Yine bu şehir sokaklarında bir başıma sensizim
Karanlığın içinde yine sensizliğimleyim
Uyuyamıyorum geceleri,
Düşünemiyorum heceleri,
Hayalin aklımda
Irmak gibi ağlamaklı gözlerim.Gerçekten Harika sözlerdi, etkileyici, duygusal. Hele hele müzik ile ayrı bir tat vermiş şiire. Emeğine sağlık @Hades76
Emziren Anne Nelere Dikkat Etmeli - Emziren Annenin Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir - Emziren Annenin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Emziren anne bu dönemde zayıflamaya çalışmamalı ama yağlı, unlu ve şekerli yiyeceklerden uzak durmalıdır.
İyi boşaltılmayan göğüs şişer ve sertleşir. Bu sebeple bebeği sık sık emzirmeli ya da süt sağılmalıdır.
Kansızlığa yol açabileceği için yemeklerle beraber çay içmemelidir.
Hazır meyve suları yerine taze sıkılmış meyve sularını tercih etmelidir.
Sigara içmemelidir.
Vejetaryen anneler doktorunun da önerisi dahilinde B-12 takviyesi almalıdır. Çünkü B-12 vitamini bebeğinizin beyin gelişimi için önemlidir ve genellikle hayvansal gıdalarda yer almaktadır.
Yine doktorunun önerisi dahilinde, D Vitamini eksiği varsa, D Vitamini takviyesi almalıdır.
Alkol tüketiminden kaçınmalıdır.
Uyarı
İnek sütünün ve inek sütü ile yapılan besinlerin gaz yapabildiği belirtilmektedir. Ancak bir yandan da emziren annelerin kalsiyum yönünden zengin olan süt, peynir ve yoğurdu belirli miktarlarda düzenli olarak tüketmesi gerekmektedir. Bu sebeple eğer bebekte gaz problemi varsa ve anne bu ürünleri tükettikten sonra gaz problemi artıyorsa anne doktoruyla görüşmeli ve ne yapması gerektiğini danışmalıdır.
Bebeğiniz sezaryen yoluyla dünyaya geldiyse operasyon sonrası nasıl beslenileceği doktorunuzun yönlendirmesi doğrultusunda diyet uzmanı tarafından ayarlanmalıdır. Özellikle ilk günler anestezi sonucu oluşabilecek gaz problemini azaltabilmek için gaz yapabilecek besinler diyetin dışında bırakılacaktır.
Yukarıda belirtilenlerin öneri niteliğinde olduğu unutulmamalıdır. Bu gibi durumlarda en doğru yol doktorunuza danışmak ve onun tavsiyelerini dikkate almaktır.
Bebeklerde Gaz Problemi - Bebeklerde Gaz Problemi Nedenleri - Bebeklerde Gaz Problemi Nasıl Yenilir
Bebeklerde genellikle ilk aylarda görülen ve kolik adı verilen problemin esas nedeni çok da iyi bilinmemektedir. Bebeğin beslenirken doğru tutulmaması, besledikten sonra gazının iyi çıkarılmaması, anne babanın acemiliği, bebeğin ses ve görüntü gibi dış etkenlerle baş etmeyi becerememesi gibi teoriler vardır. Ancak bu probleme karşı ailelerin alabileceği bazı önlemler vardır.
Bunlardan bazıları aşağıdaki gibidir:
Anne bebeği emziriyorsa kendisine gaz yapabilecek besinlerden uzak durmalıdır. Hangi besinlerin emziren anneye gaz yapabileceği yukarıda belirtilmiştir.
Anne sigara kullanmamalıdır.
Eğer anne bebeği mama ile besliyorsa inek sütü bazlı mamalar gaz problemine yol açıyor olabilir. Bu durumda da aile bebeğin doktoru ile görüşüp mamada değişikliğe gidebilir.
Eğer anne bebeği biberonla besliyorsa biberonun deliğinin büyüklüğü gözden geçirilebilir. Çünkü çok küçük ya da aksine çok büyük deliği olan biberonlar yüzünden bebek fazla hava yutabilir ve gaz problemi yaşayabilir.
Beslenme esnasında 5 ya da 10 dakikalık aralarla ve beslenme tamamlandıktan sonra bebeğin gazı çıkarılmalıdır.
Anne baba bu gibi durumlarda sakin olmalıdır. Bebeği kucağa alıp ninni mırıldanmak, saç kurutma makinesini çalıştırmak ya da araba ile gezdirmek iyi gelebilir.
Eğer bebeğin huzursuzluk ve ağlamasının sebebinin gaz problemi olduğu doktor tarafından netleştirilmişse yukarıdaki yöntemler denenebilir. Yine de geçmiyorsa anne baba bunun geçici bir durum olduğunu ve bebeğinin iyi olduğunu aklından çıkarmamalıdır.
Emziren Annelerde Neler Gaz Yapar - Emziren Annelerde Hangi Yiyecekler Gaz Yapar
Anne sütünün bebeğiniz için ne kadar faydalı olduğunu biliyorsunuzdur. Bu sebeple doktorlar bebeğinizi ne kadar fazla emzirebilirseniz o kadar iyi olduğunu savunurlar. Ancak burada dikkat etmeniz gereken tükettiğiniz yiyeceklerin anne sütüne geçeceği ve dolayısıyla bebeğinizi de etkileyebileceğidir. Dolayısıyla emzirme döneminde annenin nasıl beslendiği, neleri yiyip neleri yemediği oldukça önemlidir.
Bu yazımızda sizlerle emziren annelerde hangi yiyeceklerin gaz yapabileceğini paylaşacak, emzirme döneminde beslenmenin nasıl olması gerektiğine değinecek ve bebeklerde gaz probleminin nedenlerini belirteceğiz.
Emziren Anneler için Gaz Yapan Yiyecekler Nelerdir?
Kuru fasulye, bakla ve bezelye gibi baklagiller
Karnabahar, brokoli, pırasa ve lahana gibi sebzeler
Kepekli yiyecekler
Portakal, limon, erik, kayısı, armut, şeftali ve greyfurt gibi meyveler
Soğan
Kafein içeren içecekler
Çikolata
Çay
Kızarmış, yağlı ya da çok baharatlı yiyecekler
Süt ürünleri (özellikle anne laktoza karşı duyarlı ise)
Soda
Şarküteri ürünleri
Fındık ve fıstık gibi kuruyemişler
Çiğ sebze ve meyve
Bebekle Uçak Yolculuğu - Bebekle Nasıl Uçak Yolculuğu Yapılır - Bebekle Uçak Yolculuğu Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler - Bebekle Uçak Yolculuğu Ne Zaman Yapılmalı
Yolcu uçakları yaklaşık olarak 15.000 ile 20.000 metre arasında bir yükseklikte uçar. Bu yükseklikte hava basıncı çok düşüktür. Basınç düşüklüğünden dolayı kana giden oksijen miktarı azalır ve insanda yorgunluk hissi başlar. Bu yüzden kabin içi basınç yükseltilir. Havadaki düşen basınç, kabin içindeki ile dengelemeye çalışılır. Kabin içi basıncı genellikle 250 metreye ayarlanır. Sağlıklı bir yetişkin için bu basınç idealdir.
Bebekler için bu basınç güvenli midir?
Kandaki oksijen miktarını alyuvarlar ayarladığı için ve bebeklerdeki alyuvar sayısı yetişkinlere göre daha fazladır. Bu nedenle bebeklerin uçak yolculuğu yapmasının herhangi bir sakıncası yoktur. Fakat bazı durumlarda tehlike arz edebilir. Örneğin; doğuştan kalp rahatsızlığı olan, akciğer hastalığının ileri safhaları ve kansızlığı fazla olarak nitelendirebileceğimiz bebeklerde uçak yolculuğu risk taşımaktadır. Bazı havayolu şirketlerinin bebekli yolcular için çeşitli uçuş talimatları vardır. Örneğin bebekler 7 günden küçükse uçuş için bir sorun olmadığına dair doktor raporu isterler. Oksijen maskeleri bir adet olduğu için her sırada bir bebeğe izin verirler.
Bebeklerle yapılan uçak yolculuklarında dikkat etmeniz gereken bazı unsurlar şunlardır;
♥ Uçakların kalabalık olması solunum yolları enfeksiyonunu artırdığından uçuş saatleri kalabalık olmayan uçuşları tercih edin.
♥ Herhangi bir hastalığa özellikle de nezle ya da grip olan birinin yanında oturuyorsanız başka bir koltuğa geçmeyi tercih edin.
♥ Uçakların temizlik saatleri gecedir. Daha temiz bir uçak yolculuğu için sabah saatlerindeki seferleri tercih edin.
♥ Uçağın kalkış ve inişlerinde bebeği kucağınıza alın ve mutlaka emzirin. Basıncın eşitlenmesini sağlar ve bebeğinizle daha rahat yolculuk geçirmenizi sağlar.
Hamilelikte Uçak Yolculuğu - Hamilelikte Nasıl Uçak Yolculuğu Yapılır - Hamileler Nasıl Uçak Yolculuğu Yapar
Sağlıklı olduğunuz ve belirli güvenlik önlemlerine dikkat ettiğiniz sürece gebelik döneminde seyahat etmekte herhangi bir sakınca yoktur. Genelde, seyahat etmek için en uygun zaman sabah bulantılarının azaldığı ve bedeninizin bir bebeği taşımaya uyum sağladığı ikinci üç aylık dönemdir. Üçüncü dönemde hareket kabiliyeti bir hayli azalır.
Sağlıklı gebelik geçiren kadınlar için hava yolculuğunun güvenli olduğu düşünülür. Ama uçak biletini ayırtmadan önce doktora danışmak en doğrusudur.
Gebeyken hava yoculuğu yapmak, orak hücre anemisi ve pıhtılaşma bozukluğu gibi sorunlar yaşayan gebelerde komplikasyon riskini artırır. Ayrıca, eğer erken doğum yapma riskiniz varsa, doktorunuz 36 haftadan sonra her tür yolculuğu yapmanıza kısıtlama getirebilir.
Eğer seyahat planlarınızı istediğiniz gibi ayarlama olanağınız varsa, seyahat etmek için en doğru zaman 14-28. haftalar arası, yani ikinci üç aylık dönemdir. Bu dönem kendinizi en iyi hissettiğiniz ve düşük yapma ve prematüre doğum riskinin en düşük olduğu dönemdir.
Uçağa bineceğiniz zaman dikkat etmeniz gerekenler;
♥ Havayolu şirketinin gebelere yönelik uçuş politikasını gözden geçirin. Gebelerle ilgili kurallar şirketten şirkete ve gidilecek yere göre değişebilir.Koltuğunuzu seçin. Daha fazla konfor ve geniş koltuk aralığı için koridor tarafını tercih edin.Kemerinizi bağlayın. Yolculuk sırasında kemerinizi karın boşluğunuzun altından, uyluklarınızın üstünden bağlayın.Kan dolaşımına izin verin. Mümkünse koridorun bir ucundan diğerine yürüyün. Oturmak zorundaysanız, ayak bileklerinizi esnetin ve gerin. Doktorunuz uçuş boyunca varis çorabı giymenizi tavsiye edeblir.Çok miktarda sıvı tüketin. Kabinin düşük nemi, sıvı kaybına neden olabilir.
♥ Uçuş sırasında hava basıncının düşmesi kanınızdaki oksijen seviyesinin azalmasına yol açabilir ama sağlıklıysanız, sorun olmaz. Aynı şekilde, hava yolcuğu sırasında yüksek rakımlarda radyasyona maruz kalma durumu, çoğu yolcu için sorun yaratmaz. Pilotlar, kabin memurları ve sık uçanlar gebelik sırasında güvenli kabul edilen sınırın üstünde radyasyona maruz kalabilirler.
Doğum Kontrol Hapının Yan Etkileri - Doğum Kontrol Hapının Yan Etkisi Varmı - Doğum Kontrol Hapının Ne Gibi Yan Etkisi Var
Doğum kontrol hapı kadınların yumurtlama sürecinin geçici olarak durdurulmasında kullanılan bir haptır. Günümüz toplumunda aile planlaması amacıyla birçok kadın tarafından doğum kontrol hapları kullanılmaktadır. Haplar bırakıldığında kadının yumurtlama süreci devam ettiğinden doğum kontrol hapları oldukça tercih edilmektedir. Ancak doğum kontrol haplarının kişiler üzerinde yan etkileri de bulunmaktadır.
Peki doğum kontrol hapının yan etkileri nelerdir?
♥ Özellikle doğum kontrol haplarını kullanmaya başladıktan sonraki ilk 3 ayda kişide lekelenmeler meydana gelebilmektedir. Kişi iç çamaşırında koyu kahverengi lekeler fark edebilir. Ayrıca çok az miktarda görülen kanamalar da doğum kontrol haplarının yan etkilerindendir. Kanamaların olduğu dönemde kişini korkuya kapılıp hapı bırakmaması gerekmektedir.
♥ Doğum kontrol hapları bazı kişiler adet kanamalarını sağlayan dokunun çok incelmesine neden olabilmektedir. Bu incelme devam ettiğinde adet kanamasını sağlayan doku kalınlaşamadığından dolayı kişi adet görmeyecektir. Bu korkulacak bir durum değildir. Doğum kontrol hapı bırakıldığında adet kanamaları devam edecektir.
♥ Doğum kontrol hapları bazı kişilerde az miktarda ödeme neden olabilmektedir. Vücutta oluşan bu ödem çoğu kadın tarafından kilo artışı olarak algılanmaktadır. Ancak bu kilo artışının nedeni vücutta oluşan ödemlerdir. Doğum kontrol haplarının iştah açıcı özelliği bulunmamaktadır.
♥ Vücut doğum kontrol hapına alışık olmadığından özellikle ilk aylarda birçok yan etki ortaya çıkabilmektedir. Bu yan etkilerden birisi de göğüslerde oluşan hassasiyettir. Ancak bu durum geçicidir. Hassasiyetin çok uzun süre devam ettiği durumlarda kişinin bir doktora danışması gerekmektedir. Adet kanamalarının yaklaştığı zamanlarda artan hassasiyet kanamayla beraber azalmaktadır.
♥ Doğum kontrol hapları bazen 7 gün kullanılmayan zamanlarda kişide baş ağrısına neden olabilmektedir.
♥ Sık sık görülmese de bazı kişilerde doğum kontrol haplarıyla beraber depresyon görülebilmektedir.
Hapların kullanıldığı ilk aylarda kişide zaman zaman kusma ve bulantı görülebilmektedir.
♥ Yumurtlama dönemlerinden sonra kadında az miktarda androjen hormonu salgılanmaktadır. Bu hormon kişinin cinsel isteğini arttırır. Doğum kontrol hapları bazen bu hormunu azalttığı için kişinin cinsel isteğinde azalma olabilmektedir.
♥ Özellikle 35 yaş üstü ve sigara kullanan kadınların doğum kontrol haplarını kullanmaması gerekmektedir. Doğum kontrol hapı ve sigara kişinin kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini arttırmaktadır.
Çocuklar İçin Ayakkabı Nasıl Seçilir - Çocuklara Ayakkabı Alırken Nelere Dikkat Edilir - Çocuk Nasıl Ayakkabı Giyer
Çocuğu olan her ailenin dikkat etmesi gereken konulardan biri de kıyafet seçimidir. Özellikle günümüzdeki kıyafetler kansorejen maddeler içermekte ve bu maddeler ter ile vücuda temas etmektedir. Ayakkabı ise hem rahatlık, sağlık hem de güzel bir görünüm açısından dikkatle seçilmesi gereken bir çocuk giysisidir. Peki çocuk ayakkabası nasıl seçilir, nelere dikkat edilmelidir? İşte cevabı.
Ayakkabı ayağı dış etkenlerden koruyan bir giyecektir. Fakat günümüzde yalnızca üretilen maddesi değil modaya uyumuna da bakılmaktadır. Ayrıca her ayakkabı her kullanım için uygun değildir. Örneğin spor ayakkabıları daha rahat yerlerde kullanılabilirken kış için seçilen kalın bot tarzı ayakkabılar farklı bir kullanıma sahiptir. Çocuklarda ise ayakkabı seçiminde şu noktalara dikkat edilmelidir.
Rahatlık
Bir ayakkabı her şeyden önce rahat bir kullanıma sahip olmalıdır. Ayakkabı seçereken internetten almak yerine deneyerek almak çocuk açısından çok daha faydalı olacaktır. Ayakkabıyı denerke bütün iplerini gevşetin ve hafifçe bağlayın. Bu aşamada çocuğunuza rahatlık konusunu sormalısınız. Ardından baş parmak ile ayakkabı burnu arasındaki boşluğa bakabilirsiniz. Yanlardan ve arkasından da yakkabıyı hafifçe sıkarak rahatlığını test edebilirsiniz. Çocuğunuzun iki ayakkabıyı da giyerek bir kaç adım atmasını sağlayabilirsiniz. Çocuklar için ayakkabıda dikkat edilecek bir diğer nokta ise küçük yaşlarda cırt cırtlı ayakkabı seçimidir. Bu çocuğununuz ayakkabıyı daha rahat kullanmasını sağlar. İlerleyen yaşlarda ise bağcıklı ayakkabılara geçebilirsiniz.
Sağlık
Bir çocuk açısından ayakkabı seçiminde dikkat edilecek en önemli noktalardan biri de sağlıktır. Bunun için ayakkabıları güvendiğiniz ve garanti verebilecek mağazalardan almalısınız. Ayakkabının etiketinde yazan bilgi kısmını okumanızda fayda vardır. Fazla kalın olmayan deri ayakkabılar ve sağlığa zarar vermeyen hava tabanlı ayakkabılar çocuklarda tercih edilebilir. Ayakkabı mağazalarında kafanıza takılan bir soru oldu ise kesinlikle mağaza görevlilerine danışabilirsiniz. Ayakkabıyı aldıktan sonra ise düzenli bakımını ve muhafazasını yaparak ayakkabı hijyeninizi koruyabilirsiniz.
Moda
Çocuklar açısından da ayakkabı görünümü önemlidir. Bunun için çocuklarınızın sevdiği tarzda çizgi karakterli ayakkabıları alabilirsiniz. Çocuğunuzun ayakkabıyı mutlu kullanması açısında hayvan karakterleri veya çizgi karakter baskılı ayakkabılar çocuk modası açısından seçilebilir.
Papağan - Papağanın Temizlenmesi - Papağan Nasıl Temizlenmeli - Papağan Temizlenirken Neler Yapılır
Papağanlar rahat hissetmeleri ve sağlıklı kalabilmeleri için temiz olmalılardır. Peki, bu neşeli evcil hayvanlar kanatlarına zarar vermeden nasıl temizlenir?
Doğal yaşamda papağanların 3 tane temiz kalma yöntemi vardır: tüy dökme, yağmur ve tüyleri gagayla düzeltme.
“Powder down” denilen tüyler hemen hemen her papağanda vardır. Bu tüyler toz dahil olmak üzere her şeye yapışırlar. Papağanlar hareket ettikçe ya da gagasıyla tüylerini düzelttikçe bu tüyler tozu da alıp dökülürler. Bu da kuşların temiz kalmasını sağlar. Bu tüyden ne kadar çok dökülürse kuşunuz da o kadar temizlenir demektir.
Yağmur sesi ve hissi papağanlarda tüylerini düzeltme ve temizleme içgüdüsü uyandırır. Yıkanma istekleri türden türe değişse de çoğunlukla bütün papağanlar suyu sever ve suyu görünce heyecanlanırlar.
Tüyleri gagayla düzeltme ise papağanların sağlıklı bakım ve banyo yapma alışkanlıklarının bir parçasıdır. Bu davranışın asıl amacı ise her bir tüyü doğru yerine koyarak yırtıcıların hedefi olmaktan kaçınmaktır.
Evcil hayvan olarak aldığınız papağanınız ise doğal yaşamından uzak olduğu için temizlik rutini için size ihtiyaç duyar. Papağanın güzel bir hijyene ve sağlık davranışına sahip olması için bebekken eğitilmesi gerekmektedir. Bu yüzden bebek papağanın ilk banyosu çok önemlidir. Eğer kuşa ilk banyosunda bu pozitif bir deneyim yaşatırsanız geri kalan hayatında da suyu sevecektir. Bu aşamada kuşu sudan ve banyo yaptığı yerden korkutmamak için sabırlı ve dikkatli olmalısınız.
Unutmayın ki bebek papağanlar banyo yapmaya ihtiyaç duyarken yetişkin papağanlara sadece duş yetebilir. Bunun nedeni bebek papağanların henüz temiz kalmaya yarayan “powder down” denilen tüylere sahip olmamaları ve insan elinde beslendikleri için kolayca kirlenmeleridir. Yetişkin papağanlar ise birkaç günde bir duşla temizliklerini sağlayabilirler. Zorunlu olmayan bu duşlar papağanınızın temiz kalması için bir olanakken aynı zamanda kuşunuzla eğlenceli bir zaman geçirmenizi sağlar. Yetişkin papağanlar için şampuana veya sabuna gerek yoktur. Sadece suyla tüylerini temizleyip, geri kalan kirleri tüylerini gagalarıyla düzelterek ve dökerek hijyenini sağlayabilir.
Kuşunuzu kurutmak için ise kuşunuzun derisinin yanması ihtimaline karşın kesinlikle saç kurutma makinesi kullanmamalısınız. Papağanınız kendi kendine kuruyacaktır.
Papağan - Papağan Nasıl Konuşur - Papağanın Konuşması İçin Yapılması Gerekenler
Papağanlar, çok çeşitli şekillerde ve renklerde bulunan, kıvrık gagalı ve parlak tüylü kuşlardır. İnsan seslerini taklit etmelerinden dolayı çoğu insan tarafından ilgiyle yaklaşılmaktadır. Genel olarak 70 yıl kadar yaşayabilseler de kafestekiler için ortalama ömür daha kısadır. İnsan seslerini taklit edip konuşabildikleri için birçok kimse tarafından ev içerisinde beslenen kuşların başında gelmektedir. Fakat papağanların insan seslerini taklit edip konuşması kolay bir süreç değildir. Bunu yapmak isteyen insanların önce sabırlı olmaları gerekir. Çünkü kuş çeşidine göre uzun süreler alabilmektedir. Doğru metotlar uygulandığı takdirde papağanların konuşmalarını sağlamak mümkün olabilmektedir.
Papağanların konuşturulması nasıl sağlanır?
Papağanlardan hemen eve getirildikten sonra konuşmaları beklenmemelidir. Papağanların kendi arasında bile konuşma yetenekleri farklılıklar göstermektedir. Papağanların düzgün konuşmalarını sağlamak için öncelikle uygun papağanların seçilmesi gerekmektedir. Böylelikle daha kısa sürede sonuç alınabilir. Unutulmaması gereken şeylerden bir tanesi de papağanlar çocuk ve kadın seslerine, erkek seslerinden daha yatkındırlar.
Dikkat edilmesi gereken şeylerden bir tanesi de papağanın yaşıdır. Olgun bir papağanın konuşturulması kolay değildir. Daha küçük yaşlardaki papağanlarda gerekli dersler verildiğinde önemli sonuçlar alınabilmektedir.
Öncelikli olarak papağanlara insan seslerini öğretmek için papağanın bulunduğu ortamın sessiz olması gerekmektedir. Diğer yabancı sesler tarafından engellenmemesi önemlidir. Papağanlara konuşurken önce küçük kelimeler halinde seslenmek ya da kelimeleri bölerek konuşmak faydalı olacaktır. Belli başlı sözcüklerin sürekli olarak tekrar edilmesi bir süre sonra papağanın o sese aşina olmasına yardımcı olacaktır.
İnsan seslerini bir kayıt cihazı ile papağana dinletmek de faydalı olacaktır. Hem böylelikle papağanın sahibi yorulmadan çok iyi sonuçlar alabilmektedir. Çünkü bu yolla papağan aynı sesleri çok kez tekrar dinleme şansı elde edecektir. Buna ek olarak evde oluşan ve hiç ders verilmeyen sesleri de papağanlar taklit edebilmektedir. Sürekli çalan telefon ya da kapı sesi buna en büyük örnektir.
Ayrıca eğer papağan istemediğiniz bir kelimeyi tekrar ediyorsa kısa süreli olarak kafesin örtüsünü örtmek faydalı olabilmektedir. Bu sayede papağana uyarı yollanılmış olunur. Ama kafesin örtüsünün uzun süreli örtmemeye özen gösterilmelidir. Yaklaşık beş dakika tavsiye edilen süredir.
Kanarya - Kanaryanın Yıkanması - Nasıl Kanarya Yıkanır
Kanaryalar yapı itibariyle oldukça hassas kuşlardır. Bu nedenle sürekli olarak temizlikleri ve beslenmeleri kontrol edilmelidir. Bakımı aksatılan kanaryaların hastalanması ve ölmesi söz konusu olabilmektedir. Kanaryaların bakımında bilinmesi gereken en önemli nokta temizlik ve yıkama yöntemleridir.
Kanaryaların yıkanmasından önce temizlenmesi günlük ve haftalık olarak yapılabilmektedir. Günlük kanarya temizliklerinde su kaplarının yenilenmesi ve suyun tazelenmesi gerekmektedir. Kafes tabanında yer alan örtü ve kum değiştirilerek, yemlik içerisinde bulunan tohum kabukları temizlenmelidir.
Haftalık kanarya temizliklerinde ise çiftehanelerin, sulukların, kafesin ve banyoluğun temizlenmesi gerekmektedir. Kafes temizliklerinde arap sabunu ve ılık su tercih edilmelidir. Kanaryaların tüylerinin temizlenmesinde ise beyaz sabun, soda, temiz su ve iz bırakmayan hafif tüylü saplı fırçalar kullanılabilir.
Kanaryaların yıkanmasında, kanaryayı ürkütmemek oldukça önemlidir. Kanaryalar çok çabuk korkabilen ve ürkebilen kuşlardır. Kanaryanın yıkanmadan önce kafese olabildiğince az temas edilmelidir. Kanaryaların özellikle sahibine alışmasının ardından yıkanması önerilmektedir.
Kanaryalar da diğer kuş türleri gibi banyo yapmayı ve yıkanmayı sevmektedir. Kanaryaların yıkanması, elle yapılacak bir işlem değildir. Kanaryaların yıkanabilmesi için kafeslerine kuş banyoları konmalıdır. Bununla birlikte eğer kanaryanın alıştığı bir yıkanma yöntemi varsa o da tercih edilebilir. Örneğin bazı kanaryalar, geniş su bardaklarının içerisinde yıkanabilmektedir. Kanaryaların yıkanması yaz aylarında gerçekleşmelidir. Yaz aylarında kanaryaların yuvasına 2 parmak miktarında ılık su konmalıdır. Yaz aylarında banyonun her gün yeni su ile tazelenmesi gerekmektedir. Suyun çok soğuk olmamasına dikkat edilmelidir. Soğuk su ile yıkanan kanaryalar kolay bir şekilde hastalanabilmektedir.
Kanaryaların hastalık belirtisi gösterdiği anda banyoları kafeslerinden alınmalıdır. Özellikle yaz aylarında hastalanan kanaryaların hastalanma nedenleri kafeslerinde suyun soğuk olmasıdır. Bu gibi durumlarda vitamin ve ilaç desteği ile kanarya yeniden sağlığına kavuşturulabilir. Kanaryaların yıkanma zamanları yaz aylarında sabah ve öğlen saatleri olarak ayarlanmalıdır. Bu zaman dilimi günün en sıcak saatleri olduğu için kanaryanın hastalanma oranı oldukça düşüktür. Kanaryaların banyo esnasında ayaklarının ve tüylerinin yıkanması yeterlidir. Kanarya, eğer kendi banyosuna alışamadıysa yavaş hareketlerle elde hafif bir su serpme şeklinde yıkanması mümkün olabilmektedir. Kanaryanın kanatlarının ve üst tüylerinin ıslanması yıkanması için yeterlidir.
Kedinin Tüylerinin Temizliği - Kedinin Nasıl Tüyleri Temizlenir - Kedinin Tüylerinin Temizlenmesi İçin Neler Yapılır
Kediler, pütürlü dil yapıları ve tükürüklerindeki özel salgı ile kendi tüy bakımlarını kendisi yapabilir. Ancak ona göstereceğiniz özen ve ilgi kedinizi son derece mutlu eder, aranızdaki bağı güçlendirir. Tüy yapısına göre haftada 1 ila 3 kez yapılacak tüy temizliği yeterlidir. Özellikle mevsim geçişlerinde yaşanan tüy dökme dönemlerinde yapılacak tüy temizliğine özen gösterilmesi, hem kedinizin rahatlamasını hem de ev içerisinde oluşan aşırı tüy sorununun önüne geçmenize yardımcı olur.
Kısa tüylü kediler için fırçalama
Kısa tüylü kedileri haftada bir defa fırçalamak yeterlidir. Tüy dökme dönemlerinde, ihtiyaç duyulması halinde haftada 2-3 defa fırçalayabilirsiniz.
İhtiyacınız olanlar:
Küçük dişlere sahip bir fırça
Kauçuk masaj fırçası
Temiz bir kadife bez
Tüy temizliğine geçmeden önce, kauçuk fırça ile yapılacak masaji, kedinizin rahatlamasına ve gevşemesine yardımcı olur. Tüm vücuduna ve kafasına dairesel hareketletle masaj yapın. Sert hareketlerde bulunmak yerine nazik ve özenli olun.
Masajdan sonra fırçalama aşamasına geçin. Kulak bölgesinden kuyruk kısmına doğru yavaş hareketlerle fırçalayın. Daha sonra kadife kumaşla kafa kısmından kuyruğa kadar olan bölümü tüyleri yatırarak silin. Bu uygulama tüylerin parlaklık kazanmasını sağlar.
Orta ve uzun tüyler için
Tüy yapısı çok yoğun olmayan orta tüylü kediler için haftada 2 kez, uzun ve yoğun tüylü kediler için haftada 3 kez fırçalama yeterlidir.
İhtiyacınız olanlar
Kısa dişlere sahip sert kıllı bir fırça
Çelik dişli tarak
Yumuşak kıllı bir fırça
Kısa dişli fırça yardımıyla tüylerin kabarmasını sağlayın. Kuyruk bölgesinden kafaya doğrui, tüyleri ters olacak şekilde fırçalayın. Tüm vücut tüylerine aynı işlemi uyguladıktan sonra çelik dişli fırça ile tüyleri taramaya başlayın. Tarağı her çekişte yukarıya doğru kaldırarak tüylerin kalkmasını sağlayın. Daha sonra yumuşak kıllı fırça ile tüyleri fırçalayıp yatırın. Bu işlem kabaran tüylerin düzelmesini sağlamanın yanı sıra tüylerinin parlak görünmesine de yardımcı olur.
Nasıl Civciv Beslenir - Civciv Neler Yer - Civciv Ne Yer Ne İçer
Civcivler küçük, hassas ve ihmale gelmeyen hayvanlardır. Kümese getirilmeden önce her şey eksiksiz olarak ayarlanmalıdır. Kümes 15 gün önce yıkanmalı güzelce temizlenmeli ve badana yapılmalıdır. Civcivleri kümese koymadan 2 gün önce yere 5 cm kalınlığında talaş döşenir. Civcivleri kümese koymadan 12 saat öce ise ısıtıcılar çalıştırılmalıdır. Böylece hem suyun hem de kümesin ısınması sağlanır.
Civcivler kümese alındıktan sonra yapılması gerekenler
Getirilen kutudan civcivler teker teker alınmalıdır. Sakat, hastalıklı ve ölü civcivler var ise ayırılmalıdır.
Kümese kutuda getirilen civcivler en kısa sürede daha önceden temizlenmiş ve ısıtılmış olan kümeslerine alınmalıdır.
İlk üç gün civcivlerin yemlerine 1/4 oranında ince öğütülmüş mısır ile sularına da % 2 oranında şeker katılırsa civcivlerin bağırsaklarındaki pisliğin kolaylıkla dışarı atılması sağlanır. Şekerli su civcivlerin su içmelerini kolaylaştırır.
Yemlik için mukavva kutulardan veya özel olarak üretilen plastikten mamul yemlikler kullanılabilir
Aydılatma programı ise civcivlerin kaç günlük olduklarına göre değişir. İlk 15 günde günde 23-23,5 saat aydınlatma yapılması gerekir.
Metrekareye konacak civciv sayısı da günlük yaşlarına göre değişir. 0-15 günlük metre kareye 75 tane, 15-30 günlükler 40 tane, 30-45 günlükler 30 tane, 45-90 günlükler 10 tane ve 90 günlükten daha büyük civcivler ise m2'ye 7 tane konulmalısı yaşamaları için daha uygun olur. Yeni çıkan civcivler ilk üç hafta kesinlikle gurk tavuğun altındaki sıcaklığa yakın bir derecede olmaları gerekir. İlk günlerde ortamın sıcaklığı 24-26 derece arasında olmalıdır. İleriki dönemlerde ise yaşa bağlı olarak 16 ile 18 derece arasına kadar düşürülür. Civcivin kanının temizlenmesi için kümes yeterli oksijenin olması gerekir bu da havalandırma ile sağlanabilir. Rutubetin de gereğinden çok olmaması gerekir. Civcivlerin altlıklarının da kuru olmalıdır.
Yumurtacı civcivlere ilk 6 hafta boyunca piyasadaki yumurtalık civciv yemi verilmesi gerekir 6-12 haftalar arasında piliç büyütme yemi, 13 haftadan sonra yumurta verinceye kadar piliç geliştirme yemi verilir.
Yumurtlamaya başladıktan sonra ise yumurta tavuğu yemi verilir.
Etlik civcivler de ise ilk 6 hafta boyunca etlik civciv yemi verilir. Yedinci haftadan kesime kadar ise etlik piliç yemi verilir.
Tavuk kendisi kuluçkada çıkarmış ise kendisinin bakması en doğrusudur. Çünkü ne ile besleneceğini, nerede gezineceğini öğretir. Dış etkilere karşı, yabacı hayvanlara karşı korur. O yüzden annesinin yanında bırakmak en doğrusudur. Ama eğer kuluçka makinesinden çıkmış ise veya herhangi bir şekilde anneye zarar gelmiş ise bakamıyorsa bizim bakmamız gerekir.
Civciv Nasıl Temizlenmeli - Civciv Temizlenirken Nelere Dikkat Edilir
Civcivler, yumurtadan çıktıkları andan itibaren özenli bir bakıma ihtiyaç duymaktadırlar. Tüyleri henüz çok ince oldukları için ilk olarak ısınma sorunu yaşarlar. Civcivlerin 30-35 derecelik bir sıcaklıkta beslenmesi gerekmektedir. Yeterli beslenme, ısınma ve gün ışığı imkanı olan ortamlarda beslenen civcivler yaşamına devam etmektedir.
Civcivlerin temizlenmesi işlemi ile doğru bir şekilde bakılması paralellik göstermektedir. Çünkü sağlıklı civcivlerin temizlenmesi daha kolay olmaktadır. Civcivlerin bakım süresinde belirli aralıklarla beslenmesi gerekmektedir. Civcivlere ılık su verilmeli ve bu suyun içerisinde bir çay kaşığı şeker ilave edilmelidir. Bu şekilde beslenmeyen civcivler iç parazitlenme yaşayacağı için çevreye rahatsızlık veren bir koku yayarlar. Kısa süre sonra da ölürler.
Civcivler iyi şartlarda bulunduğu zaman çabuk bir şekilde kirlenmezler. Civcivlerin temiz olmasında yaşadıkları mekan çok önemlidir. Civcivler hastalık durumunda bazı sorunlar yaşayabilmektedir. Civcivler en fazla ishal hastalığı ile karşılaşmaktadır. Bu durumda civcivlerin tüylerinde ve ayaklarında kirlenmeler görülebilmektedir.
Civcivlerin ishal olmasıdan dolayı tüylerinin ve ayaklarının kirlenmesi sonucunda temizlenme ihtiyacı nemli bir pamuk ile karşılanmaktadır. Hafif ıslak veya nemli bir pamuk ile civcivlerin ayakları ve tüyleri temizlenebilir. Civcivlerin ayaklarının ve tüylerinin silinmesinin ardından çok iyi bir kurulanması gerekmektedir.
Civcivlerin bulunduğu ortamın günlük olarak temizlenmesi civcivlerin kirlenmesini önlemektedir. Civcivlerin kirlenmesi durumunda kesinlikle yıkanmamalıdır. Civcivlerin yıkanması vücut ısılarının düşmesine neden olmaktadır. Bu durumda da kolay bir şekilde hastalanıp ölebilmektedirler.
Civcivlerin temizlenmesinin ardından sağlıklı bir şekilde hayatına devam edebilmesi için kaliteli yem kullanılmalıdır. Özellikle enerji ve protein içeren yemlerin kullanılması civcivlerin hızlı bir şekilde büyümesini sağlayacaktır. Belirli bir büyüklüğe ulaşan civcivler kendi tüylerini temizleyebilmektedir.
Civcivlerin temiz kalabilmesi için kuru ortamlarda beslenmesi gerekmektedir. Islak, çamurlu veya nemli bölgelerde beslenilmemelidir. Evde civciv besleyen kişilerin civcivlerini kutuda tutmaları gerekmektedir.
Civcivlerin temizlenmesinde alkol veya temizlik malzemesi kullanılmamalıdır. Sadece su kullanmak yeterlidir. Civcivlerin tüyleri ve ayakları hassas bir yapıda olduğu için mutlaka yumuşak bir bez veya pamuk kullanılmalıdır. Temizleme esnasında hafif dokunuşlar yapılmalı ve sert müdahalelerde bulunulmamalıdır. Civcivlerin tırnak üstleri, gagaları ve arka kısımları bu şekilde temizlenebilir.
Kedi Nasıl Beslenir - Kedi Ne Yer Ne İçer
Kediler için doğru beslenme, tüm hayatları boyunca önem taşıyan bir konudur. Dengesiz ve kötü beslenme, hastalıklar başta olmak üzere çeşitli şekillerde kendini gösterir. Kediler ev otamında hazırlanacak yiyecekler ya da hazır mamalarla beslenebilir.
Farklı kedi ihtiyaçları için özel formüle edilmiş birçok kedi maması vardır. Yaş ve kuru olarak üretilen bu mamaların seçiminde, kedinin ihtiyacını göz önünde bulundurarak seçim yapmak gerekir. Örneğin kısır kediler için özel olarak üretilmiş, kalorisi dengelenmiş mamalar, genç kediler için uygun değildir. Aynı şekilde erişkin kediler için hazırlanmış yaş mamalar, yavru kedilerin beslenmesinde tercih edilmemelidir.
Nasıl beslemeli?
♥ 2 aya kadar: Günde 4 defa
♥ 5 aydan sonra: Günde 3 defa
♥ 1 yaşından sonra: Günde 2 defa yemek verilmesi gerekir.
Yavru kediler doğduklarında yaklaşık 100 gr. ağırlığındadır. Yavrunun daha düşük ağırlıkta olması, hamilelik döneminde annenin iyi beslenmediğini gösterir. Doğumdan sonra haftalık olarak 200 gr almaya başlayan yavruların ağırlıkları cinsiyetlerine göre farklılık gösterir. Erkek kediler 1 yıla kadar büyüyebilir. Bir yılın sonunda ağırlıkları 3-5 kilo arasında değişir. Dişi kedilerin kilo alması ise 6. Aydan itibaren yavaşlar ve 9. Ay ile birlikte yaklaşık 3 kg. olur.
Kedi yavrularının beslenmesinde çiğ et önemli bir yere sahiptir. Balık kafası ve iç organlarında bulunan bazı maddelerin etkisiz hale getirilebilmesi için balığın mutlaka pişmiş olarak verilmesi gerekir.
Kedilerin et ihtiyaçları yağ içermeyen kırmızı et, tavuk eti ve balık etiyle karşılanabilir. Günlük beslenmelerinin en az yarısı protein kaynaklarından karşılanmalıdır. Etlerin küçük parçalar halinde verilmesi diş sağlıkları açısından da önem taşır.
Önemli bir A vitamini kaynağı olan karaciğer, kedilerin en çok sevdiği yiyeceklerin başında gelir. Ancak fazla verilmemeli, haftada 1 defa yedirilmelidir.
Etlerin yanı sıra yulaf ve pirinç gibi tahıllar da kedilere verilebilir. Ancak tahılların tek başına değil, havuç, pırasa, fasulye gibi çiğ veya pişmiş sebzelerle beraber verilmesi gerekir.
Yavru kedilerin gelişimi için süt son derece önemlidir. Ancak inek sütü kediler için sindirimi son derece zor bir besindir. İnek sütü, aynı zamanda ishale de neden olur. En iyi çözüm hazır süt tozu karışımlarından süt hazırlamaktır. Yoğurt ve peynir de kedilerin sevdiği besinlerdendir. Bunlar da beslenme düzeni içerisinde aralıklarla verilebilir.
Kedilerin beslenmesinde su çok önemli bir yer tutar. İçme suyu her zaman bir kenarda hazır bulunmalı, gün içerisinde tazelenerek yenilenmelidir. Yaş maya yiyen kediler kuru mama yiyenlere göre daha az su tüketme eğiliminde olabilir. Bu durum yaş mamaların yüksek oranda su içermesinden kaynaklanır.
Labrador - Labradorun Beslenmesi - Nasıl Labrador Beslenir
Labradorlar uysal yapıları sayesinde çocuklar ve diğer hayvanlar ile oldukça iyi anlaşırlar. Suda oynamayı çok severler ve av kökenli olan Labradorlar çok iyi koku alma özelliğine de sahiptir. Labradorunuza yeterli egzersiz imkânı tanırsanız ev ortamında rahatlıkla bakabilirsiniz. Fakat küçükt de olsa bir bahçeye ihtiyaç duyarlar. Eğer bir Labrador sahibi olacaksanız dikkat etmeniz gereken en önemli şey beslenmesidir.
İnsanlarda olduğu gibi köpek yavrularında da anne sütü gelişimleri açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu sebeple Labrador yavrusu edinme kararı aldıysanız 8. haftasına kadar annesinin yanında geçirmesine dikkat etmelisiniz. Kendisini güvende hissetmeyen Labrador yavrunuzun ağlaması normaldir. Ağlaması üzerinde çok fazla yoğunlaşmayın ve ortama alışması için kendisini güvende hissetmesini sağlayın. Burada dikkat etmeniz gereken, ona bu güveni sağlamak için aşırı ilgi göstermemeniz gerekir. Labradorlar çok zekidir ve ağladığında göstereceğiniz aşırı ilgiyi büyüdüğünde bile size karşı kullanabilir.
Labrador yavruları gelişimlerini ilk 18 ayda tamamladıkları için annesinin yanından alınmasının sonrasında beslenmesi büyük bir önem taşır. Beslenmelerinde market mamaları yerine veterinerinizden profesyonel mama tavsiyeleri alarak kaliteli bir mama kullanmanız önerilir. Yavru köpekler için üretilen bu mamalar Labrador yavrunuz için gerekli tüm besin maddesini içermektedir.
Yavru beslenmesinde yapılan en büyük hata bebek olarak görüldüğünden süt verilmesidir. Köpeklere süt verilmesi onu ishal yapacaktır ve bu kesinlikle önerilmez.
Labradorunuzun beslenmesi için 3. ayını doldurana kadar 4 öğün, 6. aya kadar günde 3 öğün, yaşını doldurduktan sonra günde 2 öğün şeklinde profesyonel köpek maması ile yapmalısınız. Köpeğinize vereceğiniz mama içerisinde onun gelişimi ve sağlığı için ihtiyacı olan tüm besinler vardır. Bu nedenle ek gıdalar vermenize kesinlikle gerek yoktur. Vereceğiniz ek gıdalar köpeğinizin sindirim sisteminin bozularak yağlanmasına neden olacaktır. Gereksiz yağlanma ileriye yönelik köpeğinizin çeşitli hastalıklara daha çabuk yakalanmasına neden olacaktır. Köpeğinizin beslenmesinde veterinerinizin tavsiyesi dışında ek gıdalar kullanmanıza gerek yoktur. Hatta bu cins için üretilen Labrador mamaları çok daha iyi sonuçlar elde etmenizi sağlar.
Unutmayın köpeğiniz ve sizin metebolizmanız farklıdır ve onun beslenme alışkanlığına dikkat etmeniz sayesinde uzun yıllar size sağlıklı bir şekilde arkadaşlık edecektir.
Kedilere Tuvalet Eğitimi - Kedilere Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilir - Kedilere Ne Zaman Tuvalet Eğitimi Verilir
Kedilerin tuvalet eğitimini öğrenmesi köpeklere oranla daha uzun bir süreç gerektirmektedir. Kedilere tuvalet eğitimi vermek köpekler gibi eğitmeyle değil onlara yol göstermeyle gerçekleşmektedir. Kedilerin tuvalet eğitimini öğrenmesi için yavruyken bu sürece başlamak gerekmektedir.
Kedilerin tuvalet eğtimine alışması için kediyi evinize alır almaz bu öğretiyi kendisine vermeniz çok önemlidir. Henüz yavruyken tuvalet bilinci verilen kediler ilerleyen süreçte sahibine herhangi bir zorluk yaşatmamaktadır. Kedilerin tuvalet eğitiminde önemli olan nokta, tuvaletini nereye yapmasını istediğinizi göstermekle başlamaktadır. Bu eğitime başlamak için kedinin boyutlarına uygun bir kum kabı seçilmelidir. Kum kabının boyutu kedinin büyümesi ile birlikte değiştirilebilir.
Kedilerin yavruyken kum kabına kolay bir şekilde çıkabilmesi için alçak kum kapları tercih edilmelidir. Kedilerin kumlarını seçerken kedilerin yaşına göre bir kum türü alınmalıdır. Kediler yavruyken, tuvalet kaplarına ince kum konulmalıdır. Bu kumlar sokakta bulunan kumlar değildir. İnce kumlar petshoplarda satılmaktadır.
Kedilerin tuvaleti için kullanılan kumlar, diğer kumlardan farklı bir özelliğe sahiptir. Bu kumlar kedi tuvaleti için özel olarak üretilmektedir. Bu kumlardan bazılarının idrarı emici özelliği vardır. Emici kumlar tuvaletin temizlenmesini de kolaylaştırmaktadır. Kristal özellikli kumalar da idrarı emici özelliktedir. Bu türdeki kumlar koku oluşumunu ve kedinin hastalanmasını engellemektedir.
Kedi kumunun seçilmesinin ardından kedinin tuvalete alışması süreci başlamaktadır. Kediler tuvalet konusunda oldukça hassastır. Bu konuda mahremiyete çok önem vermektedirler. Bundan dolayı kedilerin tuvalet kapları görünmeyen bir bölgede olmalıdır.
Kedilerin tuvalet eğitimine başlanması için 2-3 aylık olması yeterlidir. Kedilerin sahibine alışması bu süreci kolaylaştırmaktadır. Kedilerin yavru iken sevgi ile büyütülmesi ve kum kabına ara sıra konulması gerekmektedir. Sahibinin sevgisini hisseden kedi, kuma da kolay bir şekilde alılşmaktadır.
Tuvalet ihtiyacı gelen kedi, bu süreçte huzursuz bir şekilde evin içerisinde dolaşabilmektedir. Böyle durumlarda kedinizi alın ve kumun içerisine koyun. Kumu koklayan ve ortama alışan kedi kısa bir sürede tuvalet ihtiyacını giderebilecektir.
Kumun içerisinde bulunmasına rağmen tuvaletini gideremeyen kedinize kötü davranmayın. Bu sürece alışmasını bekleyin. Kediniz yavru iken kumu patileri ile birlikte eşeleyin. Böylece kediniz kumun güvenli bir yer olduğunu anlayacak ve tuvalet ihtiyacını kendiliğinden giderecektir.
At - Atın Tımarlanması - At Neden Tımarlanır - At Tımarlanması Nasıl Yapılır
At biniciliğinde; yarışmalara katılan atların kalitelerinin iyi olmasını sağlayan, cinslerinin yanında at bakımının da iyi yapılmasındandır. Böylece at her türlü yarışa hazır olarak, başarı gösterebilir. Bu anlamda at sahipleri atlarının bakımlarına önem gösterirler. Yapılan bakımlardan biri de atların tımarlanması yani temizliğidir.
At tımarlamasının yapım şekli; öncelikle atın boynunda, vücudunda kaşağı ile oluşabilecek kirleri kabartılır, arkasından yumuşak fırçayla kabartılan kirler temizlenir. Vücudun bütün bölümleri kaşağı ile temizlendikten sonra nemli havluyla atın derisi silinir. Böylece atın derisinin nefes alması sağlanır.
Biniş sonrasında da bakım yapılırken; yani at tımarlanmadan önce atın üzerindeki binicinin kullandığı dizgin kayışları ve binicinin oturduğu eyer çıkarılmalıdır. Dizgin kayışları çıkarılırken, çenesinin altındaki kayış sökülerek serbest bırakılır. Burnunun üzerinden geçen kayışı da açtıktan sonra başlık tamamen çıkartılırken ağzında bulunan demir kısmı atın ağzına zarar vermeden yavaşça çıkartılır. Son olarak eyer atın üzerinden alınır. Eyer atın üzerinden alınırken de bağlantı kayışının yüzünüze çarpmaması açısından dikkatli bir şekilde alınmalıdır. Bu işlemlerden sonra, atın terleyen yüzeyini kurutmak ve temizlemek üzere tımarı yapılmaya başlanabilir.
At tımarlamasında ilk başta dikkat edilmesi gereken şey kullanılacak kaşağının cinsidir. Kullanırken, hem metal hem de plastik kaşağı mevcuttur. Normalde plastik olan kaşağıyı atın üstünde, kurumuş olan ve temizlenmesi zor olan bölgelerde dairesel hareketler yaparak, uçları plastik ve yumuşak olduğu için atın canını yakmayacak şekilde kullanılır. En sık yapılan yanlışlardan biri, daha dayanıklı olduğu için metal kaşağıları alıp, atlar üzerinde kullanılmasıdır. Metal kaşağı sert olduğundan, atın derisine sürtüldüğünde canını yakıp tepki göstermesine neden olacaktır. Özellikle kalçalarının üzerindeki bölgelerde ya da kemikli alanlarında kullanılması atın ciddi anlamda canını yakacaktır. Bu yüzden hiçbir zaman metal kaşağı kullanmayın. Ancak metal kaşağıyı, tek bir görev için kullanabilirsiniz. O da atın yüzeyinde kullandığınız vücut fırçalarının, temizlemeden sonra fırçanın temizliği için kullanılmasıdır. Yani fırçanın üzerinde biriken tozları almak için metal kaşağı kullanılmalıdır.
Bunun yanında özellikle kış aylarında atın tüyleri uzun olduğu ve kuruması daha zor olduğundan, tımar yapmadan önce ahırlarda bulunan otlardan bir miktar alarak, otları atın üstüne sürtmek suretiyle, yumuşak hareketlerle kullanılabilir. Böylece atın hem çalışmış olan adalelerine masaj yapılmış olur, hem de terinin kurumasına yardımcı olur.
Kedilerde Soğuk Algınlığı - Kedilerde Soğuk Algınlığı Nedenleri - Kedilerde Soğuk Algınlığının Nedenleri Nelerdir
İnsalar için sıradan ve kolay bir hastalık olan soğuk algınlığı kediler için ciddi problemleri beraberinde getirebilmektedir. Çünkü kedilerin bağışıklık sistemleri insanlar kadar güçlü olmadığından hastaların etkileri daha uzun süre ve daha şiddetli görülmektedir. Özsellikle soğuk havalarda görülen soğuk algınlığı kedilerde kedilere çok kolay bir şekilde geçmektedir. Bu yüzden kediler soğuk algınlığına yakalandıklarında hem onların hem de diğer kedilerin sağlığı için sebebi iyice araştırmalı ve hafife alınmamalıdır. Kediler üzerinde çeşitli şekillerde belirtileri olan soğuk algınlığının meydana gelmesinde çeşitli nedenler etkili olmaktadır.
Kedilerde soğuk algınlığı görülmesinin nedenleri nelerdir?
Öncelikle insalarda da sıklıkla görülen soğuk algınlığı probleminin kedilerde yaygın olarak görülmesindeki birincil etken bağışıklık sisteminin zayıflamasıdır. Yani kedilerde bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olan her türlü faktör soğuk algınlığının meydana gelmesinde etkili olabilmektedir. Bu yetersiz beslenme sonucu ya da gerekli vitamin ve minerallerin kedi tarafından tüketilememesi gibi durumlarda gözlenmektedir.
Ayrıca insanlar arasında çok kolay bulaşabilen soğuk algınlığı problemi kediler için de aynı şekilde kolay bulaşır. Yani soğuk algınlı problemi olan bir kediyle temas hakinde diğer kedilerde de soğuk algınlığı görülebilemektedir. Özellikle evde birden fazla kedi varsa soğuk algınlığı problemi daha sık olarak yaşanmaktadır. Çünkü herhangi bir kedinin aldığı zararlı bakteri ya da virüsler diğerine de kolayca geçmektedir. Ayrıca kedileraynı mama, su ya da kum kabını kullanıyorsa hastalığın bulaşması kaçınılmazdır.
Soğuk algınlığının kedilerde görülmesine neden olan en büyük etkenlerden bir tanesi de yaşanılan yerdeki sıcaklığın yetersiz olmasıdır. Sıcaklığın az olduğu durumlarda ağız ve burun bölgesinde bulunan mukozada kan akımında azalmalar görülür. Bunun doğal sonucu olarak da vücut savunması düşer ve üst solunum yolları hastalıkları kolayca meydana gelir. Özellikle sokakta yaşayan kedilerde kış ayları içerisinde yaygın olarak soğuk algınlığı görülmektedir.