Sana demiştim dünden
Para isteme benden
Dostluğumuz bozulur
Soğurum hemen senden.
Kayıt geçer sicile
Etsek de çok acele
Alna yazılan gelir
Fayda vermez ecele.
Ateşi tutar maşa
Gerek yoktur telaşa
Önlenmeli fitneler
Dursun artık kargaşa?
Bak olmuş yaşın yetmiş
Kalmamış, işin bitmiş
Düşünce gördüm seni
Dostların çekip gitmiş.
Annem bizi avutur
Ninni söyler uyutur
Hep kahrımızı çeker
Çok geçmeden unutur.
Ana bakmaz her lafa
Evlâttan görse cefa
Yine acır bizlere
Eksilmez onda vefa.
Et tırnaktan ayrılmaz
Hakkı çoktur sayılmaz
Hoca, dost çok olsa da
Ana gibi yâr olmaz
]
Bana izin verince,
Odasına girince,
Maşallah dedim hemen,
Aklım gitti görünce.
Muz getirdim yiyen yok,
Fistan aldım giyen yok,
Hiç talibim çıkmıyor,
Evlenelim diyen yok.
Geldim sen varsın diye,
Halden anlarsın diye,
Nazlanmanın sebebi,
Biraz yalvarsın diye.
Ne denir ahengime,
Rengi uysun rengime,
Endişem kolay gitmez,
Düşer miyim dengime?
Kaya derler adına,
Sanki benzer oduna,
Aval aval bakıyor,
Her gördüğü kadına.
Kumpir yenmez pişmeden,
Su alalım çeşmeden,
Gel hemen evlenelim,
El diline düşmeden.
Kabak gibi oyulmaz,
Elma gibi soyulmaz,
Hoca, salih insana,
Yıllar geçse doyulmaz.
]
Ben, böyle olmamalıydım
İsmini duyunca, boynum düşmeliydi omzuma.
İçime bir ateş düşmeliydi
Ayaklarımın feri kesilmeliydi.
Kendimden geçmeliydim sonra
Adını sayıklamalıydım, adımı unuttuğumda
Ama bunu kimse duymamalıydı,
Seni, mahşere kadar saklamalıydım.
Ben böyle olmamalıydım
Nisan akşamlarını ıslatırken yağmur
Bahar, şarkılarını söylerken karanlığa
Çalan her kapıya `sensin` diye koşmalıydım.
Ayak sesleri gelmeliydi uzaktan
Ben hep sana yormalıydım.
Gece yıldızlarını serpince göre
Seni görmek için uyumalıydım.
Şarkılar kime söylenirse söylensin
Sana diye dinlemeliydim.
Türküler dolmalıydı odama,
Ben bir selvi boylu yârdan ayrıldım deyince bir ses
Selvi boylu yâr sen olmalıydın
Kömür gözlüm ateşine düşeli
Senin için söylenmiş söz olmalıydı.
Bir mey yokluğuna ağlamalıydı delice
Bir keman, incecik çığlık olmalıydı
Ama bunu kimse bilmemeliydi,
Seni mahşere kadar saklamalıydım.
Böyle olmamalıydım,
Kelimeler Taif'i taşıyınca kulaklarıma
Daha yüzüme çarpmadan Taif rüzgarı,
Taşların izi çıkmalıydı yüzümde.
Uhud anılırken, dişlerine sızı düşmeliydi.
Haremde bir ikindi vakti
Kem gözler çevrilince sana
Ve vefasız eller uzanınca yakana
İçim daralmalı, nefesim kesilmeliydi.
Sen ötelere hazırlanırken,
Öteler senin için süslenirken,
Son kez baktığın pencerede hayal edip seni,
Perdenin son kez kapanması gibi,
Kapanmalıydı gözlerim.
Sonra içime doğru gerilip,
Seni bize lutfedenin ismini haykırıp,
'Allah(C.C.) ' deyip,
Düşmeliydim yere.
Ama bunu kimse bilmemeliydi.
Seni mahşere kadar saklamıydım.
Ve mahşer günü
Uzaktan seni seyretsem.
Sana yakın olmak için can atsam.
Beni engelleseler,
'Sen kim yakınlık kim? ' deseler.
Ben ağlamaktan konuşamasam.
Gözlerini çevirsen bana.
'Benim cennetim bana bakan gözlerindir.'
Ve tebessüm etsen.
Ama bunu kimse görmese,
Seni ebede kadar saklasam.
Camilerdir alıp götüren bizi
Beyaz ülkelere, sonsuza kadar.
Camilerdir göstererek ak izi?
Bizi içimizden beyaza boyar.
Duvarında ayet ayet nakış var
Bir mana doldurmuş büyük kubbeyi.
Kandil kandil içimizde ışıklar,
Bir yanar,bir söner anarken seni.
Kimbilir kaç asırüstünden geçmiş
Sülüsler, celîler, talikler durur.
Hangi el, hangi ruh ve nasıl seçmiş?
Ki kokusu yıllar yılı duyulur.
Mihrabı, minberi, minaresiyle
Öteye açılan kapı bu mudur?
Şadırvanda şırıl şırıl sesiyle,
Durmadan yıkanan yapı bu mudur?
Bir ruhu abide yapan usta el
Taşa en ilahi manayı vermiş.
Aranan doğruluk, iyilim, güzel
Abide halinde toplanıvermiş.
Bir el ki, arkadaş olsun göklere
Diyerek kubbeyi göğe uzatmış.
Çil çil, kubbe kubbe geçtiği yere,
Altın yaldızıyla mührünü atmış.
Müezzin çıkarken fethe gökleri
Müminin elleri Hakka açılır.
Ne duydukları, ne gördükleri,
Bir nur ortalığa durmaz saçılır.
Beş vakit okunan ezan sesinde
Bambaşka dünyadan bir çağrı vardır.
Şahadet getiren minaresinde
Taşlar omuz omza yaslanmışlardır.
Ey kubbe, şadırvan, minaresiyle
Bizi içimizden kuşatan mânâ.
Ve günde beş vakit ezan sesiyle,
Bizi kavuşturan sonsuz zamana.
Camilerdir, alıp götüren bizi?
Beyaz ülkelere, sonsuza kadar.
Camilerdir, göstererek ak izi,
Bizi içimizden beyaza boyar.
Ben kim miyim?
Hani Seni Seviyorum ya
Hani gıpta ediyorum ya ashabına
Hani Hz.Fatıma'yı anam, Hz.Hasan Hüseyin'i kardeşim olarak görüyorum ya!
Hani ne zaman hüzünlensem, Sen geliyorsun ya aklıma
Görmeden hayranım Ya cemaline
Kalbin kadar güzel yüzünün hayalini kuruyorum ya
Hani ne zaman çok gülsem
Sen'in hafif kızgın bana baktığını görüyorum ya!
Hani bana diyorsun ya" Yerinde olsam, az güler çok ağlardım " diye
Sonra nerede bir yetim görsem Sen'i buluyorum ya yanımda
Hani bana diyorsun ya "Beni istiyorsan onun başını okşa
Hani hep bir özlem var ya içimde
Hep vuslat varya hayalimde
Hani gözyaşları içinde, yeşil kubbenin resmine bakıyorum ya
Hani hayal ediyorum ya hep Efendim
Safa-Merve arasında, önümde Sen varmışsın gibi koştuğumu..
Hani uzun boylu, siyah saçlı, beyazlar içinde birine Sen diye sesleniyorum ya!
Sonra adam arkasını dönünce
Senin olmadığını görüyorum da eğiyorum ya başımı,
Sevincim yerini hüzne bırakıyor ya
Hani Sana gidecek her yolcuyla selam yolluyorum ya
Sonra da selamımı almışsın gibi seviniyorum ya
Hani kalbimin bir yanı "Ümit" derken,
Bir yanı korkuyla atıyor ya
Hani Seni Seviyorum Ya Efendim
Hani günahlarımı unutup, Seninde beni sevdiğini düşünüyorum ya!
Duyuyorum ya "ÜMMETİ" diye seslenişini
Ne zaman bir yüzük alsam elime
Senin yüzüğün geliyor ya aklıma
Hani üzerinde Muhemmedun Resulallah yazılı olduğunu düşünüp,
Ebu Bekir ve ashabına selam yolluyorum ya
Hani ben varım ya
Seni Seviyorum ya
Çok Seviyorum ya
Selat, Selam üzerine olsun Ya Resulallah
Ben kim miyim?
1400 yıl öncesinde Selam ettin ya.
Kardeş belledin ya..
Seni Seviyorum ya..
——————————————-
Vakit geçirmeden çabuk gel
Ezelden ben sana bağlandım
Fırtınalı bir gecede ve sensizim
Aşkım,ne olursun yanıma gel
Sen olmayınca yaşasam ne olur
Issız bir gecede ve yine sensizim
Zaman geçmiyor sensiz,ne olursun yanıma gel
Yalnızım,yalnız sensiz olmuyor
Arkana bakma bir an önce yanıma gel
Rabbim sana şükürler olsun
İkimizi bir araya getirdin
Mecnun gibi seviyorum seni, leylam ol benim!
Modern tuzakların rahmet sayacı
Törpülenmiş hayatların ilacı
Metal bakışlara verirsin acı
Murdar gönüllere kâbus başörtüm
Nefsin tuzağına çekilen bir set
Şeytani arzuyu kırarsın elbet
Sen varken yaklaşmaz bana isaet
Nefs-i emmareme namus başörtüm
Bedbaht efkârların edep minhâcı
Hakka yakınlığın en has miracı
Hayat mihverimin daim ser tacı
Seni arayana kâmus başörtüm
Kime yar olduysan oldu bahtiyar
Edeb-i ruhumda oldun sevdiyar
Buz tutmuş gönlümde kor oldun ey yâr
Edep dergâhıma Yunus başörtüm
bu gece sigaramı iki pakete çıkardım
birini senin için diğerini kendim için
bir içim bir yazdım dumandanmı ?
gözyaşım yoksa ayrılıklardanmı
bir rüya gördüm yaktı bağrımı
uyanmakmış her rüyanın sonu
başımı yaslayama doya doya
sevdiğimi haykıramadım yare
gözlerine baka baka o yarin