Kal/Saydın Keşke ben öldüm ama sende gitme.
saat tiktaklarında yitirdik aşkı.
Aşka çeyrek kala ayrılığı soluduk dudaklarımıza.
ne vardı gitmeseydin!
Yalan Dünya
canım yokluğun ruhumu esir aldı ne yaptını bılmez hallerdeyim
sağ yana dönsem duvar sola dönsem dinmez sızın bir düş gördüm uyandım canım acıyor ...
alıntı
Başı önde idi. Uzunca saçları rüzgârın etkisiyle öylesine dağılmıştı ki; birbirine düğümlenmiş dense yanlış olmazdı. Farkında değildi ki saçlarının. Hatta içine akıtmaya büyük çaba gösterdiği, dıştan belli olmasın istediği gözyaşlarının nereye aktığını bilemeyecek kadar ruhsuzdu bu anda. Adımları çok yavaş, çok sessizdi.
Oysa sahnede gibi hissediyordu kendini. Öğrencilerinin, seyirci koltuklarında hüzünle izlemeye geldikleri tiyatro sahnesinde... Güldürmek istiyordu, alıntı