Kuran’da Miras Paylaşımı

Son güncelleme: 12.05.2012 11:45
  • Kuran'da Miras - Miras Paylaşımı - Miras

    Ateistlerin en çok saldırdığı ayetlerdendir Nisa 11-12 ayetleri. Kuran'da miras paylaşımı (bölüşümü) ile ilgili olan bu ayetlerde Turan Dursuncu Ateistlerin karalama çalışmaları ciddi biçimde saldırgandır.

    Kimileri müslüman gibi gözüküp "amanın imanım zedelendi", "imanımı kaybettim" derken kimi ateistlerde "bak bak (haşa) Tanrı matematik bilmiyor" diyerek egolarını tatmin etmeye çalışıyorlar.

    İnternette pek çok kardeşimizin açıkladığı bu konu aslında o kadar derin bir matematik bilgisi falan gerektirmez. Avliye ve Reddiye uygulamalarıda bu ayetler'e yönelik koyulan uygulamalardır. Ben çok derin kafa bulandırmadan kısaca açıklayacağım. Öncelikle ayetlere bakalım;

    Nisa / 11-12 (Y. Nuri Öztürk)
    Allah size çocuklarınızla ilgili olarak şunu öneriyor: Erkek için, iki dişinin payı kadar. İkiden fazla kadın iseler ölenin bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer çocuk sadece bir kadınsa, mirasın yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığından ana-babanın her biri için altıda bir hisse olacaktır. Ölenin çocuğu yoksa ve kendisine ana-babası mirasçı olmuşsa bu durumda anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının payı, yapacağı vasiyetten ve borcundan arta kalanın altıda biridir. Babalarınız var, oğullarınız var. Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Allah'tan gelen bir buyruğu önemseyin. Hiç kuşkusuz Allah herşeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir.

    Zevcelerinizin geriye bıraktığının yarısı sizindir, eğer onların çocuğu yoksa. Eğer onların çocuğu varsa, vasiyet ettikleri ve borçları ödendikten sonra geriye bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Eğer sizin çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri zevcelerinizindir. Eğer sizin çocuğunuz varsa bu durumda, yaptığınız vasiyet ve borcunuz ödendikten sonra geriye kalanın sekizde biri zevcelerinizindir. Eğer miras bırakan erkek veya kadının ana-babası ve çocuğu yok da erkek kardeşi veya kız kardeşi varsa, bu kardeşlerden herbirine altıda bir düşer. Kardeşler bundan fazla ise bu takdirde onlar, yapılmış bulunan vasiyet ve borç ödendikten sonra üçte bire ortaktırlar. Kimseye zarar verilmemelidir. Allah'tan bir öneridir bu. Allah Alîm'dir, Halîm'dir.

    Şimdi ateistlerin ünlü miras paylaşım senaryosuna bakalım;

    Diyorlar ki: "Bir adam öldüğünde geriye bir anne, bir baba, üç kız çocuk ve karısını bırakır. O halde hesaplarsak : 1/6 + 1/6 + 2/3 + 1/8 = 1,125! Sonuç 1′den büyük ve matematik hatası görünüyor!"

    Ben bu ayeti ilk olarak bu konuda eleştirildiği için gördüm ve bu nedenle ilk baktığımda yanlış baktığımı farkedemedim. Daha sonra ayetlerin arapça kökenleri ile ilgili araştırma yaptım ve bu oranların "mutlak değer" olmadığını gördüm. Zaten Nisa 11-12 ayetlerinden sonra gelen ayette şöyle başlıyor : Nisa-13 "İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır.." Yani bu değerler "hudud" olup aşılmaması gereken değerlerdir! Kuran-ı Kerim'in diğer ayetlerinde de bu kelimeleri incelediğinizde "aşılmaması gereken sınırlar" anlamında kullanıldığını görmüş olacaksınız.. Nisa 11-12 ayetlerininde "ferıdatem minellah" ve "vesıyyetem minellah" ile bitmesi bu ayetlerde kesin olarak "mutlak değer" belirtilmediğini gösterir!

    Hz.Ömer r.a. Avliye hükmünün çıkarımını böyle yapmıştır. Avliye'yi ve Limit kavramını tam olarak anlamayan bir kişinin bunları sorgulaması doğal. Fakat Ateistlerin efendileri Turan Dursun'un gaza getirmeleri üzerine bilgiyi değil saldırarak egoları için tatmin aramalarıda olağandır. "Üst değer" nedir görmezden gelir ve ısrarla : "Ben bu değerleri mutlak kabul ediyorum!" der. Oysa onun red etmesi 1500 senedir birşeyi değiştirmemiş bir içtihadi karardır. Uzun uzun Avliye ve Reddiye'yi anlatmayacağım. Bununla ilgili vereceğim iki kaynak yeterince dikkatli ve samimi okuduğunuzda bu konuları daha derin anlayağınızı umarım.

    Bunlarıda geçtim basit bir ilkokul bilgisini hatırlasak fena olmazdı hani. Benim aklıma gelince şaşırdım ilk olarak ayete neden bu gözle bakamadım diye. Miras sonuçta bir tam. İlkokuldan basit bir soru;

    Ali'nin 100tl'si var.
    Bu paranın 1/6′sını Ayşe'ye,
    1/6′sını Fatma'ya,
    2/3′ünü Murat'a,
    1/8′ini Fatih'e
    eşit olarak dağıtsın!

    İlkokul düzeyinde matematik bilgisi ile sonuca ulaşabilirsiniz. 100TL bu şekilde dağıtılamaz diyorsa bir ateist matematiği katletmiştir! Bu bir EŞİT DAĞILIM sorusudur. Yani 100TL'nin 1/6′sı kaçtır ile 1/6, 1/6, 2/3, 1/8 arasında eşit dağılımı kaçtı sorusu aynı değildir!

    Hem düşünün ki bu konuya Hz.Ömer r.a. zamanına kadar rastlanmamıştır. Kuran-ı Kerim'in bir matematik kitabı gibi değil bu konudayken bir hukuk kitabı gibi bakılması gerekir ve konuda bunu gerektirir zaten. O halde düşünülmeli ki hakimler ve savcıların böyle yasalarda içtihadi karar vermesi gibi bu konuda da Hz.Ömer'in içtihadi karar vermesi normaldir. Kuran-ı Kerim'de (haşa)böyle bir hata var denmesi Medeni Kanunlarında hepsi hatalıdır dememizi gerektirecektir! Fakat genel sınırlar bilindikten sonra içtihadi karar verilmesinde bir hata yoktur! Önemli olan miras'ı adaletli bir şekilde dağıtmaktır. Bu kapsamda sınırlar bilindiğinde hesaplarda bunlara uygun yapılır. Yani miras konusunda matematik amacımız değil aracımızdır! Amacımız mirası adaletli bir şekilde dağıtmaktır


    Sözlüklerde, forumlarda ateistler bu konularda islam'a saldırırken 1500 yıl öncesinden gezegenlerin yörüngeler içerisinde yüzdüğünü, tatlı ve tuzlu suyun ayrıldığını, dünyanın güneş etrafında döndüğünü bize Rabbimiz, Kuran-ı Kerim aracılığı ile bildirdiği gerçeklerinide onlar inadına görmezden gelecektir. Hatta Hadid suresinde Atomların evrensel sembolik harflerine kadar sayılan harfler ile ATOM NUMARALARının ortaya çıkmış olması bu dönemde Kuran-ı Kerim için (haşa)"insan sözüdür" demenin ne kadar büyük bir ahmaklık olduğunu fark etmeyecekler..

    Yazılarımı hazırlarken mümkün olduğunca ağır Osmanlıca kelimeler kullanmaktan kaçınıyor ve anlaşılmanın kolay olması için arı Türkçe kullanmaya gayret ediyorum. İnşaAllah faydası olmuştur


#12.05.2012 11:45 0 0 0