Bu zarf birlikte kullanıldığı sıfat veya zarftan sonra gelir.
Örnek,
She didn't run quickly enough.
O, yeteri kadar çabuk koşmadı.
The house isn't big enough.
Ev, yeteri kadar büyük değildir.
Fairly / Rather Az-çok / Oldukça
Her ikisi de aynı anlama gelirler. Fakat 'fairly' zarfı daha çok hoşa giden sıfatlar ve zarflar ile kullanıldığı halde 'rather' zarfı hoşa gitmeyen sıfatlar ve zarflar ile kullanılır.
Örnek,
This suitcase is fairly light, but that one is rather heavy.
Bu bavul oldukça hafif, fakat şu epeyce ağır.
Tom is fairly industrious, but John is rather lazy.
Tom oldukça çalışkandır, fakat John epeyce tembeldir.
Tom did fairly well in his exam, but John did rather badly.
Sınavda Tom epeyce iyi yaptı, fakat John'un sınavı oldukça kötü geçti.
'Rather' bazen hoşa giden sıfatlar ve zarflar ile de kullanılabilir. Fakat o zaman anlamı değişir. 'Very' kelimesi ile aynı anlama gelir.
In, At / Part 1
İngilizcede Yer Bildiren Zarflar - 1.Bölüm
"In" ve "At" İngilizce'de yer bildiren zarflardır.
IN: İçinde demektir. Sınırlı olan veya sınırlı olabilen bir yer için kullanılır.
Örneğin:
in my pocket. Cebimde (cebimin içinde)
in the house. Evde (evin içinde)
in İstanbul. İstanbul’da (İstanbul’un içinde)
AT: -de, -da anlamı verir. Fakat içindelikbildirmez. Sınırı olmayan, sınırlanamayan veya sınırı olduğu halde,bizim için sınırı önemli olmayan yerlerde kullanılır. Buna göre büyükşehirler ve ülkeler için “in” semtler, mahalleler için “at” kullanılır.
Örneğin,
She lives in İstanbul at Taksim.
O, İstanbul’da Taksim’de yaşar. (oturur)
Home ev, yuva, vatan anlamına gelir. Bu sebepten “home” için “at” kullanılır.
Örneğin,
He is at home.
O, evdedir.
House kelimesi de ev anlamına gelir. Fakat bu ev daha çok bina, yapı anlamı taşır. Bu sebepten “in” edatı ile kullanılır.
Örneğin,
He is in the house.
O, evin içindedir.
In, At / Part 2
İngilizcede Yer Bildiren Zarflar - 2.Bölüm
Ayrıca masa başında sandalyede oturan insanlar için de “at” kullanılır.
Örneğin,
She is at the table.
O, masadadır.
He learns English at school.
O, İngilizceyi okulda öğrenir.
Burada okulun binası değil de, genel anlamı kastedildiğI için “at” kullanılıyor, Fakat,
He is in the school.
O, okuldadır.
Örneğinde ise okulun binası kastediliyor ve onu okulun içinde görüldüğü anlatılmak isteniyor. Bu sebepten “in” kullanılıyor. Aslında bu kurallar hiç bir zaman çok kesin değildir. Sözün durumuna ve anlamına göre değişebilir.
There are some flowers in the garden.
Bahçede bazı çiçekler vardır.
They work in the fields.
Onlar tarlalarda çalışırlar.
My sister drinks milk at breakfast.
Kız kardeşim kahvaltıda süt içer.
John lives in England, in London.
John İngiltere’de, Londra’da yaşar.
The children play in the street.
Çocuklar sokakta (caddede) oynarlar.
Not: Cadde veya sokak sınırlı bir yer olmadığı halde “in” edatı ile kullanılır.
Ali swims in the swimming pool every Sunday.
Ali her Pazar yüzme havuzunda yüzer.
Your books are in your bag.
Sizin kitaplarınız sizin çantanızdadır.