Müzelerde Rehberli Gruba Çaktırmadan Kaynak Olmak

Son güncelleme:
  • Selam millet. Geçen hafta sonu müze gezerken yine kendimi aynı durumun ortasında buldum. Tek başıma duvarlardaki tablolara bakıp kendi çapımda anlamlandırmaya çalışıyordum. Sonra yan salondan bir rehberin gür sesi geldi. Şöyle bir yan gözle baktım, 15-20 kişilik özel bir grup, başlarında rehber şakır şakır eserin arkasındaki dedikoduları anlatıyor.

    Dayanamadım tabii. Adımlarımı yavaşlatıp çaktırmadan grubun en arkasına yanaştım. Yalan yok, adeta bir ajan gibi turist taklidi yapıp rehberi dinlemeye başladım. Meğer adamın tek bir fırça darbesinden ne hikayeler çıkıyormuş, ben düz resim sanıp geçecektim.

    Gruptakiler Fark Edecek Diye Yaşanan O Gerginlik



    İşin en komik kısmı da sanki o gruba parasıyla dahil olmuşsun gibi davranma çabası. Rehber ilginç bir bilgi verince kafanı 'hııı evet çok doğru' der gibi sallıyorsun falan. Ama bir yandan da milletin para ödeyip aldığı hizmete beleşten çöküyormuşsun gibi tatlı bir suçluluk hissi var.

    Geçen gün tam derin derin dinlerken rehber pat diye bana dönüp gruptakilere sorar gibi soru sormasın mı? O anki paniği anlatamam. Hemen çaktırmadan yan duvardaki bilgi yazısına kayıp 'ben aslında zaten bunla ilgileniyordum' pozları kestim.

    Rehbersiz Müze Gezmek Gerçekten Yarım Kalıyor



    Şaka bir yana, bu olay bana şeyi fark ettirdi: Müzelere veya sergilere rehbersiz ya da sesli rehber olmadan gidince olayların yarısını kaçırıyoruz galiba. Tek başına bakınca sadece 'güzel resim' deyip geçiyorsun ama arkasındaki dönemi ve yaşanmışlığı duyunca eser gözünde bambaşka bir boyuta geçiyor.

    Aranızda benim gibi müze korsanlığı yapıp rehberli grupların arkasına takılan var mı yoksa herkes efendi gibi parasını verip sesli rehberini alarak mı geziyor? Hadi dökülün bakalım, yalnız olmadığımı söyleyin!
0 0 0