Laiklik halkı ve dini korur

Son güncelleme: 21.08.2014 13:57
  • Yeni anayasayı yapan Uzlaşma Komisyonu, sistemi sorguladığı için yararlı işler yapıyor.
    Sırada dün Diyanet maddesi vardı. Tabii uzlaşma sağlanamadı. Nedenini BDP'li Altan Tan'ın konuşmasında bulmak mümkün. İşte birkaç alıntı:
    "Laiklik ilkokuldaki tanımına göre bile dinin devlete, devletin dine karışmamasıdır."
    "İmam Hanife, İmam Malik, İmam Şafihi ve İmam Caferi Sadık dinin devletin emrine girmesine haram fetvası vermiştir."
    "Başbakan'ın desteklediği Diyanet sistemi İslâm'a da, laikliğe de aykırıdır."
    Altan Tan sözlerini şöyle bağladı:
    "Başbakan'ı Allah'ın dinini özgür bırakmaya çağırıyorum. Dini devletin emrine alarak tutsaklaştırmak en büyük günahtır!"
    Din bağımsız olmalı, siyasetçiler onu hiçbir çıkar kaygısına alet etmemelidir.
    Yazık ki insan olan her yerde istismar da oluyor.
    Papa 16. Benedict son pazar ayininde bu meseleyi vaaz konusu yaptı.
    Allah'a iman etmeyi yeniden keşfetmenin tam zamanı olduğunu söyledikten sonra şu vurguyu yaptı:
    "Başarı ve maddiyat için Tanrı'yı kullanmayınız!"
    Bu uyarıyı bir dinin ruhani lideri yapıyor. Çünkü dinin kötü amaçlar için kullanılması dine de zarar veriyor.
    Laiklik işte bu hastalığın tedbiridir.
    Atatürk'ün din ve laiklik konusundaki sözleri, Müslüman bir halkın nasıl olup da din kavgalarına imkân tanımayan bir güven zemininde büyüyebildiğine cevaptır:
    "Dört halifeden sonra din, daima vasıtai siyaset, vasıtai menfaat, vasıtai istibdat yapıldı. Artık bu milletin ne öyle hükümdarlar, ne öyle âlimler görmeye tahammülü ve imkânı vardır."
    "Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz."
    "Dinden maddi menfaat temin edenler iğrenç kimselerdir. İşte biz bu vaziyete muhalifiz."
    Laiklik ilkesinin, sadece birey ve toplumun değil, dinin de güvencesi olduğunu unutmayalım!

    Göngür MENGİ.
#21.02.2013 08:07 0 0 0
  • LAİKLERE,LAİKLİĞİ savunanlara ve LAİKLİĞİ tavsiye edenlere göre LAİKLİĞİN tanımı :

    ''Din ve deVLet işlerinin birbirinden ayrılması..''

    Devlet işlerine dini karıştırma...( Din hocaların işidir, Devlet siyasetçilerin,siyasette din olmaz, İŞBİRLİKÇİ olmaya bakacaksın)

    Kuranı karıştırma, (Kuran yasaları camide geçerli, Devlette değil)

    ALLAH'ı karıştırma.. ( AB yasaları daha önemli, onlara uymamız lazım )

    Haramı karıştırma, ( devlet işlerinde haram olmaz herşey mübah)

    Helali karıştırma... ( devlet işlerinde zaten herşey helal )

    sonuç olarak ; ''ALLAH DEVLET İŞLERİNE KARIŞAMAZ''... diyorlar.. Şimdi bu DİNSİZLİK DEĞİLMİDİR ? LAİKLİK KAFİRLİK DEĞİL MİDİR..?

    Laikliğin ne denli illet olduğu aşağıda ki ayetlerden bellidir.

    MAİDE SURESİ-44,45,46,47 48..Bu ayetlere hemen bakabilirsiniz.

    Bugün sinsi bir şekilde kemalistler ve bel'amları Kur'an'ın ahkâm, yani muamelât ve ukûbat ile ilgili ayetlerini inkâr ederek, tatbik
    edilemeyeceğini iddia ediyorlar. Bu hem İslam'a büyük bir iftira, hem de dünya ve ahiret azabını gerektiren büyük bir cürümdür!

    "Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanların cezası dünyada rezil rüsvay olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise azabın en şiddetlisine atılacaklardır. Allah sizin yaptıklarınızdan gafil değildir." (Bakara, 85)

    Müslüman milletimiz!
    90 yılını tamamlayan ve yıkılmanın eşiğinde olan kâfir-laik kemalist rejim, şeytanın can simidi olan laikliğe sarılmakla, yok olmaktan kurtulacağını
    hayal etmektedir.Müslüman halkımıza 80 senedir musallat olan laikliğin taban bulamaması, kemalist rejimin yargı organlarını tekrar harekete geçirmiştir. Müslüman halkımızı güç kullanarak laikliğe taptırmak isteyen laik güçler, kemalizmin en şiddetli yıllarını hatırlatan hıyanet-i vataniye kanunu çıkarmak için
    atalarından işaret almışa benzemektedirler.Laikliğe karşı gelen müslüman halkımız işte bu kanunun hükmüne göre idam edildi.„Dinî veya dince mukaddes sayılan şeyleri, siyasî gayelere esas veya âlet ittihaz ederek cemiyetlerin teşkili yasaklanmıştır. Bu çeşit cemiyet ve dernekleri veya bu cemiyet ve derneklere dahil olanlar vatan haini addolunurlar!“

    Bu kanun hükmüne göre cemaatle namaz kılanlar, bunlar dinî cemiyet kurdular diye sorgusuz-sualsiz darağacına gönderildi. Zulüm bununla da
    kalmadı, hurma satın alanlar polis tarafından takibe alındı.Müslümanlar tarafından 90 senedir benimsenmeyen, rejimin tüm propaganda mekanizmalarına rağmen bir türlü destek bulamayan laikliğin güç kullanılarak kabul ettirilmesini düşünmektedirler.

    Biz de diyoruz ki,Hep birlikte Kur’an’a sarılalım. „Kaynak Kur’an, Örnek Peygamber“düsturuyla hareket ederek bütün batıl ideolojileri kaldırıp atalım. Hep bir ağızdan laikliğin dinsizlik olduğunu, bir müslümanın laik olamıyacağını herkese anlatalım. Bu laikliğin dinsizlik olduğunu bilmeyenleri uyaralım diyorum..
#27.09.2013 16:17 0 0 0
#21.08.2014 13:57 0 0 0