Kadirhan Türkoğlu - Kış Yürekli

Son güncelleme: 17.03.2014 19:47
  • noimage



    Günü akşam diye uğurladığımız ezan vakitlerinde
    Perden yarı açıkken hülya benzeri duruşunu
    ve hemen Camii yolunda seni beklemeyi
    Ferhunde Nine'yi
    hatta Hüseyin Amcanın elinden tutmayı özledim.
    Dere başlarına salıncak kurmayı
    Eğik dallara kuş yuvaları yapmayı,
    ben uykulara ninni söylemeyi,
    her boşluğa seni çizmeyi
    Bahar demeyi,özlem demeyi özlemeyi bile özledim
    seni çok özledim
    Canımız sıkıldığında
    Kaçıp gitmelerimizi,
    arkamızdan gelmeyin diye küskün bıraktığımız çocukları
    Her ikindi çıktığımız kırlarda
    Başımı koyup yattığım o dizlerini
    Pencerenden sarkan o güzelim gülüşlerini
    Taa Değirmenlerin ordan
    Ela renkte
    koşarak bana gelişlerini
    ve her yağan yağmurlarda yürümeyi
    semsiye tutusunu bile özledim
    Ben,yapraklardan toprağa
    süzülüşünü özledim yağmurların
    ıslanmış saçlarımdan kayan ışığı tutmak isteyişini
    en çokta ela gozlerini
    Ben ağlamayı değil
    gülmeyi özledim...
    sensiz bu şehre sığamadım ben
    aklım sen
    sesim,elim,ayagim
    kolum kanadım hep sen
    seni özledim çık gel..

    28.12.2013
    00.18

    Kadirhan Türkoğlu
#27.12.2013 23:36 0 0 0
  • ben uykulara ninni söylemeyi,
    her boşluğa seni çizmeyi
    Bahar demeyi,özlem demeyi özlemeyi bile özledim
    seni çok özledim

    her satırı başka güzel, hüzünlü ve buruyor insanı.. yüreğinize kaleminize sağlıklar olsun Kadirhan bey
#28.12.2013 00:02 0 0 0
  • :)

    [video=youtube;3o_bl3B2CiI]https://www.youtube.com/watch?v=3o_bl3B2CiI[/video]
#28.12.2013 08:08 0 0 0
  • Önce damla-damla baksak uzaklara,
    Döküversek pembe kaptan sözcükleri,
    Konusamayiz papatyam;
    Diyemeyiz...
    Çünki,
    dudaklarimiz örülü,
    Harflerimiz kilitli...
#31.12.2013 00:32 0 0 0
  • Hoş geldiniz şiirlerinizle...
#31.12.2013 17:59 0 0 0
  • [video=youtube;m_SuVDF2lVA]https://www.youtube.com/watch?v=m_SuVDF2lVA#t=31[/video]


    Seni düşündüm...
    Yürürken bir kentin ayaklarıyla
    Kirli sokaklar gördüm ve kötü kadınlar
    Camiler boştu,
    Ezanlar manasıyla asılmış minarelerde
    şefkati kesikti insanlığın
    Kurumuş güller gördüm de kördüğüm oldum
    Sahtelikleri gördüm çirkinlikleri
    ustu açik usuyen oluleri gordum
    koydum elimi yuregim ustune
    Açmadım içimde,açamadım
    Anla işte!
    Seni düşündüm...

    Seni düşündüm...
    Gecenin bir yarisi
    Sigaramda bitmişti üstelik
    Kırık camlardan bakıyordu yoksullar
    Sarhoşlar gördüm,ayyaşlar
    ve yıkılası meyhaneler gördüm de
    Seni düşündüm
    Tükürdüm pisliğe,günahlara
    Kapattım gözlerimi
    tarçın kokulu ellerini düşündüm,ıhlamur nefesini düşündüm...
    Nikotin yüklü şarkılar kondu kulaklarıma
    dalmışım öyle..
    Bir başka dünya buldum
    sana dokundum
    iyi babalar,güzel anneler gördüm
    sevimli çocukları öptüm
    Uyandım.
    Seni düşündüm yutkundum gökyüzünü
    Özgür olamadım
    Bir kuş olmak geldi içimden
    uçamadım anla işte
    Seni düşündüm
    uçmadım...


    Seni düşündüm...
    Köşede ki çiçekçiyi,
    Birlikte çörek aldığımız yaşlı amcayı
    Sürekli sadaka verdiğin o dilenciyi
    ,aynı bardaktan içtiğimiz çayı Kaçırdığın trenleri bile dusundum
    Gül yüzünü, dusundum yasemin gülüşünü
    ipek bakışlarını,ceylan duruşunu
    ilk sabahlarda ki serçe yürüyüşünü
    Seni sevmeyi,seni özlemeyi düşündüm
    Bir düğün ertesini,bir bayram sabahını
    Uzakları düşündüm,ırak yakınları
    Gidemedim anla işte
    Senziz gelemezdim

    Bir gün tersime gelecek bütün yalnızlıklar,
    bütün ayrılıklar
    Yedi verenler olacak arkamda
    Kızıl dağın kır çiçekleri
    Bir çoban ateşini yakacak aşkın zemheride
    Isınacak mor güller mor dağların eteğinde
    Silahlar yüreğimde, yüreğinde patlayacak
    Kurşunlar oynayacak bir şehrin göbeğinde
    Tam ömründen vuracağım iki ayaklı nefsin
    Ölümü vuracağım gülüm ölümü
    Kim vurduya gidecek hüzün
    Yasını tutacak kardelenler ebediyetin
    Bunca zaman ne biriktirdimse
    Sırf sen mutlu ol diye
    Seni düşündüm ben ol diye
    Beni düşündüm sen olayım diye
    Seni düşündüm...

    Kadirhan Türkoğlu
#13.01.2014 21:58 0 0 0
  • Tesekkurler çok sag'olunuz..
#13.01.2014 22:09 0 0 0
  • ​Bugün günlerden sen'ertesi
    Bu şiire sonundan başlayıp yazdım
    Daha önce yazdıklarımı balkona astım
    çok islaktilar zaten.
    Denizler dökülürken şişelere
    Ah! edip tuzak kurdum dudağımda ki çukurlara
    O, köşe başında düşen ellerimizi de topladım
    inan!
    Elbiseleriyle gömdüm bu kez uzakları.

    :)
#15.01.2014 21:17 0 0 0
  • harikaydı gönlünüze sağlık olsun
#15.01.2014 21:21 0 0 0
  • Annen duymasin :)
#15.01.2014 21:24 0 0 0
  • o neden ki :D
#15.01.2014 21:26 0 0 0
  • ​Pencerelerimi hep açık bırakıyorum
    yine de uçmuyor uçmadı serçelerim
    Hep bensizlikle savaştığını demişsin kumral akşamlarda.
    Güneşin küsüp geceye sığındığı anlar,
    Dönüp sırtımı geceye,
    Ben hep sana uyurdum demişsin,
    Uyansın diye gün.
    Aglamaktan korktugunu yazmissin
    Çoğu zaman kirpiklerine tutunduğunu demişsin
    Sırf sen düşme
    dusupte acima diye,
    Kimi zaman boncuk-boncuk yaş dökerim;
    Sırf sen ağlama diye..
#15.01.2014 21:27 0 0 0
  • harikasınız çok teşekkürler..
#15.01.2014 21:34 0 0 0
  • ​Giyindim kuşandım bütün şiirleri
    Ela bir günün turuncu sabahı
    uslanmış sonbaharlar ve bir sürü çocuk getireceğim sana
    Tut beni tut!bırakma!
    Yıldız örgülü duvarlarımızda
    Gök çatılı evimiz,
    Güneşten sobamız olsun.
    Masamızda en taze aşklar
    Reyhan koksun,
    Pamuk ekili yatagimizda
    çilek koksun çarşaflarımız
    su lekesi olsun pencerelerimiz
    Aşk olsun ...
    Annen duymasın!
#15.01.2014 21:40 0 0 0
  • [video=youtube;KnCwjsda1vc]https://www.youtube.com/watch?v=KnCwjsda1vc[/video]


    seni tanımak: ilkbahar'ı karşılamak.
    seni tanımak: gül bahçeler de kahkaha,
    seni tanımak; güneş'e yoruldunsa git uyu,
    seni tanımak: kapatması göğün gözlerini.
    seni tanımak:okşamak bir kediyi,
    seni tanımak yol göstermek bir kuş'a,
    seni anlatmak: gölgesi,yürümesi bir çocuğun,doğması bir bebeğin.
    Seni anlatmak: bir cami avlusu,Seni anlatmak: Bir Baba,Bir Anne demek.
    Kızardığında günün yüzü;
    öpsem göğünü de sızlamasa bulutların.
    gel boşver; okşa şu rüzgarlarımı...


    Kına yapsın asuman ellerine,
    Gülşen yine penceresinden gülsün .
    Camını taşlasın veletler.
    Dur! Ezanı okunuyor ikindi bir vaktin
    Dua edecegim uzasın diye kanatların
    mutlu ol/olalım diye..
    Bir de;
    Benim olasın, ben senin olayım diye.

    Hangi mahalle taşır ki seni?
    Ne çıkmaz sokaktır bu?
    Bitmedi içimde ki merdivenler.
    Ah güneşim bir de benim karanlığı koklasan ya ...

    ah seni sevmek..
    ve sevilmemek..
    ölmek yada yaşamak.
    hiç biri seçim değil ki!.
    Anlat bir şeyler hadi, anlat ki kanamasın merakım.
    Hangi göle düştün?üstün başın aşk. hangi pınar da kaynadın ki sen ?
    hangi dalgalar getirdi kiyilarıma seni..
    Hangi martı kandırdı ki beni.
    Seni sevmisim
    Denizin olayım denizin!
    Sen bir kaşık su'da sev beni ..
    Bir sey diyeyim o,olsun
    sensiz olmasin
    Sensiz olmasin...
#21.01.2014 22:58 0 0 0
  • tesekkurler hos gordum :)
#21.01.2014 22:59 0 0 0
  • [video=youtube;KExQKbsXm1k]https://www.youtube.com/watch?v=KExQKbsXm1k[/video]


    Senden başka senim yok bilirsin..
    Senin avuçlarındadır yağmurun elleri,
    saçlarında dünden kalan bir rüzgâr,
    Patikaları yokuş,adımların da tatlı bir yorgunluk varken ..
    Yine de kirlar,kuslar deyip durmaz giderdin
    Hemen ardından başlardı yağmurlar
    ve sen diye kokar geçtigin yerler.
    Simdilerde
    Sen oluyor ve sen diye diye geçiyordu mevsimler..
    En son...
    Umutların kadar bahtiyardı insanlar
    Ve yüzün kadar gülümsüyordu çocuklar.

    Sen diye bir kalem dibine düşmüşüm
    Beyaz bembeyaz kağıtlar,
    Gelen karalıyor,giden karalıyor
    Sazımı da boynundan astım
    Emin ol cellatların tekmeleri acıtmıyor sen kadar
    Bir kelebek ömrü, kırkına yaslı bir cenaze
    Çoktandır gözlerimi bahçeme astım,
    Kimse görmesin bilmesin diye yabancı bir dilde ağlarım hep.

    Hiç gölgelerle konuşulur gölgeler de güneşlenilir mi?
    Yok olmaz !
    Hem Kendimi çağırdığım yerden dönmedim daha!
    Yusuf sabrım hangi kuyudan duyulur?
    Turnalara da kızdım bakışlarımı da alın gidin diye!
    Her sabahı çöpe atıyorum, bir yoksul niyetine.
    Adımı düşürdüm kiralık mezarlarda, Bilmiyorum
    Hocalar adım tepmesin
    Kendi sela'mı da verdim
    Bugün ölüyor yarın yaşıyorum..


    Biz senle kayan yıldızları toplardık
    Pencere diplerinde
    Sustuğumuzda gözlerimize rüzgar kaçar
    Yağmurlar ağlardı ya;
    Sen çay koyardın ben bir sigara yakar iki dudak beraber içerdik..
    Daha çok şeyler yazabilirim ama, neyse kalsin
    Çunki ellerimden başlıyorum ölmeye...



    Meğer seni sevmekle başlıyormuş yaşamak her bir şey
    Sebebini hala bulamadım
    Ama ben seni çok seviyorum.
    Oyle,
    Az buz değil hem de,
    memleketim kadar,köyüm kadar,
    Burdan aya aydan buraya kadar.
#21.01.2014 23:11 0 0 0
  • noimage


    Biri vardı: yağmur kokulu,su gibi bakan... Eğik dallar altında bana aşkı anlatan. Daha çok şeyler yazabilirim meselâ, ama iyiydi,güzeldi,her şeydi çok şeydi... Şimdi o yok!..
    Gitti!
    Ya gelir, yada gelmez meçhûl...
    Giderken bıraktığı bir etek dolusu şarkı vardı...
    Onu,beni,bizi anlatan.
    Mutlumuyum?
    Değilim!
    Bir belirsizlik var.
    Ve birde onsuzluğun şerefine yalnızlığın gözüne-gözüne çaldığım şarkılar ve o zamanlar var artık...
#09.02.2014 22:33 0 0 0
  • noimage

    Yokuşlarda kalmıştı yaşlı bir yolcu,
    Gün yirmi dört yerinden dikişliydi,
    Bir âmâ aşkı gördüğünü anlatıyordu,
    görmeyi becerebilenlere...
    inanmamıştı kalbim kanmamıştı aklım
    Bir delinin dizine kapanalı ümitler,
    Vazgeçmiştim çaresizliklerden kötü giden her şeyden...

    Küçük bir kızın saçlarına tırmanıyordu kayıp zaman,
    ve şefkate sur üfler gibi üflüyordu bir kadın,
    belli ki geçmişinde çok şarkıyla ağlamış,
    çok acı büyütmüş anlaşılan.
    tam göremedim ama gözleri kahve rengiydi,
    bence güzeldi,
    elinde de bir Kur'an...
    nasılda belli oluyordu iyiliği,
    duruşundan, dudaklarından,bakışlarından...

    yazmak istemiyorum aslında böyle şeyleri,
    başımın olduğu gibi; dağlarım da duman.
    bir şeyler yakmış beni anladığım kadarıyla,
    ben tutuşmum çoktan...
    Neyse bir sigara yakayım...
    nasıl olsa geçer zaman....
#14.03.2014 20:55 0 0 0