Tam 38 yıl öncesi. Gripin, Türkiye Ziraat Bankası ve Türkiye Vakıflar Bankası reklâmları ilk üç sayfayı kaplamış. Reklâmlardan sonra başlayan derginin Karman Tekil imzalı başyazısında aynen şunlar yazıyor
***
G.Saray'ı Tebrik Ederiz
Türkiye liginin bu mevsim en başarılı takımı olan Galatasaray'ın hak ettiği şampiyonluğu kazanmasından Fenerbahçeli olarak iki yönden memnun olmuşuzdur.
a) Galatasaray, Fenerbahçe'nin ezeli dostu ve rakibidir. Fenerbahçesiz Galatasaray, Galatasaraysız Fenerbahçe olamaz. Bu iki güzide kulüp, Türk Futbolunun ve Türk Sporunun tuzu, şekeri, biberidir.
b) Galatasaray bir İstanbul Takımıdır, aynı zamanda İstanbul'un prestijini korumuştur, biraz gevşek davransaydı, tarihte ilk defa İstanbul Takımlarından gidiyordu ve gitti mi de, gidiş o gidiş olabilir.
Eskişehirspor'a gelince, büyük bir varlık göstererek, Anadolu futbolunun kudretli ve dinamik temsilcisi olarak, Galatasaray'a korkulu anlar, haftalar yaşatmıştır. Bu takımı da, şampiyon takım gibi tebrik etmek bir görevdir.
Mersin ve Bursa'da iyi netice almışlardır. Bir de İstanbulspor cidden başarılı maçlar çıkartmış ve kolektif futboldan olumlu örnekler vermiştir.
Dost Galatasaray'a tebriklerimizi sunuyoruz. 1968-1969 Türkiye Ligi Sarı Kırmızılıların Şampiyonlukları ile bitti, şimdi 1969-1970 sezonuna bakalım
***
İlerliyoruz ya, görün bakın 38 senede, nereden nereye gelmişiz
Ali Sami Yen'de tebrik beklenmiyordu elbet, ama asıl beklenmeyen Galatasaray taraftarlarının bu kadar çığırından çıkabileceğiydi.
O gün beklemediğim bir başka olay daha oldu, 10. dakikayı görmeden tatil olması gereken maç doksan dakika oynanıp tamamlandı
Bütün bu beklemediğimiz olaylardan sonra ise beklediğimiz oldu Tüm yağan maddelerden dolayı Galatasaray'a sadece dört maç, küfürden de bir maç olmak üzere toplam beş maç ceza verildi
38 Yıl önce, tuzu, şekeri, biberi olan camialar, şimdi maalesef futbolumuzun kaya tuzları ve biber gazları Polisin silah çektiği bir maçta, maç oynanırken sahaya daha fazla yabancı madde atmak, daha fazla koltuk kırmak, daha fazla polisle çatışmak mümkün olmadığına göre,
"Sahaya ne atarsanız atın cezanın limiti dört maçtır" diyor PFDK