[QUOTE=ıssızada]... oyakbank ordu yardımlaşma kurmunundu. ing banka sattılar. ordu vatan mı sattı yani?
[atex]
O meşhur yazınızı iyice okumuş ve size
sadece birinci konuda bir cevap yazmıştım.
Diğer konularda hiçbir cevap yazmadım çünkü
sizin ekonomi konusunda ilgili olmadığınız gibi
o konuyu da yakından takip etmediğiniz gibi bir kanaate varmıştım.
Çünkü herkes biliyor ki
OYAK BANK, ülkemizin artık bir sembolü haline gelmiş
Ereğli Demir Çelik Fabrikasının Hükümetimizce kim olursa olsun
fakat kesemiz dolsun düşüncesiye satışa çıkarttığı o tarihi fabrikayı
yabancılar eline geçmemesi için
ona finans sağlamak amacıyla yapılan bir satıştır...
Diğer konulara cevap vermiyorum.
Eminim siz ve Avukatlığını yaptığınız güya TÜRKOĞLU
zaten bu konularda uzmansınız.. [/atex]
[atex]Haydi bakalım o zaman buraya
içinde hiçbir bilgi içermeyen cümleler yazacağınıza,
fakülteden öğrendiğiniz görüşlerinizi de belirtin ki
diplomanızı son günlerde ortalığı karıştıran fakat
her nedense hiçbir hükümet mensubunu ilgilendirmeyen
kopya ile aldığınız gibi bir düşünce içinde olmayalarım. [/atex]
NOT:
Bu mesajınız da diğerleri gibi
sadece lâf atmaktan öteye geçmeyen cümlelerle dolu.
1. Bizler hiçkimseyi tanımadan, medya ağalarının bize gösterdiği
ve kendi fikrimize uygun gelen bir PARTİ GENEL BAŞKANINI seçiyoruz.
2. Hiçbirimizin o seçtiğimiz parti içindeki adayları tanıdığımız yok.
varsa bile ya bir ya iki kişi.
3. Partilerden iktidara gelenlerin PARTİ BAŞKANLARI
kendi gösterdikleri adaylar arasından onu bakan, bunu başbakan yardımcısı,
bir diğerini şu komisyon başkanı yapıyor.
4. Ortak olan tek özellik, ellerini kaldırmalarını istedikleri zaman kaldırmaları.
5, Eğer kaldırmazlarsa, bir dahaki seçimde aday olamadıkları gibi,
haklarında mevcut olan fezlekelerin de yürürlüğe girme tehlikesi var..
Şimdi böyle bir organizasyon içindeki güya halkın seçtiği millet vekillerinin arasında
başkanlarının ayrılırken hüngür hüngür ağlamaları,
onların bir daha seçilememe rizki ile karşılaşmamak için
birşey olduğunda karşı parti milletvekillerine saldırmaları
size göre doğal değil midir.
Bir defa seçiliyorsunuz ve ondan sonra
sadece 2 sene geçtikten sonra yıllık milli gelirinden
4 kişilik ailenin alamadığı bir geliri tüm hayatınız boyunca alıyorsunuz.
Şimdi bana bu kişilerin bizi temsil ettiğini söylüyorsanız,
lütfen bunu benim için söylemeyiniz.
Çünkü beni temsil etmediklerine ben eminim...
@ TÜRKOĞLU
Sanki o konuda birşeyler biliyormuş gibi görünmek için
Google'dan arayıp her zaman yaptığınız gibi
sadece copy-paste ile yazdığınız tarifler için teşekkürler.
Siz daha dünyada yokken de ben bu fikirlerimi açıklıyordum.
Asgari ücrete %10 oranında yapılan bir maaş zammının asgari ücerete olan katkısının,
bir milletvekili maaşına tam 10 tane asgari ücret alan kişinin
maaşı kadar yansıdığını hiç hesapladınız mı..?
Burada da yazmak istemezdim ama
bazıları oturup da referandum ile ilgisi olmayan
ekonomi konusunda açıklama yapınca yine dayanamadım..
Siz şimdi benim neden bugüne kadar bu konuyu yazmadığımı değil de
yazdıklarımın doğru veya doğru olmadığını doğru değilse
bunun nedenlerini açıklayan görüşlerinizi yazarsanız
sanıyorum daha yararlı olacak..
Haydi bunu bilmeyebilirsiniz.
Yeni anayasa gereği Memur sendikalarına getirlien haklar nedir.
Uzlaşma Kurulu kimlerden oluşuyor.
Uzlaşma kurulunun aldığı karar hükümet tarafından kabul edilmez ise
memurlar kime başvurabilecekler ve onlara bu konuda tanınan haklar nelerdir..
Ekonomiyi tam olarak bilmesenizde, eminim siz kendi öz kararınızla
anayasaya evet diyeceğinize göre bunu biliyorsunuzdur ve
asla bizleri aydınlatmadan çekinmezsiniz..
Bu defa ekonominin sadece bizimle ilgili olan kısmına değineceğim.
Bu yazdıklarımın içinde yanlış bir nokta varsa lütfen burada
delil göstererek cevap veriniz.
Türkiye'de fert başına milli gelir yılda 10 bin Amerikan dolarıdır.
Bir aile ortalama 4 kişiden oluşmaktadır.
Bu ailenin bir anne, bir baba ve iki çocuktan oluştuğunu varsayalım.
Fert Başına Milli Gelir: 10 bin ABD doları olduğuna göre
aileye yılda en az 4 X 10.000 = 40 bin ABD doları girmesi gerekir.
Bu yıllık fert başına milli geliri 12 ye bölüp
ailenin aylık gelirini hesaplarsak
karşımıza 40.000/12 = 3.333 ABD doları çıkar.
Haydi şimdi ABD dolarını TL ye çevirelim.
ayda yaklaşık 5 bin TL olması gerekir.
Ey ekonominin iyi olduğunu söyleyenler
siz Türkiye'da evine ayda 5000 Tl para getiren
kaç tane aile olduğunu sanıyorsunuz...
Evet, Fert başına milli gelir yılda 10 bin dolar,
hatta biraz daha fazladır.
Peki bu geliri kimler nasıl cebine indiriyorlar..
Bunu bulmak zor değil...
Birazcık dikkatli olun yeter...
IMF ye olan borçların ne kadar azaldığını söylerken
Cumhuriyetin kurulşundan 8 sene öncesine kadar varolan dış borcun,
o kadar özelleştirme yapılmasına rağmen
son sekiz sene içinde kaç misli arttığını göremezseniz,
yakın bir gelecekte çocuklarınızın hayatları boyunca
bu borçları nasıl ödeyeceklerini de düşünemezsiniz.
Evet diyerek, burada yazı yazıp anketlere verdiğiniz cevaplar ile
sizin de bu dağılımdan yeterli bir payı alacağınızı sanıyorsanız
size şimdiden yanıldığınızı söyleyebilirim.
Peki bütün bunların anayasa oylaması ile ne ilgisi var.
Bilmem... Belki de hiçbir ilgisi yoktur..
Çünkü ben cahil bir adamım..
Konu kesinlikle sizin dediğiniz gibi değil.
Yargılanmaktan korkan kimse yok..
Olamaz da zaten..
[/atex]
Parti liderlerinin karşılıklı gelip fikirlerini açıklamak suretiyle,
hangisinin bize göre daha doğru fikirlere sahip olduğunu anlamak,
bizleri çok daha bölünmeye ve çatışmaya götüreceğini
ve bunu bilmemizin ülkemize zarar vereceğini
daha önceden bilmem gerek.
Bunu benim cehaletime verin lütfen..
Hele ülkemizdeki bu keskin ayrımcılığın
Kılıçtaroğlu ile Gökçek'in
TV de karşılıklı gelmelerinden kaynaklandığını anlayamadığım için
kendimi bilgisiz, cahil hissetmem beni sandığınızdan fazla üzdü..
Eğer öyle bir TV karşılaşması olmasaydı,
şimdi oturup anayasa oylamasına nasıl oy vereceğimizi
kardeş kardeş konuşuyor olacaktık...
Çok geçerli olan bu gerekçeleriniz,
olayları analiz şekliniz ve demokratik anlayışınız için
size teşekkür ederim.
[/atex]
İnsanların kılık kıyafetlerine karışılan bir ülkede
demokrasinin de tam olarak varolduğu iddia edilemez..
Peki demokrasiye inanan bizlerin
sizin gibi kocaman bir HAYIR diyerek değil;
küçücük bile olsa Evet diyerek onları karşı karşıya getirip,
onları demokrat yapmaya zorlamamız, hiç değilse ileride yapılacak seçimlerde
bizleri tekrar kandırmak için demokrasi havarisi kesilmelerinin önüne geçmemiz ve
onların bu davranışlarını tüm halkımızın görmelerini
sağlamamız bize ne kaybettirir ki...
Yoksa onları demokrat olmaya zorlamayıp,
ne olursa olsun deyip ülkemizi bu gibi adamlara mı bırakmalıyız.?
Sizinle pekçok konuda hemfikir olan ben
bu görüşünüz ile taban tabana farklı düşünüyorum.
Bu ülkede yaşayan her vatandaşın
Demokrasi için elinden geleni yapması şarttır.
Bunun için her defasında milyonlarca oy alıp
bizleri idare etmeye talip olan kişilerin,
hakiki fikirlerini öğrenme şansını elde edebilmek ve
hangi konularada bizleri yanılttıklarını anlayabilmek için
bana göre evet dememiz yeterli..
Kaldı ki, bizler burada evet desek ne olur hayır desek ne olur.
Gücü elinde bulunduran, daima haklıdır.
Ben sadece bu güzelim board içindeki arkadaşlarımın
ne kadar demokrat olduklarını biraz olsun görebilmemiz için
böyle bir anket açmış durumdayım..
Ben şahsen üzerinde çok çalışmama rağmen
özellikle konu Hukuk olduğu için ve oylamaya sunulan maddelerin içinde
pekçok başka maddelere de ilgi yapılması nedeniyle
sadece tek bir maddenin içeriğini anlayabildim..
Halbuki, geçimlerini bizlerin verdiği vergiler ile sağlayan
demokratik parti liderlerimizin,
bizlere olan hizmet etmek için aldıkları bu maaşların karşılığında
ortaya attıkları görüşlerini tek başlarına monolog yaparak değil;
karşılıklı gelerek bizleri aydınlatmak zorunda olduklarını ve
aslında bunun onlara bağlı bir karar olmadığını
bizlere karşı yapmaları gereken bir vazife olduğuna inanıyorum.
Böylece hepimiz onun bunun dediğine kanmadan
liderlerin kelime oyunu yapmaktan
kaçınma mecburiyeti duyacakları bir ortamda,
bizlere açıklayacakları fikirlerini kendi anlayışımıza göre kıymetlendirip,
hür irademiz ile rahatca oyumuzu vermenin
mutluluğunu içimizde duyabiliriz.
[atex]Yukarıda açtığım anketin,
uygun görüldüğü taktirde yetkilerce hiç değilse
5 günlük anket süresince
sabit konular arasına alınmasının
board üyelerimizin oy kullanarak görüşlerini belirtmesi için
faydalı olacağına inanıyorum..
Değerli arkadaşlarım,
Eğer cevap verirken kendinize hakim olmayacağınıza inanıyorsanız
lütfen sadece oyunuzu verip, hiçbir mesaj yazmadan anketi takip ediniz.
Amaç, gerginlik yaratarak birbirimizi hedef almak değildir.
Sizce Demokratik bir ülkede,
Parti liderleri TV önünde canlı yayında görüşlerini açıklayarak
hiç değilse kimin ne demek istediğini daha rahat anlayıp
ona göre kararımızı verememiz
daha doğru bir uygulama değil midir.?
Yoksa önemli bir konuda kimin ne dediğini
ayrı ayrı yerlerden izleyip acaba verdiğim karar
doğru bilgilere mi dayanıyor diye endişe mi etmeliyiz.?
Oylama günü sona erecek olan bu ankete
vereceğimiz cevapların bizlerin demokratik anlayışımızı
gösteren önemli bir gösterge olacağına inanıyorum.
[QUOTE=masalım]benimde bu şekilde provakasyon yapmayacak karakterde olduğumu da siz gayet iyi bilirsiniz
siz de bu söyleminizle benim kişilk haklarıma saldırıda bulunmuş oluyorsunuz
Değerli arkadaşım
masalım
Zaten sizin böyle birşeyi yapacağınıza inanamadığım için
"Kimbilir, Belki" kelimesini kullandım.
[QUOTE=masalım]madem korsan o afişler Sayın Kılıçdaroğlu kimlerin yaptığını bulsun ve cezalandırsın
e malum Sayın Kılıçdarğolu elinde belgelerle dolaşmayı çok sever
bu seferde kendi adını temizleme zahmetinde bulunsun Bir zahmet
[atex]Ana konuya yukarıdaki gibi bir cevap vermenizin
verdiğiniz cevabı okuyan demokratik rejimin ne olduğunu bilen
herkesin benim gibi anlayacağını düşünüyorum.
Yukarıda alıntı içinde yazdığınız o cümleleri
sizin ileri sürdüğünüz şekilde
benim gibi yanlış anlamayan bir arkadaşım varsa
kullandığınız hangi kelime veya kelimlere dayanarak
neden sizin dediğiniz gibi anlamam gerektiğini
açıklayan bir mesajı buraya yazarsa inanın çok sevinirim.
Böylece o yazdıklarınızı yanlış anladığım için
kendimden utanır ve sizden özül dilerim.
[/atex]
Birileri bana Ankara'da 50 bin kişiye iftar yemeği verip de
iftar yemeklerinin ambalajlarında Evet reklamı yapmanın
dinimiz ile olan bağlantısını da açıklarsa sevinirim..
Bir partinin dinimizi kendi amacı için kullandığının
bundan daha güzel bir örneğini gösterebilir misiniz!
Ey dini bütün müslüman kardeşlerim.
uyduruk pek çok haberi burada paylaşırken
herkes tarafından gözle görülen bu haberi
Neden burada paylaşmıyorsunuz...
Yoksa korkuyor musunuz?
Kendinizi aldatmayınız. Kelime oynunlarına kaçmayınız.
Çarşaf ile başörtüsü ve türban arasındaki farkları bilmeyenlerin
oturup da cevap yazmaları lâf ebeliğinden öte geçmez...[/atex]
[atex]Ben bunu birisi AKP anayasa çalışmasına iştirak eden kişi olmak üzere
üç ayrı Hukuk Profesörüne danışarak onlardan öğrendim.
Dedim ya siz oturup da orada burada bulunan
internet siteleri veya yandaş medyadaki yazarlardan öğrendiyseniz
hangisinin gerçek olduğuna karar vermek size kalmış birşey..
Ancak ileride buralarda dert yanmaya başlarsanız
şimdiden üzülerek bildirmeyim ki dertlerinizi okuyup
tebessüm etmekten başka bir davranışta bulunmayacağım.
[/atex]
[QUOTE=masalım]madem korsan o afişler Sayın Kılıçdaroğlu kimlerin yaptığını bulsun ve cezalandırsın
e malum Sayın Kılıçdarğolu elinde belgelerle dolaşmayı çok sever
bu seferde kendi adını temizleme zahmetinde bulunsun Bir zahmet
[atex]
Değerli arkadaşım
masalım
Sizin bu yazdığınız görüşünüzden sonra
Demokrasi, Devlet İdaresi ve Hükümet gibi kavramlardan
hiç haberiniz olmadığını veya anlamadığınızı üzülerek gördüm.
Kimbilir, belki siz de bunun bir provakasyon olduğunu
ve hangi görüşteki kişilerin yaptığını anlayıp
konuyu saptırmak veya başka tarafa çekmek için
çalışıyor olabilirsiniz...
Şurası kesin ki, sadece Kılıçtaroğlu ve onun partisi değil;
Türkiye'de hiçbir parti, görüşü öyle olsa dahi
böyle bir afişi, böylesine kritik bir oylama sürecinde
aptalca afişlere asacak kadar salak değildir.
Gelelim size.
Eğer bir suç işlenmişse bunu araştırıp
suçluyu bulacak olan Devletin organlarıdır.
Onlara bunu yapması için hepimiz para ödüyoruz.
Bu Kurumların doğru çalışması için ise
Başbakan ve Bakanlara ayrıca para ödediğimiz yetmiyor gibi
bizler emekli olmak için 60 yıldan fazla çalışmak zorundayken
onlar bizlere sadece 2 yıl güya hizmet verdikten sonra
şu anda ayda tam 4 bin 5 yüz Türk lirası maaş alarak emekli oluyorlar...
Bu maaş alanlara iki yıl geçtikten sonra
mahkemelerce suçlu oldukları için milletvekilliğinden atılanlar da dahildir...
Şimdi bu afişler bize ait değildir diyerek
İstanbul ve Diyarbakır savcılarına başvuran,
suçluların bulunmasını isteyen bir siyasi partinin başkanından
"Suçluları kensinin bulmasını ve bulunan suçluların
kendisince çezalandırılmasını"
isteyen bir kişinin
bırakınız siyaset meydanında yazı yazmasını,
bırakınız buradan sorumlu olmasını,
bu bölüme bile girmemesi gerektiğini düşünüyorum..
Olacak şey değil...
Eğer ortada bir kabahat işlenmişse
suçluyu kendimiz bulacağız ve kendimiz cezalandıracağız.
"Siz hangi ülkede yaşıyorsunuz..?
Sizin Demokarasi denilen rejimden haberiniz var mı?
Madde 1 - Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
Madde 2 - Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma
ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı,
Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,
demokratik, lâik, ve sosyal bir hukuk Devletidir.
Madde 3 - Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle
bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı «İstiklal Marşı» dır.
Başkenti Ankara'dır.
"
[/atex]
NOT:
Sizi ilgilendirdiğini hiç sanmıyorum ama
dün gece CNN TÜRK Televizyonunda Kılıçdaroğlu,
Bebek Katili, on binlerce kişinin hayatını vermesine neden olan
APO'nun affedilmesi için üzerinde Başbakanımızın kocaman imzası olan
resmi bir evrakı izleyenlere gösterdi...
Şimdi siz değil ama bu yazıyı okuyan diğer arkadaşlarım,
Başbakanımızın neden kendisi ile karşılıklı olarak görüşmekten kaçındığını
kesinlikle anlayacaklardır...
sırf akp ye muhalefet oldunuz için hayır diyorsunuz
bu anayasa sizin partiniz çıkarsa evet diyeceğinizden
adım gibi eminim.
[atex]
@ KaRaKıZ
Ben çok uzun yıllar kimseye oy vermemiş bir vatandaşım.
Daha sonra vatandaşlık görevimi tam olarak yapmadığım inancı ile
birbirine zıt üç ayrı partiye oy verdim.
Sonunda bu politikacı denen kişileri benim seçmediğimi,
O sırada ortalığa hakim olan medyanın şişirip ortaya çıkarttığı
tek bir kişiye oy verdiğimi ve onun da aldığı oylara göre
benim hiç tanımadığım, kendi dediklerini yapan kişileri
milletvekili hatta bakan yaptıklarını görünce
yaklaşık 8 yıldır hiçbir partiye oy vermiyorum...
Oyumu az çok tanıdığım kişilerin bulunduğu
Mahalli Seçimlerde kullanıyorum.
Özetle size önerim, birşeye gözleriniz ile şahit olmadıkça
eminim kelimesini kullanmayınız. Yoksa hak yemiş olursunuz
[/atex]
[QUOTE=TÜRKOĞLU]Yeni düzenlemeyle bu madde tamamen değişiyor. HSYK nın adlığı kararlar yargı yoluna açık hale gelecek..
Peki bu bazı çevreleri neden rahatsız ediyor?
[atex]
@ TÜRKOĞLU
Tarafsız olduğuna inandığınız
istediğiniz Öğretim Üyesi, Hakim veya Savcı
veya Avukata bu soruyu sorun bakalım.
Yeni anayada taslağında hakkı yenen veya
yendiğine inana Hakim veya Savcılar hakkında
yargıya gitme yolu kapanıyor mu yoksa açılıyor mu..
Dünyanın neresinde haksız bir karar verildiğine inanan birisinin
Yargıya gitmek için o hakkı yiyene başvurup;
"Siz benim hakkımı yediniz, eğer uygun görürseniz
ben bu kararınızı yargıya götürmek istiyorum"
diye başvuracak ve o haksız kararı veren kurulun başkanı
yani Adalet Bakanı ve Müsteşarı
yapılan başvuruyu kabul edecek haydi git bakalım diyecek..
Yani kabul veya red kararı İktidarın elindeki
bir Bakan veya Müsteşara verilmesi
sizce Hak ve Hukuka uygun adil bir uygulama mıdır.
Bunu öğrendiğiniz zaman kimin kimi aldattığını
sanıyorum açıkca göreceksiniz.
Sizden tek istediğim,
halen halkın yüzüne baka baka onları aldatmaya çalışanlara değil;
tarafsız olduğuna ve hattâ AKP'ye oy vermesine rağmen
Hukuk'dan anlayan bir tanıdığınıza sormanızdır...
Alacağınız cevap, benim dediğim gibiyse
burada açıklamanıza da gerek yok.
Hatta istiyorsanız ona rağmen EVET de diyebilirsiniz.
Çünkü bu sizin en demokratik hakkınızdır.
İktidar kimin eline geçerse siyasiler her durumda
Tüm savcı ve yargıçları kendi kontrolları altına tutmak istiyorlar.
İktidarların neden yargıyı ele geçirmek için
böyle bir teklifi gündeme getirdiklerini tahmin edemiyorsanız
Siz ya yurt dışında yaşıyorsunuz veya
bu ülkede yıllardır neler olduğunu takip etmiyorsunuz demektir.
İşte bu yazdığım bazı nedenler
durumu gören ve az da olsa bilen
adalete inanan çevreleri rahatsız ediyor.
[/atex]
[QUOTE=ıssızada]hsyk ülkedeki tüm hakim ve savcıların tayin ve terfisine yetkili.. işte bu felakettir...
[atex]
İşte sevgili arkadaşım
ıssızada...
Konunun can damarı da burada. HSYK tam 28 yıldır var.
Üstelik AKP nin dediği gibi sayıları da az.
Yani hem çok daha fazla üyesi ve hem de
her dereceden hakimin oy verme hakkı olmalı...
Zaten konuyu bilenlerden hiçbiri buna itiraz etmiyorlar..
İtiraz edilen maddelerden çok önemli maddelerden biri de
kim olursa olsun İktidarı ele geçiren veya iktidarı elde bulunduran partiyi
adeta diktatör yapabilecek olan bizlere önerilen bu değişikliktir.
Şu andaki HSYK dediğiniz gibi hakimlerin her türlü işlemlerini yürütmektedir.
Bu işlemler hakim atanmasından görevden alınmaya kadar bir yelpaze içindedir.
Bütün alınan kararlarda, Adalet Bakanı ve Müsteşarının onayı şarttır.
Yani Adalet Bakanı ve Müsteşarı onaylamazsa,
hiçbir karar yerine getirilemez.
Yeni sununlan konu ile ilgili taslakta,
ilk bakıştan üye adetlerinin artırılması görünüşte
daha adil ve hakça gibi görünmekler beraber,
sayı artımı hariç, sanki daha demokratik gibi sunulmaktadır.
Ayrıca sizin felaket dediğiniz tayin, terfi ve atama işlemlerini
yapmaya aynen devam edeceklerdir.
Yani Adalet Bakanı ve Müsteşarı onaylamazsa,
hiçbir karar yerine getirilemez.
Diyeceksiniz ki o zaman fark nerede...
Fark bizlerin gözünden kaçırılan ve tam bir hakimiyet kuran
aşağıdaki değişiklik önerisinde.
Şu anda kendisi ile ilgili olarak haksız karar alındığına inanan bir hakim,
HSYK'nın bu kararına itiraz edip Danıştayda hakkını koruyabilir.
Halbuki bu yeni anayasa teklifinde bu itiraz mahkeme yerine
Adalet Bakanı veya Müsteşara yapılmak mecburiyetindedir.
Yani, Adalet Bakanı veya Müsteşarı ne isterse olur...
Eh şimdi buna Adalet, Hak, Hukuk diyen varsa
benim onlara diyecek hiçbirşeyim yok...[/atex]
NOT:
Bu yazdıklarıma inanmayanlar 28 yıldır her Adli yıl açılşında
yapılan açılış konuşmalarını google dan arayıp gündeme getirildiğini
rahatlıkla okuyabilirler..
Yani sorun sadece AKP ye ait bir sorun değil,
28 yıldır başımızda olan bir sorundur...
Acaba AKP nin HSYK'yı tam olarak ele geçirme çabasının
esas nedeni ne olabilir.?
Harikasınız...
Siz hakikaten bu iktidarı destekleyen medyanın bir üyesi olabilirdiniz.
Ama hakkınızı yemişler..
Benim alıntı yaptığım paragrafın içinden tek bir cümle alarak cevap vermeniz
aynı bugünkü yandaş medyanın yaptığı bir uygulama...
Örnek:
[QUOTE=ıssızada]ben şanlı tarihimizin her aşamasında şanlı ordumuzun " allah allah" nidalarıyla ölüme, şehadet şerbetine severek koştuklarını gördüm, duydum, okudum... ama ne "atatürk, atatürk" diye, ne "ordu, ordu" diye, ne "çağdaşlık, laiklik" diye, "chp, chp" diye, " kemal, kemal" diye nara attıklarını, şehadete koştuklarını görmedim, duymadım, okumadım...
Yukarıdaki sizin yazdığınız aşağıdaki ise benim size yazdığım paragraf..
[QUOTE=atesilter]
Arkadaşım galiba yazdıklarınızı okumuyorsunuz..
Görmemeniz, duymamanız ve okumamanız gayet normal..
Çünkü Dünyanın sayılı, Nato'nun ikinci büyük TÜRK Ordusu öyle taarruz etmez
Kimse de onu öyle taarruz ettiremez.
Yoksa"irtica, irtica" diye "Recep, Recep" ve "diktatörlük, diktatörlük" diye mi koşmalarını bekliyordunuz.
Halbuki siz aklınız sıra sadece aşağıdaki cümleyi kullanarak
yazdığınızı güya düzelteceğinizi sanmışsınız..
Yoksa"irtica, irtica" diye "Recep, Recep" ve "diktatörlük, diktatörlük" diye mi koşmalarını bekliyordunuz.
Türk Silahlı Kuvvetlerini ve Devletin diğer kuruluşlarını
yıpratmak için bu gibi hilelere hangi medyanın başvurduğunu
aklı başında olan herkes biliyor...
Bir paragraf içinden tek bir cümle alıp,
ondan sonra sanki geçerli bir cevap vermiş gibi görünerek
ne kadar bilgili ve akıllı olduğunu göstermeyi siz de başarmışsınız...
Bu gelişiminizi takdir ile karşılıyorum...
Fala bakmış gibi olmayayım ama siz yakında helen çalıştığınız işinizi değiştirecek
ve AKP sıralarında çok daha üst derecede yerlere geleceksiniz.
Fakat benim bildiğim, lâf ebeliğini iyi yapmakla beraber,
öncelikle il ve ilçe teşkilatları içinde yer almanız gerekir.
Daha sonra o il içinde bizim vergilerimizi kullanarak
AKP yanlılarına başta kömür olmak üzere, yiyecek paketleri
beyaz eşya ve aile yardımı gibi yardımları
sanki kendi cebinden yapıyormuş gibi dağımanız ve göze girmeniz gerek..
Daha sonrası için neler yaparak siz de o mutlu azınlığa
nasıl katılırsınız o konuda da elimden geldiğince size yardımcı olmak isterim..
EVET oyunu vermeniz yetmiyormuş gibi,
bir de kararsız arkadaşlarımızı kandırmaya çalışmanızı
ilgililerin takdir edeceğinden şüphem yok...
Yaptığınız bu çalışmanızın sonucunda
ileride karşılaşacağınız sizi mutsuz eden olaylardan
benim sorumlu olmadığımı belki siz kabul etmeyeceksiniz ama
herşeyi akl-ı selim ile gören ve takip edenler eminim göreceklerdir..
Bir önce sorduğum sorulara ilişkin verdiğiniz cevaplara
diğer arkadaşlarımın sizin durumunuzu iyice açığa çıkması için
kasıtla cevap vermiyorum...
[QUOTE=ıssızada]ben şanlı tarihimizin her aşamasında şanlı ordumuzun " allah allah" nidalarıyla ölüme, şehadet şerbetine severek koştuklarını gördüm, duydum, okudum... ama ne "atatürk, atatürk" diye, ne "ordu, ordu" diye, ne "çağdaşlık, laiklik" diye, "chp, chp" diye, " kemal, kemal" diye nara attıklarını, şehadete koştuklarını görmedim, duymadım, okumadım...
Arkadaşım galiba yazdıklarınızı okumuyorsunuz..
Görmemeniz, duymamanız ve okumamanız gayet normal..
Çünkü Dünyanın sayılı, Nato'nun ikinci büyük TÜRK Ordusu öyle taarruz etmez
Kimse de onu öyle taarruz ettiremez.
Yoksa"irtica, irtica" diye "Recep, Recep" ve "diktatörlük, diktatörlük" diye mi koşmalarını bekliyordunuz.
[QUOTE=ıssızada]bir deniz kuvvetleri komutanı vardı... askeri yargının tüm kayırmalarına rağmen kendisinin ve eşinin görevi kötüye kullanıp 1.25 milyon dolar zimmet ve irtikap yaptıkları tesbit edildi... apoletleri ve ünvanları söküldü. hapse girdi...
Evet, işte adalet dediğin öyle olur..
Sizin görüşünüze göre "Askeri yargının tüm kayırmalarına rağmen"
50 yıla yakın hizmet ettiği bir kurumdan yaptığı bir hata nedeniyle
apoletleri sölülüp hapse atıldı, er statüsüne indirildi ve
şimdi emekli maaşını bile alamıyor.
Buna karşın, halen dokunulmazlık nedeniyle görevlerini sürdürenler hakkında
tek bir kelime bile yazamıyorsunuz acaba neden...
Yoksa bunları yazmaktan korkuyormusunuz
[QUOTE=ıssızada]28 şubat öncesinde erbakana karşı olan basının bile ekonomi sayfalarına bakın, erbakana karşı olan iş adamları bile beyanatta bulunmuşlar " bu sefer bu havuz sistemi ile bütçe gerçekten denk olacak, açık vermeyecek, kar yapan kobilerin paraları düşük faiz oranlarıyla özel bankalara peşkeş çekilip; zarar eden kobiler yüksek faizle aynı bankalara borçlanmayacak..."
İşte bu yazdıklarınıza hak vermiyor değilim...
Çünkü şu anda böyle bir işlemi yapabilecek banka sayısı yok gibi.
Tüm bankalarımız "Atatürk'ün kurdurduğu İki banka hariç"
hepsi yabancıların elinde...
9 Eylül'de denize döktüğümüz Yunanlılar dahil...
[QUOTE=ıssızada]ben bir daha kenan evrenler bizim verdiğimiz maaş ve imkanlarla, silah ve eratla böyle ortada fütursuzca fink atmasın, demokratik haklarıma kast etmesin, kaos yaratıp dünya çapında ekonomik ve siyasal prestijimizi düşürmesin istiyorum.
Siz bu düşünce ve bu anlayış içinde olduğunuz sürece,
hepimizin verdiği maaş ve imkanlarla daha kimler ortada fink atıp
dünya çapından ekonomik ve siyasal prestijinizi düşüreceğini
bu anayasa oylamsına EVET oyu verdikten sonra bekleyin ve görün...
Almanya'da kardeşlerimizin paralarını toplarlayıp deve yapanlar için
açılan yargılamanın birincisi bitti ve suçlular cezalarını aldılar.
Şimdi ikinci bir yargılama başladı onun da bir süre sonra biteceği kesin.
Siz bu olayın Türkiye'deki uzantılarını hiç merak etmiyor musunuz..
Yoksa CHP nin elinde olduğunu iddia ettiğiniz yargı mı bunu geciktiriyor.
Sizin Petkim olayından hiç haberiniz yok mu..
Siz Türkiye'de 300 e pazarlanıp hemen arkadan 900 e pazarlanan
fabrikalar hangileridir biliyor musunuz...
Haydi bunlara cevap vermeniz uzun sürecek..
Siz bana Cumhuriyet kurulduğundan bu yana
dedelerimiz babalarımız dahil bizlerin verdiği vergiler ile yapılan
ve şu anda elimzde kalan bize ait fabrikaların adlarını verebilir misiniz.?
[QUOTE=ıssızada]tarih göstermiştir ki en güçlü kişi ve devletleri en çok güvenilen hainler yıkmıştır...
Bu çok doğru..
Şöyle sakinleşin ve sizin kime güvendiğinizi bir düşünün bakalım.
[QUOTE=ıssızada]bunları yapanların millet adına, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde hesap vermesini istiyorum...
Tarafsız mahkeme...
Başkanı Adalet bakanı ve yardımcısı Müsteşar olan bir mahkeme..
Herhangi bir sorun karşısında şu anda yargıya başvurma hakkı olan hakim ve savcılar..
Eğer bu anayasa'ya EVET oyu verirsen o hakkı da kaldırılmış
yani Hakim ve Savcıların savunma haklarını
Mahkeme yerine Adalet bakanına bırakan bir maddeyi kabul etmiş olursun...
Lütfen bilmeden ahkâm kesmeyin.
EVET oyu verirseniz tam sizin istediğiniz gibi
" Millet adına, bağımsız ve tarafsız "
bir HSYK ortaya çıkmış olacak..?