24 Şubat 2008 Feshane / İstanbul'da yapılan Uluslar arası Helal Gıda 2008 Konferansı SONUÇ BİLDİRİSİ yayınlandı.
Uluslar arası Helal Gıda Konferansı beklenen hedefe ulaşmıştır. Verilen tebliğler neticesinde aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir;
1. Ülkemizde helal sertifikalı ürünlerin gerekliliği uluslar arası çeşitli uzmanlarca teyit edilmiştir.
2. Türkiye'nin bulunduğu coğrafi, demografik ve stratejik konumu itibariyle bu konuda öncülük etmesi gerekliliği vurgulanmıştır.
3. Helal Gıda Sertifikalandırmaya geçiş Türkiye ekonomisine de büyük katkılar sağlayacaktır.
4. Helal sertifikanın gerekliliği kamu oyunca kabul gördüğünden bir an önce kurumumuzca sertifikalandırma işlemleri başlatılmalıdır.
5. Dünya piyasasında helal sertifikalı ürün talebinin giderek artması sebebi ile Türkiye'deki üreticilerin de bir an evvel helal sertifikalı ürünlere geçişi sağlanmalıdır.
6. Helal sertifikalı ürünlerin tüketimi konusunda tüketicinin bilinçlendirilmesi ve üreticiyi helal sertifika noktasında sorgulaması sağlanmalıdır.
7. Helal sertifikalandırma işlemleri sadece gıda ürünleriyle sınırlı olmayıp; kozmetik, ilaç ve benzeri sektörleri de içerdiği vurgulanmıştır.
8. Birleşmiş Milletlerin kodeksine helal gıdayı aldığı, İslam Konferansı Örgütü kendi üyesi olan ülkelerde helal sertifikalandırma işlemlerini başlatmayı planladığı günümüzde, ülkemizde de ilgili resmi makamlar, yapılan başvuruları hızlı bir şekilde neticelendirmelidirler.
GİMDES
Gıda ve İhtiyaç Maddeleri
Denetleme ve Sertifikalandırma
Araştırmaları Derneği
"Ey İnsanlar ! Yeryüzünde bulunan gıdaların güzel ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin, zira şeytan sizin apaçık bir düşmanınızdır." (2/168)
"Ey İman edenler! Size verdiğimiz rızıkların iyilerinden yiyin, eğer siz gerçekten yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız, O'na şükrediniz" (2/172)
"Allah'ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin ve kendisine iman etmiş bulunduğunuz Allah'tan korkun." (5 /88)
arkadaşlar gıdaraporu adlı siteden alıntı yaptığım haberi aynen paylaşıyorum
HARİBOLARA DİKKAT
İlk Baskısını 1986 yılında yaptığımız GIDA RAPORU kitabımızın 92.-93. sayfalarında, Almanyada faaliyet gösteren HARIBO Firmasından gönderilen yazının fotokopisini ve tecümesini yayınlamıştık. Firma bu yazısında şöyle diyordu:
"Altın ayılarımız (Goldenbaren), yemeklik jelatin kullanılarak üretilmektedir. Yemeklik jelatinin üretilmesinde de domuz da dahil hayvanların kemik ve derileri ham madde olarak kullanılmaktadır. Jelatin fabrikaları genellikle kökeni karışık ürünler arzederler. Bu sebeple altın ayılarımızın üretiminde domuz kökenli maddeler kullanıp kullanmadığımızı garanti edemeyiz..."
Bu açıklamayı yapmamıza rağmen yıllar sonra HARIBO Türkiye'de de üretilmeye başlandı ve pek çok Müslüman aile çoluk-çocuk bu ürünleri satın alıp yiyorlar.
Almanya'da yayın yapan halal.de sitesinin bildirdiği bir haber bizi tekrar aynı konuda haber yapmaya zorladı.
Almanya'da faaliyet yapan HALAL CONTROL e.K kuruluşu, CIBUS Biotech GmbH Laboratuarına HARIBO ürünleri için bir inceleme yaptırmış. Laboratuar, ürünlerde DOMUZ DNA'ları tesbit etmiş. Bunu da bir raporla belgelendirmiş. Ziyaretçilerimize, bu haberin Almanca aslını ve Laboratuar Raporunun Almanca aslını ekte sunuyoruz:
aynı zamanda dışarıda yediğimiz tavuklarada dikkat etmek gerekir
dışarıda kuru kesim harici kesilen tavuklar murdar olmakta ve yenmesi caiz değil denmektedir.
"Haramlar belli, helaller bellidir. Bir de bunların arasında şüpheliler vardır. Siz o şüphelilerden kaçının." mealindeki hadisi şerif bize açık bir şekilde şüpheli olan yiyeceklerden kaçınmamızı söylüyor. Bu noktada bu paylaşımının çok güzel olmuş teşekkürler
Arkadaşım 4 maddede Kur'anı Kerimde haram olan şeyleri özetlemiş.Peki mezhepler neye dayanarak diğer bazı şeyleri yenilemez olarak niteliyorlar ben bunu anlamış değilim.
arkadaşlar bende bi bilgi paylşaşmak isterim son zamanlarda ülkemizde ucuz deri eşyalar satılmaya başladı ve bunların bir kısmı domuz derisinden yapılıyor avrupada bunlar reyonlara ayrılmış ama malum türkiyede çıkarcılar sagolsun milletin bilgisizliğinden yararlanıyor ve bunları satıyor aldığımız ürünlere dikkat etmeliyiz ve ek olarak elbise fırçası ve buna benzer fırçaların bir bölümü gene domuz kılından yapılıyor bunada özen göstermeliyiz
insanın yediği şeylerden mizaçının değişmesi ve kasaveti-kalbiyeye sebeb olmasından dolayı haram lokmanın insan üzerindeki tesiri maneviyetını etkiler bundan dolayıdırki ehli takva insanlar şüphelide şeyleri terk ederler
dostlar bunun yanında temel olarak haram syılma ayrımını şöyle yapabiliriz. vahşi hayvanların ve tiksinci hayvanlar haramdır. vhşiden ksıt azı dişi ve pençesiyle vlanan hyvnlar.gerçi burd malikilerde insana sldırmayan vhşi hyvnlar yenebiliyor. tiksindirci hayvnlrada malumunuz fare böcek gibi hayvanlar giriyor. deniz hayvanlrından da blık nevinden olmyan tüm hyvnlr hanefilere haramdır. mesela deniz kplunbası. fok gibi hem denizde hem karada yaşayan hayvanlar ile karides, midye,istkoz gibi blık nevinden olmayn hayvanlar. birde yurtdışında olan krdeşlerimiz için takva olarak müslümnın kesmediği hayvnı yemek gerekirken fetva olarak ehli kitabın kestiği etler yenebilir. yani hristiyn ve yhudilerin kestiği hyvnlr haram değildir. ancak tbiki bu kişilerin ehli kitp oldugunu bilmek gerekiyor.
Yabancıların domuz eti merakı yüzünden,turistik yerlerde lokantaya gitmeye çekiniyor insan.Ayrıca bazı kansızlar,ucuz olarak aldıkları için,hemen her yemeğe domuz eti koyuyorlar ve de bizlere yediriyorlar.