Dijar Asmen

Dijar Asmen

Üye
10.05.2009
Teğmen
16.100
Hakkında

#18.11.2009 14:00 0 0 0
  • Konu: Dua Defteri
    Yâ Rabb! Kalbimi nurlandır, gözümü nurlandır, kuulagımı nurlandır, sağımı nurlandır, solumu nurlandır, ustumu nurlandır, altımı nurlandır, önümü nurlandır, arkamı nurlandır ve beni nûr eyle (bir başka rivayette) benim damarlarımı nurlandır, etimi nurlandır, kanımı nurlandır, saçımı nurlandır, yüzümü nurlandır
#18.11.2009 13:57 0 0 0
#18.11.2009 13:15 0 0 0
  • Dikkat!.. McAfee, yeni bir tehlike için uyardı.

    İnternet ağının güvenliği konusunda uzman Amerikan şirketi McAfee, olası bir çatışma halinde bir ülkenin internet ağını kontrol altında tutmasını hedefleyen bir silahlanma yarışının gerçek bir tehdit oluşturduğunu açıkladı.

    McAfee, yıllık raporunda ele aldığı bu konuyla ilgili olarak, Çin, Fransa, İsrail, Rusya ve ABD'nin düşmanlarının internet ağlarına saldırmaya yönelik ''sibernetik silahları'' olduğunu bildirdi.
    Yıllık raporda, ''Günümüzde silahlar nükleer değil, sanal ve herkes bu tehditlere kendini hazırlamalı'' uyarısı yer aldı.
    Son zamanlarda siyasi nedenlerle siber-saldırıların artışının bir endişe kaynağı olduğu belirtilen raporda, bu saldırıların hedefleri arasında Beyaz Saray, ABD Savunma ve İç Güvenlik bakanlıkları ve ABD Başkanının korunmasından sorumlu Federal Polisin yer aldığı ifade edildi.
    Bir siber saldırıdan su ve elektrik dağıtım şebekelerinin, telekomünikasyon ve mali sektörler gibi altyapıların da etkilenebileceğine işaret edilen raporda, ''Gelişmiş ülkelerin çoğunda temel altyapı hizmetleri internete bağlıdır ve yeterince korunmamaktadır'' uyarısı yer aldı.
#18.11.2009 11:34 0 0 0
  • Köpeklerin kanser teşhisinde kullanılması için kolları sıvayan Prof. Dr. Dodurka, "Hiçbir tıbbi alet köpeğin burnu gibi değil. Erken teşhis hayat kurtarır" dedi.

    Hassas koku alma özellikleri sayesinde narkotik operasyonlarında uyuşturucuyu bulan, enkaz altından yaralıları kurtaran köpekler şimdi de kanseri teşhis edecek. İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi İç Hastalıklar ve psikoloji uzmanı Prof. Dr. Tamer Dodurka, köpeklerin kanser teşhisinde kullanılması için kolları sıvadı.

    'UYUŞTURUCU BULANLARLA AYNI'

    Projenin ilk etapta böbrek ve idrar kesesi kanserlerinin teşhisine yönelik olduğunu vurgulayan Dodurka, şimdiye kadar kullanılan hiçbir tıbbi aletin köpeğin burnuna yetişemediğini söyledi. Dodurka, projenin idrar kesesi kanseri ve böbrek kanserlerinde denenmesinin sebebini de bu kanser türlerinde kokunun daha belirgin olmasıyla açıklıyor. Sahipli 8 köpekle projeye başlayacaklarını anlatan Dodurka, "Oyun oynamaya daha yatkın olan ve daha iyi koku aldıkları bilinen labrador, setter ve pointer köpekleri kullanacağız. Uyuşturucu bulan köpeklerin eğitilmesiyle kanseri teşhis edecek köpeklerin eğitilmesi temelde aynı. Kanserli bir insanın nefes ve idrar kokusuyla sağlıklı bir insanın salgıladığı koku farklı. Köpekleri kanserli insanların idrar ve nefes kokusuna duyarlı hale getireceğiz. Belli bir süre sonra köpekler kanserli idrar ya da nefes kokusunu aldıklarında öğretilen tepkiyi gösterecek. Bu enkaz altında kalan birisini kurtaran köpeği ya da uyuşturucu bulan köpeği eğitmekle aynı" dedi.

    'BAŞARI ORANI YÜZDE 99'

    İngiltere ve ABD'de bu yöntemin kullanıldığını ve bu ülkelerde köpeklerin 3 hafta gibi kısa bir sürede eğitildiğini söyleyen Dodurka, "Yapılan çalışmalarda başarı oranı yüzde 99. Bir köpeğin burnu kimyasal bileşimleri ayırt etmekte ve kanser teşhisinde kullanılan 'kromatografi' aletinden bile yüzlerce kez daha hassas. Aletle kanser teşhisi koyamayacağınız bir vakada köpek kanseri belirleyebilir. Erken teşhis sayesinde de insan hayatını kurtarmak mümkün olabilir. Eğitim alacak köpeklerin 6 aylıktan büyük olması gerekli" ifadesini kullandı. Eğitimlerin sahipleriyle birlikte üniversitede yapılacağı gibi evlerde de devam edeceğini vurgulayan Dodurka "Köpekleri yaşadıkları sosyal hayattan koparmayacağız" diye konuştu.

    Hastayla karşı karşıya gelmeyecek

    Kanserli hastalarla köpeklerin karşı karşıya gelmesini istemeyen doktorların desteğini de talep eden Dodurka "Koşullu olarak eğiteceğimiz doktor köpeklerin, teşhis yapılacak hastayla karşı karşıya kalmasına bile gerek kalmayacak. Balon sistemiyle hastanın nefesi köpeklere koklatılırsa teşhis koyabilir. İyi eğitilen köpekler bir çok modern cihazdan daha iyi teşhis koyup, tedavi sürecinin başlamasını sağlayacak" dedi.
#18.11.2009 11:33 0 0 0
  • Microsoft zararlı yazılımlar hakkında uyardı... Microsoft Güvenlik Araştırması Raporu'nun yedincisi yayınlandı.

    Microsoft'un 7. Güvenlik Araştırması Raporu, güvenlik konusunda zayıf koruma sağlayan yazılımlara dikkat çekerken, solucan ve virüs sayısındaki artışa karşı kullanıcıları uyarıyor. Bilgisayar sistemlerinde paylaşıma açık dosyalar ve taşınabilir diskler üzerinden bulaşan zararlı yazılımlar, kurumlara önemli kayıplar yaşatabiliyor. Rapora göre bu yılın ilk yarısında virüs bulaşma oranında en kötü performans sergileyen ülkeler arasında Türkiye ikinci sırada yer alıyorç

    Yenilikçi teknolojilere yaptığı yatırımlarla bilgisayar kullanıcılarına güvenli bir bilgisayar deneyimi hedefleyen Microsoft, yayınladığı Microsoft Güvenlik Araştırması ile müşterilerini ve bilişim endüstrisini güvenlik tehditlerine karşı düzenli olarak uyarıyor. 1,2 milyar Windows kullanıcısının geri bildirimleriyle mevcut güvenlik risklerini sınıflandıran ve gerekli güvenlik teknolojilerini geliştiren Microsoft, geçtiğimiz ay bu araştırmanın 7. cildini (Security Intelligence Report v7) yayınladı. Yayınlanan bu son rapor İnternet ve bilişim güvenliği açısından 2009'un ilk yarı yıl bulgularını açıklıyor.

    Dünyada bilgi güvenliğine yönelik tehditlerde ciddi artışlar olduğu görülüyor. 2008 yılında siber suçların dünya genelindeki maliyeti 1 trilyon doları aşarken, kişilerin bilgilerini çalma amaçlı kurulan siteler geçen yılın aralık ayında 31.173 gibi rekor bir sayıya erişti. Amerika'da 1 milyondan fazla kişi geçen yıl online kimlik hırsızlığı girişimlerinden zarar gördü. 2007 yılında İngiliz firmalarının % 55'i ciddi veri kayıplarına maruz kalırken, son iki yılda bu firmaların % 49'u en az iki kez kötü niyetli girişimle karşılaştıklarını açıkladı.

    Microsoft SIRv7 ülke bazında risk ölçümleri ile 2009 ilk yarısında dünya güvenlik haritasının resmini çiziyor. Bireylere ve kurumlara güvenlik konusunda destek olmayı hedefleyen ve yılda iki kez yayınlanan Microsoft Güvenlik Araştırması raporu ortaya koyduğu güçlü veriler ve bulgularla bilişim güvenliği endüstrisinin durumu hakkında bilgi vermeyi amaçlıyor.

    Kullanıcıları bilişim ve İnternet ortamındaki tehditler ve riskler hakkında aydınlatmayı bir görev sayan Microsoft, güvenlik konusundaki son gelişmeleri yansıtan raporu kamuoyuyla paylaşırken, çeşitli kesimleri hedefleyerek düzenlediği İnternet güvenliği seminerlerine de devam ediyor. Bu amaçla 10 Aralık 2009, Perşembe günü Microsoft merkez binada düzenlenecek olan güvenlik seminerinde SIRv7 raporunun ayrıntıları daha geniş olarak katılımcılarla paylaşılacak.

    Kötü niyetli ataklar Türkiye'yi hedef aldı

    Türkiye'de saldırıdan etkilenen bilgisayarların oranı da hızla artıyor. Microsoft Kötü Amaçlı Yazılım Temizleme Aracı (MSRT) ile aylık bazda yapılan 1 milyon taramaya göre yapılan sıralamada Türkiye 32,3 oranıyla virüs bulaşmasından en çok etkilenen ülke olarak ikinci sırada yer alıyor. 1 milyon taramada virüs bulaşması oranında dünya ortalaması her 1000 makinada 8,7 iken Türkiye'de bu rakam geçen sene 20'den 32'ye çıkmış durumda. Kötü performansta Türkiye'den sonra 25,4 oranı ile Brezilya ve 21,6 oranı ile İspanya geliyor.

    SIRv7'ye göre 2009'un ilk altı ayında Türkiye'de 1 milyon 161 bin bilgisayar kötü amaçlı yazılımlara karşı Microsoft güvenlik yazılımlarıyla temizlendi. Virüs taramasından geçen bilgisayar sayısı bir önceki altı aya göre % 51 artış gösterirken, Türkiye bu grupta % 67 oranında artış sergileyen Tayvan'dan sonra ikinci sırada yer alıyor.

    Geçen yılın son altı ayında Microsoft güvenlik yazılımlarıyla (MSRT) Türkiye genelinde taranan her 1.000 bilgisayardan zararlı kodlardan temizlenme ihtiyacı duyanların sayısı 20'nin üzerindeyken bu yılın ilk yarısında en az 32 bilgisayarın temizlendiği açıklandı.

    Türkiye'de diğer ülkelerden farklı olarak en etkili 10 güvenlik tehditinin tamamının kimlik bilgileri çalmaya ve şifre hırsızlığına yönelik kötü amaçlı yazılımlar olması dikkati çekiyor. Bunun yanında bu tehditlerden bazı virüslerin ise Dünya'da diğer ülkelerde rastlanmaması Türkiye'deki güvenlik durumunun farklılığını yansıtıyor.

    Dünyadaki bir başka sorun da zaman kaybına yol açan ve çoğunda gizli zararlı kodlar bulunan istek dışı iletilerin (spam e-mail) geometrik artışı. İstek dışı ileti çıktıkları ülkeye göre ölçümleyen bazı araştırmalar, bu yıl mart ile haziran ayları arasında Türkiye kaynaklı 17 milyon 750 bin 814 istenmeyen iletinin gönderildiğini ortaya koyuyor. Türkiye istek dışı iletilerin gönderilmesinde ülke olarak 18. sırada yer alıyor. Bu konuda rekor tabii ki, 448 milyonu aşkın istenmeyen ileti ile küresel ekonominin kalbi ABD'ye ait... Hemen arkasından aynı dönemde gönderilmiş 150 milyondan fazla istenmeyen iletiyle Çin geliyor.

    Küresel trendler

    2009 ilk yarısı verilerine dayanan bu son raporda özellikle kurumsal sistemlere yönelik solucan (worm) türünde zararlı kod ataklarında % 100'lük artışa dikkat çeken Microsoft, her beş kullanıcıdan birinin sahte yazılımlardan etkilendiğini açıkladı.

    Melissa virüsünün dünyayı sarsmasından on yıl sonra kötü amaçlı yazılım kodlarından oluşan ve sisteme yerleşerek kendini çoğaltan solucanlar (worm) ikinci büyük tehdit haline geldi. Özellikle paylaşıma açık dosyalara ve taşınabilir disk sürücülerine bulaşan bu solucanlar kurumsal bilişim ortamlarını da ciddi anlamda tehdit etmeye başladı. SIRv7 bulguları bu çerçevede etkili olan iki solucan türüne odaklanıyor.

    • Güvenlik duvarına sahip olan ağ ortamlarına rağmen yapısındaki çoğalma özelliğiyle Conflicker bu yıl bilgi işlem yöneticilerinin en çok uğraştığı solucanlardan oldu. Conflicker ev bilgisayarlarında çok etkili olamadı, çünkü kurum bilgisayarlarına göre evlerde kullandığımız sistemler yazılım yamalarıyla daha çabuk güncellenebiliyor. Conflicker'ın tek faydası kurumların yazılım güncellemelerine daha dikkat etmesi oldu.
    • Online ortamda oynanan oyunları seven bir diğer virüs ise Taterf oldu. Geçen yılın ikinci yarısına oranla bu zararlı yazılımda % 156 oranında artış gözlemlenirken bu virüsün özellikle sanal topluluk sitelerinde sosyal mühendislik çalışmalarıyla ortaya çıkan kötü niyetli uygulamalar tarafından dağıtıldığı tespit edildi.

    Microsoft'un hazırladığı Güvenlik Araştırması Raporu (SIRv7) sahte güvenlik yazılımlarının en büyük tehdit unsuru olduğunu ortaya koydu. Kullanıcıların kendilerini güvence altına almak için yöneldiği bu yazılımların bir kısmı bilgisayarlara zararlı kod bulaştırıyor. Microsoft'un güvenlik yazılımları bu yılın ilk yarısında dünya çapındaki 13 milyon bilgisayardan kötü amaçlı yazılımları kaldırırken, kötü amaçlı yazılım bulaşan bilgisayar sayısı 2008'in ikinci yarısında 16,8 milyon adedi buluyordu.

    Bu arada iki yıl önce bilgisayarlar için en üst seviyede tehlike oluşturan Zlob ailesine ait Truva Atları Microsoft'un ısrarlı çalışmaları ve sistemlerini güncelleyen kullanıcıların çabası ile bilgisayarlardan büyük oranda temizlendiği bildiriliyor. Zlob bulaşmalarında bu yıl önemli oranda azalmalar görüldü. 2007 yılında 21,1 milyon bilgisayara bulaşarak zirve yapan Zlob cinsi Truva Atlarının etkilediği bilgisayar sayısı bu yılın ilk yarısında 2,3 milyon seviyesine kadar geriledi.

    Nasıl hazırlanıyor?

    Tüm Dünya'dan 212 bölgeden Microsoft Zararlı Yazılım Kaldırma Aracı'nı kullanan yaklaşık 450 milyon Windows kullancısından gelen bilgilerle oluşturulan SIRv7 ayrıca Microsoft'un arama motoru Bing'de sorgulanan yüz binlerce web sayfasının güvenlik bilgilerini de analiz ediyor.

    Ayrıca dünya üzerinde 100 milyondan fazla bilgisayar kullanıcısının hizmetinde olan Windows Live OneCare ve Windows Defender; dünya genelinde milyarlarca e-postanın güvenlik taramasını yapan Forefront Online Protection for Exchange ve Forefront Client Security; 30 ülkeden yüz milyonlarca aktif e-posta kullanıcısına hizmet veren Windows Live Hotmail gibi Microsoft yazılımları ve online servisleri Güvenlik Araştırması Raporu'na güncel ve düzenli olarak yeni bilgiler aktarıyor.

    Kullanıcılara öneriler

    Microsoft kişisel ve kurumsal bilgi güvenliğine yönelik saldırılara karşı kişi ve kurumların SIRv7 verilerini dikkate almalarını öneriyor. Ayrıca Microsoft sayısal güvenliğin sağlanması için şu adımların atılmasını da gerekli görüyor.

    • Microsoft güvenlik yazılımları güncelleme sürecini ve terminolojisini doğru kavrayın. En son sunulan Microsoft Security Update Guide'ı Microsoft Download Center'dan indirebilir ve bu belgeden hareketle Microsoft'un ilgili tüm güvenlik kaynaklarına erişim sağlayabilirsiniz. Bu belge aynı zamanda Microsoft'un güvenlikle ilgili terminolojisini anlama konusunda size iyi bir rehber olacaktır.
    • Eğer üçüncü parti bir güvenlik uygulaması kullanıyorsanız bunun ilgili firma tarafından düzenli olarak güncellendiğine emin olun ve güncellemelerini takip ederek sisteminize kurun. Kötü niyetli atak girişimleri artarken Microsoft da işletim sistemi sürümlerini ve uygulamalarını sürekli güncellemektedir. Dolayısıyla kullandığınız ürünlerin de uyumlu olup olmadığını kontrol etmelisiniz.
    • Microsoft yazılımlarında güvenlik süreçlerinin nasıl uygulandığını gösteren Güvenlik Uygulaması Geliştirme Döngüsü (Security Development Lifecycle-SDL) bilgilerine http://www.microsoft.com/sdl web adresinden erişebilirsiniz. Özellikle Microsoft ortamında uygulama geliştirenler açısından önemli bir çalışmadır.
    • Kurumsal güvenlik uygulamalarınızda tüm dosya paylaşımlarının güvenli bir şekilde kurallara uygun olarak yapıldığından ve taşınabilir sürücülerin kullanma şekllinin de doğru tanımlanmış olduğundan emin olun.
#18.11.2009 11:29 0 0 0
  • Okan Gözütok 'yılın en övgüye değer çağrı merkezi yöneticisi' seçildi.

    Yılda 25 milyon müşteri etkileşimine destek veren Siemens BPO (İş Süreçleri Dış Kaynak Kullanımı) Operasyonu, her yıl IMI tarafından organize edilen İstanbul Çağrı Merkezi Ödülleri'nde bir ödüle daha layık görüldü. Geçtiğimiz yıllarda 'En İyi Dış Kaynak Kullanımı İlişkisi' ve 'Jüri Özel Ödülü'nü alan Siemens'e bu yıl da bir ödül geldi. BPO Operasyon Yöneticisi Okan Gözütok, 'Yılın En Övgüye Değer Çağrı Merkezi Yöneticisi' unvanını almaya hak kazandı.

    Siemens BPO Üretim Merkezi, bu unvanı, son 18 aydan bu yana sağladığı finansal ve operasyonel gelişim, müşteri deneyimi için mükemmelliyet prensibi ile çalışma biçimi ve çalışan memnuniyetine yönelik gerçekleştirdiği çalışmalarla elde etti.

    Ülkemizde yaklaşık 12 yıldan beri servis üreten Siemens İş Süreçleri Dış Kaynak Kullanımı (BPO) operasyonu; bankacılık sektöründen ulaşıma, gıda sektöründen dayanıklı tüketim sektörüne kadar pek çok alanda faaliyet gösteren kurumsal müşterilerine çağrı merkezi hizmeti sunuyor.
#18.11.2009 11:29 0 0 0
  • MBIS tarafından geliştirilen Blackberry uygulamasıyla Polisan yöneticileri, mobil olarak onay sürecine dahil olmaya ve iş akışını kontrol etmeye başladı.

    Türkiye'nin önde gelen iş yazılımı uygulama şirketlerinden ve SAP'nin Gold Partner'ı MBIS, Polisan'ın iş süreçlerini SAP'ye taşıyor. Karar alma süreçlerini hızlandırarak esnek bir yapıda başarı elde etmeyi amaçlayan Polisan'da; SAP projesi kapsamında SAP Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) çözümü ve Blackberry uygulaması kullanılmaya başlandı.

    Satın alma taleplerinin onaylanmasında yaşanan zaman kaybını ortadan kaldırmak için MBIS tarafından Polisan'a özel bir Blackberry uygulaması geliştirildi. Yöneticilerin, Blackberry telefonlarından her zaman sisteme girebilmeleri ve süreçlere dahil olabilmeleri sağlandı. Böylece üst ve orta düzey yöneticiler, mobil olarak birçok iş uygulamasına ulaşabildi.

    Blackberry uygulaması ile yöneticilerin onay süreçlerine dahil olabilmeleri için SAP iş akışlarına mobil olarak bağlanmaları sağlandı. Böylece karar ve onay süreçlerinin hem outlook sistemine mesaj olarak gitmesi hem de Blackberry'ye e-posta olarak düşmesi sağlandı. Blackberry'ye gelen e-posta tıklandığında SAP sistemindeki onay servisi çalışmaya başlıyor. Kullanıcı talebin detayını inceleyip, onaylama işlemini gerçekleştiriyor. Böylece gerçek zamanlı olarak süreç onaylanıyor.

    Polisan Satış ve Operasyon Direktörü Bülent Şahin konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede; "MBIS ile birlikte Polisan'ın iş süreçlerine hız katan bir uygulamayı hayata geçirdik. Geliştirdiğimiz Blackberry uygulaması ve bunu SAP sistemine entegre etmekle, yapılan bir işin hızlıca ilgili yöneticilerin onayına mekandan ve zamandan bağımsız bir şekilde sunulmasını, işlerin beklememesi, dolayısıyla iş süreçlerinin kesintiye uğramamasını sağlamış olduk. MBIS'in bilgi birikimi ve konu uzmanlığı kapsamlı ve karmaşık bir uygulamayı kolayca uygulamamızı sağladı" dedi.

    Polisan'da yapılan Blackberry uygulaması ile ilgili bilgi veren MBIS Genel Müdürü Murat Tekmil; "MBIS'in bilgi birikimi bu projede kendini göstermiştir. Proje uygulaması için öncelikle Blackberry üzerinde çalışacak olan servis modeli geliştirildi. Uygulamanın şirket içinde nasıl bir süreçle hayata geçirileceğinin kararının ardından, altyapı hazırlıkları yapıldı ve proje kısa sürede tamamlandı. Polisan'a özel kurgulanan Blackberry uygulaması, yöneticilerin iş süreçlerine hızlı bir şekilde entegre olmalarını sağlayacaktır" dedi.

    MBIS'in Polisan'a sağladığı özel çözümler sayesinde günlük iş süreçlerinde belirli bir hızlanma ile birlikte verimlilikte artış gözlendi. Bununla beraber her türlü bilgiye erişmek ve bunları işlemek ve karar alma süreçlerine dahil etmek çok kolaylaştı.
#18.11.2009 11:28 0 0 0
  • Microsoft'a "çılgın teklif".

    Bing Google'ı nasıl yener? Pek çok fikir duymuş olabilirsiniz ama bu kadar delicesini duymadınız!

    Meşhur bir Amerikan dolar milyarderi olan Mark Cuban, çılgın fikirleriyle ve özgür yaşam tarzıyla yurtdışında oldukça iyi tanınıyor.

    Cuban, Microsoft'un arama motorunda Bing ile Google'ı yenebilmesi için 1 milyar dolarlık bir formül ortaya attı. Yasal olmayan ama bir o kadar akıl çelici olan bir fikir basitçe internet sitelerine rüşvet vermek!

    Microsoft'un Bing'e yatırdığı milyarlarca dolara üzülen Cuban, Microsoft'un böyle uğraşacağına internetin en çok trafik alan 1.000 sitesine Google arama sonuçlarından çıkmaları için 1'er milyon dolar teklif etmesi.

    Forbes'in en zengin 400 Amerikalı listesinde 139. sırada olan Cuban kendi yaşam tarzı için de "Etrafta oturup, saçını uzatıp, biranı içip Jethro Tull dinlerken; arama dünyasındaki güç dengesini nasıl değiştireceğini düşünmekten daha keyiflisi var mı?" diyor. Anlaşılan Mark Cuban için yapacak daha eğlenceli bir şey yok. Zaten ortaya attığı delice fikirler de bunun en güzel göstergesi.

    Olur ya Microsoft Cuban'a kulak verirse... Önerisini gerçekleştirmek ne kadar mümkün?

    Çılgın milyarderin Google'ı çökertme planı

    Cuban'a göre bu 1.000 site alacakları parayı cebe atabilir ve Bing-Yahoo ikilisiyle yapacakları antlaşma ile kaybettikleri arama motoru trafiğini fazlasıyla telafi edebilirler. Arama sonuçlarında en popüler sonuçlar çıkmazsa Google kullanımının çökeceğini düşünen Cuban, bu pakete Bing-Yahoo ikilisinden özel reklam fırsatları ve arama sonuçlarında üst sıralarda yerin garanti edilmesi karşılığında anlaşmaya varılabileceğini düşünüyor.

    Cuban'ın fikri Bing'e milyarlarca dolar yatıracağına, tek kalemde 1 milyar dolar harcamak ve Microsoft'a çekici gelir mi bilinmez ama kanuni açıdan şirketi mahvedeceği neredeyse kesin. Microsoft gibi dev şirketler oldukça sıkı bir şekilde takip ediliyorlar ve piyasada rakipleri olması devlet tarafından zorunlu tutuluyor. Rakipsiz dev şirketler devlet zoruyla parçalara bile bölünebiliyor. Cuban'ın oturduğu yerden oldukça yaratıcı ve akıl çelici fikirler üretebildiği bir gerçek, ama bu işin kanunen çok zor olduğu da bir gerçek.
#18.11.2009 11:27 0 0 0
  • Türkiye'de ilk defa güneşi izleyen fotovoltaik sistem kuruldu.

    Muğla Üniversitesi (MÜ), Türkiye'de ilk defa güneşi takip ederek elektrik üreten "fotovoltaik", yüksek verimle su ısıtan, "güneş termal" sistemleri törenle hizmete açtı.

    Güneşin durumuna göre yön değiştiren fotovoltaik sistem, MÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Merkezi, Alman Enerji Ajansı (Deutsche Energi-Agentur Gmbh) ve Alman SUNSET firması işbirliğiyle yapıldı

    MÜ Kampüsü içinde uygulanan proje uygulaması hakkında bilgi veren Bilimsel Araştırma Projeleri Merkezi öğretim üyelerinden, proje koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Rüştü Eke, "Kurduğumuz iki sistem var. Bunlarla üretilen elektrik enerjisi, yılda toplam 31 bin KW/saattan fazla olacak. Başka bir deyişle 10 evin aylık 250 KW/saat olarak hesaplanan sarfiyatını yıl boyunca karşılayabilecek güçte. Sistemlerimiz, güneşi doğuşundan batışına kadar takip etmektedir." dedi.

    Güneş enerjisinden elde edilen elektrik, üniversitenin elektrik şebekesine bağlı. Gelecekte bu sistem genişletilerek, üniversitenin ihtiyacı olan elektriğin tamamının üretilmesinin mümkün olabileceği, hattâ yerleşim birimlerini de elektrik verileceği belirtiliyor.

    MÜ Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu çatısında kullanılan güneş termal sistemle de yarı olimpik yüzme havuzunun ihtiyacı olan sıcak su sağlanıyor.

    Bunun alışılmış güneşle su ısıtma sistemlerinden farkı ise daha geniş ve büyük panellerden oluşması. Termal sistemin, geliştirilerek sıcak su ihtiyacı olan her alanda kullanılabileceği ifade edildi.
#18.11.2009 11:26 0 0 0
  • Teknik eğitim fakültelerinin yerine 'teknoloji fakülteleri' geliyor.

    Mesleki eğitimde yapılan yeni düzenlemeyle teknik eğitim fakülteleri kapatılarak, yerine teknoloji fakülteleri kurulacak.

    Teknik Eğitim Vakfı (TEKEV) Bursa İl Başkanı Fahri Yıldız, teknik eğitim fakültelerinin yerine teknoloji fakültelerinin kurulmasını, teknik eğitim sisteminde önemli bir milat olarak tanımladı. Mesleki eğitimin temel taşlarından biri olarak görülen teknik eğitim fakülteleri, Bakanlar Kurulu kararı ile kapatılıyor. Avrupa'da uygulanan mesleki eğitim modelini örnek alan Bakanlar Kurulu, mesleki eğitimin günün gelişmelerini yakından takip edebilmesi amacıyla teknoloji fakülteleri kurulması kararı aldı. Önceki gün Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre; teknik eğitim fakültelerinin son mezunlarını vermesinin ardından kapatılacağı ve 2010-2011 eğitim öğretim yılı itibari ile teknoloji fakültelerinin kurulacağı açıklandı. Modern eğitim sisteminin uygulanması ve öğrencilerinin teknik eğitimlerinin artırılması amacıyla kurulması planlanan teknoloji fakülteleri, mühendislik fakültelerini tamamlayıcı nitelikte olacak. Ayrıca bu fakültelerden mezun olacakların unvan, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen esasların önümüzdeki dönemde çıkarılacak yasa ve yönetmelikler ile belirlenmesi bekleniyor.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Teknik Eğitim Vakfı (TEKEV) Bursa İl Başkanı Fahri Yıldız, bu değişikliğin yapılması gerektiğini yaklaşık bir yıldır her platformda dile getirdiklerinin altını çizdi. Alınan karar ile geri dönülemez bir yola girildiğini aktaran Başkan Fahri Yıldız, teknik eğitim sisteminde önemli bir miladın daha gerçekleştirildiğini ve bundan sonraki sürecin çok iyi planlanması gerektiğini vurguladı.

    YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu kararın gerektirdiği uygulamaların da bir an evvel yürürlüğe konmasını sağlayacak çalışmaların yapılmasını beklediklerini belirten Yıldız, bu fakültelerin mesleki eğitim sistemini olumlu yönde etkileyeceğine inandıklarını söyledi. Gelişmiş ülkelerde, teknoloji eğitiminin teknoloji fakülteleri tarafından verildiğini anlatan TEKEV Bursa İl Başkanı Fahri Yıldız, bu fakültelerin de temel kuruluş amaçlarının endüstriye teorik ve daha çok uygulama becerisi olan teknoloji mühendisleri yetiştirmek olduğuna işaret etti.

    TEKEV Bursa İl Başkanı, yurt dışındaki teknoloji fakültelerinin, eğitim öğretim faaliyetlerinde yoğun bir şekilde sanayi kuruluşları ile işbirliği yaptığını ve müfredatlarını endüstrinin ihtiyaçları ile gelişen teknolojiye uyumlu şekilde dinamik bir yapıya kavuşturduklarını vurguladı. Yıldız, şunları söyledi: "AB ülkeleri, ABD ve diğer gelişmiş ülkelerdeki teknoloji fakültesi (School of Technology, College of Technology veya Faculty of Technology) mezunlarından sanayi tecrübesi olması kaydı ile pedagojik formasyonu olanlar teknik öğretmen olarak atanmaktadır. Teknoloji fakültelerinin mevcut mühendislik fakültelerine alternatif değil, bu fakültelerin tamamlayıcısı olması düşünülmektedir. Mezunlarının üretim süreçlerinde üslenecekleri görevler birbirinin devamı niteliğinde olmalıdır."

    Mühendislik fakültesi mezunu araştırmacı mühendislerin AB ülkeleri ve ABD de 'Chartered Engineer' olarak, teknoloji fakültesi mezunlarının ise "Incorporated Engineer" olarak tanımlandığı bilgisini veren Başkan Yıldız, şöyle konuştu: "Bu iki mühendislik eğitimi arasındaki en önemli fark, birincisinin bilgi-teori ve tasarım temelli oluşu, diğerinin ise beceri ve uygulama temelli oluşudur. Bu fakülteler sanayicimize işin uygulama alanında kalifiye eleman ihtiyacının karşılanmasında doğrudan çözüm sağlayacağı şüphesizdir. Kazanç, hepimizin kazancı olacaktır."

    Başkan Yıldız, kararın alınmasında emeği geçen bütün ilgililere teşekkür ederek, TEKEV olarak sürecin geçmişte olduğu gibi bundan sonra da takipçisi olacaklarını kaydetti. Yıldız, sürece destek olmak için tüm teknik öğretmen camiasını TEKEV çatısı altında toplanmaya davet etti.
#18.11.2009 11:26 0 0 0
  • Parlak geçen bir devrin hüzünlü sonu!

    Büyük başarılar ve parlak rakamlar eşliğinde yaşanan bir devir en sonunda sona erdi. Detaylar burada.

    Site çalışmaya devam etmesine karşın, PirateBay'den indirilen torrentlerin çalışmadığını kullanıcılar fark etmeye başladı. Yarım kalan dosyaların tamamlanması için DHT ve diğer tracker'ların kullanılması gerekiyor.

    2003 sonbaharında başlayan The Pirate Bay macerası, zirvesinde 25 milyon kişinin dosya indirmesini koordine ediyordu. Başarılı olmasına karşın birbiri ardına gelen davalarla ve satın alma açıklamalarıyla site oldukça yıpranmıştı.

    Takım, BitTorrent protokolünün gelişmesiyle birlikte tracker olmaksızın çalışan DHT ve PEX'in önem kazandığını vurguladı. Takımın blog sayfasında şu mesaj yer aldı: "Artık merkezi olmayan sistem dosya paylaşanları bulup koordine etmekte çok başarılı. Bir tracker çalıştırmaya gerek yok. Bu yüzden de bir daha açılmayacak. Bu bir devrin sonu, artık dosya paylaşımında tracker kullanımı tarihe karışacak."

    TorrentFreak'e göre PirateBay bununla da kalmadı ve diğer büyük torrent tracker siteleriyle görüşerek kendileri gibi yapmak için cesaretlendirdi. Magnet Link'lerin klasik torrent dosyalarının yerini alabileceğini de belirten ekip, artık tracker ve torrent'in geride kalmasını, geleceğin tıklanan bağlantılar, DHT ve PEX olmasını istiyor.
#18.11.2009 11:25 0 0 0
  • Hayatı dokunarak yaşayanlar için "Tactility".

    Hayatın artık vazgeçilmez bir parçası haline gelen cep telefonları her tür kullanıcının taleplerine karşılık veren yüzlerce farklı tasarım ve işlevle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Ancak bu süreçte görme engelli kişileri de ihmal etmemek gerektiğini düşünen tasarımcılar ve firmalar, henüz hayata geçmese de çeşitli konsept ve prototip çalışmalarıyla bu ihtiyaca yanıt vermeye çalışıyor.

    Hayata geçmesi en olası projeyse Seattle Sanat Enstitüsü'nde öğrenim gören 22 yaşındaki genç tasarımcı Siwei Liu ile Toshiba'mn ortaklaşa geliştirdikleri Tactility. Her yönüyle görme engelli kullanıcılar için tasarlanan Tactility, adından da anlaşılacağı gibi "dokunulurluk" konseptini merkezine yerleştirerek, tuşlardaki rakamlara Braille alfabesiyle üç boyutlu olarak yer veriyor. Bir cep telefonunun en çok kullanılan arama ve aranma özellikleri dışında başka bir telefon, işlevindeki bu minimalliği tasarımına da başarıyla yansıtmış. Bu kulvardaki rekabet, umuyoruz ki hayatı herkes için kolaylaştıran ürünler yaratmaya devam edecek.

    noimage
#18.11.2009 11:24 0 0 0
  • Türkiye'de ilk defa ADSL + Telefon birarada, tek fiyata.

    Türkiye'nin önde gelen alternatif telekom operatörü Koç.net, BiRi ADSL'in bugüne kadar sunmakta olduğu Konuş-Öde telefon hizmeti dışında ADSL hizmetini de içeren yeni bir telefon kampanyasını paketleri arasına ekledi.

    BiRi ADSL'den tüm kullanıcılarına yönelik yeni bir kampanya: Sabit fiyata hem internet bağlantısı hem de mevcut telefonlarını değiştirmeden, en ekonomik konuşma imkanı bir arada sunuluyor.

    TEK FİYAT UYGULAMASI NEDİR?
    BiRi ADSL, bugüne kadar, konuştuğunuz kadar ödeyebildiğiniz, Konuş-Öde telefon hizmetinin yanında, dileyen kullanıcılarına, yurt dışında son yıllarda çok tercih edilen yeni bir fırsatı daha Türkiye'de sunan ilk marka oluyor.

    "BiRi ADSL+TELEFON TEK FİYAT UYGULAMASI", ADSL hizmeti için aylık ödediğiniz ücrete ilave olarak farklı ihtiyaçlara yönelik oluşturulmuş olan farklı arama planlarına sabit fiyatlarla sahip olabilmenize imkan tanıyan çok ekonomik bir kampanya önerisidir.

    www.biri.com.tr ' de detaylı olarak inceleyebileceğiniz ve hemen abonesi olabileceğiniz 6 farklı hizmetiyle, dilediğiniz hız ya da limitlerdeki internetin yanında, aylık sabit bir ücret karşılığı seçtiğiniz pakete dahil yönlere, seçtiğiniz sınırlarda telefon görüşmesi yapma imkanı sağlar. Şehiriçi, yurtiçi ve yurt dışı arama planları seçenekler içinde mevcuttur.

    BiRi ADSL +TELEFON hizmetinin altında yatan tek fiyat uygulaması mantığı; Ekonomik BiRi 250 dakika, Ekonomik BiRi 500 dakika, Bizden BiRi 500 dakika, Bizden BiRi 1000 dakika, Konuşan BiRi 500 dakika+1000 dakika, Konuşan BiRi 1000 dakika+5000 dakika paketleriyle, her bütçeye ve ihtiyaca uygun 6 alternatif içeriyor.

    250 dakika konuşmayı içeren 1 Mbps hızındaki 4 GB kotalı Ekonomik BiRi paketine, kampanya süresi boyunca aylık 19,90 TL'ye abone olunabiliyor. 500 dakika konuşma ve 1 Mbps hızındaki 4 GB kotalı Bizden BiRi paketi, kampanya süresi boyunca aylık 23,90 TL bedelle sunuluyor. 500 dakikalık şehiriçi ve toplam 5000 dakikalık şehirlerarası ve uluslararası telefon görüşmelerini içeren 1 Mbps hızındaki 4 GB kotalı Konuşan BiRi paketi ise, 33,90 TL'ye sunuluyor.

    ADSL İLE TELEFON HİZMETİNİ BİRLİKTE SATIN ALMAK NE AVANTAJLAR SUNUYOR?
    - Hem ADSL hem de telefon için ödeyeceğiniz ücreti baştan biliyorsunuz.
    - Şehiriçi, şehirlerarası ve de uluslararası görüşmelerinizi, detaylarını www.biri.com.tr üzerinde bulabileceğiniz, mevcut faturanıza oranla % 45'e varan indirimli tarifelerle özgürce gerçekleştiriyorsunuz.
    - Seçmiş olduğunuz paketi aşmanız halinde hem internet hem de telefon aşım ücretinizi kolayca görüp hesaplayabiliyor ve sürprizlerle karşılaşmak zorunda kalmıyorsunuz.

    TEK FİYAT UYGULAMASINDAN NASIL YARARLANABİLİRSİNİZ?

    BiRi ADSL + TELEFON paketlerinden;
    - Herhangi bir ayarlama yapmadan,
    - Hiç bir program indirmeden,
    - Bilgisayarınızın açık olmasına gerek kalmadan,
    - Mevcut telefon hattınız ve de telefon cihazınızı değiştirmeden hemen yararlanabilirsiniz.

    Ayda sadece 19,90 TL'ye hem internet bağlantısına sahip olup hem de sabit hattınızdan, her yöne 250 dakika konuşmak için, 0 216 556 10 20 Yardımcı BiRi Hattını arayabilirsiniz.

    BiRi ADSL abonesi olanlar ise, 216 556 10 20 Yardımcı BiRi hattını arayarak, mevcut paketlerine bu hizmeti ekletebiliyorlar. BiRi ADSL paketleri; Arçelik, Beko, Keysmart, Koç.net, Apple Premium, Koçtaş, Altus ve Kredixshop yetkili satıcılarında tüketicileri bekliyor.
#18.11.2009 11:23 0 0 0
  • Ve Firefox sonunda bunu da yaptı!

    Dün böyle bir şey olacağına kimse inanmıyordu ama bugün, Firefox sert bir virajı daha döndü bile.

    Geçtiğimiz ay internet kullanıcılarının yüzde 24'ünün tercih ettiği Firefox bu barajı da geçerek yüzde 25 oranına ulaştı. Bu orana göre internette sörf yapan her dört kişiden biri Firefox kullanıyor.

    40.000 site üzerinden kullanıcıların tarayıcı tercihleriyle ilgili araştırma yapan bir şirketin yönetim kurulu yardımcı başkanı Vince Vizzaccaro, Firefox'un bu başarısını şöyle yorumlamış:

    "Firefox'un yüzde 10 kullanıcı oranına ulaşırsa daha da büyüyüp Microsoft'u zorlayacağını tahmin etmiştik. Mart 2006 da yüzde 10 Pazar payına sahip olan Firefox şu an dört kullanıcıdan biri tarafından kullanılıyor ve bu bizim için bir sürpriz değil..."

    Yüzde 5'e iyi derken yüzde 25'e ulaştılar

    Mozilla Firefox'un ilk sürümünü 9 Kasım 2004 tarihinde piyasaya sürmüştü. Geçtiğimiz Kasım ayında beşinci yaş gününü kutlayan Mozilla'nın topluluk koordinatörü Asa Dotzler, Vizzccaro'nun yaptığı araştırma sonrası "Firefox 1.0 ı piyasaya sürmeden önce takımımızdaki 8-10 kişiyle yaptığımız görüşmede eğer yüzde 5 kullanım oranını yakalarsak, bunun bizim için iyi bir oran olacağını konuşmuştuk.

    Eğer bu oranı yakalayamasaydık piyasada olmamızın bir anlamı yoktu. Zamanla kullanım oranı büyüdükçe amaçlarımız da büyüdü. Yüzde 20 oranını yakaladığımızda ise iyi bir tarayıcı kullanmak isteyen herkesin favorisi haline geldik." Şeklinde bir açıklamada bulundu.

    Tekrar araştırmaya döndüğümüzde Kasımın birinden yedisine kadar yapılan ölçümlerde Firefox'un yüzde 25.1 oranını yakaladığını, rakibi olan IE'nin ise yüzde 68 ile birincilik tahtında oturduğunu görüyoruz. Üç dört ve beşinci sıralarda ise Safari (yüzde 4.4), Google Chrome (yüzde 3.9) ve Opera (yüzde 2.3) bulunuyor.

    İkincilik koltuğu rahat mı?

    Firefox ikincilik koltuğunda şimdilik son derece rahat; ama yakın gelecekte bu durum değişebilir ve Firefox, Chrome'un nefesini hissetmeye başlayabilir. Aylık pazar payı oranları göz önünde bulundurulduğunda Chrome beklenenden de hızlı bir yükseliş gösteriyor.

    Eğer bu büyüme oranıyla devam ederse Mart 2010'da yüzde 5'lik bir pazar payına sahip olacak olan Chrome, böylece Google'ın Eylül 2010 hedefini de altı ay önceden yakalamış olacak. Google'ın bir sonraki hedefi ise 2011 senesinde yüzde 10 oranını yakalamak.

    Mozilla Firefox 3.6 beta 1 versiyonunu beta 2 ye yükseltti. Geçtiğimiz hafta Firefox sitesinden yapılan açıklamaya göre 3.6 beta versiyonunu yaklaşık 250.000 kişi kullanıyor. 3.6 nın resmi çıkış tarihi ise 26 Kasım olarak duyurulmuştu.
#18.11.2009 11:23 0 0 0
  • Palm Pre: webOS 1.3 Apple'ı kızdıracak...

    Cep devi yeni yazılımı ile birçok yenilik sunarken bir yandan da Apple'ı kızdırıyor.

    Palm Pre, işletim sistemi webOS'un 1.3 nolu sürümünü bu ay içerisinde piyasaya sürecek. Palminfocenter.com'un bildirdiğine göre yeni sürüm GSM cep telefonları, yani Avrupa modelleri için de sunulacak. Kasımın ortasından itibaren Palm Pixi de webOS 1.3 ile beraber ABD'de dağıtılmaya başlanacak. Yeni özellikler ve değişikliklerin listesi ise göz atmaya değer nitelikte.

    Yeni sürümle beraber mesajlar Pre üzerinden iletilebilecek, çevrimiçi mağazadaki uygulama listesi sadece ülkeye has içerikleri gösterecek ve iTunes tekrar desteklenecek. Ayrıca Word ve Excel ile hazırlanmış Office dosyaları direkt web'den cep telefonuna kaydedilebilecek. Web tarayıcısında da kopyala-yapıştır desteği sunulacak. Fakat kamera, Flash desteği veya ses kaydedicisi hakkında herhangi bir açıklama yok. İddialara göre Palm Pre 2010'un başından itibaren Flash desteği sunacak.
#18.11.2009 11:22 0 0 0
#18.11.2009 11:16 0 0 0
  • Konu: Onibaba
    Onibaba - Nostaljik Filmler - Konusu

    Tür : Korku
    Yönetmen : Kaneto Shindô
    Senaryo : Kaneto Shindô
    Görüntü Yönetmeni : Kiyomi Kuroda
    Müzik : Hikaru Hayashi
    Yapım : 1964, Japonya , 103 dk.

    Oyuncular

    Nobuko Otowa (Kadın) , Jitsuko Yoshimura (Genç Kadın) , Kei Sato (Hachi) , Jukichi Uno (Samurai) , Taiji Tonoyama (Ushi)

    14. yüzyıl Japonya'sında savaş yılları... Ailenin erkekleri savaşa gittiği için yalnız kalan gelin ve kayınvalide, bataklığa giren samurayları öldürerek açtıkları çukura atarlar ve zırhlarını yiyecek karşılığında satarak geçinirler. Bir gün çalıların arasında komşuları Hachi'yle karşılaşmalarıyla işler değişir. Hachi, genç kadına ilgi duymaktadır ve ona kocasının öldüğünü söyler. Yaşlı kadın oğlunun öldüğüne inanmazken Hachi amacına ulaşmaktadır. Genç kadına gittikçe yaklaşmaktadır.

    Bir gün, Hachi ve genç kadın birlikteyken, kaybolmuş bir samuray yaşlı kadınla karşılaşır. Maskeli samuray yaşlı kadından onu bataklıktan çıkarmasını söyler. Yaşlı kadın onu tuzağa düşürerek maskesini alır ve kendine takar. Fakat maskeyi yüzünden bir daha çıkaramaz ve maskeyle birlikte bir şeytan ruhu içine girer...

    Japonca'da "şeytan kadın" anlamına gelen Onibaba, Budist bir hikayeye dayanan ve Japon korku sinemasının ilk örnekleri arasında yer alan başarılı bir korku filmi.

    noimage
#18.11.2009 11:04 0 0 0
  • Konu: Riolu Adam
    Riolu Adam - L'Homme de Rio - Nostaljik Filmler - Konusu

    Tür : Aksiyon / Macera / Komedi
    Yönetmen : Philippe de Broca
    Senaryo : Daniel Boulanger , Philippe de Broca , Jean-Paul Rappeneau , Ariane Mnouchkine
    Görüntü Yönetmeni : Edmond Séchan
    Müzik : Georges Delerue
    Yapım : 1964, Fransa / İtalya , 110 dk.

    Oyuncular

    Jean-Paul Belmondo (Adrien Dufourquet) , Françoise Dorléac (Agnès Villermosa) , Jean Servais (Prof. Catalan) , Simone Renant (Lola) , Roger Dumas (Lebel) , Daniel Ceccaldi (Polis Müfettişi) , Milton Ribeiro (Tupac) , Ubiracy De Oliveira (Sir Winston) , Adolfo Celi (Senyör De Castro)

    Fransız ordusunda asker olan Adrien (Jean-Paul Belmondo) ,bir haftalığına izin alıp Paris 'teki sevgilisi Agnès (Françoise Dorléac) 'ı görmeye gider.Burada sevgilisinin babasının öldürüldüğünü, sevgilisinin de Rio 'ya kaçırıldığını öğrenir ve tehlikeli bir maceraya atılarak peşlerinden o da Brezilya'ya gider.Bu arada müzeden çalınan Amazon heykelciklerinin de bu kaçırılma işi ile bağlantısı vardır.Adrien,ayakkabı boyacısı bir çocuğun yardımı ile hem kız arkadaşını kurtaracak,hem cani hırsızların işlerini bozacak,hem heykelciklerle ilgili sırrı çözecek,bütün bunları yaparken Brezilya 'yı ve Rio 'yu baştan başa katedecek,hem de bunları bir haftalık izin süresi bitmeden halledecektir

    noimage
#18.11.2009 11:02 0 0 0