İlk defa sesimi duymayacaksın
Sitemlerin sahipsiz
Soruların cevapsız kalacak
Belki ilk defa içini kemirecek yokluğum
Tanımadığın bir korku içini saracak
Ve ilk defa kendinle hesaplaşacaksın
Sokakları dar bir şehrin, yokuş caddelerinin'de yuvarlanmış hayallerim.
Heybetli dağının zirvesinde kefen rengi karın,
Üşümüş ellerin altı parmağı'da,
Mesken tutmuş köhneleşmiş yalnızlık içimizde...
Beş yolun, beşi'de sana çıkmıyorken,
Demir'den taşa dönüşmüş yüreğin...
Etrafı örülmüş bir set başında,
Yalnızlığıma yaktım bir sigara...
Heykel'den farksız insanlar toplanmış bir panayıra,
yazık insanlık satılmış üç kuruşa, Yıldırım yağacak başımıza...
Ulu caminin avlusunda musalla taşı, tabut sanki tahta'dan kale.
Çekirge misali, üçüncüde yakalıyor beni azrail...
Ölüyorum ben Bursa sana hoşçakal...
Ne garip hüzünler bıraktın bana bir bilsen
Ne yazım var artık nede kışım
Sensizlik olmuş adım
Ne sevenim var nede soranım..
Suçsuzdum
Suskundum
Susamışdım...
Ama olmadı yapamadık
Seninle ben bir bütün olmadık
Biz bir bizi bile ortaya koyamadık
Beraber ağlayamadık
Beraber gülemedik
Olmadı yapamadık
Sonunda mağlup olduk
Biz birbirimize el olduk
Alma alma ahımı
Yalanım yok yok günahım yok
Gayrı duy figanımı
Benim sensiz muradım yok alma...............................................................................