Sinir hücrelerinin "elektrikle" çalı?tı?ı hemen herkesin malumudur. Sinir hücreleri, etraflarını çeviren zarlarda bulunan iyon (Sodyum, Potasyum, Kalsiyum vb. iyonları için geçirgen olan) kanalları sayesinde, hücre içi ve dı?ı arasındaki elektriksel potansiyelleri düzenleyerek aktivite gösterirler. Her bir sinir hücresi, son derece karma?ık, muhtemelen tamamen biyolojik kurallara dayanan ve henüz tam olarak anla?ılamamı? ve elektriksel etkinli?ini, girdi ve çıktılarına göre düzenleme yetene?ine sahip bir birimdir. Artık bir tek sinir hücresinin nasıl çalı?tı?ı, uyarıları nasıl alıp nasıl iletti?i hakkında pek çok bilgi mevcuttur. Evrenin parçalarına bölünerek anla?ılaca?ını kabul eden indirgemeci yakla?ımın, tüm bilimsel dü?üncedeki kayıtsız ?artsız hakimiyeti, hücresel faaliyetlerin en ince moleküler düzeylere kadar ara?tırılmasının, sinir ve di?er sistemlerin anla?ılmasındaki "tek" altın anahtar oldu?u sanrısının ortaya çıkmasına neden oldu (nöron doktrini) . Buna ba?lı olarak bizler de, hücrelerin içerdikleri moleküller ve bunların birbirleriyle olan karma?ık ili?kileri üzerine bir yı?ın bilgi sahibi olduk. Fakat halen, özellikle beynin yüksek fonksiyonları (bilinç, hafıza, entellektüel dü?ünce, karar verme, zeka vb.) konularında söyleyebileceklerimiz oldukça sınırlı ve doyurucu olmaktan henüz çok uzaktır.