Ne çok özledim seni bilsen;
Ne çok arıyorum seni solgun palmiyelerin gölgelerinde
Ne çok arıyorum seni ifade yoksunu lal sokaklarından,
sağır sultanlardan,
acıya hüküm giymiş sevdaların ayak izlerinden,
kaldırım taşlarına sinen dolunay sessizliğinden çiçeklerden,
her tüyünde alacalı umutlar şavkıyan kuşlardan...
Ne çok özledim seni bilsen;
gecenin titrek kanatlarında hüzne çalarken denizin mavisi
yıkıp yalnızlığın acımasız duvarlarını
tutup sana gelmek isterdim.
Henüz uyku sersemiyken yıldızlar
doğmamış başakları okşarken bir rüzgar
ak bir güvercin kanadına salıp yüreğimi
nisan yağmuru gibi yağmak isterdim.
Teninin karanfile çalan kokusuna
ve bir hançer gibi ansızın girip düşlerine
sesinin aksi sedası olmak isterdim
bir meltem esişinde.
Ne çok özledim seni bilsen;
bir görebilsem yüzünü beklenmedik bir şehirde,
ne yaprak düşer sonbaharda inan ne yağmur
ne acı kalır yürekte ne gözyaşı.
Bir değse gözlerin gözlerime;
ne hüzün kalır gecemde ne matem,
ne asiliği kalır denizin ne hırçınlığı.
Ne çok özledim seni bilsen;
yitirilmiş sevdaların harman alevi
düşlerinde pusudayım,
Kulağım kirişte ellerim tetikte
gözlerim ufukta dalgalanacak
o kızıl saçlarında
hiçbir şarkı seni anımsatmıyor
ateş yakmıyor artık
akşamüstü esen rüzgar gibi sensizlik dagıtıyor beni
hasretin gözüme kaçıyor..nefes alamıyorum ..
bir ilkbhar sabahını düşlüyorum
çiçeklerin yeni açtığü bir sanahı
geceden kalan nem çiğ olarak topraga düştügü zamanı bekliyorum
gözlerimdeki yaşın
yüregime ektigin tazee umud ile;yeşerecegi bir sabahı düşlüyorum
Doğuştan kör iki adam, bir duvarın kenarına çökmüş, konuşuyorlardı.
Biri:
Dün gece rüyamda çok güzel bir kuş gördüm"dedi.
Diğeri heyecanla sordu:
Ben ömrümde hiç kuş görmedim.
Allah gözünü açsın, anlat hele; kuş neye benziyordu?"
Rüyayı gören kör cevap verdi:
okul yıllarından kalan hatıralarını saklarmısın bilmiyorum ama
benim arka sayfalarına yazı yazdıgım kitablarım var hala duruyorlar..
gülümsüyorum..gençligin vermiş oldugu heveslerle güzel şeyler yazmışım
aklı başında sözler not düşmüşüm
hayatı sıkı seviyormuşum
ve hayatın bana getirdiklerini
hayat bir denizmiş,bense sahil kenarı ..dalgalar bana getişimiş sevgiyi
sevgi sahilime vurmuş,
çocuklar gelmiş sahilime kumdan kaleler yapmışlar,dalga sahile vurmuş kaleler yıkışmış
enson giderken çizdikleri kalp kalmış
birde üzerine ok çizmişler
hoşuma gitmiş
bende baş harfini işlemişim o ok'un ucuna... ...
çok seviyormuşum zamanda,sıkı sıkıya,kocaman bir sevgi..
..sevgi güzel bir olguydu
eline almak istersin,olmadı koynuna koyup yanına taşımak..
olmadı gözüne,yüzüne sürmek istersin...
benden sana kalan güzel bir anımsama,benden sana düşen yanyana düşen üçnokda...
kokunu gönder bana,gözyaşını ver bana..bir seher vakti duanı gönder bana ..koynumda taşıyayım
okul yıllarından kalan hatıralarını saklarmısın bilmiyorum ama
benim arka sayfalarına yazı yazdıgım kitablarım var hala duruyorlar..
gülümsüyorum..gençligin vermiş oldugu heveslerle güzel şeyler yazmışım
aklı başında sözler not düşmüşüm
hayatı sıkı seviyormuşum
ve hayatın bana getirdiklerini
hayat bir denizmiş,bense sahil kenarı ..dalgalar bana getişimiş sevgiyi
sevgi sahilime vurmuş,
çocuklar gelmiş sahilime kumdan kaleler yapmışlar,dalga sahile vurmuş kaleler yıkışmış
enson giderken çizdikleri kalp kalmış
birde üzerine ok çizmişler
hoşuma gitmiş
bende baş harfini işlemişim o ok'un ucuna... ...
çok seviyormuşum zamanda,sıkı sıkıya,kocaman bir sevgi..
..sevgi güzel bir olguydu
eline almak istersin,olmadı koynuna koyup yanına taşımak..
olmadı gözüne,yüzüne sürmek istersin...
benden sana kalan güzel bir anımsama,benden sana düşen yanyana düşen üçnokda...
kokunu gönder bana,gözyaşını ver bana..bir seher vakti duanı gönder bana ..koynumda taşıyayım
bacanak süper olmuş bu yaharika çok beğendim yüreğin hiç susmasın
Bırakıyor yağmur seni
Kırılmış rüzgargülü gibi çayırların üzerine
Yönünü kaybetmiş bakışlarımda
Hınzır uğurlamalar başlıyor tepeden tırnağa dudaklarımda
...çünkü ansızın başladı bu yağmurlar
Şafağın gözlerimde sökülüp döküldüğü andı
Çıplak şarkılarla bana s/es verdiği melankolik şehvetlerin fırtınaya tutuşması
Örtünmemiş bir aşkın yamacından düşerken başlamıştı
Gamzeli yalanlarının çukurlarına gömülüyorum
Defolu bir sabır gömleğinden firar ederken düşlerim
Tüketiliyor zaman gölgeler dans ederken şehrinde
İçimde melankolik pandomimlerin benimle oynuyor
Bu şehir utanıyor hınzır uğurlamalarla
Bir gemi küsüyor limandan giderken mağrur, boynu bükük
Bu şehir adını biliyor
Fısıldıyor usulca kulağıma...
Ondandır ki d/üşüyorum çarpan rüzgarların uğuldamalarında
Saçlarıma yağarken düşlerin
Ondan ki d/üşüyorum çarpık rüzgarın uğurlamasında
Bu matemler gözlerimde, perdelenmiş
Ruhumun aynası gülüşlerin / düşüyor izdüşümlerin
...çünkü ansızın başladı bu yağmurlar
Sonradan düştük dünyaya
Tohumlarımız ber(f)taraf edilmiş coğrafyalarında dalgalı ahzen koylarına düştü
Uyandığımızda uykularımızdan sütten çoktan kesilmiştik
Çocuktuk severken...
Gamzeli yalanların çukurlarına saklanırdık
Gölgesi aşınmış sabrın heybesinde dururken
Kelimelerimizi kınında bıraktık
En yılgın rüzgarların saçlarında unuttuk
Ondan ki susuyorum bu yağmurların uğurlamasında
Kalplerde adaş olmuş acıların sancılı kalabalığında
Bu dualar yıkamıyor ağlama duvarlarını
Ondan ki susuyorum (sana)
Kelimelerimi b/içip ç/ılgın rüzgarların nişangahlarında
hadi bana bir şeyler anlat..
ifadesi olan sende,dile getiremedigin yanına anlat bana
bırak güneş dogsun üzerime,aynı gün içerisinde ay'ı bekliyecegim ben
oturdum karşına
gözlerinin içine bakıyorum
hadi bana bir şeyler anlat..
söylemek istedigin yeri göster bana
elyordamı ilede olsa tarif et bana gitmek istedigin yeri
şimdi susma öyle.. şaşrkılarda söylendigi gibi olsun
hadi bana birşeyler anlat..
umudu,yada hasreti
ateşin yakmadıgı bedenleri..
tututşturamadıgın geceleri söyle bana
hadi anlat beraber ateşe verelim yanmaya dair her nevarsa..
hadi şimdi ...birşeyler anlat
Gün şımarık kostümünü giydirirken bedenine..
Sağ omuzun üzerinde uykuya dalmış mevsimlerin izi..
Yüz çizgilerim seni anlatan bir şiir mırıldanır..
Üryan bir yağmurun dilinden denizin mavisine dökülürken şarkılar....
Gökyüzünün suratında büyüyen bir -ben..-
Rengini gökkuşağından alan “yüzün..”
Yıldızların sakallarından cımbızla ayıklamaya çalıştığım düşlerin dudakları çocuk kokardı..
Gece kör(-bir-) ebenin gözlerinden düşer, biz öpüşmeyi o zaman öğrenirdik..
Boynunun tam kıyısında soluklanırken bir müddet,
Voltajı yüksek kokunun emrindeydi nefes alışlarım...
Gunaydin sevgilim bak gunes dogdu..
Bakma gozlerime biliyorum yine uyumadim..
Hemende anlarsin degilmi?
Ah sen.. ne cok iyi taniyorsun beni..
Adin gibi biliyorsun neden uyumadigimi, butun gece ozledim iste.
Sadece ozledim. Otesi yok.
Yagmur damlamaya basladi yavas yavas bende ozledim.
Sonra yagmur artti daha cok ozledim.
Hatirliyormusun yagmurda ilk islandigimiz gunu..
Birinci evlilik yildonumumuzdu.. yemege gidiyorduk..
Yagmur baslayinca elini tutup kosmaya baslamistim..
Nasil kahkaha attigini hala unutmadim birtanem..
Oyle ya, zaten gulusune asik olmadimmi ben?
Kucuk kizimiz baba dedi bugun.
Hadi gel
kavga edelim
kavga etmeyi bile ozledim..
Ben ilk anne dedi diyeyim
sen Baba dedi de..
Ben kuseyim darilayim
Sende gizli gizli gul bu halime..
Hergun bir tabak fazla koyuyorum masaya
sonra bu tabak niye bos diyorum
hatirliyorum
Bukadar kucuk seylerin bile seni hatirlatmasi ne tuhaf degilmi..
Sahi sende hatirliyormusun hic..
Bosver cevap verme..
Sen soyle yedinmi bugun yemegini..
Kendine iyi bak emi.
Askimizin ilk meyvesine her baktigimda seni goruyorum
hep bozulurdum ya heryerde ayni babasi dediklerinde.
Ne soylerlerdi hatirla..
sen cok seviyorsun galiba.. kim daha cok severse ona benzermis.
Iyikide sevmisim iyikide benzemis
o cok sevdigim gozlerin
kizimiza gecmis
ve ben hergun gozlerine bakiyorum sevgilim