nerdesin be nergis kokulum
özlemin yığılıyor bak ellerime
inliyor yüreğim sesszice yoksun..
hadi gel artık bana çiçeklendir beni,
nergisler açtır yüreğimde...
yağmurum ol benim cansuyum ol..
öldür öldüre acıta acıta yaşat beni...
sana susuzluğumu dindir.....
> > > Yapilan bir savasta ünlü kral Arthur maalesef
> > >
> > > esir düser.
> > >
> > > Karsi tarafin krali bu büyük sahsi
> > > affedebilecegini ancak bir sarti
> > > oldugunu
> > > öne sürer.
> > > Kendisine bir soru soracaktir. Eger Arthur bu soruya dogru cevap
> > > verebilirse hayati kurtulacak
> > > aksi taktirde ölecektir. Soruya cevap
> > > verebilmesi için bir yil
> > > süresi
> > > vardir.
> > > Soru aynen söyledir:"Kadinlar ne isterler?" Bu soru tabi ki dünyanin en zor sorusu ancak kralin fazla bir tercih
> > > sansi
> > > yoktur,ülkesine geri döner.
> > > Türlü alimlere, bilirkisilere danisir. Ama soruya tam bir dogru
> > > yanit
> > > bulamaz.
> > > Bu sorunun cevabini sadece yasli bir cadi bilmektedir.Artik en son
> > > gün
> > > gelmistir ve Arthur mecburen cadiya gider. Cadi soruya cevap verecektir ancak bir sarti vardir.
> > > Cadi cevap karsiliginda Arthur'un yakin
> > > arkadasi, en iyi ve
> > > yakisikli
> > > sovalyesiyle evlenmek istemektedir.
> > > Arthur yikilir ve bunu kabul edemeyecegini söyler.Cadinin yanindan
> > > ayrilir.
> > > Sovalye olanlari duyar ve krala kosup, hiç birseyin kraly'n
> > > hayatindan
> > > daha
> > > önemli olamayacagini söyler ve cadidan cevabi alirlar.
> > > "Kadinlar her zaman kendi özgür iradeleri ile karar almak isterler."
> > > Evet kesinlikle dogru olan bu cevap sayesinde kralin hayati
> > > kurtulur.
> > > Ancak
> > > sovalyenin hayati sönmüstür.
> > > Cadi dünyanin en çirkin görünüslü
> > > mahlukatidir.Yemek yerken
> > > kusar,tükürür
> > > ve
> > > her türlü olumsuz davranisi gösterir.
> > > Sovalyeyle evlenme gününde bile igrenç
> > > davranislar göstermistir.
> > > Nihayet sovalye için en kötü an yani gerdek gecesi gelir.
> > > Ancaaaaak,odaya girdiginde karsisinda cadi yerine dünyanin en güzel
> > > kadinini
> > > görür.
> > > Acayip sasirir ve sorar: "Sen kimsin?" Kadin cevap verir: "Ben
> > > evlendigin
> > > cadiyim.
> > > Ancak gündüzleri son derece çirkin ve geceleri son derece güzel
> > > olurum.Ya da
> > > gündüzleri son derece güzel ve geceleri son derece çirkin olurum.
> > > Nasil
> > > gözükecegime sen karar vereceksin."
> > > Sovalye çok kisa bir süre düsünür.Geceleri mükemmel bir sevgili mi
> > > yoksa
> > > gündüzleri esiyle beraber kazanacagi sayginlik mi?
> > > Ve söyle cevap verir: Nasil olmak istedigine senkarar ver
> > > lütfen.Ben
> > > senin her haline karsi saygiliyim."
> > > Cadi bu karar karsisinda çok sevinir."Sen bana seçme özgürlügümü
> > > verdin
> > > ve
> > > > beni kisitlamadin sovalyem.
> > > Bu yüzden ömür boyu yaninda güzel ve saygili biri olarak
> > > gözükecegim."
> > > Pekiii,burdan çikartacagimiz sonuç ne?
> > >
> > > Biraz dusunun....
> > >
> > >
> > > Düsünün biraz daha düsünün ,.........
> > >
> > >
> > >
> > >
> > >
> > >
> > >
> > >
> > >
> > > "KADINLAR ISTER SON DERECE GÜZEL, ISTER SON DERECE ÇIRKIN
> > > OLSUUUUUUUUUN,
> > >
> > >
> > >
> > > HERZAMAN CADIDIRLAR!!!!"
Çok kaybettim hayatta cesaretsizliğim yüzünden...
Bir de sen vurma, gel ne olur, tut ellerimden...
Hayata yeniden döndür beni, güldür kalbimi...
Günlerim darmadağın, düşer her gün bin parça yüzümden...
Kendime soruyorum, neden geç kaldın? Nerdeydin?
Tek cevap oluyor, cesaret, nedenidir sensizliğimin...
Keşkelerle dolu hayatıma yeni bir tane daha ekledim...
Asla silemeyeceğim bir keşkem oldun sen, neyleyim?
Yakarmak çözüm değil, yalvarmak asla...
Olmazsa, olmaz güzellik zorla...
Gül bahçemde bir tek sen açtın...
Ne yaparsan solmaz, solduramazsın bir daha...
Aşk acısıymış en derbederi, en kan ağlatanı...
Yeşil gözlerin başka gözdeyken, neden seçsin ağlayanı...
Belki de günlerle haftalarla yetişemediğim prensesim...
Cesaretsizliğim noktayı koydu, virgülsüz, istemedi mutlu olmamı...
Umut dediğin nedir ki? Fakirin ekmeği derler...
Bu dünyanın en fakiri ben miyim ki, şu kalbime sadece umut eker...
Güneş saçlım, deniz gözlüm, en güzel gamzelim...
Aşkı da geçtim, alıştım sana bitanem, aç kalbini bana artık yeter...
Yapamıyorum işte, olmuyor sensiz, yaşayamıyorum...
Gözümden yaşı, dilimden ismini, aklımdan seni atamıyorum...
Denemedim sanma, kaç gece unutacağım diye yattım yeni güne...
Unutmayı bırak artık eminim, seni seviyorum...
Ramazan ayı, bazı yıllarda 30 gün, bazı yıllarda da 29 gün olur. Peygamber Efendimiz bir kere iki elinin on parmağını açarak:
- Bir ay: "şöyledir, şöyledir" buyurmuş ve üçüncüsünde serçe parmağını kısarak: "şöyledir" demiştir ki bu, 29 oluyor. Sonra:
- Bazı ay da: "şöyle, şöyle, şöyledir" demiş ve on parmağını üç defa açıp kapayarak bazı ayın otuz olduğuna işaret etmiştir.
Ramazan ayının 30 gün çektiği yıllarda tutulan oruç tam olduğu gibi, 29 gün olduğu yıllarda da yine tamdır. Çünkü farz olan ayın tamamını oruç tutmaktır. Bu sebeple Ramazan ayının 29 gün olduğu yıllarda orucun eksik olması sözkonusu değildir.
Nitekim Peygamber Efendimiz dokuz Ramazan orucu tutmuştur. Bu Ramazanların dördü 29 gün, beşi de 30 gün olmuştur.
Ramazan ayı girmeden önce, onu karşılamak maksadıyla bir veya iki gün oruç tutmak doğru değildir. Böyle bir oruç, farz olan ve kaç gün olduğu kesinlikle bilinen Ramazan orucuna ilâve endişesi taşıdığı için mekruh görülmüştür.
Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Sizden biriniz Ramazanı bir gün veya iki gün oruçla karşılamasın. Ancak mu'tadı olan bir orucu tutuyorsa onu tutsun.
Ancak, ayın ve haftanın belirli günlerinde oruç tutmayı alışkanlık haline getiren kimsenin oruç tuttuğu günler Ramazan öncesindeki iki güne rastlarsa bu oruçları tutmak mekruh olmadığı gibi, Ramazandan önce iki günden fazla oruç tutmak da (Ramazana ilâve endişesi ortadan kalktığından) mekruh değildir.
Bu kadar miydi diyordu kiz
Bu kadar miydi sevdigin?
Ya ne sandin sevdigimi mi??
Kiz yikilmisti telefonun basinda
Bir sey söyleyemedi
Bir ara delikanli kizin hiçkiriklarini duydu
Neden konusmuyorsun?
Agliyorsun demek
Üzülme canim buda geçer
Yoksa ben biraktim diyemi agliyorsun?
Olsun senin biraktigini söyleriz.
Kiz hiçkiriklar içinde çikan buguk sesiyle
Bardagi tasiran bu son söz karsisinda dayanamadi
Anlamadin ki sersem
Sana,senin acinacak haline agliyorum.
Oysa bunu söylerken de seviyordu
Daha öncede sevmisti,sevecekti
Ama yapilacak bir sey yoktu
Bu sözlerin karsisinda gururu vardi
Bir tarafta sevgi
Bir tarafta gurur
Ve en sonunda sevgi agir basti.
Telefonu kapatirken delikanli olayli bir sekilde elveda,
Genç kiz ise son defa
Gururunu ayaklar altina alarak
Hiçkirik sesi ile "seni seviyorum"dedi.
Telefonu kapatinca delikanli düsündü
Ne yapmisti oysa oda seviyordu
Ve ona sevdigini itiraf etmek için
Tekrar aradi;ama geç kalmisti
Telefonu cevap vermeyince kizin evine gitti
Kalabalikti evin önü;sasirdi ve ardindan
Içeriden çiglik sesi ile irkildi.
Içeriden agzinin kenarinda kan bulanan
Soguk bir ceset çikti.
Delikanli yikildi,gözyaslarini tutamadi
"Elveda demistim ama uyan"!..dediyse de uyanmadi.
Bir ara kizin elindeki burusmus kagit parçasi
ilisti gözüne
Söyle diyordu genç kiz...
TÜM SEVEN VE SEVILENLERE IBRET OLSUN
Bugünde sensiz gecen günlerden
Bedenim yorgun, gözlerim uykusuz
Uzun düsüncelere daldim yine
Düsündükce sikinti girdi yüregime
Biliyormusun aklim hangi kelimeye,
Hangi soruya takildi?
Hani bir kelime vardi ya
Insani sevdigi halde ayiran,
yüzüstü birakan
Evet "GURUR"
Düsündüm de, bu bes harfli kelime
Bir sevgiden, bir asktan daha güclü
Bende gurur yok dedim bir an
Telefonu aldim elime, arayacaktim seni inan.
Cevirdim numarani, arama tusuna basamadim
Ne oldu, yoksa gurur mu?diye kendime sormadim
Hani bende gurur yoktu, o duyguyu yenecektim
Yenipte belki de o acimasiz kelimeyi yok edecektim
Yapamadim, kapattim telefonu
Agladim halime, yoktu bir cikar yolu
Belli ki sende gururundan aramadin beni
Bir sacma gurur ugruna yiktik herseyi!!!
Sen deniz mavisi gözlüm
Benimle gelmezmiydin
Okyanusları aşalım
Sen altın sarısı saçlım
Benimle gelmezmiydin
Dünyayı dolaşalım
İstersen çıkalım
Dağların zirvesine
Yeterki sadece senle ben olayım
Okyanusun ortasında
ıssız bir adaya çıkalım
Sevişelim sabaha kadar
Sevişelim güneş doğuncaya kadar
Tek şahidimiz
Allah olsun nikahimızın
benim anlatmak istediğim ve anlatamadığım
ya da senin anlayamadığın belkide anlamak istemediğin
sadece iki kelimeden ibaret
bu iki kelimedir ama sonu kelimelerle ifade edilemez
işte bu iki kelime SENİ SEVİYORUM
bir gariptir benim sevgim ne ben anlatabilirim
ne de sen anlayabilirsin...
biz sevgiye inandığımız için sevdik!
bir ela göz ugruna değildir söylenenler.
biz sevgiye inandığımız için sevdik!
gönül gözü açık, el uzanmıştır dosta.
sevginin hesabı olmaz soframızda.
gelirsende eyvallah, gelmezsende.
biz sevgiye inandığımız için sevdik..!
Imrenirdi kuslar, imrenirdi dalgalar
Martilar nasilda ucusurdu
Günesleri batirirdik her aksam sahilde
Ve mehtap selamlardi bizi gülercesine
Bakislarinla oksardin beni
Oksardin yüregimi derinden
Icin icime akardi gözlerimden
Sicacik bir sey kaplardi ruhumu
Tarif edemezdim
Tarif edilmezdi duygular
Duygular tadilir yasanirdi ancak
Yasayamadin belli terk edisinden
Yasatamadim o duyguyu sana
Akitamadim sevgiyi gözlerinden
Oysa ki
Etkiliydi yasanmasi tariften
Bekliyordum o gün seni
Aktarabilecektim sevgimi
Bekledim, bekledim
Ama sen yoktun
Yikildi dünyam
Karardi ruhum
Gelmemistin sahile
Bekledim seni martilarla
Ama sen yoktun.
Aglastik martilarla
Ciglik cigligaydi feryadimiz
Mehtapta dogmadi o aksam
Ve terkedilmistim anladim
Terkedilmisti sevdalarimiz.
Hala seni bekliyorum ayni sahilde
Martilar hala beni avutuyor
Agitlarina bahane oluyorum martilarin
Seni özlüyorlar bilirim
Sensiz gecen her salise
Bin kahir gelir yüregime
Ne yüregin getirir seni bana
Ne beni bu titrek ayaklar sana
Hasret kaldim bakislarina ama
O temiz gözlerini bir daha süzemem
BEN YALNIZ SENI SEVDIM BIR TANEM
BIR DAHA ASLA SEVEMEM
Sancılı beden yarasında sevdamız
Kırık bir kanat çırpınışında
Ve dalgasız bir rıhtım başında
Aklımda sen ve bende bıraktıklarınla
Bugün unuttum seni
Nedensiz sevdiğim gibi
Nedensiz tutukluluğum gibi hapsinde
Bugün nedensiz unuttum seni
Sen mi vazgeçemediğim
Ben mi vazgeçemeyenin
Yenik mi düştüğümdü gözlerin
Yok be,
Ben dün gibi seni sevemedim
Dün gibi deli sevdalın değilim
Sanma ki ulaşamadığımdın yanımda
Saramadığımdın kollarımla
Değil hasretin delice yaksada
Uzgünüm yeşilim
Ben bugün sevemedim seni
Ve bugün unuttum herşeyi
Simdi aklımda son demin
Ve silik duran hayalin
Ne yapsamda bilmeden
Uzgünüm unuttuğumdu ilk gözlerin
Karşı durup zoraki sevdana
Saatleri sayıyorum
Yeniden aşık olup
Yeniden yeşile boyayıp herşeyi
Ben bugün unutuyorum seni
Bugün unuttum seni
Ve bugün unuttum benim olan gözlerini
Bir mavi gecede başlamıştı sevdamız
Ve maviye çalmıştı bütün umutlarım o gece
Unutturmuştun bana karanlığın siyah olduğunu
Ve gözlerinde farkettim ilk kez
Bütün gecelerin mavi olduğunu
Bir mavi geceydi o
Bütün gecelerden güzel
Bir mavi geceydi o
Benim için ömre bedel
Ve sonra...
Bir gidişin vardı ki
Mutluluğuma inat
Bir gidişin vardı ki
Kırıldı içimde kol kanat
Umutlarımın mavisini alıp gittin
Denizlerimin mavisini çalıp gittin
Masmavi dünyama
Simsiyah bir çivi çakıp gittin...