BLUEROJ

BLUEROJ

Üye
26.08.2008
Çavuş
1.780
Hakkında




  • noimage


    "Zor bir döneme giriyoruz! Bizler için dua etsinler" Ünlü sanatçı kan kanseri!
    Türk Rock Müziğinin sevilen sesinden gelen üzücü haberle yıkıldık.

    Türk Rock Müziğinin sevilen sesi Murat Göğebakan'dan gelen üzücü haberle yıkıldık.

    Ünlü sanatçının lösemi (kan kanseri) hastalığına yakalandığı öğrenildi. Dün hastaneye kaldırılan ve kan kanseri teşhisi konan Göğebakan'ın eşi Sema hanım eşinin rahatsızlığını doğrularken, "Çok zor bir döneme giriyoruz. Bizler için dua etsinler" dedi

    Biz de Göğebakan'a ve ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz



    Alıntıdır
#03.05.2009 15:23 0 0 0
  • Zahter dıye soylenen sanırım
    (dağ kekiği)olarakta bılınıyor ayrıca
    yemeklerde de cok nefıs oluyor...


    Emegıne saglık su perısı tesekkurler...
#01.05.2009 16:40 0 0 0
  • Bebekler Için Genel Beslenme



    8-12 AY

    Bu dönemde bebeğinizin günlük 750 - 900 kaloriye gereksinimi vardır. Bunun yaklaşık 400 - 500 kalorisini anne sütü veya hazır mamadan (Yaklaşık 700-750 ml) alması gerekir. Ancak iştahının önceki aylara göre daha az olabileceğini unutmayın. Bunun nedeni, hem büyüme hızında bir azalma, hem de artık aklını çekebilecek birçok yeni ve ilginç faaliyetler olmasıdır
    Pütürlü Gıdalar

    Bebeğiniz 8 aylık olduğunda gıdalarını kalınlaştırmak gündeme gelecektir. Yavaş, yavaş gıdalarını biraz daha az ezilmiş, daha taneli bir hale getirmek onun ileride kendi başına beslenebilmesine önayak olacaktır. Taneli gıdalar daha fazla çiğneme gerektirecektir. Bu dönemde aldığı besinlerin çeşitliliğini artırmaya devam edilir. Her zamanki gibi yeni besinlere teker, teker başlamalı ve iki yeni besin arası 2-3 günden erken olmalıdır.

    Verdiğiniz yumuşak gıdalarında çeşitlerini artırabilirsiniz; örneğin pudingler, patates püresi, yoğurt ve jöle yedirmeye başlayabilirsiniz. Yumurta, çok zengin bir protein kaynağıdır ancak başlangıçta sadece sarısını vermeniz gerekir. Yumurta sarısının akına oranla hem besin değeri daha fazla hem de alerji yapma riski daha azdır. Bir-iki ay içinde bir yumurtayı tamamen yiyebilir. Her zaman yaptığınız gibi, yeni gıdalara birer birer başlayınız. Bir sonrakine başlamak için birkaç gün bekleyerek, alerjiye sebep olup olmadığını gözleyiniz.

    Bebeğinizin ellerini kullanma becerisi geliştikçe eline bir kaşık verip yemek vakitlerinde bununla oynamasına izin verin. Doğru kavramayı öğrendiğinde kaşığını yemeğine daldırın ve kendini beslemesine izin verin. Başlangıçtaki beklentilerinizin yüksek olmamasında yarar vardır zira ağzına giren gıdadan çok daha fazlası etrafa bulaşabilir. Sandalyesinin altına serilecek bir muşamba temizlik işlemini kolaylaştıracaktır.

    Başlangıçta, bir süre için, bir kaşık yemeği kendi kendine alırken bir kaşık da siz verebilrsiniz. Kaşığını ağzına götürmeyi tam olarak başarabildiği zaman (bir yaşından sonraya sarkabilir) kaşığını siz doldurarak israfı ve etrafın kirlenmesini azaltabilirsiniz. Ancak, bırakın yemeğini kendisi yesin.

    Bebeklerin parmaklarıyla yemesine uygun yiyeceklere şunlar dahildir:

    Kıtır ekmek
    iyi pişmiş makarna,
    küçük tavuk eti parçaları,
    tavada çırpılmış yumurta,
    tahıl ürünü gevrekler, krakerler
    muz parçaları
    Ona, değişik tatta, renkte, görünümde, kokularda besin seçenekleri sunun. Yutması zor olan ve boğulmasına neden olabilecek büyük ısırıklar almaması için gözünüzü üstünden ayırmayın).

    Ayrıca çiğnemeden yutabileceği için, dört yaşından küçük çocuklara:

    kaşık kaşık fıstık ezmesi,
    üzüm,
    sert şekerlemeler
    patlamış mısır,
    pişmemiş bezelye,
    salatalık,
    fındık fıstık gibi kabuklu yemişler,
    gibi sert ve yuvarlak besinler vermeyiniz.

    Sosis ve et parçaları da boğulmaya neden olabilir.

    Kendi başına yemeye yeni yeni başladığı zamanlarda, eline kaşığı karnı aç iken verirseniz işler daha rahat yürüyebilir. Eğlenmekten çok yemek yemeye çalışacaktır. Bu dönemde sizin gibi günde üç öğün yemek yemesine karşın, onun bu dağınık tarzını herkesin yemek zamanına denk getirmeyi istemeyebilirsiniz. Birçok aile, bir orta yol olarak; bebeğin karnını önceden doyurup, diğerleri ile beraber sofrada otururken eline yiyebileceği birşeyler vermeyi tercih eder.

    Mama Sandalyesi
    Bebeğiniz altı yedi aylık olduğunda, artık mama sandalyesinde dik oturabilecek duruma gelmiş olacaktır. Sandalyesinde bir minder olması daha rahat etmesini sağlayacaktır. Bu minder üzerine dökülen yiyeceklerle sık sık kirleneceğinden sökülüp yıkanabilir özellikte olması gerekir. Mama sandalyesi almaya gittiğinizde tepsisi yüksek kenarlı ve ayrılabilir özellikte olanları tercih ediniz . Bu kenarlar, eli kolu durmayan bebeğinizin tepsinin üzerindeki tabak ve yiyecekleri düşürmesini zorlaştıracaktır. Tepsinin sökülebilir özellikte olması onu olduğu gibi lavobaya götürüp yıkayabilmenize olanak sağlar. Bu özelliğin değerini önünüzdeki aylar boyunca daha da çok takdir edeceksiniz (Tüm sandalyeyi, olduğu gibi duşun altına koyup yıkamanız gereken günler de olacaktır. Ayrıca :

    *Devrilme riskini azaltmak açısından tabanı geniş olanları tercih edin
    *Katlanabilme özelliği varsa her kullanımda açık bir şekilde kilitlendiğinden emin olun
    *Bebek mama sandalyesine her oturuşunda emniyet kemerlerini bağlayın, bunun üstünde ayağa kalkmasına izin vermeyin
    *Mama sandalyesi ayağıyla bir yere uzanıp kendini itmesine veya devirmesine olanak vermeyecek bir konumda yerleştirilmelidir.

    *Bebeğiniz mama sandalyesinde otururken onu hiç yalnız bırakmayın, başka çocukların sandalyeye çıkmasına izin vermeyin. Bu esnada sandalye devrilebilir.
    * Masalara takılan mama sandalyeleri ayaklılar için bir alternatif değildir. Dışarıda iken bu tür bir sandalye kullanmayı düşünüyor iseniz masa üzerine kilitlenebilen bir tanesini tercih edin. Bunları takacağınız masanın bebeğin ağırlığı ile devrilmeyecek kadar ağır olsun. Çocuk ayaklarını masaya dayayabilecekse sandalyeyi yerinden çıkarabilir.
#01.05.2009 15:47 0 0 0
#28.04.2009 03:27 0 0 0
#28.04.2009 01:07 0 0 0
  • Konu: Ey Can
    Ben uykuları da sevmem ey can
    Uykulardan uzak ol..
    Kış günü karları yarıp çıkan
    Beyaz bir gül
    Mavi bir zambak ol..

    "Yuregıne saglık super bır calısma olmus sagol arkadasım"
#28.04.2009 01:02 0 0 0
  • Kaderlerı aynı yerde aynı gundeymıs rabbımızın takdırı ılahısı;
    ALLAH"tan gelene bınlerce sukur cıdden acımız cok buyuk tarıfı yok nur ıcınde yatsınlar....
#28.03.2009 20:36 0 0 0
  • Oxford Cinayetleri

    noimage

    Matematiğin sırlarını ve felsefenin gizemlerini içeren oldukça başarılı bir eserden uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda İspanya'da çektiği filmlerle dikkat çeken Álex de la Iglesia var.


    VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN



    Guillermo Martinez'in aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanan Oxford Cinayetleri Elijah Wood ve İspanyol asıllı yönetmen Alex de la Iglesia'nın sinema severler tarafından uzun zamandır merakla beklenen polisiye filmi.

    Oxford Üniversitesi'nin efsanevi profesörlerinden Arthur Seldom ve heyecanlı ama müthiş zeki öğrencisi Martin, matematiksel sembolleri çözmeye çalışıyorlardır. Fakat ikisi de kendilerini seri cinayetlerin ortasında bulurlar.

    Yönetmen: Álex de la Iglesia

    Senaryo: Jorge Guerricaechevarría, Álex de la Iglesia

    Tür: Suç, Romantik, Gerilim

    Oyuncular : Elijah Wood, John Hurt, Leonor Watling, Julie Cox, Burn Gorman, Anna Massey, Jim Carter

    Gösterim tarihi: 27.03.2009
#28.03.2009 18:23 0 0 0
  • Kasabanın Yenisi

    noimage

    Lucy Hill işine tutkuyla bağlı bir iş kadınıdır. Geçici görevle Minnesota'ya gönderilince hayatı alt üst olur.

    VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

    Fabrikada yapmaya çalıştığı değişiklikler sonucunda çok sayıda işçi çıkaracağı korkusuyla tüm çalışanlar isyan halindedir. Sendika temsilcisi Ted işten çıkarılmalara karşıdır. Meydana gelen komik bir kaza sonucunda fabrika çalışanları da Lucy'ye sıcak davranmaya başlarlar.

    Yönetmen: Jonas Elmer

    Senaryo: Ken Rance, C. Jay Cox

    Müzik: John Swihart

    Görüntü yönetmeni: Chris Seager

    Tür: Komedi

    Yapım: ABD 2009 (Renkli)

    Dil: İngilizce

    Oyuncular : Renee Zellweger, Harry Connick Jr, Siobhan Fallon, J.K. Simmons, Frances Conroy, Barbara James Smith, Mike O'Brien, James Durham, Hillary Carroll

    Gösterim tarihi: 27.03.2009
#28.03.2009 18:15 0 0 0
  • Kaya İstektepe ( .... - 2009)

    noimage

    Kaya İstektepe (Pilot) 1975 Kara Harp Okulu mezunu olan Kaya İstektepe, Kara Kuvvetler'nden Öğretmen Helikopter Pilotu olarak binbaşı rütbesiyle emekli oldu.

    Sivil yaşamında ilk olarak Sancak Air'de uçmaya başlayan Kaya İstektepe, ikinci olarak Zorlu Holding'in helikopterinde uçtu.

    Son olarak Med Air'de uçan İstektepe çalıştığı şirketlerde, pilotluğun dışında öğretmen pilot olarak görev yaptı.

    Helikopter Kazası

    25 Mart 2009 günü Pilot Kaya İstektepe'nin kullandığı helikopterle (Muhsin Yazıcıoğlu seçim çalışmalarını yürütmek üzere) Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit İlçesi'nden Yozgat'ın Yerköy İlçesi'ne giderken helikopter kaza geçirdi ve düştü.

    Enkaza ulaşıldı, kurtulan yok

    Enkaza uzun süre ulaşılamamış ve arama çalışmaları zor şartlarda devam etmiştir. Kazadan yaklaşık 48 saat sonra 27 Mart 2009 günü enkaza ulaşılabilmiştir.

    noimage

    Yapılan aramaların ardından Kaya İstektepe'nin de aralarında olduğu cansız bedenler çevrede bulundu.
#28.03.2009 03:59 0 0 0
  • İsmail Güneş Biyografi

    İsmail Güneş (1975 - 2009)

    noimage

    İsmail Güneş (İHA Sivas Muhabiri) 15 Şubat 1975 tarihinde Sivas'ta dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini tamamladıktan sonra, askerliğini Güneydoğu'da yaptı.

    1994 yılında Sivas'ta yerel yayın yapan Bizim Sivas Gazetesi'nde muhabir olarak görev yaptı. 1998 yılından itibaren İhlas Haber Ajansı'nın Sivas muhabiri olarak görev yapıyor.

    Yasemin Güneş ile 7 yıldır evli olan İsmail Güneş'in 5 yaşında Tuluğhan ve 3 yaşında Çağan adlı 2 oğlu var.

    Helikopter Kazası

    BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 25 Mart 2009 günü seçim çalışmalarını yürütmek üzere kiralanan özel bir firmaya ait helikopterle Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit İlçesi'nden Yozgat'ın Yerköy İlçesi'ne giderken kaza geçirdi ve helikopter Enkaza uzun süre ulaşılamamış ve arama çalışmaları zor şartlarda devam etmiştir.

    Enkaza ulaşıldı, kurtulan yok

    Kazadan yaklaşık 48 saat sonra 27 Mart 2009 günü enkaza ulaşılabilmiştir.

    Yapılan aramaların ardından İsmail Güneş'in de aralarında olduğu cansız bedenler çevrede bulundu.

    Kazanın yaşandığı gün (25 Mart 2009) İHA Muhabiri İsmail Güneş 112 Acil Servisini arayıp yardım istemişti.

    noimage
#28.03.2009 03:56 0 0 0
  • Murat Çetinkaya (1968 - 2009)

    noimage

    Murat Çetinkaya (BBP Belediye Meclis Üyesi Adayı) 21 Temmuz 1968 tarihinde Sivas'ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas'ta tamamlayan Çetinkaya, TCDD'de çalıştı, asansör teknisyenliği yaptı.

    Kübra Çetinkaya ile 15 yıldır evli olan Murat Çetinkaya'nın 14 yaşında Abdullah Alperen, 9 yaşında Hilal ve 2 yaşında Şevval adında 3 çocuğu var.

    Murat Çetinkaya, bu pazar yapılacak seçimde BBP'den Sivas Belediye Meclis üyeliğine aday gösterildi.

    Helikopter Kazası

    BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 25 Mart 2009 günü seçim çalışmalarını yürütmek üzere kiralanan özel bir firmaya ait helikopterle Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit İlçesi'nden Yozgat'ın Yerköy İlçesi'ne giderken kaza geçirdi ve helikopter düştü. Enkaza uzun süre ulaşılamamış ve arama çalışmaları zor şartlarda devam etmiştir.

    Enkaza ulaşıldı, kurtulan yok

    Kazadan yaklaşık 48 saat sonra 27 Mart 2009 günü enkaza ulaşılabilmiştir.

    Yapılan aramaların ardından Murat Çetinkaya'nın da aralarında olduğu cansız bedenler çevrede bulundu.

    Murat Çetinkaya (BBP Belediye Meclis Üyesi Adayı)

    noimage
#28.03.2009 03:49 0 0 0
  • Yüksel Yancı (1959 - 2009)

    noimage

    Yüksel Yancı (BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı) 12 Nisan 1959'da Sivas'ın Hüklüyurt Köyü'nde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra kentteki Türkiye Demiryolu Makineleri Sanayi A.Ş.'de (TÜDEMSAŞ) 25 yıl işçi olarak çalıştıktan sonra emekli oldu.

    Pakize Yancı 24 yıldır evli olan Yüksel Yancı'nın 23 yaşında Selcan, 22 yaşında Mehmet Alper ve 14 yaşında Samet Furkan adında 3 çocuğu var.

    Yancı, 28 Aralık 2008 tarihinde yapılan kongre yönetime geldi.

    Helikopter Kazası

    BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 25 Mart 2009 günü seçim çalışmalarını yürütmek üzere kiralanan özel bir firmaya ait helikopterle Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit İlçesi'nden Yozgat'ın Yerköy İlçesi'ne giderken kaza geçirdi ve helikopter düştü.

    Enkaza ulaşıldı, kurtulan yok

    Enkaza uzun süre ulaşılamamış ve arama çalışmaları zor şartlarda devam etmiştir. Kazadan yaklaşık 48 saat sonra 27 Mart 2009 günü enkaza ulaşılabilmiştir.

    Yapılan aramaların ardından Yüksel Yancı'nın da aralarında olduğu cansız bedenler çevrede bulundu.

    Yüksel Yancı (BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı)

    noimage
#28.03.2009 03:45 0 0 0
  • Erhan Üstündağ (1972 - 2009)

    noimage

    Erhan Üstündağ (BBP Sivas İl Başkanı) 9 Ekim 1972 tarihinde Sivas'ta dünyaya gelen Erhan Üstündağ, ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra Cumhuriyet Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu.

    1994- 2002 yılları arasında yerel televizyon kanalarının reklam ve idari bölümlerinde görev aldı. Bir medikal şirketinin ortağı olan Üstündağ 28 Aralık 2008 tarihinde yapılan kongrede tek liste olarak girdiği seçimde BBP İl Başkanı seçildi.

    Meryem Üstündağ ile 7 yıldır evli olan Erhan Üstündağ'ın, Senanur Azra adında 4 yaşında bir kızı var.

    Helikopter Kazası

    BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 25 Mart 2009 günü seçim çalışmalarını yürütmek üzere kiralanan özel bir firmaya ait helikopterle Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit İlçesi'nden Yozgat'ın Yerköy İlçesi'ne giderken kaza geçirdi ve helikopter düştü. Enkaza uzun süre ulaşılamamış ve arama çalışmaları zor şartlarda devam etmiştir.

    Enkaza ulaşıldı, kurtulan yok

    Kazadan yaklaşık 48 saat sonra 27 Mart 2009 günü enkaza ulaşılabilmiştir. Yapılan aramaların ardından Erhan Üstündağ'ın da aralarında olduğu cansız bedenler çevrede bulundu.

    Erhan Üstündağ (BBP Sivas İl Başkanı)

    noimage
#28.03.2009 03:40 0 0 0
  • 'Yüreklere çığ düştü'

    28.03.2009

    Sıradağlar gibi yan yana, omuz omuza, yürek yüreğe vermiş insanların umutlarına kahır çığları düştü sonunda. "Acaba yaşıyorlar mı, ümit var mı?" düşünceleri buz kesti. Taşlaştı, kezzaplaştı. Felaketin acı bilançosu resmen açıklandığında hem burada olmanızı isterdim, hem de dünyada kimsenin böyle bir kedere tanık olmasını istemezdim. Yaman bir çelişki değil mi? Evet ama burada son 47 saatte yaşananlar da böylesine yaman ve yakıcı. Enkaz bulundu haberi bir bomba gibi patladı dün öğleden sonra. Ardından amansız bir yarış başladı karlı, çamurlu yollarda. Bakan, Vali, Emniyet Genel Müdürü ve komutanlar da resmi araçlarla konvoyun önünde, enkazın olduğu dağ yoluna ilerliyordu. Bir süre sonra Bakan aracını durdurttu ve korumalarına bağırdı: "Bu ne ciddiyetsizlik. Kapatın yolu. Sadece görevliler geçecek." Aslında doğrusu buydu. Keçi yolu patika benzeri dar yollarda, bunca araç müthiş bir tıkanıklık yaratıyordu. Jandarma komandoları yolu kesti ve gençlerin haykırışı yeniden başladı: "Gitmeliyiz, başkana ulaşmalıyız." Ama emir büyüktü ve geçiş imkânsızdı. Bunun üzerine yüzlerce genç beyaz bir denizde yüzer gibi karları yararak ilerliyorlardı. Nereye gittikleri, ne yapacakları konusunda muhtemelen kendilerinin de bir fikri yoktu ama günlerin birikimi böyle bir duygu patlaması yaratmıştı. Sonra anlaşıldı ki, dört çeker araçlar dahi enkazın olduğu yere çıkamaz. Dönüş başladı. Bu arada tüm kazazedelerin öldüğüne ilişkin resmi açıklama da kulaktan kulağa yayıldı. O andan itibaren bir gözyaşı seli, ağıt yakma, yakınma, hıçkırma yağmuru başladı. Başkan ve arkadaşları ölmüş, karşı dağlardan yüreklere acılardan müteşekkil bir koca çığ düşmüştü...

    Türkeş ona, 'Manevi oğlum' diye seslenirdi

    28.03.2009

    Muhsin Yazıcıoğlu, 1954'te Sivas'ın Şarkışla ilçesi Elmalı köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şarkışla'da, üniversite eğitimini ise Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde yaptı. 1968'de Ülkü Ocakları ile tanıştı. Şarkışla Genç Ülkücüler Hareketi'ne katıldı. 1972'den itibaren Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yaptı. 1977-1978 döneminde ve Türkiye'de iç çatışmaların, sağ-sol kavgasının en yoğun olduğu dönemde Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yaptı. 1978'de Ülkücü Gençlik Derneği'nin de kurucu Genel Başkanı oldu. 12 Eylül 1980 darbesine kadar MHP'de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulunan ve partinin fiilen 2'nci adamı haline gelen Yazıcıoğlu, eski MHP lideri Alparslan Türkeş'in de "Manevi evladı" olarak tanındı. Darbeden sonra Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda yargılanan ve 7.5 yıl boyunca Mamak Askeri Cezaevi'nde kalan Yazıcıoğlu, sonunda beraat etti. Bu dönemde işkenceye de maruz kaldı. Cezaevindeki Ülkücüler ve ailelerine yardımcı olmak için kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nın başkanlığını yaptı. 1987 yılında MHP'nin yerine kurulan Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) katıldı, Genel Sekreter Yardımcılığı görevine seçildi. 1987'de Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) girdi ve Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu. 20 Ekim 1991 Genel Seçimleri'nde, RP, MÇP ve IDP seçim ittifakı sonucunda Sivas'tan milletvekili seçilerek parlamentoya girdi. 7 Temmuz 1992'de ilk kez partisiyle görüş ayrılığına düşerek, 5 milletvekili ile birlikte MÇP'den ayrıldı. 29 Ocak 1993'te Büyük Birlik Partisi'ni (BBP) kurdu. İlk genel başkanı olduğu BBP ile birlikte 24 Aralık 1995 erken Genel Seçimleri'nde yeniden parlamentoya girdi. 26 Nisan 1998'de yapılan 3'üncü Büyük Kurultay ve 8 Ekim 2000 tarihindeki 4'üncü Büyük Kurultay'da tekrar BBP Genel Başkanlığı'na seçildi. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde partisinden istifa ederek Sivas'tan bağımsız aday oldu ve seçimi kazanarak Meclis'e girdi. Olağanüstü kongreden sonra ise tekrar BBP'nin başına geçti.

    ÇATLI'NIN ARKADAŞI

    Türkiye'nin çalkantılı olduğu yıllarda siyasetin önemli aktörlerinden biri olan Yazıcıoğlu, Susurluk kazasında yaşamını yitiren Abdullah Çatlı'nın yakın arkadaşıydı. Yazıcıoğlu, Bahçelievler'de 7 öğrenciyi katledenler arasında yer alan Haluk Kırcı'nın da arkadaşı. Son yıllarda kazalar Yazıcıoğlu ailesinin peşini bırakmadı. Sivas'ın Suşehri ve Akıncılar ilçesinde 25 Ağustos 2007 tarihinde çeşitli faaliyetlere katılan Muhsin Yazıcıoğlu'nun içinde olduğu makam otomobili, D- 100 karayolunun Akıncılar kavşağında traktörle çarpışmıştı. Çarpışmanın etkisiyle Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu otomobilde maddi hasar meydana gelmişti. Muhsin Yazıcıoğlu kazanın ardından başka bir araçla Ankara'ya gitmişti. Haziran 2008'de karayoluyla İstanbul'dan Ankara'ya giden Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu otomobil Bolu tünelinde kaza yapmıştı. Muhsin Yazıcıoğlu kazayı hafif sıyrıklarla atlatmıştı.
#28.03.2009 03:09 0 0 0
#27.03.2009 16:40 0 0 0
  • Ölümü böyle anlatmıştı
    Yazıcıoğlu, geçtiğimiz hafta ölümü anlatmıştı
    27 Mart 2009 / 16:43

    noimage

    BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu, geçtiğimiz hafta Karaman ziyaretinde ölüm üzerine bir konuşma yaparak, "Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok" şeklinde konuşmuştu.

    Önceki gün 5 kişiyle birlikte bindiği helikopter düşen ve hala kendisinden haber alınamayan BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, 19 Mart günü partisinin Karaman Seçim Bürosu'nda şunları söylemişti:

    "Şimdi bakın yoldan geldik, yola gideceğiz. Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Küf dedi mi gitti. Bunun da nerede geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah'ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim. Allah'ın izniyle, olsak da milletle olacağız. Olmasak da, milletle olmayacağız. Yarın ahirette Allah, bize 'Niye iktidar olmadın' diye sormayacak. Sorsa da 'Vermediniz' diyeceğiz."
#27.03.2009 16:04 0 0 0
  • MUHSİN BAŞKAN SEN NEYDİN BE!..
    DEV-YOL fakülte kapısına masa kurmuş herkesten haraç alıyordu..
    27 Mart 2009 / 14:30

    Sivil savunma ekipleri, askerler, korucular, AKUT ve BBP'liler, Muhsin Yazıcıoğlu'nun da içinde olduğu düşen helikopterin enkazını arıyor. Hala enkaza ulaşılamadı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun dava arkadaşlarından Zaman yazarı Mümtazer Türköne, bugünkü köşesini Muhsin Yazıcıoğlu'na ayırdı.

    BİZ ONDA KENDİMİZİ BULDUK
    Türkiye'nin açık duran temiz sayfalarından biriydi. Onun arkasından yazmak ve bu sayfanın kapandığına şahit olmak çok zoruma gidiyor. O bizim gençliğimizin lideriydi. Hep, hem bizden, hem de bizden fazla biriydi. Kendimizi onda bulduk ve onunla temsil ettik.

    BİZ ONU YALNIZ BIRAKTIK AMA O BİZİ BIRAKMADI
    O bizim yüreğimiz, bizim duruşumuz, bizim sesimizdi. Zaman zaman korksak da, o bizim hiç geri adım atmayan cesaretimizdi. Dünya telaşı ile yalpalarken, o cetvelle çizilmiş gibi dümdüz yolunda ilerleyen gölgemizdi. Hiç eğilmeyen başımız, hiç zedelenmeyen onurumuzdu. Zamanla biz onu yalnız bıraksak da, o bizden hiç vazgeçmedi.

    DEV - YOL HARAÇ ALIYORDU
    O bizim Muhsin Başkan'ımızdı. 1976 yılının Eylül ayının başlarıydı. Siyasal'da yeni öğrencilerin kayıtları devam ediyordu. Dev-Yol, fakültenin girişine masayı kurmuş, gelenleri zorla derneğe kaydediyor, haraç alıyordu. Bize selam verip kayıt yaptırmaya gidenlerden birkaçını da sıkıştırmışlar. Sorumluluk bendeydi. Yardım istedim. Site Yurdu'nda iki kişi beni buldu. Mütevazı ama çok kararlı görüneni benimle konuştu. Muhsin Yazıcıoğlu ile ilk karşılaşmamdı. İki saat sonra, kulaktan kulağa yayılan, iki kişinin Siyasal'ı bastığı ve iki metre boyundaki Sedat'ın herkesin ortasında adamakıllı dayak yediğine dair inanılması güç bir rivayeti dinliyordum. Birkaç gün sonra burnu bantlı Dev-Yol liderini görünce ben de bu hikâyeye inandım. Bu anekdotu, 70'li yılların Muhsin Başkan'ını resmetmek için aktardım. O yıllarda onu tanıyan herkes, size benzer hikâyeler anlatacaktır.

    HEPİMİZ ONA İNANIRDIK
    Sonra Genel Merkez'de beraber çalıştık. Bizim genel başkanımız olmuştu. Doğuştan lider özelliklerine sahipti. Şiddetin tırmandığı yıllarda zirvedeki adamlardan biriydi; ama sükûnetini ve sağduyusunu hiç kaybetmedi. Olanlardan hepimiz sorumluyduk; ama irade bize ait değildi. Çaresizlik içinde güvenecek bir dal arıyorduk. Hepimiz ona güvenirdik. Hepimiz ona inanırdık. Bizi yarı yolda bırakmayacağını, bize yanlış yaptırmayacağını bilirdik.

    O BİZİM MUHSİN BAŞKANIMIZDI
    O yıllarda, ülkemizin ciddi bir tehdit altında olduğuna inanmış ve aynı davaya gönül vermiştik. Ama siyaset ideolojik saflığı bozuyordu. Partinin gündelik siyasete endeksli tutumu ile bizim "kesin inançlı" tavrımız sık sık çatışıyordu. Eleştirilerimiz "Albay"a kadar çıkmasa da, 77'de sayıları artan milletvekillerini hedef alabiliyordu. Çok sert restleşmeler yaşadık. Muhsin Başkan bu sürtüşmeler boyunca dimdik durdu. Onun desteğiyle Ülkü Ocakları bünyesinde daha muhafazakâr ve daha toplumcu bir çizgi giderek netleşmeye başladı. Manzara dışardan göründüğü gibi değildi. O yıllarda da sonra da bizim tek liderimiz Muhsin Başkan'dı.

    TÜRKEŞ'İN HALEFİ
    Cezaevinde geçirdiği 7,5 sene zarfında ve sonrasında da bizim liderimiz olmaya devam etti. Hepimiz ona "Türkeş'in halefi" gözüyle bakardık. Aksini düşünen de çıkmazdı. Ne var ki liderler haleflerden hoşlanmıyorlar. Türkeş, yakın çevresini sürekli değiştirerek yoluna devam eden bir politikacı idi. Muhsin Başkan'ı değil ama, onun yakın arkadaşlarını çembere aldı. Muhsin Başkan, kendisine güvenenleri yarı yolda bırakmamak uğruna MHP'den ayrılmak zorunda kaldı. Ayrılırken geride geçmişten intikal eden bir şey bırakmadı, hepsini aldı yanında götürdü.

    HESAP DEĞİL GÖNÜL ADAMIYDI
    Politikada farklıydı. Hep gerekli esnekliği gösteremediğini, kişiliğinden ve prensiplerinden ödün vermediğini düşünmüşümdür. Politika saf inançla yürümüyor; Muhsin Başkan hesap değil, gönül adamıydı. Politikanın içine taşıdığı kendi dünyasının bu toplumdaki karşılığını, evvelki akşam Büyük Birlik Partisi Genel Merkezi önünde endişe içinde ağlayan gençlerin yüzünde gördüm. Galiba onu tanıyanların, hepimizin yüzü öyleydi.

    AH BAŞKANIM AH!!..
    İnsanın içinde bir şeyler ağırlaşıyor ve kopuyor. Kopan bedeninizden, yüreğinizden, beyninizden veya geçmişinizden bir parça değil. Her şeyinizin iyi ve güzel yanlarına dair çok esaslı bir şey. Özünüze dair.

    Son dakikalarında, o helikopterde herkesi nasıl sakinleştirdiğini, nasıl kaya gibi metin durduğunu gözümde canlandırırken, bizler niye darmadağın oluyoruz?

    Ah başkanım ah; bize kaybettirdiğinin ne olduğunu bir bilseydin.
#27.03.2009 15:49 0 0 0
  • 5 ceset BULDUK 6. KAYIP

    Olay yerindeki korucular: 5 cesedi bulduk. 6. kişiden haber yok.
    27 Mart 2009 / 15:49

    İlgili Haberler

    Muhsin Bey ÖLDÜOLAY YERİNDEN CANLI BAĞLANTI Mağaralar aranıyor İHA muhabiri yaşamını yitirdi Enkaza ulaşan ekip zor durumda
    Olay yerindeki korucular: 5 cesedi bulduk. 6. kişiden şu ana kadar bir haber yok. Yüzleri buz tuttuğu için teşhis edilemiyor. Helikopter enkazı araziye dağılmış durumda. İki ceset dışarıya savrulmuş durumda bulundu. Diğer iki ceset helikopterde bulundu.

    ENKAZI BULAN KÖYLÜLER ANLATIYOR

    Enkazı görmemek imkansız. Parçalar dağılmış durumda enkaz karla kaplı değildi. Helikopterin kuyruk kısmı ortadaydı. Alanda tipi başladı. Köylüler donma tehlikesiyle karşı karşıya..
#27.03.2009 15:17 0 0 0