mantar hakkında şöyle konuştu; “Bitkiler bizim için yiyecek, içecek, elbise, korunak, yakacak gibi çok çeşitli ihtiyaçlarımızı karşılıyor. Bunun dışında çok sayıda önemli ilaç, aspirin, morfin, kortizon bitkilerden elde ediliyor. Halen klinik olarak kemoterapi sırasında kullanılan çok sayıda antikanser ilaçları da bitkilerden elde ediliyor.
    Bununla beraber penisilin gibi çok önemli bazı antibiyotikler bu mantarlardan elde ediliyor. Kırmızı reishi mantarı, bünyesinde bulunan maddelerden dolayı son yıllarda tıp alanında kullanılıyor. Bu mantarda 400'ün üzerinde biyolojik aktif bileşen bulunuyor. Örneğin içinde bulunan bir protein olan lektinin karaciğerde tümör hücrelerini yok ettiği ve lösemide de etkili olduğunu biliyoruz. Daha bir çok hastalığı iyi eden maddeler bulunuyor."

    HİÇBİR YAN ETKiSi YOK
    Mustafa Yavaş, Ganoderma'nın kapsül ve çay şekillerde piyasada bulunduğunu ancak sıvı formunun daha etkili olduğunu ve yıllardır da bu şekilde kullanıldığını belirtti.

    Yavaş şunları söyledi; “İlaç, sabah ve gece aç karnına alınıyor. 5 ya da 6 günde 1 şişe bitiriliyor. İlk içen insanlarda öncelikle bir ağrı yapıyor. Hangi hastalığın tedavisi için kullanılıyorsa ağrı kendini farklı şekilde hissettiriyor. Ağrının hissedilmesi iyi bir şey. Çünkü ilaç kendini hissettiriyor. Hiçbir yan etkisi yok. Elimizde resmi rakamlar ve bize geri dönüşler var. Örneğin hastalık verilerinde azalma, tümörlerde sıfırlanma gibi sonuçları bulunuyor."
    Pastorize Sütün Sağlığa Zararları
    İşte, pastorize sütün sağlığa zararları!

    Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Ahmet Aydın, sütün, çok faydalı bir içecekken pastörizasyon, yüksek ısı uygulaması (UHT) ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geldiğini söyledi. Hangi sütü içelim? Sütü nasıl tüketmeliyiz? İşte cevapları... iyibilgi zoom

    Prof. Dr. Ahmet Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sütün raf ömrünü uzatmak için yapılan pastörizasyon ve UHT’nin bazı hastalık yapan bakterileri ortadan kaldırırken, faydalı bakterileri de yok ettiğini söyledi.

    Sütün içindeki faydalı bakterilerin hastalık yapmadıkları gibi, birçok hastalığı da önlediğini, sütün kesilmesini ve ekşimesini sağladığını ifade eden Aydın, ’’Süt, çok faydalı bir içecekken pastörizasoyon, UHT ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geliyor’’ görüşünü dile getirdi.

    Ahmet Aydın, pastörizasyonun, sütün vitamin ve mineralle zenginleşmesini engellediğini, sindirim enzimlerini tahrip ettiğini ileri sürerek, ’’Tahrip olan ve sindirilmeyen protein parçacıkları, bağırsaktan kanımıza geçiyor, vücut da bunları düşman olarak algılıyor ve bağışıklık sistemini tahrip ediyor. İnsan vücudu tahrip oluyor ve alerjik hastalıklara, bağışıklık sistemi hastalıklarına, romatizmal hastalıklara neden oluyor. Çocuklarda görülen kronik orta kulak iltihabının altında da süt kullanımı vardır’’ diye konuştu.

    Homojenizasyon sırasında uygulanan basıncın süt proteinlerinin moleküler yapısını büyük ölçüde değiştirdiğini kaydeden Aydın, molekül yapısı değişmiş proteinlerin immün sistemini aşırı uyardığını ve çocuğun ileride diyabet, astım ve multiplskleroz gibi ’’otoimmün-kendi dokularını tahrip edici’’ hastalıklara yakalanmasına yol açtığını iddia etti.

    Prof. Dr. Aydın, sütün iyi bir kalsiyum kaynağı olmadığını savunarak, ’’Bizim gibi ülkelerde laktaz eksikliği çok fazladır. Bu nedenle bizim gibi ülkeler yoğurdu bilir, yoğurt ihtiyaçtan doğmuştur. Batı ülkeleri yoğurdu bilmez, çünkü onlar süt şekerine daha eğilimlidirler’’ dedi.

    SÜT, SAĞLAM KEMİKLERİ SAĞLAMLAŞTIRI MI?

    Aydın, ’’Süt, sağlam kemiklere neden olur’’ yargısının da kırılması gerektiğini belirterek, sütün kemikleri sağlamlaştırmadığını, tahrip ettiğini savundu.

    Sütün kalsiyum miktarının yüksek olduğunu, ama iyi emilebilmesi için yeterli kalsiyum-fosfor dengesini tutturamadığını ifade eden Aydın, şöyle konuştu:

    ’’Çünkü kalsiyumun emilebilmesi için fosforla belli bir oranı tutturması gerekiyor. Maalesef sütte bire bir gibi oran vardır ve kalsiyum, fosfor iyi emilmez. İyi emilmediği zaman da kana geçmez. En çok süt tüketen ülke ABD’dir, yılda kişi başına 130 litre süt tüketimi vardır. Ve en çok da kemik kırıkları ve kemik erimesi burada görülür. Meksikalı ve

    siyahlar fazla süt tüketmezler, bunlarda kemik kırıkları son derece derece azdır.’’

    Dereotu ve rokada, sütten daha fazla kalsiyum bulunduğunu anlatan Ahmet

    Aydın, ’’Kalsiyum pek çok yeşil yapraklıda var. Bunlar ayrıca bir yığın vitamin sağlıyor. Hele de bunları taze taze tüketirseniz. Emilim açısından kalsiyum, fosfor oranları da çok iyi. Yeşil yapraklılar kemiklerin kuvvetlenmesi için gerekli olan potasyum, magnezyum açısından da zengin. Kemiklerin güçlü olması için yeşil yapraklıların tüketilmesine önem verilmeli’’ dedi.

    SÜT ÜRÜNÜ TÜKETİN

    Sütü süt olarak değil, süt ürünü olarak kullanmanın daha doğru olacağını dile getiren Aydın, şu önerilerde bulundu:

    ’’Mümkünse günlük mandra sütü tüketilmelidir. Sütü alınan hayvanın meralarda otlamasına ve suni yem yememesine dikkat edilmeli. Temiz olduğuna güveniliyorsa, sokak sütçüsünden de süt alınabilir. Şehirdeki en iyi seçenek, günlük pastörize şişe sütleridir. Uzun ömürlü homojenize kutu sütlerini kesinlikle kullanmayın. Sadece ekşiyen veya kesilen süt ve yoğurtları yiyiniz. Sütü süt olarak değil, mayalanmış olarak yoğurt, kefir, peynir olarak kullanın. Böylece olunca kaynatmaktan dolayı kaybedilen vitamin, mineral ve enzimlerin bir kısmını geri kazanılır.’’

    TGDF GÖRÜŞÜ

    Türk gıda ve içecek sektöründe faaliyet gösteren 23 ayrı sektörel derneğin bir araya gelerek oluşturduğu Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Genel Başkanı Şemsi Kopuz da sütün, ’’bileşimindeki protein, karbonhidrat, mineral ve vitaminler açısından dengeli beslenmede önemi tartışılmaz doğal bir gıda olduğunu’’ bildirdi.

    Topuz, pastörizasyon ve UHT işleminin, ’’çiğ sütte bulunan ’patojen-hastalık yapıcı’ mikroorganizmalardan kaynaklanacak olası sağlık risklerini ortadan kaldırmak amacıyla, sütün besin değerlerini en yüksek derecede koruyacak sıcaklık ve sürede optimize edilmiş ısıl işlemleri olduğunu’’ anlatarak, ’’UHT tekniği ile üretilen sütlere uygulanan bu ısıl işlemlerin aksine sokak sütlerine evde uygulanan geleneksel kaynatma işleminde sütün içerisindeki mikroorganizmalar tam olarak yok edilemediği gibi sütün içerisindeki besin değerleri de kayba uğramaktadır’’ dedi.

    Homojenizasyonun, ’’süt içerisinde bulunan yağ damlacıklarının sütün her tarafına homojen bir şekilde dağılmasını sağlamak ve üst yüzeyde toplanmasını engellemek’’ amacıyla uygulandığını kaydeden Topuz, homojenizasyon işlemi ile süt yağının homojen dağılımının sağlandığını, süt yağ globüllerinin daha küçük parçalara bölünmesiyle süt yağının sindiriminin kolaylaştırıldığını bildirdi.
    SU-PERISI Doğum Günün Kutlu Olsun
    canım ablacım,herşeyim,
    sevincimde,acımda,zor günümde başımı yasladığım omuz,dert ortağım,sen olmasaydın ben ne yapardım.Allahıma çok şükür senin gibi bir abla vermiş bana.Allahım uzun uzuuuuuun sağlıklı ve mutlu bir ömür versin sana ,Bu dünyaya ender gelen mükemmel insan.....

    Buda doğum günü pastan....
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    Siğil Tedavisi Nasıl Olur
    bulaşma özelliğinden dolayı doktora gidildiğinde hemen yakıyorlar.çokta kıolay bir yöntem.yeni korkulacak birşey yok.
    Mut ve sarıtavul resimleri
    leyleği havada gördün refik abi.çok güzel resimler paylaşmışsın.teşekkür ederiz.
    Alanyadan Kareler
    ah ahhh yaralarımın depreştiği,hasretimin büyüdüğü,gönlümün kaldığı kareler.ne çok özelmişim seni güzel memleket.umarım birgün kavuşuruz.
    Ermenek Yollarından Kareler
    güzel ve yeşil yerler olduğunu duymuştum.doğruymuş.teşekkürler refik abi.
    Ihlamur Reçeli
    ben geçen gün yaptım çok hoş oldu.
    Suena Beach Hotel Side Antalya
    Suenoya eylül başında gittim.Çok gzüzel bir tesis.Yemek kalitesi ve temizlik çok güzel ancak garsonların hizmetinden pek memnun kalmadık..Ebru Gündeşin konseri oldu.Şahane bir gece yaşadık.Ayrıca mükemmel bir iskeleye ve lunaparka sahip.Göl evleri var,neredeysen odanızdan direkt havuza iniyorsunuz.


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    Ev Yapımı Şeftalili Yoğurt
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    Malzeme (bir porsiyon için)


    1 şeftali
    1 fincan yoğurt
    2 tatlı kaşığı bal



    Yapılışı


    Şeftaliyi yıkladıktan sonra kabuklarını soydum ve doğrayıp blendera atıp,yoğurt ve balıda ekleyerek blenderda şeftali iyice yok olana kadar çevirin.Kuplara koyarak servis yapın..
    Brokolili Muska Böreği
    nefis olacağını tahminedebiliyoum.teşekkürler
    Alanya Tatilimden Görüntüler
    ablacım çok güzel fotolar çekmişsin.harika bir yer.tatilinin güzel geçmesine sevindim.
    Itiraflarimiz
    bende senin adına mutlu oldum belacım
    Bardakta barbunya
    çok değişik bir tarif,teşekkürler ablacım
    Sorunlu Erkekleri Seçenler Kulübü
    Sonra aradan yıllar geçer. Yaşadığımız onca kötü olay, o kötü ilişki elimizde kalır.
    Ağva tatil yerleri ulaşım konaklama yerleri
    ağva gerçekten muhteşem bir yer.otellerinin atmosferi çok güel ve romantik.biz birkaç yıl önce AcquaVerde de kalmıştık çok memnun kaldık.ilk fırsatta tekrar gitmek isterim

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    Anne Oluyorum
    ne güzel bir haber.Allah tamamına erdirsin inşallah.sağlıkla kucağınıza alın.
    Elinizi değdirmeden ütü keyfi
    aaa ne güzel ama sadece gömlekler için galiba..
    Aman Allahım
    Yavru Vatan Kıbrıs
    didoşum ne güzel gezmişsin öyle.harika fotolar çekmişsin.ve hala utanmadan tatil yapıyosun .bize yazık amaaaaaaaaa
    Doğum Günü Pastaları Rakamlı 1
    çok güzel yaş büyüdükçe pasta sayısıda fazlalaşmış.paylaşımın için sağol refik abi
    Vefat
    canım benim başın sağolsun.allah rahmet eylesin
    İstanbuldan kareler
    ahhh didoşum ahhh,herşey gözlerimin önünde canlandı,meğer nekadarda özlemişim cennet şehri.sende nefis fotolar çekmişsin,çok canlı ve güzel kareler.eller,ne sağlık
    Baharın güzelliği çiçekler
    nefis bunlar yaaaa içim açıldı canım teşekkürler
    Teyzesinin bitanesi piyano çalıyor
    didoşum istanbul resimlerini sabırsızlıkla bekliyorum.bak çabuk yayınla şunun şurasında kıbrısa gitmeye ne kaldı sonra ikisi birbirine karışır.
    Çikolatalı Coco Kurabiye
    yarın sanada yapıcam didoş