Ahmet SAHIN yazar da güzel olmaz mı hiç. ALLAH razı olsun Birşey aklıma geldi şiiri okurken Garib mana olarak Allah'a yakın demektir. Şimdi Anladım ki Ahmet sahin abim bişey biliyo da yazmış.
Denizlispor, Fenerbahçeli Alex'in Cruzerio'dan takım arkadaşı, Alex Alves e imza attırdı.
Denizlispor'un yeni Brezilyalısı Alex Alves, Genel Menejer Can Çobanoğlu ile yaptığı görüşmeden sonra imza atarak Antalya kampına katıldı. Alex, 6 ay artı 1 yıl opsiyonlu resmi imzayı attı. Menajer Can Çobanoğlu, Alex Alves gibi bir yıldızı Türkiye'ye getirmenin çok zor olduğunu belirterek, transferi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.
Dünya güreşinin kalbi 26 Ekim 2006 tarihinden itibaren, 9 gün süreyle Antalya'da atacak. FILA tarafından bu yıl ilk kez düzenlenecek olan Dünya Geleneksel Güreş Festivali'ne katılacak ülkeler, kuralları ve teknikleri açısından büyük farklılıklar gösteren geleneksel güreşlerini Antalya'da tanıtacaklar. Festivalde, Türkiye'nin geleneksel güreşlerinden yağlı güreş, aba güreşi ve karakucak tanıtılacak.
1- Kurban Bayramında kurban kesmenin dinî hükmü nedir?
Kurban kesmenin fıkhî açıdan değerlendirilmesi hususunda fakihlerin arasında görüş farklılıkları bulunmaktadır.
Hanefî mezhebinde çoğunluğun ve bazı müctehit imamlarının görüşüne göre; dinen aranan şartlara (Müslüman, akıllı ve bulûğ çağına erişmiş, yolcu olmayan, belirli bir malî güce) sahip olan kişilerin kurban kesmesi vâciptir. Fakihlerin çoğunluğuna göre ise; kurban kesmek müekked sünnettir.
Kuranda Hz. Peygambere hitaben; Rabbin için namaz kıl, kurban kes (el-Kevser, 108/2) buyurulmuş olması ve Hz. Peygamberin hadislerinde hali vakti yerinde olanların kurban kesmelerini istemesi, hatta Kim imkanı olduğu halde kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın. (İbn Mâce, Edâhî, 2; Müsned, II, 321),
Ey insanlar, her sene, her ev halkına kurban kesmek vâciptir. (Tirmizî, Ehâdî, 18; İbn Mâce, Ehâdî, 2) şeklinde ifadeler kullanması Hanefîleri Kurandaki kurban kesme emrinin ümmeti de kapsadığı ve gereklilik bildirdiği görüşüne yöneltmektedir.
Önemli bir nokta da; Hz. Peygamberin kurban kesmeyi hiç terk etmemiş olmasıdır. Bu ve bunun gibi delillerden hareket eden fakihler kurban kesmenin dinî hükmünü vâcip olarak görmektedirler.
Diğer taraftan bu ibadeti sünnet olarak görenler ise; Kuranda bu konu için açık bir emrin bulunmamasını dikkate almışlar ve Hz. Peygamberin bu ibadeti devamlı yapmış olmasının kurbanın sünnet olmasıyla açıklanabileceğinden hareket etmişlerdir. Şafii mezhebine göre kurban kesmek, terk edilmesi istenmeyen bir sünnettir ki bu da Hanefi mezhebindeki vacibe yalan bir yaklaşımdır.
2- Kurban Bayramında akîka, adak ve ölmüş kişinin kurbanı kesilebilir mi?
Akîka ve adak kurbanları sene içinde istenilen herhangi bir günde kesilebileceği gibi Kurban Bayramında da kesilebilir.
Başka bir deyişle; Kurban Bayramında kesilen kurbandan hariç akîka kurbanı, adak kurbanı, ölmüşler için kurban, kıran ve temettü haccı yapanların kestikleri hedy adı verilen kurban, hacda yapılan hatalar (yasakların ihlali) için gereken ceza ve kefâret kurbanları da kesilir.
3- Bayram kurbanı ile akika kurbanı bir kurban üzerinde birleştirilebilir mi?
Bir kurbanlık koyunu üzerinde hem kurban bayramı kurbanına niyet, hem de akîka kurbanına niyet getirilerek kesilemez. Çünkü bir ibadet için ancak bir niyet getirilebilir.
4- Bir evde oturan yetişkin çocuklar ve anne için kurban düşüyorsa hepsine ayrı ayrı kesmek mi gerekir, yoksa bir kurban yeterli mi?
Hanefî mezhebine göre; kurban kesmeyi vâcip kılan zenginliğin ölçüsü, zekâtta ve fıtır sadakasında aranan zenginlik ölçüsüyle aynı olup kişinin borçları ve aslî ihtiyaçları dışında 20 miskal (85 gr.) altına, ya da buna denk bir paraya veya mala sahip olmasıdır ve üzerinden bir sene geçmesi de beklenmez.
Kazanç, aile içi birliktelikle kazanılıyor ve eşle çocukların kendilerine ait mülkiyet hakları bulunmuyorsa (mal paylaşımı yoksa) babanın kurban kesmesiyle eş ve çocukların ayrıca kurban kesmeleri gerekmez.
Baba, anne, çocuk ayrı ayrı kazanmalarına rağmen bir havuz oluşturup aynı yerden yiyip tek yerde biriktiriyorlarsa o zaman da babanın kurban kesmesi aile fertleri için geçerlidir. Fakat eşin ve çocukların kazançları ayrı ayrı yerlerden geliyor ve ayrı ayrı tasarruf ediliyorsa her kişi sahip olduğu zenginliğin zekâtından ve kurbanından sorumludur.
Kadının süs amaçlı olan ve normal olarak takınarak kullandığı takılarına (zinetine) zekât ve kurban düşmez (Prof. Hayrettin Karamanın web sitesi). Fakat kadının kendisine ait gelirden tasarruf amaçlı biriktirmiş olduğu altın, para& nisab miktarına ulaşınca bu zenginliğine zekât ve kurban düşer.
Ayrıca kurban mükellefiyeti olan baba, hanım, çocuk arasında birinin diğerine -hibe yoluyla- kurban kesmesi de mümkündür.
Şâfiî mezhebine göre kurban kesmek sünnet olarak kabul edilmiştir. Bir ev içinde babanın kurban kesmesi o evde yaşayan ev halkı için geçerlidir.
5- Adak kurbanımızı ailece yiyeceğiz ve fakirlere dağıtacağız diyerek adamışsak kurbandan yiyebilir miyiz?
Adak adanırken önceden ne şekilde adanmışsa günü geldiğinde o şekilde yerine getirilir. Örneğin; Bir koyun kurban keseceğim diyen bir, İki koyun kurban keseceğim diyen iki koyun keser.
Allah rızası için kurban kesip dağıtacağım diyen kimsenin kestiği kurbanın etinden kendisi ve bakmakla mükellef olduğu kimseler yiyemezler. Ancak kurbanı adarken aile ve akrabalarımız arasında ziyafet vereceğiz ve fakirlere de dağıtacağız denmişse söylenilen şekle uyularak bu etten aile içinde de yenilebilir.
6- Bir büyükbaş hayvanda; adak, akika ve kurbanlık paylar beraber edilir mi?
Deve, sığır, manda gibi bir büyükbaş hayvan yedi kişiye kadar ortaklaşa olarak kurban edilebilir. Bu yedi pay içinde adak, akîka, ölmüş kişiye ve bayram kurbanına niyet edilebilir. Burada önemli bir nokta; her payın hakkı olan eti adaletle bölüştürmektir.
Uluslararası ilaç şirketleri kuş gribine karşı önleyici aşı geliştirmek için zamanla yarışıyorlar.
NEW YORK - Amerikan Business Week dergisine göre Roche şirketinin Tamiflu adlı ilacı, kuş gribinin tedavisinde etkili olurken, diğer şirketler önleyici aşı üzerinde çalışıyor. Gribin, insandan insana geçme aşamasında hazırlıklı olmak isteyen hükmetler de, önleyici aşı talebiyle ilaç şirketlerini baskı altında tutmaktalar.
Business Weeke göre önleyici aşıda Fransız Sanofi-Aventisin birimi Sanofi Pasteur, sonuca en yakın şirket. 15 Aralıkta Sanofi Pasteur aşıyla ilgili ilk klinik deneylerden olumlu sonuçlar aldığını ve deneylerin sürdüğünü bildirdi.
Bu arada Fransa, Avustralya ve ABD, çıkacak olan aşıdan Sanofiye 5 milyon doz sipariş ettiler. ABD siparişi 100 milyon dolar değerinde.
Şirket, normalde bütün testler tamamlanmadan aşı üretimine geçilmeyeceğini, ancak salgın riskinin getirdiği zaman baskısının da göz önüne alındığını bildirdi.
İngiliz GlaxoSmithKline ve İsviçre şirketi Novartis tarafından kontrol edilen ABD şirketi Chiron da, aşı üzerine çalışan şirketler arasındalar.
Allahın sevgili kullarından biri bir rüya görür; rüyasında kendisine şöyle denir: Sabah olunca, karşına ilk çıkanı ye, ikinci çıkanı sakla, üçüncü çıkanın dileğini kabul et, dördüncü geleni üzme, beşinciden de kaç!
Sabah oldu; dışarı çıktı. Yola koyulup gitti. Karşısına bir dağ çıktı. Bu koca dağı görünce şaşırdı. Kendi kendine şöyle dedi: Rabbim bana bunu yememi emretti. Sonra şöyle dedi: Rabbim bana gücümün yetmeyeceği bir şeyi emretmez. Onu yemeye karar verdi. Dağa doğru yürüdü. Yaklaştıkça dağ küçüldü. Tam yaklaştığı zaman koca dağ bir lokmaya dönüşmüştü. Onu tutup yedi, baldan tatlı buldu. Allaha hamdetti, yürüyüp gitti. Karşısına altından bir leğen çıktı. Şöyle dedi: Rabbim, bunu da saklamamı emretti. Bir çukur kazdı, onu gömdü. Yürüdü, az gittikten sonra dönüp baktı. Leğen toprak yüzüne çıkmıştı. Geri döndü, tekrar gömdü. Biraz gitti; baktı ki, yine çıkmış bir daha gömdü, yine toprak üstüne çıktı. Kendi kendine, Ben emredileni yaptım. diyerek bırakıp gitti. Karşısına bir kuş çıktı. Peşinden bir şahin onu kovalıyordu. Kuş ona şöyle dedi: Ey Allahın sevgili kulu, beni sakla. Bana yardım et. Onu aldı. Koynuna sakladı. Peşinden şahin geldi; şöyle dedi: Ey Allahın sevgili kulu, ben açım. Sabahtan beri de bu kuşun peşindeyim. Onu yakalamak istiyorum. Kısmetime engel olma. Kendi kendine şöyle dedi: Üçüncünün dileğini yapmam emri verildi, yaptım. Dördüncüyü üzmemem emredildi. Şimdi ne yapacağım? Bu işe şaştı. Sonra bıçak aldı; kendi uyluğundan bir parça et kesti, şahine attı; o da kapıp kaçtı. Daha sonra kuşu saldı. Bundan sonra, yürüyüp gitti. Kokmuş bir leş gördü. Onu da bırakıp kaçtı. Akşam olunca şu duayı yaptı: Ya Rabbi, emrini yerine getirdim. Bu işlerin manası ne ise bana bildir. Daha sonra, rüyasında şöyle anlatıldı: Birinci görüp yediğin öfkedir. Önce koca bir dağ gibi görülür; sabırla öfke yutulursa, baldan tatlı olur. İkincisi iyi amelindir. Ne kadar saklarsan sakla; yine meydana çıkar. Üçüncüsü, sana bırakılan bir emanettir, ona hıyanet etme. Dördüncüsü şudur: Bir insanın sana bir dileği ulaşırsa, onu yerine getir; isterse sana lâzım olan bir şey olsun. Beşincisi gıybettir. İnsanların gıybetini edenlerden kaç. Şüphesiz her şeyi bilen Allahtır.
Sayı: 158
Bölüm: Kıssadan Hisse