Aşkın ile aşıklar
Yansın ya Rasûlallah
İçip aşkın şerabın
Kansın ya Rasûlallah
Şol seni seven kişi
Verir yoluna başı
İki cihan güneşi
Sensin ya Rasûlallah
Şol seni sevenlere
Kıl şefaat onlara
Mümin olan tenlere
Cansın Ya Resulallah
Aşık oldum dildare
Bülbül oldum gülzare
Seni sevmeyen nare
Yansın Ya Resulallah
Şol seni seven sübhan
Oldu kamuya sultan
Canım yoluna kurban
Olsun Ya Resulallah
Aşık Yunus'un canı
İlm ü şefaat kânı
Alemlerin sultanı
Sensin ya Rasûlallah!
Arayı arayı bulsam izini
İzinin tozuna sürsem yüzümü
Hak nasib eylese görsem yüzünü
Ya Muhammed Canım arzular seni
Bir mübarek sefer olsa da gitsem
Kabe yollannda tozlara batsam
Hub cemalin birkez düşümde görsem
Ya Muhammed Canım arzular seni
Zerrece kalmadı kalbimde hile
Sıdk ile girmişem ben bu hak yola
Ebu Bekir, Ömer, Osman'da bile
Ya Muhammedi Canım arzular seni
Ali ve Hasan, Hüseyin anda
Sevdası gönüllerde muhabbet canda
Yarın mahşer günü Hak divanda
Ya Muhammed Canım arzular seni
Yunus senin methin eder dillerde
Dillerde dillerde her gönüllerde
Arayı arayı gurbet illerde
Ya Muhammed Canım arzular seni
Aman çeşme canım çeşme
Sen Ahmed'i görmedin mi
Biraz önce abdest aldı
Şu karşı ki camiye sor Aman cami canım cami
Can Ahmed'i görmedinmi
Biraz önce namaz kıldı
Şu karşıki çarşıya sor Aman çarşı canım çarşı
Nur Ahmed'i görmedin mi
Biraz önce kefen aldı
Şu karşıki kabire sor Aman kabir canım kabir
Muhammed'i görmedin mi
Şimdiye kadar sizindi
Şimdi ise bizim oldu.
Bir gün Hoca, yol üstü bir hana inmiş. Han Nuh Nebi'den kalma bir yer.. Her tarafı delik deşik; adeta çökmeye ramak kalmış. Hoca'nın yüreğine bir korkudur düşmüş ama, ne desin? Nihayet bir söz arasında: - "Yahu, bu senin tavan da ne kadar gıcırdıyor, beşik mübarek!" diyecek olmuş ama, hancı baba hiç oralı olmamış; sözü şakaya boğarak: - "Ağzını hayra aç Hoca, bu gıcırtı beşik gıcırtısı değil; tavan tahtaları Hakka tesbih çekiyor!" demiş. Hoca'nın közü küllenir mi? Gözlerini hancının gözüne dikerek: - "Peki ama", demiş; "ya bu tavan boyle tesbih çeke çeke aşka gelip de secdeye kapanırsa, bizim halimiz nice olacak?"
Adamın biri karısı çok seviyormuş. Ölüm döşeğindeyken, karısıyla konuşmuş ve evlendikten sonra biriyle birlikte olmamasını istemiş. -"Eğer beni aldatırsan, her aldatışında mezarımda bir kez dönerim..." Bir süre sonra adam ölmüş. Yıllar sonra kadın da ölmüş ve öteki tarafta kocasını aramaya başlamış. Ancak bir tek isimden kimse adamı çıkaramamış, en sonunda kadın birine şöyle anlatmış: -"Beni çok seven bir kocam vardı, ama öldükten sonra ben onu defalarca aldattım, şimdi çok üzgünüm ve onu arıyorum. Adı da Kemal. Bana demişti ki beni her aldattığında mezaarımda bir kez döneceğim..." Bunun üzerine etraftakiler bir ağızdan yanıt vermişler: -"Haaa, şimdi anladık... Sen vantilatör Kemal'i arıyorsun!"