Selam millet, gece gece kafama takıldı sizinle de bir paylaşayım dedim.
Eskiden, özellikle lise ya da üniversite yıllarında birileri şiir okuyunca veya sosyal medyada dize paylaşınca içimden hep "ya bırak bu edebiyatı, ne kasıyorsun" derdim. Bana acayip derecede abartı, hatta biraz da rol yapıp prim kasmak gibi gelirdi. Hani her muhabbete bir şiir sıkıştırmaya çalışan tipler vardır ya, heh işte onlara hafiften gıcık olurdum.
Meğer Adamlar Gerçekten Yanıyormuş
Geçen ay bizim 4 yıllık ilişki patlayıp, üzerine bir de iş yerindeki stresler binince iyice içime kapandım. Geçen gece balkonda tek başıma oturup çay içerken telefonda Turgut Uyar'ın iki satırlık bir dizesine denk geldim. Yemin ediyorum tokat yemiş gibi kaldım oracıkta. Hani insan canı yanarken kendi hissettiklerini anlatacak kelime bulamaz, bir tıkanır ya... Adam yıllar önce benim tam o anki içimdeki yangını iki satırda özetlemiş.
O gece merak edip evdeki eski kitaplığı karıştırdım. Meğer o gençken "boş işler" deyip geçtiğim satırların her biri, zamanında canı muazzam acımış insanların süzgecinden geçmiş. İnsan hayatı yolundayken, keyfi yerindeyken o derinliği kavrayamıyor. O kelimelerin ruhuna dokunması için senin de biraz canının yanması, duvara tos hissini yaşaman gerekiyormuş meğer.
Sizde de Durum Böyle mi?
Şimdi arkada bangır bangır çalan müzikler bile kafamı toplamaya yetmiyor ama iki dize okuyunca sanki biri gelip "tamam kanka, ben de oradaydım, seni anlıyorum" deyip omzuma dokunuyor gibi hissediyorum.
Aranızda benim gibi sonradan bu işlerin içine düşen var mı? Yoksa ben mi durduk yere fazla duygusala bağladım bu aralar? Sizi zamanında tam kalbinizden vuran ilk dize hangisiydi, var mı öyle aklınıza kazınan?