Aşk-a

Aşk-a

Üye
24.09.2010
Asteğmen
11.921
Hakkında

#21.07.2022 23:05 0 0 0
#19.07.2022 21:08 1 0 0
#04.07.2022 20:37 0 0 0
#30.06.2022 14:40 1 0 0
  • Senelerdir biriktirilen fotoğraf albümümdeki an'lara kavuşmuş olmak, hemde kokusu hiç değişmeden

    Teşekkür ediyorum muhafaza eden'e.
#30.06.2022 08:01 1 0 0
  • Bear Grylls
    PORTAKAL KİTAP
    Efsane maceraperest Bear Grylls’in dünya çapında #1 numaralı Bestseller Otobiyografisi nihayet Türkçede!

    Bear Grylls’in esrarengiz hayat hikâyesi elbette bir tesadüften ibaret değildi.

    Üniversiteden ayrıldıktan sonra orduya katılmak için Himalayalar’da aylarca zorlu yürüyüşler yaptı. İngiltere’ye dönüp Özel Kuvvetler’e seçilmeyi aklına koyduğundaysa çetin sınavlardan, pes etmenin eşiğine gelmelerden sonra ekibe dâhil olarak burada üç yıl hizmet etti. Ta ki serbest atlama yaptığı bir gün paraşütüyle yere çakılana kadar… Sırtının çeşitli yerlerinde pek çok kırık vardı. Hayatının bundan sonraki kısmında yürüyebileceğine bile imkânsız gözüyle bakılıyordu.

    Ama onu cesaretlenen bir hayali her zaman vardı. Bu sefer de çocukluk hayali Everest’e tırmanma düşüncesiyle yanıp tutuşarak uzun bir rehabilitasyon sürecinden sonra imkânsızı başardı. 26 Mayıs 1998’de saat 7.22’de Bear, Everest’e başarıyla tırmanıp hayatta kalmış en genç Britanyalı olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Yalnızca yirmi üç yaşındaydı ve bu, onun aşırı maceraperest hayatının sadece başlangıcıydı.

    Çamur, Ter ve Gözyaşı; sıradan bir insanken dünyaca ünlü bir macerapereste ve kitapları 29 dile çevrilen, çok satan bir yazara dönüşen hayatının aksiyon dolu hikâyesi... Adrenalin bağımlılarının mutlaka okuması gereken bir kitap…

    “Dünyaca ünlü maceraperest Bear Grylls hayat hikâyesini anlatmaktan kaçınıyordu -ta ki bugüne kadar! Akıcı üslubu, tamamen kişisel detaylarla bezeli merak uyandıran anekdotları, tempolu akışı ve kuşkusuz tüm büyüleyiciliğiyle tam bir okuma keyfi...” Daily Telegraph


    Yayın Tarihi 2018-01-04
    ISBN 9752468382
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 352
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.5 x 21 cm

    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Edebiyat » Biyografi-Otobiyografi


    noimage
#11.01.2018 07:57 0 0 0
  • Emre Gökçe
    DOKUZ YAYINLARI
    Geç müdahale edilen bir yangının ortasında kalmış birini düşün...
    Enkaz altından günler sonra çıkarılan birini...
    Yüzme bilmiyorken, en derin sulara bırakılmış birini düşün. Ve anla şimdi beni, hisset ne haldeyim.
    Gelirsen, en fazla ölümü görürsün...

    Yayın Tarihi 2018-01-08
    ISBN 6052050156
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 208
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.5 x 21 cm

    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Edebiyat » Deneme (yerli)


    noimage
#11.01.2018 07:54 1 0 0
  • noimage


    Gecenin güzel yüzü yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzakta, melekler başucunda olsun, güneş öyle bir gecede doğsun ki Dualarınız kabul, kandiliniz mübarek olsun.
#29.11.2017 19:15 0 0 0
  • Irvin D. Yalom
    PEGASUS YAYINLARI
    Seksen beş yaşın acemisiyim. Sona doğru yaklaştıkça
    adım adım başa dönen bir daire çizerek ilerliyorum.


    Rusya göçmeni Yahudilerin ilk nesil çocuklarından olan yazar ve psikiyatrist Irvin D. Yalom, Washington, DC’nin düşük sınıfın çoğunlukta olduğu bir bölgesinde büyüdü. İçinde bulunduğu şartlardan kurtulmak istediği için aklına doktor olmayı koydu ve bunu inanılmaz bir yükseliş izledi. Başkalarının hayatlarını araştırmak üzerine bir kariyer inşa eden Yalom, kalemini ve terapötik bakış açısını bu kez kendisi için kullanıyor.
    Yalom’un hikâyesi bir rüyayla başlıyor: Kendisi on iki yaşında ve yüzü sivilce izleriyle dolu bir kızın evinin önünden bisikletiyle geçiyor. Her sabah olduğu gibi kızla arkadaş olabilmek umuduyla kıza, “Selam Kızamıklı!” diye bağırıyor. Ama rüyasında kızın babası, Yalom’u her gün tekrarladığı bu sözlerin onu incittiğine dair uyarıyor. Yalom’a göre bu, empatinin doğuşu; bu dersi hiç unutmamış.
    Sevgiye ve pişmanlığa dair anekdotlarla iç içe geçmiş olan Bir Psikiyatristin Anıları’nı okurken, kitapları pek çok insan için yol gösterici bilge bir psikiyatrist ve düşünürün yaşam yolculuğuna şahitlik ediyoruz. Ama bu yalnızca bir insanın hayat hikâyesi değil, Yalom’un yaşamına ve gelişimine dair düşünceleri, bizi kendi köklerimiz ve hayatımızın anlamı üzerine düşünmeye de davet ediyor.
    “Etkileyici, güçlü ve hem konusu hem de Yalom’un yaşadığı zamanlar açısından düşündürücü. İnanılmaz bir kitap.”
    Abraham Verghese, Gözyaşı Kapısı’nın yazarı

    “Yalom’un içe bakışlarının ve anlamlı sözlerinin hayranı olanlar, onun geçmişinin en özel detaylarını, tutkularını ve verimli bir yaşamın kapılarını açan anahtarları bu kitapta bulacak.”
    Kirkus Reviews

    “İnsan ruhu konusunda dünyanın en önemli ve en başarılı uzmanlarından birinin samimi, içgörülerle dolu hatıratı.”
    Daniel Menaker

    “Irvin D. Yalom’un yıllardır büyük bir hayranı olarak Bir Psikiyatristin Anıları’na bayıldım. Bu ondan beklediğimiz kitaptı; kendi benliğine derin bir yolculuk… Onun samimi ve canlı hikâyesi aslında okuyucuların kendi hayatlarını sorgulamalarına da yardımcı olacak. Bize cesur ve yerinde bir öz analizin nasıl bir şey olduğunu gösteriyor. Tekrar tekrar okunması gereken bir kitap.”
    Jay Parini



    Çevirmen: Elif Okan Gezmiş
    Yayın Tarihi 2017-11-08
    Orjinal Adı Becoming Myself: A Psychiatrist’s Memoir
    ISBN 6052993415
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 408
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.5 x 21 cm

    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Psikoloji » Genel
    Kitap » Edebiyat » Anı (hatırat)


    noimage
#29.11.2017 19:04 0 0 0
  • Başlangıç

    Dan Brown
    ALTIN KİTAPLAR
    Kim olursan ol, neye inanırsan inan,
    Çok yakında her şey değişecek...

    Genç adam, aniden üç büyük dinin temsilcilerine döndü. “Şaşırtıcı bulacağınızı tahmin ettiğim bilimsel bir buluşum sebebiyle bugün buradayım. İnsanlık deneyimimizin en temel iki sorusuna cevap bulma ümidi ile yıllardır peşinden koşuyordum. Bu bilginin tüm inananları derinden etkileyeceğine inanıyorum. Nasıl desem, ‘yıkıcı’ diye tanımlanabilecek bir değişikliğe sebep olabilir. Birazdan görecekleriniz, dünyayla paylaşmayı umduğum sunumun kaba bir kesiti. Fakat bunu yapmadan önce dünyanın en etkili din adamlarına danışmak, en çok etkilenecek kişilerce nasıl algılanacağını öğrenmek istedim.”

    Piskopos, haham ve ulema birbirlerine baktılar, sıkılmış görünüyorlardı. Piskopos, “İlginç bir girizgâh Bay Kirsch. Bize gösterecekleriniz dünya dinlerinin temelini sarsacakmış gibi konuşuyorsunuz," dedi.

    Genç adam kutsal metinlerin saklandığı bu eski mahzende etrafına baktı. Temellerini sarsmayacak, yıkacak, diye düşündü. Din adamları üç gün içinde bu sunumu bir etkinlikle insanlara duyuracağını bilmiyorlardı. Bunu yaptığında tüm insanlar, dini öğretilerin gerçekten de ortak bir noktası bulunduğunu anlayacaklardı: Hepsinin tümden yanlış olduğunu...

    Nereden geldik? Nereye gidiyoruz?

    İnsanoğlunun var olduğu günden beri cevabını bulmaya çalıştığı bu temel soruya cevap bulma iddiasındaki bir fütüristin tam da keşfini açıklayacağı gece her şey trajik bir biçimde karanlığa gömülür. Eski öğrencisinin sunumuna davetli olan Simgebilim Profesörü Robert Langdon söz konusu keşfi öğrencisinin anısına dünyaya duyurmaya karar verir. Ancak, kendisini bekleyen şifrelerden, acı sürprizlerden ve ölümcül fanatiklerden habersizdir...

    Çevirmen: Petek Demir
    Yayın Tarihi 2017-10-02
    ISBN 9752123267
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 536
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.5 x 21.5 cm

    noimage
#27.11.2017 15:37 0 0 0
  • noimage

    Sylvia Day
    DOĞAN KİTAP
    Crossfire ateşinde tutkulu final…
    Eva ve Gideon’un aşkında doruk noktası…


    Çevirmen: Omca Korugan
    Yayın Tarihi 2017-05-11
    ISBN 6050942200
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 460
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.6 x 21 cm

    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Edebiyat » Roman (çeviri)
#27.11.2017 15:33 1 0 0
  • Irvin D. Yalom
    PEGASUS YAYINLARI
    Yeni Kuşak Terapistlere ve Hastalarına Açık Mektup

    Psikiyatrist ve yazar Irvin D. Yalom’un klinik uygulamadaki otuz beş yılı aşkın tecrübesinin zirvesi niteliğinde olan Bağışlanan Terapi, hastaların ve terapistlerin terapiden nasıl en iyi şekilde fayda sağlayabileceğini gerçek vaka çalışmaları aracılığıyla gözler önüne seren olağanüstü bir rehber. Yalom, alandaki yepyeni yaklaşımını ve edindiği tecrübeleri mesleğe yeni adım atan terapistlerle “seksen beş kişisel ve kışkırtıcı ipucu” halinde paylaşıyor. Önerileri ve fikirleri arasında şunlar var:

    • Hastanın sizin için önemli olmasına izin verin
    • Hatalarınızı kabul edin
    • Her hasta için yeni bir terapi yaratın
    • Ev ziyaretleri yapın
    • Asla (hemen hemen asla) hasta adına karar vermeyin
    • Freud her zaman hatalı değildi

    Yeni kuşak hastalar ve danışanlar için terapötik süreci zenginleştirmeyi amaçlayan Bağışlanan Terapi, bu alanla ilgilenen herkes için keyifli, bilgilendirici ve düşündürücü bir çalışma.

    “Bu kitabı herkese tavsiye ederim, özellikle de aklıyla olduğu kadar kalbiyle de öğrenmeye açık olanlara.”
    E. Thomas Dowd, Counselling Psychology Quarterly

    “Bu kitap size psikoterapi alanına niçin girdiğinizi hatırlatacak. Hastayı ne zaman kucaklayabileceğinizden ne zaman daha derin sorgulamaya geçebileceğinize kadar Yalom’un tecrübelerinden yola çıkarak kaleme aldığı gözlemleri sizi tuzaklardan kurtararak profesyonel açıdan daha da verimli hale getirecek.”
    Jill Lightner

    “Koltuğa kıvrılma çağrısı… Yalom, karşısında hiçbir perdenin kapalı kalamayacağı bir sihirbaz.”
    Metro Times (Detroit)

    “Seksenlerinde, görmüş geçirmiş bir yazar olan Yalom kendi bakış açısından dostça bir dille, içtenlikle ve her zaman bilgece yazıyor.”
    Kirkus Reviews

    “Çok geniş bir okuyucu kitlesine hitap eden, belirli konulara net bir şekilde odaklanılarak kaleme alınmış bir kitap.”
    Booklist

    “Yalom’un üslubu, O. Henry’nin esprili dili ile Isaac Bashevis Singer’ın ayakları yere basan tarzının bir karışımı.”
    San Francisco Chronicle


    Irvin D. Yalom, Günübirlik Hayatlar, Din ve Psikiyatri, Annem ve Hayatın Anlamı, Varoluşçu Psikoterapi gibi pek çok kitabın ve grup terapisine dair en önemli çalışma olarak nitelendirilen Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği gibi klasik kitapların yazarıdır. Stanford Üniversitesi’nde Fahri Psikiyatri Profesörü unvanına sahip olan Yalom, çalışmalarına yaşamını sürdürdüğü Palo Alto ve San Francisco’da devam etmektedir. Yazarın diğer kitapları arasında şunlar bulunmaktadır: Bugünü Yaşama Arzusu - Schopenhauer Tedavisi, Güneşe Bakmak - Ölümle Yüzleşmek, Ölüm Korkusunu Yenmek - Polis Çağırıyorum, Kısa Süreli Grup Terapileri, Her Gün Biraz Daha Yakın - İki Kere Anlatılan Herkesin Bildiği Bir Terapi.


    noimage
#27.09.2017 11:51 1 0 0
  • Cath Weeks
    ARKADYA YAYINLARI
    Evlat sevgisinin sınırı nedir? Bir anne evladı için neleri göze alabilir?

    Yıllarca beklediği o gün gelip çatana dek Twyla da bu soruya cevap veremezdi. Hatta biricik bebeği Charlie’yi kucağına aldığı o ilk anda bile evlat sevgisinin, onu şimdi olduğu yere getireceğini asla tahmin edemezdi.
    Dylan ve Twyla çifti, oğullarını dokuz ay boyunca heyecanla, umutla hayallerle beklemişti. Fakat kader bazen hayallerimizle aynı fikirde olmazdı. Twyla da hayatının bir daha asla eskisi gibi olmayacağını, Charlie doğduktan çok kısa bir süre sonra anlamıştı. Çünkü Charlie kördü.

    Twyla ne olursa olsun evladını olduğu gibi kabul etmesi gerektiğini bilse de, onu böyle bir geleceğin beklediği fikrine bir türlü katlanamıyordu. Evladının gökyüzü kapkaranlıktı. Artık hayattan, onun için bambaşka, masmavi bir gökyüzü istemek dışında hiçbir beklentisi yoktu. Bu da ancak ciddi bir ameliyatla mümkündü. Peki, kendi istekleri minicik bir bebeğin, hem de kendi bebeğinin hayatını riske atmaya değer miydi?

    Bazen kader bizi en sevdiklerimizle sınar ve sevgimizin sınırlarını bizi âdeta uçurumun kenarına kadar getirerek ölçer. Bir Başka Gökyüzü, evladı için uçurumun kenarına tutunmaya çalışan bir annenin öyküsü. Hayatında sevgiye yer olan herkesi derinden etkileyecek olan bu kitap, size sevginin gerçek anlamını bir kez daha sorgulatacak.



    Çevirmen: Bahar Yaldız Çelik
    Yayın Tarihi 2017-09-08
    ISBN 6051881836
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 440
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.5 x 21 cm

    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Edebiyat » Roman (çeviri)


    noimage
#27.09.2017 11:48 0 0 0
  • Konu: Şaşenka
    Simon Montefiore
    PEGASUS YAYINLARI
    Bir devrim, tutku ve ihanet hikâyesi…

    1916, St. Petersburg. Cesur, güzel ve kararlı bir Rus Yahudisi olan on altı yaşındaki Saşenka zengin ailesinin ayrıcalıklı yaşantısından hoşlanmamaktadır. Gri gözleri, çilleri ve kızıl kahve saçlarıyla her erkeğin ilgisini çekebilecek kadar güzel olsa da onun aklında tek bir şey vardır: devrim. Bolşevik dayısının da etkisi altında kalan genç kız, Yoldaş Kar Tilkisi adıyla komplo ve baştan çıkarma oyunlarına soyunur.
    1936, Moskova. Saşenka onunla aynı davaya inanan bir adamla evlenmiştir. Kar Tanesi ve Karlo adında iki güzel çocukları, herkese örnek olacak bir hayatları vardır. Ama yazar Benya Golden’la tanışana dek hayattaki davasından başka hiçbir şey düşünmeyen genç kadın için aşk hiç tatmadığı, hayalini bile kurmadığı bir duygu olarak kalmıştır. Saşenka ve Benya aşk dolu bir on bir gün geçirirler. Sadece on bir gün… Ama bu kısacık yasak aşk, dayanılmaz acıların tohumlarını ekmeye yetmiştir.
    1994, Londra, Moskova. Saşenka’ya, ailesine, dostlarına, hayatına dair her şey kayıptır… Ta ki genç tarihçi Katinka, annesini mutlu etmek isteyen bir adam tarafından araştırma yapması için işe alınana dek. Stalin’in kan kokan arşivlerinde gezinirken ipuçları onu Saşenka’ya götürür ve insanın içini acıtan, dehşet verici bir yapbozun parçaları bir araya gelmeye başlar.

    “Kabullenmek istemediği güzelliği, zenginliği, sınıfları aşan asaleti ve kendisine pahalıya patlayan samimi idealleriyle Saşenka hepimizde sempati uyandırıyor. Hikâye o kadar hüzünlü ki etkisinden kurtulmak çok zor.”
    The Spectator

    “Saşenka’nın ikilemi, çok sevdiği çocuklarını kurtarma çabaları ve onun gizli geçmişini ortaya çıkarmaya çalışanların gayreti öyle güçlü ve ikna edici bir dille kaleme alınmış ki kitabı gece yarısından çok sonra elimden bıraktığımda gözyaşlarına boğuldum.”
    Vanora Bennett, The Times

    “Montefiore bizi özgür ruhlu Saşenka’yla büyülüyor. Bu destansı hikâye neredeyse bir asırlık çalkantılı Rusya tarihine yayılmış. Konusu aşk, tutku, ihanet, fedakârlık ve aile değerleri.”
    The Courier-Mail

    “Okunması gereken bir kitap! Montefiore iyi bir hikâyenin tüm yüzeylerini cilalayıp devasa Rusya sahnesine yerleştirmiş: sırlar, yalanlar, ihanet, aşk ve ölüm.”
    The Sunday Telegraph

    “Tarihte yaşanan bir kıyametin dramatik bir portresi, aileye ve anneliğe derin bir bakış. Saşenka ve hayaleti insanın zihnine kazınıyor.”
    Femmes

    “Tutkulara ve sırlara, politikaya ve yalanlara, aşka ve ihanete, yaşam savaşına ve vahşete dair etkileyici bir hikâye…”
    Saga Magazine

    “Müthiş! Bu kitabın kalbi tutku, annelik duyguları, devrimin ateşi ve korkuyla çarpıyor.”
    The Sunday Times

    “Tutkuya, ihanete ve akıl almaz bir karara dair yürek sızlatan bir roman.”
    InStyle

    “Saşenka’da büyük Rus romanlarının tadı var.”
    The New York Times


    Çevirmen: İrem Sağlamer
    Yayın Tarihi 2017-08-10
    ISBN 6052992630
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 568
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.5 x 21 cm
    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Edebiyat » Roman (çeviri)


    noimage
#05.08.2017 15:47 0 0 0
  • Marie Lu
    PEGASUS YAYINLARI
    BİR ZAMANLAR BABASI, PRENSİ VE DOSTLARI OLAN BİR KIZ VARDI. SONRA İHANETE UĞRADI VE İNTİKAM ALMAYA YEMİN ETTİ.

    Ailesi ve arkadaşları Adelina Amouteru’nun kalbini kırmış, onu intikamın kollarına teslim etmişlerdir. Artık Beyaz Kurt adıyla bilinen ve korku salan Adelina, Genç Elitler’den oluşan kendi ordusunu kurabilme umuduyla Kenettra’dan kaçar. Amacı, onu ölümün kıyısına götüren beyaz pelerinli Engizisyon Mihveri askerlerini yok etmektir.
    Ancak Adelina kahraman değildir. Korku ve nefretten beslenen güçleri, kontrol edemeyeceği bir boyuta ulaşmıştır. Yeni Elit arkadaşlarına güvenmemektedir. Bunlar yetmezmiş gibi Engizisyon’un lideri Teren Santoro onu öldürmek istemekte, eski arkadaşları Raffaele ile Hançer Cemiyeti ise intikam açlığının önüne geçmek için çabalamaktadır. Adelina içindeki iyiliğe tutunmaya çalışsa da tüm varlığı karanlığa bağlı biri nasıl iyi olabilir?

    “Güç peşindeki zıt kutuplar, pek çok kişinin öldüğü, canının yandığı veya sonsuza dek değiştiği efsanevi savaşlar kaleme
    alan Lu, harika bir iş çıkarmış.”
    Publishers Weekly

    “Benzersiz ve akıl almaz… Adelina kesif bir karanlığın antikahramanı: Lucifer, Macbeth ve Darth Vader gibi arketiplerin hamurundan yoğrulmuş sıradışı bir genç kadın.”
    Kirkus Reviews

    “Etkisi altına aldığı kadar rahatsız da eden, ince ince işlenmiş bir olay örgüsü…”
    Booklist

    “X-Men veya Yıldız Savaşları hayranı mısınız? Marie Lu’nun Gül Cemiyeti’nin başkahramanı Darth Vader ile Magneto karışımı.
    Aynı zamanda genç bir kız. Evet… bizce de harika.”
    MTVcom

    “Serinin hayranları kitabın başkahramanının kendi kötülüğüne yenilmesini ve bundan zevk duymasını okurken çok heyecanlanacak.”
    School Library Journal


    Çevirmen: Özge Nur Küskün
    Yayın Tarihi 2017-08-10
    Orjinal Adı The Rose Society
    ISBN 6052992197
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 400
    Cilt Tipi Ciltli
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.5 x 21 cm

    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Edebiyat » Roman (çeviri)


    noimage
#05.08.2017 15:44 0 0 0
  • Müjde Aklanoğlu
    DESTEK YAYINLARI
    Karanlıkla savaşabilir misin?
    Korkularını saklına astığın gibi, vicdanının sesini susturabilir misin? Sınırların ne kadar? Ne kadar ileri gidebilirsin? Peki bir DELİ’yi sevebilir misin? Aşk için nelerden vazgeçersin? Yüreğin gibi, geleceğini feda edebilir misin?

    O EDERDİ, ÇÜNKÜ O... DELİNİN DELİSİYDİ!

    Geçmişini bir çöp torbasına koyup kaderin derin sırlarına atarken, nereden bilecekti ki tekrar gün yüzüne çıkacağını?...
    Çocukken âşık olduğu adamın şimdilerde kaçtığı tehlikeli kişi olması ne ironiydi...
    Birbirine taban tabana zıt; iki deli! Birisinin dediğim dedik, umursamaz, sakar, pasaklı, çocuksu, masum, saf ve ukala bir cadıyken, diğerinin amaçları, hedefleri olan, onurlu, kuralcı, kurnaz bir işadamı olduğuna aldanmayın!...
    Aslında o gündüzleri işadamı Cem Aydınoğlu kimliğinden, geceleri Delifişek namıyla sıyrılan bir mafya adamıydı.
    Kurallarını yalnız kendisi koyduğu hayatında kimseyi istemeyen Delifişek, bir zamanlar kaçtığı baş belasının peşine bu sefer kendisi düşerse, dünyayı dize getiren gücüne ve herkesi korkutan yapısına rağmen, ona ve yüreğine tek sözünü bile geçiremezse, sizce ne olur?
    İnadın dibine vuran, aşkın tutkuya yelken açtığı harika bir romantik komedi olur.


    Yayın Tarihi 2017-07-31
    ISBN 6053112792
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 512
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.5 x 21 cm

    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Edebiyat » Roman (yerli)

    noimage
#05.08.2017 15:41 1 0 0
  • karanlık dunyamı aydınlatan yüreğime usulca kayan ışıktın sanki..şehrimdeki milyonluk nufus ta , ikimizden baska biri yokmuş gibi yasadım hep ikimizi..raflara kaldırılan dertlerin, cekmecelere sokuşturulan kederlerin ,sen'din sebebi..
    tüm gecmişimi ,yasanmışlıklarımı unutturan yaşama sevincimdin sanki..
    aşkların
    en güzelini
    en özelini
    en yücesini
    yaşattığın kalbinle
    tepeden tırnağa yaşanmaya değersin herşeyinle..

    iyi varsın canım
    iyiki gelmişsin bu dünyaya
    iyiki tamamlamışsın beni diğer yarınla
    tüm mutluluklar, sağlıklar, benimle birlikte ,seninle olsun
    yeni yaşınla...
    İyi ki doğdun canım ....




    noimage
#27.06.2017 21:27 0 0 0
  • Ölüm öyle sevdayla bakar ki ömrümüze...


    Oysa yaşanacak(tı) aşk
    Hüzünden sonra mavi yeşil bir bahara...


    Ben en çok seni sevdim
    Kızılca kıyamet koparken yüreğimde
    En çok sen diye sustum...



    İçimin kuyularına akıtırken siluetini
    Kan ter içinde kar yağdırdım yaralarıma...



    /Aleni bir sığınakta yüz sürüyorum sevdana.../



    Bilmezdim gökyüzünü gözlerinde taşıdığını
    Pencerenden umuda bakmadan evveli...


    Bütün geceler sırdaş şimdi yokluğunda
    Ben diye başladığım cümlem kalmadı artık
    Biz derken açan gülleri görsen
    Daha bir aydınlık şimdi yarın
    Ne zaman özlem desem
    Tuzu yakıyor içimi...


    Dilimde bıçak kesiği ezgiler... Bir yarım sen...



    Dört yanımı saran yorgunluklardan geçtim
    İçimde bir beyaz türkü kanat çırparken
    Lal olmadan son kez dilim
    Üşümüş sesinle konuşmaya geldim...



    İçimin narlı kuyularından cümleler çekerken
    Ki sade bir sevdayla yüz süremem ömrüne amenna!



    Her ayrılıkta yenik düşermiş insan
    Her aşk biraz yorgunluk
    Her şiirin bir dönüş saati vardır
    Bir de gidişi süresiz...


    Sende sonsuza kadar yaşamaya geldim...

    Sür beni alnına ki kirlenmiş yazgıma aydınlık değsin!






    Songül Karadağ
#13.06.2017 11:45 1 0 0
  • Konu: Diseksiyon
    Mehmet Rıza
    MONA
    “Hayat yalnızca akıllılar için harika bir deneyimdir.”

    Kalp damar cerrahı Mayda Ramazan’ın hayatı, başarılı kariyeri, lüks otomobili ve mutlu evliliğiyle ilk bakışta mükemmel gibi görünür. Mayda, insanların hayatına dokunan bir hekim olmayı seçmiş, küçük kızı Sumru’yla da hayatının mânâsını bulmuştur. Adana’nın en imrenilen kadınlarından biri olan doktorun hayatı, bir hasta ölümü davasıyla tepetaklak olacak, sırları sandıktan birer birer çıkmaya başlayacaktır. Onu takip eden gizli güçler kimlerdir? Güneşin kızı Çukurova’nın bereketli topraklarına hangi kadim gizli cemaat göz dikmiştir? Zalim, güçlü ve sınır tanımaz bu insanların peşine düşen gazeteci Egemen’i neler beklemektedir? Büyük çıkarları için küçük hayatları kurgulayan Ahtapot ve adamlarının şiddetini durdurmak mümkün müdür?

    Adana’nın arka mahallelerinden, sosyetik kulüplerine uzanan bir takip öyküsünde, yazar Mehmet Rıza, okuru soluksuz bir heyecana sürüklüyor. Diseksiyon, insanın özünü ararken, yaşamındaki hatalı kararların bir ömrü ele geçirmesine izin vermekle yüzleşmesini anlatan güçlü bir roman.

    noimage
#11.06.2017 18:33 0 0 0