Ne yazsam diye başlıyorum yine..
Sana dair bişi yazmalıyım..Seni anlatmalıyım beni bilenlere..
Beni vurgun sevdanla yok ettiğini,
Zamansız öldürdüğünü,
Acımasız olduğunu,
Anlatmalıyım işte seni bi şekilde
Ben ağlarken Gittin Sen !
"Biz"e Ağlarken
Vicdanını satarak Gittin !
Dönmeni hiçbir şekilde beklemiyorum
Sadece seni anlatmak istiyorum..
Seni anlatmalıyım sadece..
Ne kadar Vicdansız olduğunu Bilsinler diye..
Yalandın Sen ! Ağır Bir Yalan!
Affetmemi bekleme benden, Benim Seni Beklemediğim gibi
Şimdi Gözyaşlarım süslerken şu satırları...Vefasızlığını anlatmak istiyorum
Bilsinler İşte seni..Beni Nasıl Yıktığını? Enkazlarını hala toparlayamadığımı !
Bilsinler !
Sonsuza Kadar Hoşça kal Vefasızım
Bu gece;
kırılgan düşlerimin koynunda sabahlayacağım
Tenimde sus(uz)luktan kurumuş,elbiseleri yırtılmış,öfke kanamalı Aşk sözcükleri kazılı
Yine gri karanlıkların mürekkebine düştü kalemim
Denize kıyısız durgun ırmaklar akıyor gözlerimden
*BEN BÜTÜN YARALARIMI MUTLULUĞUN İÇİNDEN GEÇERKEN ALDIM*
Soğuk rüzgarlar,yüzümün ağrısını içimin Maltalarına savururken;
Tutuk(lu) adımlarla voltalıyorum,yargısız hüküm giydiğim karanlıkları
Ardımda kanlı cam kırıkları ve ıslak hüzünlerde büyütülmüş o kadar ayrılığım var ki,Suskunluğuma kilitlediğim
Üstü çizilmemiş iri puntolu hafler duruyor gözümün önünde ,onarılmayı bekleyen
ON(u)ARIYORUM
Neresi zordu ki sevmenin;
Eğer duyulmasaydı kalbimin atışları
Çatlarken sevimsizliğin ardamarı,acemi bir işkenceci kesiliyor hayat
Oysa yıkılması zor değildi,yüreğime ördüğüm duvarın
*Kİ O DUVAR EN ÇOK KENDİ İÇİNDE YIKILMIŞTIR*
Şimdi ;
Her okuduğumda kırık-dökük güncemi ,en çok beni vuruyor,
Büyük yıkımlardan devşirdiğim,içe zalim-dışa can cümlelerim
Hangi sularda yüzdürsem kağıttan gemilerimi,soğuk bir rüzgara yenik düşüyor düşlemler
"DÜŞ(T)ÜM BATTI(M) DERİNLERE"
Dipteyim
Yunus'un karnında,Yusuf_i sancılarla,sabır tesbihleri çekiyorum
Duaya açılıyor mücrim ellerim,
Gecenin yarısı,duvarlarında küfür yazılı odamda...
İhbar ediyorum sevda kaçakçısı duygularımı,
Durmadan (d)üşüyorum geçmişin karanlıklarında...
Usul usul dolaşıyorum düştüğüm duvarların g(e)risinde
İzi duran yaralarımdan biriktirdiğim bir başkaldırının,hesapsızca çöreklendiği,kıştan kalma bir ayazım şimdi,üşüten
"ZATEN BEN HİÇ BAŞEDEMEDİM Kİ,
OLUMSUZ SATIRLARIN,BOŞLUĞA DÜŞÜREN ÜNLEM İŞARETLERİYLE"
Her paran¤¤¤ bir yanılışım,
Her satır başı bir umut ve her nokta bir ölüm oldu ,gecenin çıldırtan sessizliğinde
Oysa ben seni,her gece duvara astığım acılarımdan süzüp bağrıma aldım
Hüzün büyüğü gözlerine yaslanmanın,ne büyük bir onur olduğunu bil(e)medin
Artık içimin ağıtlarına dokunma ey kelepçesi hükümlü rüzgar !..
Kaç ölüm düştü tutsak günceme
Geçmişine sövülmüş bir hükmün infazında ertelendi gülüşlerim
Şimdi her gülüşümde yüzüm kirli
Koşarken yırtıldım işte;
[main-arkaplan-muzik]034[/main-arkaplan-muzik]
Seni seviyorum diye
Gelişine kadar rötar yapmış hayatımı
Seninle yaşamaya hazırlanırken
Sana uzanan yollarımı kapaman niye?
Biliyorum haykırışlarım boşuna
Şahin pençesinde asılı serçe gibi
Nafile tüm çırpınışlarım
Boşuna sesleniyorum duymayacağını bile, bile
Seni beklemem nafile Gözlerinde zifir siyah bir perde
Alkış tutuyorsun alabildiğine
Şamdandaki mum gibi eriyip bitişime
Sen kulaklarını değil
Yüreğini tıkamışsın sana seslenişime Oysa ben
Tüm yokluğuna inat varlığını yaşatırken içimde
Gül pembesi çizgilerle resmini işliyorum
Karanfil moru gecelere
Şiirleri seninle yüklüyorum kanatırcasına
Dizeleri ağlatıyorum.
Seni işliyorum hecelere Tüm yaşayamadıklarıma inat
Seni yaşamak istememdi ütopyalarım
Tek sana adanmışlığımdı ölümüne
Tek senin doldurduğundu rüyalarım
Şimdi
Bir tutam gücüm kaldı en sona sakladığım
Bilmiyorum
Ansızın çıkıp gelecekmisin aniden
Bir avuç toprak olmadan sonunda
Sen diye kucakladığım. Bir gün
Anlayabilme ihtimalin var ya sevdiğimi
Düşüp gelme umudun var ya yüreğinin peşine
Yüreğin bende emanet biliyorsun
Ve ben
Yüreğin yüreğimde
Yüreğin ellerimde
Çok yakında
Çekip gideceğim yok oluşun koynuna
Beni düşürdün ya bu hale
Günahı boynuna.
kurumaya yüz tutmuş ağaçlar gibi,
yaprak döküyorum mevsimsiz.
bir daha sabahı olmayacak gece gibi,
yanlız ve karanlık ömrüm.
bir kuşun yaralı haline benziyor halim,
özgürlüğü alınmış,çaresiz çırpınır gibi.
hani gecenin ölüm kokan sessizliği olurya,
karanlık bir okadarda ürkütücü.
hani meçhul yarınları düşünürken,
kurulan her hayalin ardındaki,acaba sorusu kadar aciz.
hani gökyüzünden kayan yıldızlar olurya,
habersizce,biranda kayboluveren.
hani dipsiz bir kuyuya atılan,
çıkması imkansız taş gibi.
ve bir avcının nışan aldığı av kadar güçsüz,
biçare ömrüm.
hayat avcı ben ise av,
yaşamayı bilemeden yenildim hayata..
Yıllar var ki; Kırgınım, dargınım sevmelere.
Boşlukta yaşadım hayâtımı,
Erteledim özlemlerimi,
Hayâllerimi,
Hep içime attim. yüreğimde büyüttüm,
Acılarımı!
Ben hayâtı yaşamadım,
Hayât beni yaşadı.
Acımasızca...
Yanlızlık çöktü akşamları odama,
Sen yoktun!
Buz kesti vücudum, soğuk geceleri,
Sensiz sabâhladım.
Ölümüne yaşadım sensizliği,
Tâ... Derinlerde!
Sessizce gözyaşlarımı akıttım içime,
Kömür karası geceler yaşadım,
Yıllarca...
Vedâ gecesinde hayâtı son kez yaşamıştım,
Seninle.
Vurdun prangaları giderken,
Ölümüne!