Sevgiyi bildiğin gibi küfretmeyi de öğren.. Bu güne kadar seni rahatsız eden ne varsa ve "ne varsa acı çektiğin" iade et!..
Küfürleri sırala ve kalayla Türkçe ve mealen!.. Bırak kırılıp dökülsün üstüne titrediğin bırak öğrensin değersizliğin ne olduğunu o heybesini doldururken dertlerle sen boşalt yüreğini onun sırtında ki kambur büyürken sen rahatlayacaksın!.
Belki ikinci baharın vardır kim bilir? Yüreğine taş basacaksın ama
Kimsede müebbet kalmayacaksın!...
Yasadıklarım nedir? Kendi gönül sarayında saklı tuttuğun hislerin nedir? Nedir benden böylesine sakladığın, kaçırdığın? Yasayıp da yaşatmak istemediğin? Acıların, tecrübelerin, geçmişin mi seni mahzun bırakan?
Aşk mı yoksa sevda mı, sevgi (?) mı? Seni benden alıp dötüren benim dışıma bırakan nedir? Nedendir sana ulaşamayışım? Seni yasarken seni yaşatamayışım nedendir? Niçin askımı paylaşamıyorum seninle? Beni, bizi böylesine paylaşmazlıklara dötüren, nedir? Birbirini tamamlayacak ama birbirinden kopuk duran ikimizin suskunluğuna sebep nedir?
Susmalarında mı bulmamı istiyorsun seni? Kendini bunca kaçırışın neden? Korkuyor musun benden? Yasadıkların mi beni sana yakın etmeyen? Ya ben o yasadıklarından farklıysam? Ya ben zaten seninsem? Sevemez miyim gönlümce seni? Senin kendini bana bunca hapsedişin neden?
Yasamamı istemezken, yasadıklarımı onaylamazken neden olumu istemezsin benden, bilmem? Neden sevmeme izin vermiyorsun? Sevilmekten, almaktan bunca kaçısın neden? Niçin ben senken bensiz kalmak istersin? Niçin "sevdim", "seviyorum", "seveceğim" derken susturuşun beni?
Askımı, sevdamı neden anlamazsın? Yoksa sen inanmaz misin aşka? Yoksa seven olmadı mı seni hiç? Yoksa sen sevmek nedir bilmiyor musun? Sen yıllarca koşup da yetişemediğim bir meltem misin? Islanmak, yıkanıp arınmak icin yetişmeye çalışıp da kaçırdığım bir sonbahar yağmuru musun? Sen O musun? Ben Sen miyim? Ben sensem neden sen ben değilsin? Neden ben olmaktan kaçıveriyorsun? Bir şeyleri almak, vermek değil midir? Almalarımızla kurtarıyorsak karsımızdakini bu vermek değil midir özde?
Yoksa sen kor musun? Aşkın gözünü kor ettiği asığı bile görmeyen misin? Çölde rastladığım bir serap mısın sen, ardından koşup da ulaşamadığım? Sen aşk mısın? Aşksan, neden yoksun? Elimden tutup da beni yürümeye çağıran senSimdi hiç kimselerin olmadığı kurak ve ıpıssız bir yerde beni oksuz bir çocuk gibi bırakmıyor musun? Ağlıyorsan gözyaşlarını silmeme neden engel oluyorsun?Nedendir böyle sonsuz susuşun?
Her şeyi içine gömmene sebep nedir? Niçin yasamayı bırakıp da anlamaya çalışırsın beni? Niçin bir kez olsun "GEL" demezsin? Niçin tek bir kez bile olsun "NİÇİN" demezsin? NİÇİN?"
Söyler misin
Yaşamak için nefeslendiğim nedenim misin hala
Yoksa
Ölmek için seslendiğim intiharım mı ?
Senin yaralarını kapayan İstanbul'un
Tuz oldu benim açıklarıma
Yetimliğim büyüdü hep ünlemsiz susuşlarında
Hiç tanımadığım insanlara açık yaralarımı Gösterebildim belki
Ve tanıdığım insanların bende açtığı gizli yaralarımı
Ten rengi cümlelerle boyayabildim
Ama yine de
Geç kalmamak için gözlerine
Erken yaşanmışlıklarımdan bedelli mazeretler Düştüm ömrüme
Beşinci peronda bıraktığın ölü tebessümlerinle mi
Dönecektim ben bu kente !
Eskiden hep dönmek için gidiyorum derdim
Şimdi gitmek için gidiyorum diyeceğim
Hüznümü ağlatan cümlelerin yazıldığı bu şehirde
Mutsuzluğumla anılacağım hep biliyorum
Adım kadar önemli olmayacak belki de
Sırtımda taşıdığım ceset !
Ya da hiç bilinmeyecek
Çığlığıma düşmesin sakın suskuların Ki bilirsin ne çok sustuğumu
İnsan hep kendine susarmış derler
Ben sana susmuştum hep ; sen duymadın
Suçu dünyaya atıp
Lanetler savurduğumda etrafa
Havada kalan cümlelerimi sahiplenecek kadar Cesursun demek
Yoksa haksızlığın için mi bu duruşun !
Keşke bu cesaretin Sevgime de meydan okuyabilseydi yüreğinde
Belki bu kadar yabancısı olmazdık şimdi Nefeslerimizin
Bir gün ben de giderim
Ve kahraman olurum diyorum kendime
Ya döndüğümde Senin kahramanlığına yenilirsem deyip
Susuyorum yine kendime
Biliyor musun
Gözlerimdeki kırılgan çocuk bir ağlasa
Belki bütün bir ömrün yasını tutacak
Ki az ağlatmadım ben onuSözLer yazmak için değil ama ;
Böylesi gülmelerin şerefsizliğinde
Eğdirmemek için yüreğimi !
Bana en aşk yanlarımdan kırgınsın biliyorum Üstelik yorgun
Düştüğüm kaldırımlardaki parke taşları Kadar sahipsizim
Üstüme devrilen aşkların masum çocuk yüzüyüm Bir başıma
Önümde tek bir dönüş var şimdi Gidişlere kapalı
Ölüme bir kala vazgeçiyorum Kahraman olmaktan
Şehrin dar sokaklarından Kalabalık meydanlarından geçip
İnsanların yüzlerindeki kaybolmuş umudu
Onlara hatırlatabilmek adına
Kötü sözcükLer yazmaya devam ederim belki
An gelir
Senin de sarıldığın olur belkiCeketsiz şairliğime kim bilir
Belki bir gün sen de kendini görürsün
Aynaya bakar gibi bakmadığında cümlelerime
Haklı sevdaların kahramanından öğrendim ben Utanmadan ağlayabilmeyi
Dökülen her damla bir çizik daha koysa da alnıma
Evet
Utanmadan ağlayabiliyorum gerçeğime
Mavisi silinmiş denizlerden umut bekleme kaptan !
Diyorsun
Ama unutma
Ben ki denize uzak bir kentin şair suskusuyla
Bakıyorum sana !
Sen bunu bilemezsin
Bir kibrit çak istersen içimdeki maviliklere
Gör bak ;
Denizin rengi bir miymiş umudun rengiyle !
Hayatta en son karıştılar sevdama
Bir balyoz gibi kelimeler
saplanırken yüzüme
Parçalandı cihan, çığlıktan serinliği
Gövde kin götürdü...
Sertliğim seyrinde suskun.
Yakışıyor sana özgün kinin
Üstümüze felaket yağıyor
Öldürdün açmış çiçeklerin,
Öldürdün nefesini...
Bendim ağlıyor !
Durgun sular çoğaltır kederi
Günahı kabulünde
Yadigar,
Nereye dönsem ağırdır bedeli
Şifahen kurşun sıksan
Ne yazar !
ben kaybetmeye değmem
her akşamın sabahı vardır
benim yok
bazen sert rüzgarlar esse de
bahar sofrasında merhametimin
iki dirhem bir çekirdek parıldar gözlerim
en güzel yönüyle boy atmışlığına paylaşmanın
ben kaybetmeye değmem
hele hele zoraki çekilmişse sürgüsü
mazinin
hani varlığımızla dirilirdi gelecek
hani uzak düşlere kapılmazdı yaz akşamlarımız
sesim sesine tutsaksa
üzeri kanaviçe işli bir sedirdi ölüm
sesim sesine tutsaksa
'ben aşkın izinsiz gösterisiydim
kem gözlerden uzak
özenle yaratılmış
bir ömrün ağaçlar tarafından
eksiksiz gözden geçirilmişliği'
ben kaybettiğine değmem
elindeki amansız rastlantıyı
beni kaybetmeyi bırak
bir bir elden geçir hatıraları
oralarda nedensiz bir sevgi bulacaksın
hırpalanmış bir çocukluk arkadaşlığı
ipek saçlı yalın kat bir süreksizlik
bırakacaksın içe işlenmişliklerin bohçasını
oturacaksın gündoğumu ıslaklığına toprağın
beni o zaman anlayacaksın
pür dikkat bir neşeyle atılacaksın
günün ilk ışığına
beni anlayacaksın
göze alacak mısın kaybetmeyi
çünkü ben kaybettiğine değmem
derin dalgınlıklarının nedeni
uzun dargınlıklarının
ben kaybedilmeye değmem
ama sararım tenini gür bir orman gibi
yaşamaktır tek işaretleşmem seni sevmekle
aramdaki
payımız eşit
ben sende yaşamayı öğrendim
sen bende veda etmeyi
ben sende başlamayı öğrendim
hata yapmayı
sen bende hatasız bitirmeyi
ben kaybetmeye değmem
borçluyum birlikte tanıdığımız insanlara
her bir parçamda birisi
ayrılığı da paylaşırız onları paylaştığımız gibi
homurdanmasın kader
inadımız ölüme değil
yasaksız bir ayrılığa
ayrılıktan da ayrıyız artık
sınırsız bir boşlukta
sokakta sadece sokakta
gri akşama doğrulu
yağmura nazlı
gökleri güvercinli
bomboş
loş
bir sokak