Eline saglık dostum. Nafakamı sağladığım meslek şoförlük ama motor kullanamıyorum daha dogrusu hiç deneme fırsatım olmadı zevkli olmalı diye düşünüyorum
Felluce'yim ben... Yıkık, harap, mağrur ve asi...
Medeniyet denilen arsız yalanın tekzibi...
İşgale uğradım, yağmalandım, kana bulandım.
Evlatlarım ceset ceset yatar caddelerimde...
...dünyanın gözleri önünde...
Sofrasında yer aradığınız bir ziyafetin zor lokmasıyım.
Barbarların istilası karşısında Şark'ın nefs - i
müdafaasıyım.
Bayramdı.
Çatışma vardı.
Cuma sabahı camide vuruldum.
Yerde can çekişirken bulundum.
Yaradan'ın evinde, Yok - eden vardı o gün...
Aradıklarını söyledikleri kitle - sel imha silahlarıyla geldiler.
Kafama nişan alıp, beynimi deldiler.
Dağıldı kafam, parçalandı yüzüm.
Kızıla kesti dayandığım duvar;
Kendi kanıma gömüldüm.
Tanırsınız beni...
Vietnam'da beynine kurşun sıkılan da bendim;
Filistin'de taşlarla kolu bacağı kırılan da...
İzmir'de ilk kurşunu atan da...
Hepsinde suçum aynıydı:
İşgalciye karşı ülkemi savunuyordum.
Ve kanlar içinde yattığım yerden dünyaya, unuttuğu bir yemini, "isyan"ı
hatırlatıyordum.
Fakat ne mümkün!
Katilim, benden çok önce dağıtmış dünyanın beynini...
Kara bir perde inmiş Ademoğullarının gözüne...
Görmüyor, duymuyor, ses vermiyor.
Susuyor riyakarca...
Aslan tarafından parçalanan avın artığına göz dikmiş sırtlanların iştahıyla...
...susuyor, katliama ortak olma pahasına...
Şimdi yalanlar söyleyecekler sana...
"Özgürlük götürdük, onun için öldürdük" diyecekler.
Bir tek yüzüm var, bunun karşısına koyabilecek.
Bu darmadağın, bu delik deşik, bu kanlı yüz, feneri olsun kör gözlerinizin...
Felluce adını, zulmün defterine yazın.
Ve asla unutmayın.
Dönerim bir gün; mazlumun ahı gibi çıkar gelirim.
İsyanlarla, sandıklarla... olmazsa, belime sarılmış bombalar, cephane yüklü
kamyonlarla...
"Terörist" diye işitirsiniz manşetlerde adımı yine; büyüğüne tapar, küçüğünü lanetlersiniz.
Suçlunun savcı, mazlumun sanık olduğu bu sefil mahkemede, adım adım faşizme gidersiniz.
Ödersiniz bedelini sükutunuzun...
Bir gün pişman olursunuz.
İşte o gün hatırlayın beni:
Ben, Felluce'yim.
21. asrın kabristanı, insanlığın son kalesiyim.
Hastanede görev yaptığım için belki ameliyatdan korkmuyorum. Apandist ameliyatı oldum. Ameliyat sonrası proplemler insanın yaşantısını olumsuz yönde etkiliyor. Allah kimseyi ameliyata muhtaç etmesin.Diger yönden korkunun ecele faydası da yok
Bilhassa el ve ayak terlemesi insana hayatı zindan ediyor. Botox falan deniliyor ama pek faydası yok hele el terlemesine hiç yok. Türkiye'de sadece Muğla'da bir doktor ameliyatla %80 başarı sağlıyormuş diye duydum. El terlemesinden müzdarip bir yakınım var çare fizanda olsa gider ama tıp fakültesinde araştırdık çaresi yokmuş deniliyor. Bilen söylesin
Şiir yazmak duygu işi, hissedeceksin hayalde olsa yaşayacaksın ki yaşadığını yazacaksın. Lise yıllarım ve askerlik dönemimde yazdığım şiirlerimi o zaman ki dergilere gönderiyordum dergilerin yayınlamaya yeterli gördükleri şiirlerimi köşelerinde yer veriyorlardı ben dergiden şiirimi kesip başka bir defterde biriktiriyordum. Şu anda ünlü olan A.Selçuk İlkan, A.Birgül Yılmaz gibi söz yazarlarınında şiirleri benimkilerle birlikte yayınlanıyordu. Talih bu onlar ünlü oldu ben memur oldum
Şu ana kadar internetden sipariş yapmadım, bazen fiatı cazip şeylerde oluyor. Kartımdan fazla para çekilir, sipariş gönderilmez gönderilse de farklı bişey olur diye internetden alış-veriş yapmıyorum. Eskiden gazetelerde ilan olurdu ödemeli sipariş yapardın başka bişey gelirdi.Arkadaşlardan biliyorum. Bildiğiniz püf noktalar varsa öğrenmek isterim.. Bu kadar şüpheci olmak biraz fazla mı yoksa..