Ayfer Gönay

Ayfer Gönay

Üye
12.03.2008
Acemi Er
68
Hakkında

  • Nice yıllara Main-Board. Her ne kadar aktif bir üye olamasam da, benim için formların tadı başkadır.
#16.03.2012 13:23 0 0 0
#04.12.2011 19:00 0 0 0
#03.12.2011 14:57 0 0 0
  • Çok güzel bir paylaşım. Adımın anlamı olan Ay ışığını kendime sakladım. Teşekkürler...
#03.12.2011 14:33 0 0 0
#03.12.2011 14:31 0 0 0
  • noimage




    KATLETMİŞİM ÖMRÜMÜ

    Henüz hazır değilken oynattılar rolümü,
    Tomurcuğa dönmeden kopardılar gülümü,
    Çare olmaya gelmiş dervişlerin tümünü,
    Dergâhına sürmüşüm katletmişim ömrümü.

    Sahne hayat sahnesi yönetmeni tek olan,
    Her şey ondan sorulur odur çareyi bulan,
    Görünmeyen zerreyim hak yolunda kaybolan,
    Gerçeğime körmüşüm katletmişim ömrümü.

    Görünmeyen gözyaşım akar durur derinden,
    Terk edilmiş yüreğim oynattılar yerinden,
    İnsan olan anlardı halimi kederimden,
    Yağlı urgan örmüşüm katletmişim ömrümü.

    Ayfer Gönay
    02/12/2011
#03.12.2011 11:33 0 0 0
  • Uzun bir aradan sonra herkese merhaba... Aranızda olmaktan mutluyum. Yardımcı olan admin dostlarıma teşekkürler... Yeni yaşınız kutlu olsun...
#16.03.2011 11:15 0 0 0
  • Henüz dile düşmeyen bir bestesin yürekte,
    Güften ile yaşarsın, kazımışım silemem.
    Bir gülün goncasıyım, ateşine dilekte,
    Açıldıkça kokusu, yayılıyor solamam.

    Sevginle yaşıyorum, kader denen şakamı,
    Sazın, sözün ve hecen, bir buselik makamı,
    Kalbe dolan nağmeler, bırakmıyor yakamı,
    Kulağımdan tınısı, çağıldıyor silemem.

    Yaşanmamış dünlerin, köprüleri yıkıldı,
    Hüzne dair anılar, kor ateşte yakıldı,
    Sevmek ne büyük suçmuş, hor gözlerle bakıldı,
    Hor görenin nefesi, kesilmesin dilemem.

    Yağlı bir ilmek gibi, dolanmışsın boynuma,
    Sevdanın güllerini, doldurmuşsun koynuma,
    Doğan bir güneş gibi, yansıyorsun aynama,
    Ömrüm bitse aşk bitmez, ayrılığa gelemem.

    Ayfer Yaba
#07.04.2009 16:01 0 0 0
  • Bitmeyen Veda - 2

    Ekrem evine hüzünlerini de yanına alarak dönmüştü.
    Yalnızdı yapayalnızdı. Sevdiği kadın Serap son anda ona kötü bir sürpriz hazırlamıştı. Ardında ne bir iz, ne de bir ümit bırakarak gitmişti, meçhule doğru.
    Nedendi bu gidiş?
    Serap'ın ona söyleyemediği, kalmak isterken gitmek zorunda kaldığı sebep neydi?
    Kafasında cevabı bulunamayan bu sorular onu derin düşüncelere ve bitmez hüzünlere sürüklüyordu.
    --Arasam mı acaba? Diye düşündü Ekrem.
    Cesareti yoktu. Eli telefona gidip gidip geliyordu. Ne diyecekti? Sonuçta elindeki tek numara bir ev telefonuna aitti. Karşısına Serap yerine başkası çıkarsa ne diyecekti? Kadın evliydi ve tek bildiği de buydu zaten. Ekrem de evliydi ama en azından eşinden ayrı yaşıyordu. Oysa ki, Serap mutsuz bir evliliği yürütmeye çalışmaktaydı. Bitirmek istemesine rağmen eşinin baskıları altında ezilmekteydi. Çaresiz içinde bir dramı yaşıyordu.
    Ekrem bir şeyler yapmalıydı ama ne?
    Özlemi gün geçtikçe büyüyor ama Serap'tan tek haber alamıyordu.
    ''Ne senden geçerim, ne meyhaneden,
    Gönlümün farkı yok, bir viraneden''
    Ekrem diline doladığı bu şarkıyı mırıldanıyordu sürekli. Hüzün ve özlemine dayanamayıp içkiye başlamıştı. Sabahlara kadar içiyordu. Durmaksızın. Ancak, hayaller içinde sızıp kalınca sıyrılabiliyordu düşüncelerinden.
    Acaba Serap onu düşünüyor muydu?
    Aynı acıları o da çekiyor muydu?
    Sabahlar olmasın istiyordu. Zaman içinde sağlığı da bozulmaya başladı. Aşırı alkol ve dayanılmaz hüzünlerin sağlığını bozmasını hiç umursamıyordu. Hayattan umudunu kesmişçesine sadece o ânı yaşıyor ve artık bu işkencenin son bulmasını bekliyordu.
    Onu hayata bağlayan Serap'tı. Sanki adının gizemiyle bir hayal gibi hayatına girmiş ve sonra da apansızın çıkıp gidivermişti. Buhar olmuştu adeta
    '' Ben küskünüm feleğe, düştüm bitmez çileye ''
    Bu küskün şarkıyı dinliyordu Ekrem. Masasında Serap'ın gülümseyen resmi. Yine bir meyhanede sabahlarken fondan bu şarkı yükseliyordu
    ''Nerelere gideyim, kara bahtım gülmeye?..''
    Vitrinden dışarıya baktı. İşe yetişmek için koşuşturanları gördü. Herkesin gideceği bir yer vardı.
    Ya kendisi..?
    Nereye gidecekti?
    Sallana sallana kalktı. Otogara gitmek için yürümeye başladı.
    Serap'ı uğurladığı, onu son kez öptüğü yeri özlemişti,
    Dudaklarında o şarkı.
    ''Ne senden geçerim, ne meyhaneden''

    Devam Edecek...

    Ayfer Yaba
    12.07.2008
    Saat: 18.05
    İstanbul
#20.10.2008 00:42 0 0 0
  • noimage
    Gönül kuşum ötmüyor, suskun kaldı nicedir,
    Hasret benim öz adım, vuslat bana yar diyor.
    Bülbül güle vurulmuş, gül bülbüle ecedir,
    Suskun kaldım naçarım, aşkın bana kor diyor.

    Avcı iken av oldum, gönlüm yara dermekte,
    Kalbimdeki prensin hayalini görmekte.
    Gurbet elde gezerim, dağlar umut vermekte,
    Yara giden yollarda kara bahtım dur diyor.

    Kar çiçeği gibiyim olur olmaz açarım,
    Baharımı unutur, kara kışı seçerim,
    Ayrılığın şerrinden köşe bucak kaçarım,
    Yar gerçeğin olamam, hayalinde kur diyor.

    Hüzünlere ekilmiş sabahlara gebeyim,
    Vuslata hava yolu, hasrete engebeyim,
    Ben tazıyım, sen tavşan, bilesin ki, ebeyim,
    Bu oyunun sonunda kalbim sobe var diyor.
    Nere kaçsan şansın yok, yakala da sar diyor.

    Ayfer Gönay
    İstanbul
#20.10.2008 00:36 0 0 0
  • noimage

    Bitmeyen Veda

    Rüya gibi geçen birkaç günün ardından o acımasız an, veda anı gelip çatmıştı. Kadının buğulu gözlerinde biriken yaşlar akmamak için zor tutuyorlardı kendilerini
    Kader diyordu içinden ve o kadere lânetler yağdırıyordu, sessiz çığlıklarıyla ama nafile. Ne yapsa da o anı yaşayacak ve sevdiğine veda edecekti.

    Kim bilir? Bir daha nerede ve nasıl görebilecekti canının içini. Kalbinin ebedi sahibini !
    Sadece o değildi içi burkulan. Sevdiği erkek de aynı hüzünleri yaşıyordu ama o kadını kadar duygularını açığa veremiyordu. Ya da onu üzmemek için bastırıyordu, erteliyordu hüzünlerini
    Sevgilisine veda etmek için onun koluna girdi ve otogarın ücrâ bir köşesine götürdü. Amacı belki bir çift tatlı söz, belki de uzun zaman sevdiğini ve kendini avutacak masumca bir öpücüktü. Dediğini yaptı. Hem kendisi, hem de sevdiği kadın o öpücük hiç bitmesin istediler. O anı dondurmak ve zamanı geri sarmak istediler bir an. Sevdiğinin koşarak geldiği o ilk güne

    Ne kadar da mutluydular. Kavuşmanın ve aylarca hasretini çektikleri günlerin acısını çıkarırcasına hasret gidermelerdi. Bir film şeridi gibi geldi geçti ikisinin de gözlerinden. Kendilerini bu masum öpücüğe kaptırdıklarında Kadın daha fazla tutamadı biriken gözyaşlarını ve hıçkırıklara karışan isyanıyla ağlamaya başladı.
    ''İsyan eden kalbimi, biraz olsun duy yeter '' diyen bir melodi geliyordu otogarın içindeki bir kafeden. Ne de güzel anlatıyordu bu sözler şu yaşadıklarını

    Otobüs'ün kalkma saati gelmiş çatmıştı. Son anons onlara kabir azabı gibi geldi bir an da. Bu öyle bir anonstu ki, iki seven yüreği parçalıyor ve bir yarısını alıp götürüyordu bilinmezlere doğru.
    Sarıldı iki sevgili sıkı sıkı. Sanki ikisi de birbirine sessizce;
    --Beni bırakma, yalvarırım gitme - bırakma! diyordu.
    Kader bir kez daha ağlarını örmüştü. Seven yürekleri ayırıyordu.
    '' Ben Küskünüm Feleğe, düştüm bitmez çileye,
    Nerelere gideyim, kara bahtım gülmeye ?.. ''

    Çaresizce koptular birbirlerinden. Kadın usul usul, geri geri giden adımlarla otobüsteki yerini aldı, Camdan otobüs hareket edinceye kadar sevdiğinin gözlerine baktı, baktı, baktı... Sevdiği gözden kayboluncaya kadar elleri hiç inmedi, Umutsuzca el salladılar;. Çaresiz ve peş peşe gelen hıçkırıklarla
    Ardından bu dizeler döküldü kaleminden kadının:
    ''Huzuru mahşerde, sorulsa sûal,
    Adını zikreder, çizdiğin tûal,
    Değişmez sevdiğim, değişmez kural,
    Ben senin olmuşum, CANIM efendim''
    Gözleri yaşlı kadın, oturduğu koltukta öne ağilmiş, yazıyordu durmadan. Otobüs karanlıkların içinde kaybolup gitmişti
    Biliyordu.
    Bu veda, bu vedanın hüznü hiç ama hiç bitmeyecekti...

    Devam edecek...

    Ayfer Yaba
    27.06.2008
    Saat: 19.30
    İstanbul
#09.10.2008 13:32 0 0 0
  • Son kaleme aldığım şiirlerimden birisini daha paylaşmak istedim.
    noimage
    Çilekeş Dergâhı

    Kül basarım yıllardır kabuk tutmaz yarama,
    Elim yetmez sarmaya, kaderime ağlarım.
    Lokman hekim bilmiyor, bir merhemim var ama,
    Sabrımın ilmeğiyle dillerimi bağlarım.

    Derdim aştı ummanı, sığmıyorum bendime,
    Her sabah mezar eşer, yas tutarım kendime,
    Ömrü boşa harcadım, vefa için andıma,
    Kahrımın nağmesiyle yüreğimde çağlarım.

    Yanağımı yakıyor, sabırsız gözyaşlarım,
    Bağrıma basa basa çürür sabır taşlarım,
    Özlemin pençesinde yeni güne başlarım,
    Çilekeş dergâhında çöktü umut dağlarım.

    Aşk zindanı dünyanın hücresinde yaşarım,
    Ömrüm hüzün ırmağı, göle sığmaz taşarım,
    Sevilmeyi keşfetmek, hayattaki başarım,
    Sevdayı tanımadan geçti gençlik çağlarım.

    Sancılarım dinmiyor kaçamak saatlerde,
    Hicran yaram kanıyor, kaybolan vaatlerde,
    Amasyalı şirinim, ararım Ferhat nerde?
    Bir hayali bekleyip, yüreğimi dağlarım.

    Kana kan dişe dişse bu dünya'nın kanunu,
    İpe serer gülerim, cümlesinin ununu,
    Göz kalemi yazacak, bahtımızın sonunu?
    Aşkımın hazanına düşer hasret çığlarım.

    Ayfer Gönay
    27.08.2008
    Saat: 18.55
    İstanbul
#09.10.2008 13:27 0 0 0
  • Değerli dostlar, uzun süredir yoğunluğum sebebiyle sizlerden ayrı kaldım ve size güzel bir haberle geri döndüm. Can Gülüm isimli şiirim Yılmaz Tatlıses beyefendi tarafından bestelendi. Sizlerle paylaşmak beni mutlu ediyor. Eleştirilerinizi bekliyorum.

    DOWNLOAD
#09.10.2008 13:19 0 0 0
  • Özellikle benim gibi bağlamaya yeni başlayanlar için çok kullanışlı bir program, teşekkürler paylaşım için...
#26.09.2008 15:50 0 0 0
#26.09.2008 15:44 0 0 0
#29.03.2008 20:43 0 0 0
#29.03.2008 15:34 0 0 0
#29.03.2008 15:21 0 0 0
  • Bilgisayarımda özellikle son zamanlarda donmalar çoğalmıştı, şu an bu güzel programı indiriyorum, eminim ki çok işime yarayacak, teşekkürler wampirella
#29.03.2008 15:09 0 0 0