Sen yağmur yemeden ıslanmak istiyorsun,
Ben sana gölgeli çardakları vaat edemem.
Yokuş çıkmadan kaç tepeye vardın.
Alaca beyaza bulandı hangi sabahın,
Birikmiş umutlarımdan sadaka istiyorsun.
Bana yetmiyor onlar bir de sana veremem.
Ben sana bakan kepenklerimi indirdim.
Bir sandalye çek beriye, beni dinle,
Bulut olma güneşime daha yeni ısındım.
Tek başıma da tırmanabilirim duvarları,
Aç kulaklarını, beni dinle,
Çok uzun sürdü misafirliğin bende,
Sen evin sahibi mi olmak istiyorsun.
Beni öldürüyor bu duvarlar,sana izin veremem,
Hayatım sandalyelerde geçti benim,
Sandalyelerin yalnızlığı yakışmaz sana,
Ben de koltuklara alışmayı beceremem,
Bana bak,beni dinle, beni anla,
Seviyorum seni ama sana gelemem.
"Sevene yılan bile dokunmaz. Bu büyük ve önemli sözü daha duymamış olabilirsin. Çünkü az önce uydurdum. Ama bir gün kalbi olan herkesin, bu sözü benimseyeceğine inanıyorum."
Ya sevdiysem bende ,
O yüzden vurduysam yerden yere,
Ya hep en derinlerdeyse,
Sevmedi diye kabullenememişsem,
O yüzden abartmışsam gerçekleri,
Olamaz mı ?
Oluyor işte..
Sonu belli olmayan bir YOL'dur HAYAT;
Önüne neyin, ne zaman çıkacağını BİLEMEZSİN...
Bazen bir şeyler alır götürür senden..TUTAMAZSIN...
Bazen de hayatın getirdiklerinden kaçmak istersin..KAÇAMAZSIN..
İşte böyledir dostum HAYAT, Bir türlü ANLAYAMAZSIN...
Ve bir GERÇEK vardır;
ACIYI Tatmadan MUTLULUĞU Tadamazsın...!