Ugur Işılak

Son güncelleme: 09.09.2008 15:43
  • noimage

    1.SAFHA ( Almanya )

    Uğur Işılak 15.11.1971 yılında Almanya'nın Neviges şehrinde dünyaya geldi.
    İlk, orta ve lise öğrenimini Almanya'da tamamladıktan sonra
    Açık Öğretim İktisat Fakültesinde öğrenimine devam etti.
    Çocukluğunu, Almanya'nın Neviges şehrinde geçiren sanatçı,
    daha sonra ailesiyle birlikte Gelsenkirchen şehrine taşındı.
    Henüz çocukluk yıllarında, şiire ve şairlere olan merakı ile sekiz
    yaşlarında ilk şiirlerini yazmaya başladı. Oniki yaşlarında ağabeyi
    Abdullah Işılak'tan, bağlama çalmayı öğrendi.
    Bağlamada ustalaşmasıyla birlikte, genelde halk edebiyatı
    normlarında yazdığı şiirlerini, onüç yaşında bestelemeye başladı
    ve ilk albümünü 1988 yılında dinleyicinin beğenisine sundu.
    Albümün promosyonuyla beraber Avrupa'nın muhtelif yerlerinde
    konser verdi. Kendi kaset çalışmalarını devam ettirmek amacıyla
    1990 yılında Almanya'da ses kayıt stüdyosu kurarak aranje ve
    tonmaisterlik yeteneklerini de geliştirdi.
    Yaklaşık 15 yıllık profesyonel sanat hayatında,
    sözü ve müziği kendisine ait olan 250'ye yakın eser ve
    titizlikle elediği yüzlerce şiir ortaya koydu.


    2. SAFHA ( Türkiye )

    Dönen Alçak Olsun isimli yeni albümünü müzikseverlere sunmak amacıyla
    Temmuz 1998 yılında Türkiye'ye yerleşen sanatçı, yapım, promosyon ve
    dağıtım amacıyla 'Divan Müzik' şirketini kurdu. 2000 yılında aynı şirkette
    çıkardığı Söyleyeceklerim Var isimli albümüyle sanat dünyasında, saygın bir
    konum edindi. Sanatçı, 2001 yılında çıkardığı Yıldırım Gibi albümü ve
    Ben Ağlarsam Kıyamet Kopar adlı Albümüyle de sanatındaki derinliği bir
    kez daha kanıtladı. Albümün promosyonuna paralel olarak 8 hafta
    ' Uğur Işılak'la Ozanca ' isimli kendi TV programını sundu.
    Biryandan kaliteli eserleri, şahsiyetli davranışları, vakarlı duruşu,
    edebi ve güzel türkçesiyle, sanatçı(lık) profilini yansıtırken, diğer
    yandan Anadolu değerlerine bağlılığı ve magazin dünyasından uzak
    kalışıyla halkla bütünleşti. Türkiye ve Avrupa genelinde verdiği konserler,
    çeşitli üniversite ve sivil toplum örgütlerinde yaptığı seminer ve
    'Anadolu Gönül Sohbetleri', yayınlanan haber ve röportajlarıyla gerçek
    bir 'sanat adamı' profilini ortaya koydu. Ozanlık geleneğinin ruhunu batı
    sazlarıyla buluşturarak, Türk müziğine yeni bir kimlik kazandırmanın yanı
    sıra, bu tarzı tüm dünyaya duyurmayı kendisine misyon edinen Uğur Işılak,
    düzenli olarak TV programı sunmayı ideallerine uygun yazılmış bir senaryoyla,
    ilk sinema filmini çekmeyi planlıyor.


    Sanatçımızın Çıkarmış Olduğu Albümler

    Dönen Alçak Olsun

    Söyleyeceklerim Var...

    Yıldırım Gibi

    Ben Ağlarsam Kıyamet Kopar

    Kalabalık Yalnızlara & Ozanca

    Sil Baştan

    Uğur Işılak Resimleri
#19.06.2007 20:33 0 0 0
  • emeğine sağlık nergis

    benim için o bambaşkadır diğerlerinden
#19.06.2007 21:13 0 0 0
  • Vatandasda süper bir yorum var yaw acayip hosuma gidiyo sarkilari .


    Ellerine saglik Nerqish
#19.06.2007 22:03 0 0 0
  • Ugur Isilak gurbetteki memleketimden hatta ayni mahalleden :)
    imza isteyen varsa... :D
#20.06.2007 00:19 0 0 0
  • abla nasılsın giii ben şey için gelmiştim
#20.06.2007 17:11 0 0 0
  • [youtube]k9SZDreNb38[/youtube]
#21.06.2007 16:47 0 0 0
  • [youtube]M8WX9NqneTc[/youtube]
#21.06.2007 17:10 0 0 0
  • canım benim güzellik katmışsın bu klibi eklemekle
    emeğine sağlık bitanem bu şarkısını dinlerken sen geliyorsun nedense aklıma
#25.06.2007 22:13 0 0 0
  • dün yeni klibi çıktı adam gibi adam bu işte ya
#08.07.2007 08:24 0 0 0
  • emeğine sağlık
#21.01.2008 01:30 0 0 0
  • eski kasetlerini daha cok seviyorum
#05.07.2008 09:12 0 0 0
  • Uğur Işılak'ın en büyük hayali ne?


    25 yıldır müzik sektörünün içinde bulunan Uğur Işılak, Fatih Üniversitesi'nde edebiyat okuyor. Sanatçının en büyük ideali ise yurt dışındaki Türk okullarıyla ilgili..
    noimage
    DİLEK GÜRAY'ın haberi

    Yurt dışındaki bir Türk okulunda öğretmen olacağım

    25 yıldır müzik sektörünün içinde bulunan Uğur Işılak, 'Sizin gibi değilim' albümüyle karşımızda. Son albümünde yine kendine has tarzını ve üslubunu koruyan sanatçının en büyük ideallerinden biri yurt dışındaki bir Türk üniversitesinde öğrenciler yetiştirmek.

    Uğur Işılak, yeni albümü 'Sizin Gibi Değilim' ile hayranlarına hoş bir yaz sürprizi yaptı. Yaklaşık 25 yıldır müzik sektörünün içinde bulunan Işılak, birçok sanatçının aksine tarzını, daha doğrusu imajını hep korudu. Elinde sazı, takım elbisesi, haşin bakışı ve kendine has konuşma üslubuyla hep karşımızda oldu. Çocukluğundan beri Necip Fazıl ve Cemil Meriç hayranı olan Işılak, bir ara bir siyasi parti ile anılsa da artık 'partizanca' tavırları bir yana bırakmış. Fatih Üniversitesi edebiyat bölümünde okuyan Işılak'ın en büyük ideali okulunu bitirdikten sonra, yurtdışındaki bir Türk üniversitesinde ders vermek var. Zaman zaman film yapımcılarının da ilgisini çeken sanatçı, sinemaya biraz soğuk; ama kendisini ifade edilebileceği bir film teklifine sıcak bakıyor. Uğur Işılak ile yeni albümünü ve hedeflerini konuştuk.

    'Sizin gibi değilim' derken kimlere gönderme yapıyorsunuz?

    'Sizin gibi değilim', ilk anda antipatik gelebiliyor insanlara. Bu adam kendisini ayrıcalıklı mı görüyor da bizim gibi olmadığını ifade ediyor şeklinde düşünülebilir. Burada kastedilen, kesinlikle halk değil. Bu şarkıda halkı yönlendirmeye çalışan, halkın yüreğine kota koyan, daha çok faşizan bir üslupla halkı kendi rengine boyama gayretinde olan kişiler kastediliyor.

    O zaman burada yöneticilere gönderme yapılıyor denilebilir mi?

    Yöneticiler değil de, yönlendiriciler denilebilir. Ben, yönlendirilmeyi çok seven bir insan değilim. Özgürlüğe, hürriyete sadece kavramlarla değil hayatta da inanan bir insanım. Dayatmanın hiçbir surette hoş olmadığını düşünüyorum. Direktiflerle kimse bir şey halledemedi bugüne kadar; ama telkin yoluyla çok şeyler değişebilir. Sevgi, direktifle olmaz, telkinle olur. Gönül bağı telkinle olur, tebliğle bile olmaz. Onun için sanat adamının zaten en önemli silahlarından birisi telkindir.

    Bu albüm, ruh halinizin dışa yansıması mı yoksa...

    Ben zaten bu yola çıktığımda kendimi susan canların konuşan dili olarak sundum. Sanat adamı da zaten bu misyonu üstlenen adamdır. Yunus Emre, 8-9 asır evvel konuşmuştur ve hâlâ konuşuyor ve dinleniyor. Sanat sadece hoplatmak, zıplatmak, sırıtmak, kırıtmaktan ibaret olarak algılanmamalı. İnsanları eğlendirmek de bir sanat kabul edilebilir; ama sanatın sadece bunlardan ibaret olmadığını kesinlikle kabul etmek lazım.

    Çoğu müzisyenin aksine kendinize has bir duruşunuz var, bu tarzınız piyasada nasıl karşılanıyor?

    Ben, farklı olayım diye hiçbir çabanın içine girmedim. Aman diğerlerinden farklı bir tarza bürüneyim de dikkat çekeyim diye bir hesabım olmadı. Ben bir gönül adamıyım, bu hal bana yakışmaz. Ama dışarıdaki insan sizin tarzınızı tavrınızı farklı görebilir. Bunu müspet ve menfi değerlendirenler var. Tavrınız, tarzınız ve mizacınızla ilgili eleştirileri fazla dikkate almamak lazım. Çünkü eleştiri yapanın ehil olması lazım. Aksi halde eleştiriler sizi yoldan çıkarabilir. Kaşımı gözümü estetik yaptırmadım, hepsi orijinal. Estetik yaptırayım da şöyle görüneyim demedim.

    Almanya'da büyüyen çoğu müzisyen ya rap ya da popüler müzik yaptı. Siz milli ve manevi duyguları ön plana çıkaran müzikler yapıyorsunuz...

    Bu, doğuştan gelen bir ruhtur. Ailemin bir tarafı sağcı, bir tarafı tamamen solcuydu. Hatta komünist diyeceğimiz insanlar da, ülkücü-milliyetçi denilen insanlar da vardı çevremde. İki kutbun arasında yetiştim. Dayılarımın etkisiyle milli ve manevi düşünen insanların yanında olmayı tercih ettim. Tarihe ve edebiyata ilgi ve merakımız da o dönem başladı.

    Son yıllarda müzikle yetinmeyip sinema ve dizi piyasasına giren birçok şarkıcı var, size de oyunculuk teklifi geliyor mu?

    Şu ana kadar 4-5 tane sinema teklifi, 8-9 da dizi teklifi geldi. Ama ben dizi adamı değilim. Bir defa haftanın belirli günlerini sette geçirmeniz lazım. O işte pişmiş olmanız ve tecrübenizin olması lazım. Maddi olarak kazancınız büyük belki, bir diziden bölüm başına 30 milyar kazanırsınız, cezbedici ve önemli tarafı budur. Ama bunlar kalıcı şeyler değil. Bu işte esas olan, para kazanmak değil, vicdanen rahat olmanız.

    Sizi aslında hep Kenan İmirzalıoğlu'nun Miroğlu karakterine benzetiyorlar.

    Dizi, benim sıcak baktığım bir şey değil. Ama bir tane filmim olsun istiyorum, arşivime koymak için. Dizilerdeki kahraman olmaktansa gerçek hayatta kahraman olmayı tercih ederim. Filmin kahramanı filmden sonra biter, ama hakiki hayattaki kahramanlık bitmez. Ben o yolda devam ediyorum.

    Hiçbir partiyle alâkam kalmadı

    "Avrupa'da ilk kez 14 yaşımda milliyetçi kesimin programlarına çıktım. 7-8 yıla yakın oralarda yoğrulmuşluğum var. Sonraları işi biraz daha evrensel boyutta düşünmeye başladım. Belirli bir kesimin ismi olmaktansa milli ve manevi konularda hassasiyeti olan herkesle birlikte hareket etmenin doğru olduğunu düşündüm, parti ve partizan anlayışın uzağında hareket etmeye başladım. 23-24 yaşlarından beri de böyleyim. Benim hiçbir partiyle, dernekle, teşkilatla alâkam kalmadı. Ben fikir değiştirdim, döndüm meselesi değil bu. Mesele, hadiselere daha geniş çaplı bakmak ve düşünmek meselesi. "
#05.07.2008 10:49 0 0 0
  • TESEKKÜRLERRR
#07.08.2008 13:14 0 0 0
  • Uğur Işılak 15.11.1971 yılında Almanya'nın Neviges şehrinde dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Almanya'da tamamladıktan sonra Açık Öğretim İktisat Fakültesinde öğrenimine devam etti.
    Çocukluğunu, Almanya'nın Neviges şehrinde geçiren sanatçı, daha sonra ailesiyle birlikte Gelsenkirchen şehrine taşındı. Henüz çocukluk yıllarında, şiire ve şairlere olan merakı ile sekiz yaşlarında ilk şiirlerini yazmaya başladı.
    Oniki yaşlarında ağabeyi Abdullah Işılak'tan, bağlama çalmayı öğrendi. Bağlamada ustalaşmasıyla birlikte, genelde halk edebiyatı normlarında yazdığı şiirlerini, onüç yaşında bestelemeye başladı.
    ve ilk albümünü 1988 yılında dinleyicinin beğenisine sundu. Albümün promosyonuyla beraber Avrupa'nın muhtelif yerlerinde konser verdi. Kendi kaset çalışmalarını devam ettirmek amacıyla 1990 yılında Almanya'da ses kayıt stüdyosu kurarak aranje ve tonmaisterlik yeteneklerini de geliştirdi.
    Yaklaşık 22 yıllık profesyonel sanat hayatında,sözü ve müziği kendisine ait olan 250'ye yakın eser ve titizlikle elediği yüzlerce şiir ortaya koydu.
#19.08.2008 16:16 0 0 0
  • ya bu adamın şiirleri müthiş
#19.08.2008 16:17 0 0 0
  • Sevmek De Hoş Sevilmek De

    aldırmadan derde gama
    sevmek de hoş sevilmek de
    dünya fani derler ama
    sevmek de hoş sevilmek de

    husumet def olup gitsin
    hoş görü her şeye yetsin
    haset nefret öfke bitsin
    sevmek de hoş sevilmek de

    asıla edersek rucu
    elbet kaçmaz ipin ucu
    ayırmadan şucu bucu
    sevmek de hoş sevilmek de

    soruyorsan gaye nedir
    atan kalbe aşk aşk dedir
    bu his haktan hediyedir
    sevmek de hoş sevilmek de

    can cananı bulsun artık
    herkes nasip alsın artık
    parolamız olsun artık
    sevmek de hoş sevilmek de

    azrail kapıyı çalsa
    benzimiz sararsa solsa
    bir nefeslik ömür kalsa
    sevmek de hoş sevilmek de

    sevgi güldür ama solmaz
    sevenin vadesi dolmaz
    sevemeyen adam olmaz
    sevmek de hoş sevilmek de

    Uğur Işılak
#19.08.2008 16:20 0 0 0
  • bu şiirde çok güzel
#19.08.2008 16:20 0 0 0
  • ozan için yazılmış güzel bir şiir sizlerlede paylaşmak istedim yazan çok güzel yazmış
    UĞUR IŞILAK

    Ağır başlılığı başına belâ
    İğne ile kuyu kazar IŞILAK
    Resûl'üne aşık Hakk'a müptelâ
    Künyesinde yiğit yazar IŞILAK

    Delikanlı ve mert bilinir namı
    Yüreğini yakar halkının gamı
    Tepeden tırnağa gönül adamı
    Sanmayın şöhretle azar IŞILAK

    Yurt dışında vatan diye kıvranır
    Gayet kültürlüdür tanıyan tanır
    Biraz methedilse hemen utanır
    Nefsanice tavra kızar IŞILAK

    İnsanı şad eder muhteşem sesi
    Okudukları hep kendi bestesi
    İkiyüzü aşkın güfte listesi
    Dillerden dillere gezer IŞILAK

    Yerinde konuşup yerinde susup
    Nezaket gereği sesini kısıp
    Gurbeti hasretin böğrüne asıp
    Sılaya türküler düzer IŞILAK

    Tertemiz yüreği sevgiyle dolu
    Sanki Mevlana'nın Avrupa kolu
    Sıratel müstakim denilen yolu
    Kendine güzergâh çizer IŞILAK

    Çizgisi Rahmanî nurludur yüzü
    Anadolu kokar tertemiz özü
    Sanki Anzer Balı sohbeti sözü
    Kelâmı imbikten süzer IŞILAK

    HİDDETÎ ilk günden beri dinliyor
    Elinde bağlama teli inliyor
    Varlığı sanatta kiri önlüyor
    Piri pak deryada yüzer IŞILAK
#19.08.2008 16:40 0 0 0
  • paylaşım için teşekkürler
#20.08.2008 10:56 0 0 0