Yarallah'ın insanca cömert diyarlarında,
Hani bozkıra göre hayli batıda ki bu diyarlarda,
Gariptir, gece kokmuyor,
Yakmıyor genzimi, ev kokulu sokaklar.
Güçlü doğu rüzgarları, taramıyor al yanaklıların zülüflerini..
" -Ruhuna fatiha talebim var, yitirilen değerlerin! "
Uğruna ölmüyor hiç bi karınca o bildiğimz ekmek kırıntılarının,
Tek hislerimze mahsar olan, müthiş bi gürültü ve alabildiğine kirli!
Ve..
Damarlarıma 'zerk edilen' geçim kaygısı..
Bende "Sivaslıyım!" Ve Sivas'ta yaşıyorum. Olay gününü hatırlıyorum. Kesinlikle olmaması gereken kara bi leke.
Lakin adaletin terazisinin hayli yamuk olduğu ülkemizin, bu terk edilmiş bozkırında, o olay esnasında, bi kaç 'yoldan geçen, masum' vatandaşı sırf bşeler soğusun ferahlasın, geçiştirilsin (!) diye içeri attılar..
Yamuk terazinin düzelmesi adına.. Ama o teraziyi daha da incitti ve yamulttu !
Sivas 2 Temmuz gibi gizli kapaklı provake hatırat'lı kanlı bi tarihle değil.
Cumhuriyetin temellerinin atılma tarihi olan "-4 EYLÜL" ile anılması daha uygundur.
Bu masum olan Sivas halkına iadei itibardır..
Nazarların perledenmesi vakasında..
İstibdat konulu rahmet damlıyor şakaklardan belli belirsiz peydah olmuş sakallara..
Saklanmıyor süzülenler, 'nede olsa yağmur gizliyor'
Islanmışlığın öfkesini bahane ederek, acı sövüşler kötü talihe.
Gidişinin resmi bu sağanak..
Geçen kutlu zaman Acısısıyla tatlısıyla!
Ama 'gidişinin sağanağı'ndan itibaren, yalnızca 'acıyla!
Odlara gark olmuş bir ürek, pişmanlığın kenarında,
Bir adım var dibi görünmeyen dar bir uçuruma.
Ve film şeridi andaçlar!
Zaman denilen şey kapımın önünde ısrarlı çalıyor zili,
Benim odlara gark olmuş ağır yüreğim, yerinden kıpırdayamıyor,
Ve zaman teessüf ile geri adım atıyor semtimden
Soruyorum semtin bakkalına kasabına vs.. gördünüz mü kimdi o ?!
Üç maymunu oynuyor herkes!
Gayrı ben geceleri kokluyorum bedenimin yoldaşlığı ile,
Bedenimden şimdilik nefret etmiyorum..
Çünkü ayakta tutması lazım ruh denileni.
Çünkü sensizlik artık bin tona ulaştı taşıyabilmek namümkün.
Bak yine dilim pelesenk yaptı otantizme!
Sebebi sensin bu bendiniyetin!
Gel gör ki farkındalığın zirvesini yaşıyorum,
Suç bende tümüyle
Ben zaten sana değil vicdanıma yazıyorum!
Gök lisanını konuşan kız.
Ben.. ben sanırım o dile yozlaşıyorum..
Çünkü sessizlik bin tona ulaştı!
Zarlarım patlıyor sessizlikten!
Bilmem neler yaptğım'ın yüreği yanıyor!
O yandıkça, ben donuyorum!
Ama yinede gelmeni istemiyorum!
Yaşattığın cehennem bile kutsalım olmuş benim.
Tam tevekkül! İmanım gibi biliyorum