

VE HÜKÜMLERİ
elif-lâm'dan sonra şemsî harfler adı verilen on dört harften birisi gelirse "İdğâm-ı Şemsiye" olur. İdğâm-ı şemsiyyenin sebebi, mahreclerinin birbirine olan yakınlığından dolayı lâm-ı tarifin kendisinden sonra gelen şemsî harflerden birine çevrilmesi, onun içinde tamamen eritilerek kaybedilmesi demektir.
sonra kamerî harfler adı verilen on dört harften biri gelirse buna İzhâr-ı Kameriyye" adı verilir. İzhâr-ı kameriyye, lâm-ı tarifin, mahreclerindeki uzaklıktan dolayı, kendisinden sonra gelen kamerî harflerden ayırt edilmesi, açıkça lâm-ı tarifin okunması ve telaffuz edilmesi demektir. Hükmü vaciptir.
harflerinden birisi gelirse kalın okunur.
:Nahiv kaidelerine göre sözün son bulduğu kendisinden sonrası ile lafız ve mana açısından alakası bulunmayan yerde yapılan vakıftır. اولئك هم المفلحون da durmak gibi. Genelde olayın sona erdiği yerlerde bulunurlar. Bu durum ayet sonunda olabileceği gibi ayet ortasında da olabilir. لقد اضلني عن الذكر بعد اذ جائني Bu gibi yerlerdeki durmayı Secâvendî vakf-ı lâzım olarak ifade eder durmak vaciptir. Durulduğunda geriden alınmaz.
: Bir cümlenin, lafzının veya kelime dizisinin nihâyet bulduğu, fakat mâna itibariyle daha sonraki cümle ile alâkalı olduğu yerde vakfetmeye denir. Genel olarak fasılalı ayetlerde bulunur. وما انزل من قبلك (Bakara 2/4) gibi. Bu gibi yerlerde de durmak evlâdır. Durulduğunda geriden alınmadan devam edilir.
: Kelâmın tamam olmakla beraber kendinden sonrası ile lafız ve mana itibâri ile alakası bulunan yerde yapılan vakıftır. بسم الله- صراط الذين انعمت عليهم de durmak gibi. Vakfedilen yerler eğer ayet ortası ise geriden alınarak devam edilirken ayet sonlarında geriden alınmadan kıraate devam edilir.
: Kelâmın tamam olmadığı ve bir mananın anlaşılmadığı yerlerde vakfetmeye denir. إن اللهلا يستحي بسم رب الحمد gibi kelimelerde yapılan vakıftır. Bir zaruret olmaksızın böyle yerlerde durmak caiz değildir. Durulduğu taktirde muhakkak geriden alınarak başlanır.
denmiştir. Bunlar beş tanedir. Daha sonra bunlara ilaveler yapılmıştır.
: İşareti م harfidir. Kesinlikle durulması gerektiğini gösterir. Durulmadığı taktirde mananın bozulacağını gösterir. Kur'an-ı Kerim de 84 yerde yer almaktadır. Vakf yapmak vacip vasl yapmaksa haramdır.
: İşareti ط harfidir. Daha sonraki söz dizisi müstakil bir cümle olup öncesiyle irtibatı olmayan yerde durmaktır. Vakf yapılması evlâ olmakla birlikte vasl'da yapılabilir. Durulduğunda geriden alınmaz.
: İşareti ج harfidir. Vakfın ve valsın caiz olabileceği bir yerde durmaktır. Ancak durmak geçmekten daha evlâdır.
: İşareti ز harfidir. Vakıf caiz olmakla birlikte vasl evlâdır. Durulduğunda geriden alınmaz.
: İşareti ص harfidir. Okuyucunun nefesinin yetişmediği yerde zarurete binaen müsaade edilen vakıftır. Zaruret olmadıkça kullanılmamalıdır. Durulduğu taktirde öncesinden almanın uygun olacağı söylense de daha sonra gelen cümlenin anlamının anlaşılması dolayısıyla geriden almaya gerek yoktur.
Vakf-ı murakabe de denilmektedir. Bir veya birkaç kelime arayla peş peşe gelen bu üçer adetlik iki grup noktadan birincisinde durulduğu taktirde ikincisinde durulmadan geçilir. Her ikisinde birden durmak veya geçmek yoktur.
الوقف الاضطراري
Tilâvet esnasında meydana gelen, nefes kısılması, unutma veya devam etmeye güç yetmeme gibi herhangi bir zarûrî sebeple yapılan vakfa denir. Böyle durumda mana tamam olmasa bile vakf caizdir. Ancak başlanırken manaya uygun daha öncesinden başlamak gerekir.
Zaruri bir sebep bulunmadan isteğe bağlı olarak yapılan vakıftır.
İmtihan esnasında hocanın herhangi bir kişinin kıraat bilgisini ölçmek için yaptırdığı vakftır.