Yitirdiğim umutlarımın arkasında türküler yakıyorum
kimsenin bilmediği... Giden sevgiliye şiirler okuyorum
kafiyesiz beklide anlamsız yada benden başka kimsenin
anlayamayacağı... Özlemlerimi özgür bırakıyorum
salıveriyorum gökyüzüne belki özlediğime giderler
kendilerini gösterirler ve tarif ederler özlenene nasıl
özlendiğini ama nafile özlemlerimde dilsiz benim gibi
Azaltma baharları
İşletme bana aşk adına günahları
Fırtınalı bir gece gibi esme
Bu son kez, mi bakışın gözlerime
Bu son sözlerin, mi
Sen yüreğimden yol alırken
Silemem izlerini yıllarca.
Gitme seni özlerim....
İliklerime işliyerek esiyorsun.
Keskinliğin çaresizliğim oluyor.
Gitme sabahlarım güneşsiz olur.
Güneşine uzanamaz ince dallarım.
Acılar bedenimi ezer yoğurur.
Dayanmaz yüreğim korkular büyütür.
Uğruna ölecek kadar sevdiğimsin.
Gitme seni özlerim..........
Ayrılık girdi, girecek kanıma.
Nasıl anlatırım yüreğimdeki yangınlara.
Ne derim düşen takvim yapraklarına.
Gitme seni şimdiden özledim.
Bittimi vadem doldumu.
Gülermisin şimdi gözümdeki yaşlara.
Gitme uğrunda verdiğim can hatrına.
Gitme seni özlerim.......
Katran karası gecelerime
Işık sen ol
Her seher bülbül sesine,
Aşina söğüt yapraklarıyla
Üşümüş bir dere şırıltısıyla harmanlanmış,
Bu sabah bestesi,
Fısıltılarla sana ulaşsın.
Ya ışık ol ya ses:
Ya hiç girme penceremden,
Ya da bir sabah vakti es.
Karanlık ruhumuzun açılsın perdeleri;
Sedanın yankısı çınlasın,
Sükûta yatmış baharımızda.
Bu sonsuz bekleyişimize cevap,
Kucağından davetkâr güfteler taşsın.
Aldırma akşamın gül rengine;
Sen sabah demlerinde güzelsin.
Sen umutlarımıza liman,
Varılacak son nokta,
Işıldayan emelsin.
Emekleyen arzularımız peşinden koşsun.
Bu şehrin akşamları,
Ciğerlerimizden sabah kokularını sormadan,
Damarlarımızdaki kanın koşusu durmadan,
Yürek kendini zincire vurmadan
Bırak gönül haddini aşsın.