en koyu karanlıkların en uzun gecelerinde bile
sesinin aydınlığıyla sarıp sarmalayan
sönmeyen aşkıyla içini ısıtan
içine çektiği bir nefesi olmalı kadının
sen,
şiirlerimin sebebi
kalemimin sevda kokan mürekkebi
Az önce senin için öldüm yine
gördüm ki ,sende benimle boğulmuşsun ben ölmeden önce
biliyorsun ki hep sevmişimdir yazdıklarını
bu kez daha bir uğraş vermişsin gibi yutkuna yutkuna
zor zamanlarda , haykırılmalıydı değil mi yaşanılanlar ?
senden başkasını görmeyen gözlerimin nemi ile okudum sevdiğim
buharına da yazdım 'iki kelime'...
inat etme yüreğim daha fazla
unut herşeyi
sarıl geçmişe
tebessümlerini sür anılara
sustur içinde aşka karşı koyan cümleleri
bir kez daha yakala kıskıvrak aşkı yakasından
isyanlarınla durdurma zamanı boşa
kız dedim kızdın
bağır çağır dedim bin feryatla çağladın
ama unut dememi bekleme
unutamazsın gönlüm
yerine kimseleri koyamazsın
ardında kalanlarla yetinemezsin
zavallı yüreğim
sonuna kadar haklısın
biliyorum dargınsın
kırgınsın
ama gel geç inadından
ne çok sevmiştin
uğruna neler çekmiştin
unutma
bak nefesin titriyor kokusu geldikçe burnuna
gözlerin nemleniyor geldikçe aklına
dilin de sayıklıyor adını
anlasana onsuz yapamazsın
beni düşün
diz çöküp yalvarırım sana
ellerim başımın arasında
sızlanıyorum
kıvrılıyorum bir köşeye günlerdir durmadan ağlıyorum
yoruldum
geri ver karanlıklara dalan gülen gözlerimi
geri ver nefesimi ,yaşayan ölü bedenime
söyletme dilime ayrılık türküleri
yazdırma bana ayrılık şiirleri
bağışla onu yalnızlığıma
kavuşmama izin ver yaralarımın ilacına
gölgesi bile huzurken
yokluğu hayat mı olur bundan sonra bana
ölüyorum tepeden tırnağa..
Aşk-a..
kendim ve yüreğim
(yüreğim'e yalvarışlar..)
acımasız bir fırtınada sürüklendim
belki de ilk defa bu kadar üşüdüm
tüm sokaklarını bildiğim bu şehirde
gündüz vakti bile kayboldum
ellerimden dökülen yaşam kırıntılarıyla
icime sığmayan derdimle
boğazımda düğümlenen bin feryatla
kendimden kacarken bile
ben yine seni aradım..
karanlıklardaydım..
sahipsizdim..
çaresizdim..
ben seni uğurlarken
ellerim titredi..anlasana..
soluksuz kaldım ..anlasana...
yanaklarımı ıslatan yaşlarla üşüdüm..anlasana..
geri çekmeye çalıştığım adımlarım sana koşuyordu..anlasana
dilimden dökülen sözler kahkaha atarken
içimin acısı sana ağlıyordu..anlasana..
dilimdeki kurşunlarla seni vururken
kendimi öldürüyordum..anlasana
asarken seni yüreğimin darağacında
aslında herşeyim sende asılıydı
gözlerim
kirpiklerim
ellerim
yüreğim....
....anlasana..
ömürlük sevdiğim !
ömrümü ömrüne bağışlayabileceğim !
eğme başını yere..
tanıyamadın
inanamadın biliyorum ama
ben o 'yum
'sevdiğin kadın'ım hala..
gözlerimin içine bak
hiç değişmeden ordasın
ilk gün gördüğüm gibi seni..
şubat soğuğunda içimi ısıttığın gibi..
senden sonram olamayacağına yeminler ettiğim gibi..
başımı omzuna yasla
saçlarımı al yine parmak aralarına
hiçbirşey deme
sadece son arzun nedir diye sor bana
iki şey isterdim senden
ilki;
saklamanı istemezdim hiçbirşeyini
bundan sonra benden..
sen mutluysan,
üzülsemde bir avuntuyla eğler kendimi
ortak olurdum derdine sevincine...
bunun için söz vermeni isterdim kançanağı gözlerime..
ikincisi mi ?
halimden o belli değil mi ?
ölümüne sevdiğim !
varlığına alıştığım !
tut ellerimden isterdim
gel kurtar can cekişlerimi
seni seven yanımdan bul beni
dokun yüreğime
içimden geçenleri oku
yaklaş
duyulmayan sesimi dinle
uyandır beni bu kabustan isterdim...
canımın canı
günlerdir birleşmedi kirpiklerim
güçsüzlüğümü sana belli etmedim
ama ,neler yaşadım bilmedin
seninle birlikte kanadım
gülen yüzlü maskemin altında...
çok şükür ki Rabb'im dermansız dert vermedi
seni bize bağışladı...
dualarımı yastığına üfledim
nefes aldıkça Rabb'im yaralarına şifa verecek inşAllah
şimdi
bana ver canını yakan o acıları
benim bedenim kıvransın o yatakta
ben çekeyim o sancıları
sen yeter ki iyileş
hayat veren yanım
yeter ki iyileş
sana canımı bile veririm...