Konu Başlığı Kimdir - Konu Başlığı Resimleri - Nostaljik Filmler - Konusu
Tür : Macera / Dram
Yönetmen : Robert Aldrich
Senaryo : Lukas Heller , Elleston Trevor (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Joseph Biroc
Müzik : Frank De Vol
Yapım : 1965, ABD , 142 dk.
Oyuncular
James Stewart (Yzb. Frank Towns) , Richard Attenborough (Lew Moran) , Peter Finch (Yzb. Harris) , Hardy Kruger (Heinrich Dorfmann) , Ernest Borgnine (Trucker) , Ian Bannen (Ratbags) , Ronald Fraser (Çavuş Watson) , Christian Marquand (Dr. Renaud) , Dan Duryea (Standish) , George Kennedy (Mike Bellamy) , Alex Montoya (Carlos)
Bir kargo uçağı Sahara çölünde düşer. Sağ kurtulanlar ellerindeki çok az mühimmatla hayatta kalmaya çalışırlar. Hem doğa şartları hem de bedevilerin saldırılarına karşı direnmek zorundadırlar.
Yiyecek ve suları tükenmek üzereyken çılgınca bir fikre kapılırlar: uçağın enkazından yeni bir uçak yapmak!
James Stewart ve Richard Attenborough gibi isimleri bünyesinde barındıran, güçlü bir film.
Neşeli Günler - The Sound of Music - Nostaljik Filmler - Konusu
Tür : Müzikal / Dram / Biyografi
Yönetmen : Robert Wise
Senaryo : Ernest Lehman , Russel Crouse (Kitap) , Howard Lindsay (Kitap) , Maria von Trapp (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Ted D. McCord
Müzik : Richard Rodgers , Oscar Hammerstein II
Yapım : 1965, ABD , 174 dk.
Oyuncular
Julie Andrews (Maria) , Christopher Plummer (Kaptan Von Trapp) , Peggy Wood (Baş Rahibe Abbess) , Eleanor Parker (Barones Schraeder) , Richard Haydn (Max Detweiler)
Avusturya'da bir manastırda yaşayan Maria, hevesli olsa da rahibe olmak için gerekli vasıflara sahip değildir. Dağlara çıkıp şarkı söylemekten hoşlanan Maria, sık sık derslerini kaçırmakta ve manastırdaki işlerini aksatmaktadır.
Baş Rahibe Peggy, sorumluluk alması için Maria'yı bakıcı olarak karısını yeni kaybetmiş, 7 çocuklu Kaptan Von Trapp'ın yanına gönderir. Soğuk ve mesafeli bir adam olan Kaptan Trapp'ın çocuklarının haylazlığı yüzünden bütün bakıcılar bir süre sonra işi bırakmaktadırlar. Maria ise iyimserliği ve sevecenliğiyle hem kaptanın güvenini hem de çocukların sevgisini kazanacaktır.
En iyi yönetmen ve film dahil 5 dalda Oscar ödülü kazanan Maria von Trapp'in otobiyografik romanından uyarlanmış müzikalin beyazperdeye versiyonu "Neşeli Günler", Julie Andrews ve Christopher Plummer'ın performanslarıyla ve seslendirdikleri şarkılarla öne çıkan, tüm zamanların en iyi müzikalleri arasında gösterilen klasikleşmiş bir yapıt.
Ruhların Jülyeti - Giulietta degli spiriti - Nostaljik Filmler - Konusu
Tür : Komedi / Dram / Fantastik
Yönetmen : Federico Fellini
Senaryo : Federico Fellini , Ennio Flaiano , Tullio Pinelli , Brunello Rondi
Görüntü Yönetmeni : Gianni Di Venanzo
Müzik : Nino Rota
Yapım : 1965, İtalya / Fransa / Batı Almanya , 137 dk.
Oyuncular
Giulietta Masina (Giulietta Boldrini) , Sandra Milo (Suzy/Iris/Fanny) , Mario Pisu (Giorgio) , Valentina Cortese (Valentina) , Valeska Gert (Pijma) , José Luis de Villalonga (Giorgio'nun Arkadaşı) , Friedrich von Ledebur (Medyum) , Caterina Boratto (Giulietta'nın Annesi)
Tür : Dram / Romantik / Psikolojik / Gizem
Yönetmen : Metin Erksan
Senaryo : Metin Erksan
Görüntü Yönetmeni : Mengü Yeğin
Müzik : Metin Bükey
Yapım : 1965, Türkiye
Oyuncular
Müşfik Kenter (Halil) , Sema Özcan (Meral) , Süleyman Tekcan (Başar) , Oya Bulaner , Deniz Çakır , Kemal Ergüvenç
Metin Erksan bu sıradışı filmde "surete aşık olma" konusunu ele aldı. Adada boyacı olarak çalışan Halil, boya yapmak için girdiği evde gördüğü bir kadın resmine aşık olur. Odanın duvarını süsleyen büyük resim zaman içinde Halil için bir tutku halini alır.
Bir gün resimdeki kadın olan Meral çıkagelir ve Halil'in resmine duyduğu aşkın farkına varır. Halil'in duyduğu aşk kadını etkiler ve Meral Halil ile çok özel bir ilişki yaşayacağını düşünmeye başlar. Fakat Halil sadece ve sadece Meral'in resmine aşıktır...
Konusu, konuyu ele alışı, estetiği, görüntüleri ve hatta müzikleri klasik Yeşilçam sinemasından çok farklı bir çalışma. Melankolik, derin ama ritmin yükseldiği sahnelerde jazz müziğini anımsatan bir tarzı var. Bu farklılık nedeniyle zamanında gösterime girme imkanı bile bulamadı. Zaman içinde sinema tarihimizin en önemli filmleri arasında yerini aldı ve bugün, DVD'si sayesinde genç kuşak tarafından da ilgiyle izleniyor.
Tür : Dram / Korku / Gerilim
Yönetmen : William Wyler
Senaryo : Stanley Mann , John Kohn , John Fowles (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Robert Krasker , Robert Surtees
Müzik : Maurice Jarre
Yapım : 1965, İngiltere / ABD , 119 dk.
Oyuncular
Terence Stamp (Freddie Clegg) , Samantha Eggar (Miranda Grey) , Mona Washbourne (Aunt Annie) , Maurice Dallimore (The Neighbor)
Çevresi tarafından ezilen, asosyal bir banka çalışanıyken, eline geçen yüklü bir para ile şehir dışında büyük bir ev satın alıp tüm zamanını kelebek koleksiyonuna ayıran Freddie Clegg, sanat öğrencisi Miranda Grey'i kaçırır ve evinin bodrumuna kapatır. Amacı kızın kendisine bağlanmasını sağlamaktır. İkisi arasındaki tuhaf ilişki, sevgi-nefret çizgisinde ilerleyerek filme çarpıcı bir final hazırlar.
The Collector, tamamı iki kişi arasında geçen ve gücünü en başta karakter çalışmalarından alan son derece güçlü bir yapım. William Wyler, elindeki malzeme, tek mekanda geçen bir edebiyat uyarlaması olmasına rağmen oyuncu yönetimi ve atmosfer ile gücünü ortaya koyuyor. Şüphesiz sadece kelebekleri değil, insanları da koleksiyonuna katmak amacında olan ve izleyicinin aynı anda hem sevgisini hem de nefretini kazanan Clegg karakteri de, filmin unutulmazları arasında.
Tür : Macera / Aksiyon / Casusluk
Yönetmen : Terence Young
Senaryo : Kevin McClory , Jack Whittingham , Richard Maibaum , John Hopkins , Ian Fleming (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Ted Moore
Müzik : John Barry
Yapım : 1965, İngiltere , 130 dk.
SPECTRE, bir askeri pilotu öldürdükten sonra, kendi adamını estetik ameliyatla onun yerine yerleştirir. Bu pilot, nükleer bomba yüküyle deneme uçuşları yapmakta olan özel bir bombardıman uçağıdır. Sahte pilot görevini başarıyla yerine getirir ve uçağı kaçırarak Pasifik'te bir ada yakınlarında denize indirir. SPECTRE 2 nükleer bomba ele geçirmiştir. İstedikleri fidye ödenmeze, bu bombalarla Amerika ve İngiltere'de birer şehri yok edeceklerini açıklarlar.
James Bond, sadece 4 gün içinde SPECTRE'nin izini sürerek etkisiz hale getirmeli ve ezeli düşmanı Blofeld'i durdurmalıdır. Bu zorlu macerasında Bond'a, güzeller güzeli Domino yardım edecektir.
Tür : Dram
Yönetmen : Jean-Luc Godard
Senaryo : Jean-Luc Godard , Dolores Hitchens (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Raoul Coutard
Müzik : Michel Legrand
Yapım : 1964, Fransa , 95 dk.
Oyuncular
Anna Karina (Odile) , Danièle Girard (İngilizce Öğretmeni) , Louisa Colpeyn (Madam Victoria) , Chantal Darget (Arthur'un Teyzesi) , Sami Frey (Franz) , Claude Brasseur (Arthur) , Georges Staquet (Lejyoner) , Ernest Menzer (Arthur Amca) , Jean-Luc Godard (Anlatıcı)
Arthur ve Franz her ne pahasına olursa olsun büyük bir vurgun yapıp zengin olmak isteyen iki yakın arkadaştır. Franz yeni tanıştığı genç ve güzel Odile'in büyükannesinin evinde gizlediği paralardan haberdar olduğunda hemen harekete geçerler. Sıfır hatayla planladıkları soyguna genç kızı ikna etmeleri kolay olmasa da, sonunda harekete geçerler. Ancak hayat her zaman planlananı vermez. Ve bazı sonuçlar beklenenden ağır olabilir.
Fransız Yeni Dalgası'nın müstesna ismi Jean-Luc Godard, Serseri Aşıklar'daki üslubunu, teknik olarak daha az deneysel olsa da, tematik olarak sürdürerek, unutulmaz bir yapıma imza atıyor. Ve dikkatli sinemaseverlerin farkedeceği üzere, Quentin Tarantino'ya kuracağı yapım şirketi ismi için de ilham veriyor: "A Band Apart"
Dr. Garipaşk - Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb - Nostaljik Filmler - Konusu
Tür : Bilim Kurgu / Savaş / Komedi
Yönetmen : Stanley Kubrick
Senaryo : Stanley Kubrick , Terry Southern , Peter George (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Gilbert Taylor
Müzik : Laurie Johnson
Yapım : 1964, İngiltere , 93 dk.
Oyuncular
Peter Sellers (Dr. Strangelove) , George C. Scott (General Buck Turgidson) , Sterling Hayden (General Jack D. Ripper) , Keenan Wynn (Albay Bat Guano) , Slim Pickens (Binbaşı T.J. 'King' Kong) , Peter Bull (Alexi de Sadesky) , James Earl Jones (Teğmen Lothar Zogg) , Jack Creley (Mr. Staines)
Soğuk Savaş döneminde Ruslara saldırmak için bahane aramakta olan çılgın general Jack D. Ripper, Rusların "Amerikan halkının vücut sıvılarını kirlettiği" gerekçesiyle SSCB'ne sürpriz bir nükleer saldırı yapmaya karar verir. Nükleer silahlarla yüklü bir Amerikan uçağı Rus sınırına yakın bir bölgede Soğuk Savaş döneminin tipik devriye uçuşlarından birini yapmaktayken mürettebat Ripper'dan SSCB'ne saldırı emrini alır.
Bu esnada Amerikan Başkanı Pentagon'daki danışmanlarıyla bir toplantı yaparak durumu değerlendirir. Savaş yanlısı general Turgidson bu durumun Komünizmle hesaplaşmak için güzel bir fırsat olduğu görüşündedir.
Fakat Rus büyükelçisi DeSadesky Amerikan makamlarına Rus savunma teknolojisinin geldiği son noktanın ürünü olan "Doomsday Device"dan bahsettiğinde ve Başkan'ın danışmanlarından eski Nazi bilimadamı Dr. Strangelove buluşun varlığını onayladığında durum daha da tehlikeli bir hal alır; "Doomsday Device", SSCB'ne yapılacak herhangi bir nükleer saldırıda dünyadaki tüm canlıların yok olmasını sağlayacak bir karşı tehtid silahıdır...
Dr. Strangelove, Soğuk Savaş döneminin en gerilimli ve buhranlı döneminde, Küba krizinin hemen sonrasında, "Nükleer Çağ"ın başlangıcında Amerika ve SSCB arasındaki gerilime dair mizahi bir yaklaşım getirebilmesiyle Stanley Kubrick'in kariyerinin ve söz konusu dönemin en cesur yapıtlarından biri olarak kabul ediliyor.
Tür : Macera / Aksiyon / Casusluk
Yönetmen : Guy Hamilton
Senaryo : Richard Maibaum , Paul Dehn , Ian Fleming (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Ted Moore
Müzik : John Barry
Yapım : 1964, İngiltere , 112 dk.
Oyuncular
Sean Connery (James Bond) , Honor Blackman (Pussy Galore) , Gert Fröbe (Auric Goldfinger) , Shirley Eaton (Jill Masterson) , Tania Mallet (Tilly Masterson) , Harold Sakata (Oddjob) , Bernard Lee (M) , Martin Benson (Martin Solo)
Güçlü işadamı Auric Goldfinger, Grand Slam adını verdiği bir operasyon planlamaktadır. Dünya ekonomisinin kalbi sayılan ve bütün ülkelerin altın rezervlerinin depolandığı ve askeri bir üs tarafından korunan Fort Knox'u yağmalamayı planlamaktadır.
Onu engelleme görevi, İngiliz Gizli Servisi'nden 007 kodlu ajan James Bond'a verilir. Bond, kendisine tahsis edilen üstün özellikli Aston Martin'in de yardımıyla Goldfinger'ın peşine düşer. Bond'un önünde aşması gereken engeller olarak Goldfinger'ın adamlarından öldürücü şapkasıyla dilsiz uşağı Oddjob, güzel Jill Masterson ve seksi pilot Pussy Galore beklemektedir.
Bond serisinin en iyi filmi olarak da görülen Goldfinger, James Bond konseptinin tüm yönlerinin yansıtıldığı bir yapım.
Kwaidan - Konu Başlığı Resimleri - Kaidan - Konusu
Tür : Dram / Gerilim / Korku
Yönetmen : Masaki Kobayashi
Senaryo : Yôko Mizuki , Lafcadio Hearn (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Yoshio Miyajima
Müzik : Tôru Takemitsu
Yapım : 1964, Japonya , 183 dk.
Oyuncular
Rentaro Mikuni (Koca) , Michiyo Aratama (İlk Eş) , Tatsuya Nakadai (Mi nokichi) , Keiko Kishi (Yuki the Snow Maiden) , Katsuo Nakamura (Hoichi) , Kanemon Nakamura (Kannai)
Lafcadio Hearn'ın Kwaidan: Stories and Studies of Strange Things isimli farklı hayalet hikayeleri anlattığı kitabından uyarlanan film içinde 4 farklı öykü barındırıyor:
Black Hair; eski çağlarda Kyoto'da geçen hikaye, zengin olmak isteyen bir Samurai'nin çok sevdiğini karısını zengin bir kadınla evlenmek için terk etmesini anlatıyor. Başarısız evliliğinin ardından eski karısına dönen adam, karısı hakkında bilmediği bir gerçeği de öğrenecektir.
The Woman in the Snow: bir gün kar fırtınasına yakalanan genç bir oduncu, kadın suretinde kendisine gözüken "Buz Ruhu" tarafından kurtarılır. Karşılığında oduncunun tek yapması gereken bu sırrı kimseyle paylaşmaması gerektiğidir. Fakat yıllar sonra sözünü unutur ve bu sırrını karısına söyler.
Hoichi the Earless: Hoichi bir manastırda yaşayan gözleri görmeyen bir müzisyendir. O kadar başarılıdır ki kendisini dinleyen herkesin göz yaşlarına boğulduğu söylenir. Günün birinde bir Samurai Hoichi'nin kaldığı manastıra gelir ve efendisi için de çalmasını ister. Bu soylu adamın evine gittiğinde ise başına garip şeyler gelecektir.
In a Cup of Tea: Son hikaye ise çay içerken fincanın içinde başka bir yüz gören Samurai'nin eski bir Samurai'nin hayaleti tarafından rahatsız edilmesini anlatıyor.
Kaynağını Japon Halk Hikayelerinden alan Kwaidan, yönetmeni Masaki Kobayashi'ye de 1965 yılında Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'nü kazandırmıştı.
Tür : Komedi / Müzikal / Aile
Yönetmen : Robert Stevenson
Senaryo : Bill Walsh , Don DaGradi , P.L. Travers (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Edward Colman
Müzik : Richard M. Sherman , Robert B. Sherman
Yapım : 1964, ABD , 139 dk.
Oyuncular
Julie Andrews (Mary Poppins) , Dick Van Dyke (Bert / Bay Dawes Sr) , David Tomlinson (Bay Banks) , Glynis Johns (Bayan Banks) , Elsa Lanchester (Katie Nanna) , Hermione Baddeley (Ellen) , Matthew Garber (Michael Banks) , Karen Dotrice (Jane Banks)
Şemsiyesini kullanarak uçabilen süper-dadı Mary Poppins, Bank Ailesi'nin çocuklarına dadılık yapmaya başladığında aile üyeleri nasıl bir kadının çocuklarına bakıcılık edeceğinden habersizdirler.
İlginç alışkanlıkları ve sihirli güçleri olan Mary Poppins, çocuklar gerçeküstü bir yolculuğa çıkarır. Çocuklara hayattan nasıl keyif alınabileceğini öğreten, onlara farklı farklı maceralar yaşatan dadının tek şartı yaşadıkları şeylerden kimselere bahsetmemeleridir.
Bir süredir Broadway'de de sergilenmekte olan Disney klasiği Mary Poppins, P.L. Travers'ın aynı isimli kitaplarından uyarlanmış, Julie Andrews'a "en iyi kadın oyuncu" dalında da Oscar kazandırmıştı.
Tür : Komedi / Müzikal / Romantik / Romantik Komedi
Yönetmen : George Cukor
Senaryo : Alan Jay Lerner , Bernard Shaw (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Harry Stradling
Müzik : Frederick Loewe
Yapım : 1964, ABD , 170 dk.
Oyuncular
Audrey Hepburn (Eliza Doolittle) , Rex Harrison (Prof. Henry Higgins) , Stanley Holloway (Alfred P. Doolittle) , Wilfrid Hyde-White (Albay Pickering) , Gladys Cooper (Bayan Higgins) , Jeremy Brett (Freddy Eynsford-Hill) , Theodore Bikel (Zoltan Karpathy)
Prof. Higgins, yağmurlu bir gecede, Londra Covent Garden'daki operadan çıkan kalabalığın arasında çiçek satan, ağzı bozuk Eliza Doolittle'a rastlar. Hırçın ve kaba davranışlarıyla etrafa sataşmaktan kendini alamayan muzip genç kız, sadece argo değil, üstelik berbat bir aksanla da konuşmaktadır. Higgins, kendisi gibi bir dil bilimci olan dostu Albay Pickering ile bir bahse girer: Eliza üstüne para alarak profesörün evinde kalacak ve diksiyon kursları alacaktır. Higgins, genç kızı tamamen yola getireceğine ve Eliza'nın bir süre sonra gerçek bir hanımefendiden ayırt edilemeyeceğini iddia etmektedir.
Eliza bu iki beyefendinin teklifini kabul eder. Dersler hiç kolay geçmemektedir ama Higgins acımasızdır. Eliza kısa sürede ilerleme göstermekle kalmaz, kendine has elektriği ile gönülleri fethetmeye de başlar. Bir süre sonra ortaya çıkıp kızını istismar ettiklerini iddia eden baba Doolittle'ı da cebine para koyup bertaraf eden ikili, Eliza'nın geldiği aşamayı test etmek isterler. Ascot'taki At Yarışları bunun için idealdir. Ne de olsa şehrin kaymak tabakası orada buluşmaktadır.
Göz kamaştırıcı güzellikte bir hanımefendiye dönüşmüş görünen Eliza burada ilk sınavını verecektir. Elbette olaylar herkesin umduğunun çok ötesine gidecektir.
Bernard Shaw'ın 1912 tarihli oyunu Pygmalion'dan uyarlanan ve Broadway'de 1956-62 yılları arasında büyük sükse yapan My Fair Lady'nin başarısı, sahne müzikalini uyarlayan Alan Jay Lerner'in film yönetmeni George Cukor'la işbirliğini doğurdu. Eliza rolünün kariyerinin zirvesindeki Audrey Hepburn'e verilmesiyle de sinema tarihinin zafer anlarından biri tescillenmiş oldu.
İnsanoğlu saçma sapan konulara kafa yoracagına böyle huzur veren konulara kendini verse gerçekten gerçek huzuru bulacaktır..Başımdan geçen olaydan dolayı sölüyorum laf olsun diye degil..Bilgisayar basında harcadıgınız vaktin sadece yüzde 5 gibisi merak araştırmadır..gerisi facebook msn olaylarıdır..Ben bazen araştıracak bişey bulamazsam direk bu tür konulara yönelirim..moralim bozulunca bu güzel hadisleri okur huzur bulurum..O an yaradanla benim aramda güclü bir bag ısıklanır..
Birçok batı ülkesinin aksine gıdalara folik asit takviyesi yapılmayan Norveç'teki bir araştırmada, folik asit ve B12 desteği alan kalp hastalarının kansere yakalanma oranı, bu vitamin desteklerini almayanlara göre daha fazla çıktı.
Norveçli araştırmacılar, folik asit ve B12 desteği alan kalp hastaları arasında akciğer kanserine yakalananların oranının, genel nüfusuna göre yüzde 25 daha fazla olduğunu ortaya koydu. Araştırmada ayrıca, vitamin desteği alanların diğer kanser hastalıkları ve diğer rahatsızlıklardan ölüm oranı da daha yüksek çıktı.
Bergan kentindeki Haukeland Üniversitesi Hastanesi doktorlarından Marta Ebbing ve ekibinin yaptığı, tıp dergisi American Medical Association'da yayımlanan çalışmada, üç yılı aşkın süre folik asit takviyesi verilmesinin kanser hücrelerinin büyümesine neden olabileceği belirtildi.
Birçok ülkede gıdalara folik asit takviyesi yapılmasının yararlarıyla ilgili de yeni soru işaretlerinin gündeme getirildiği çalışmada, sonuçların diğer ülkelerde doğrulanmasına ihtiyaç olduğuna işaret edilerek, gıdalara yapılan vitamin takviyesinin yaygın kullanımının ardından güvenli biçimde izlenmesi çağrısında bulunuldu.
Vücudun yeni sağlıklı hücreler oluşturmasına yardım etmesi ve hamilelik öncesi kadınların spina bifida (omurga açıklığı) gibi ciddi doğum kusurlarının önlemesi için gerekli miktarda almasına özen gösterilen folik asit ve B vitamini, ABD dahil birçok ülkede un ve pirinç gibi ürünlere ekleniyor.
Daha önceki çalışmalarda da folik asit takviyesinin kanser riskini artırabileceği endişeleri gündeme getirilirken, Norveç'te gıdalara folik asit takviyesi yapılmamasının bu ülkedeki deneklerin, folik asidin kanser üzerine etkileriyle ilgili iyi bir çalışma olanağı sağladığına dikkati çekildi.
Norveç'teki çalışmada Ebbing ve ekibi, (kalp krizleri ve inmelerle bağlantısı bulunan) bir amino asit olan homosistein düzeyini düşürmek için folik asit ve B12 vitamini alan kalp hastalarıyla ilgili geniş çaplı iki araştırmayı inceledi.
Ebbing ve ekibinin üç yıllık çalışmasında, takviyelerin kalbe yararı ortaya konmadı, ancak ekip, üç yılı aşkın süre takviye vitaminlerin kanser riskiyle bağlantısı olup olmadığını izledi.
Çalışmada, 6 bin 800'ü aşkın hastadan folik asit ve B12 desteği alanların kanser olma, kanserden ya da başka hastalıktan ölme riski daha fazla çıktı. Bulgular, kanser riski artanlarda akciğer kanserinin daha fazla görüldüğünü de ortaya koydu.
Mart ayında yapılan bir çalışmada da folik asit desteğinin prostat kanseri riskini artırdığı, Nisan ayındaki bir çalışmada da gıdalara folik asit takviyesi yapılmasının kalın bağırsak kanseri riskini artırdığı kaydedilmişti.
Yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen Büyük Patlama ortamının yaratılacağı Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (BHÇ), bir yılı aşkın onarımın ardından deney için hazır hale getirildi.
Deneyi yürüten Avrupa Nükleer Araştırma Merkezinden (ANAM-European Organization for Nuclear Research (Cern)) yetkilileri, arızanın giderilmesine karşın, çarpıştırıcıya ev sahipliği yapan 27 km uzunluğundaki tünele proton ışınlarının gönderilerek deneyin başlatılacağı tarihi belirtmedi.
Deney sırasında tünel boyunca ayrı yönlerde iki proton hüzmesi verilecek. Bu ışın demetleri ayrı istikametlerde, ışık hızına yakın bir süratle halka şeklindeki tünelde yol alacak. Proton ışınlarının birbiriyle büyük bir enerjiyle çarpışmasının ardından bilim adamları, kozmosun doğasını kavramaya yarayacak yeni parçacıklar görmeyi umuyor.
Bilim adamları, ilk başta 450 milyon elektron volt civarında düşük enerjili ışınlar gönderecek ve düşük yoğunluklu çarpışmalar gözlemleyecek. Kalibrasyon için gerekli verileri topladıktan sonra araştırmacılar, ilk yüksek enerjili çarpışmayı sağlayacak enerji ışını seviyesini artıracak.
Bu aşama, İsviçre'nin Cenevre kenti yakınlarında yerin yaklaşık 100 metre altında bulunan BHÇ araştırma programının gerçek başlangıcı olarak kabul ediliyor.
14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamını yaratmayı amaçlayan 10 milyar dolar değerindeki Hadron Çarpıştırıcısı, ilk geçen yıl çalıştırılmış, ancak bir ton helyumun tünele sızmasına yol açan elektrik bağlantısı arızası yüzünden sistem kapatılmıştı.
Bu ay başında da bir kuşun düşürdüğü ekmek parçası veya kırıntılarının BHÇ'de "küçük" bir ısınmaya yol açan bir kısa devreye neden olduğu belirtilerek, bunun üzerine sistemin kendini kapattığı açıklanmıştı. Bu ekmek kırıntılarının yol açtığı kısa devre nedeniyle makinenin mutlak sıfırdan (eksi 273,15 santigrat derece) eksi 268'e yükseldiği bildirilen açıklamada, birkaç saat sonra her şeyin normale döndüğü ve BHÇ'nin 5 Kasım gecesi yeniden normal faaliyetine döndüğü ifade edilmişti.