Dj.erkan

Dj.erkan

Üye
19.01.2008
Onbaşı
805
Hakkında

  • Şulesi şem-i canın sığmaz oldu fanusa*;
    aşıkların maşuku, pişmişlerin Taptuk'u
    'Kilitlerin çözüldü derviş bir şiir oku! '
    diyecek mi bu gece içimdeki Yunus'a?

    Aradan kalksa zahîr - kalem, kâğıt ve satır-
    serpilir gibi şebnem semâvattan -Elif, Lâm-
    ezberimden dökülse leblerimden saf anlam
    açılayazsa kat kat gülizar gibi sadır.

    Velâkin ipim gibi ilmeğim değil kavi;
    bir hamalken dergâha çalı çırpı taşıyan
    nasıl olam Ebâbil kuşlarına aşiyan,
    zebun eder omzumu böyle bir ağır davi.

    Beklenen bir çakra mı, zil sesi mi, 'İkra' mı?
    Şulesi şem-i canın sığmaz oldu fanusa;
    inecek mi bu gece içimdeki Yunus'a
    sonsuz bir his halinde meleklerin ikramı?
#11.03.2014 20:44 0 0 0
  • Konu: Halat


    Halat, kazıktan sıyrıldı;
    duyan sadece bir küçük balık...
    Tekne, kıyıdan ayrıldı,
    kimsecikler fark etmedi kamptan,
    ne çılgın kalabalık,
    ne sarhoş Kaptan,
    ne mürettebat...

    Daha önce, pruvada,
    yaptığımız provada
    geliştirdiğimiz uydurma oyun,
    doğaçlama şakalar,
    hakikat oldu bak; kayıyoruz üstünden suyun.
    Bizi artık kim yakalar?
    İlahi, cinli meşrubat!

    Hangimiz ilk el attık acaba?
    Benim ne kadar aklımdaysa palamar,
    senin de aklındaydı o kadar
    o mıh gibi çakılı baba.
    Belki bulaşmadık biz cürüme:
    Sebep, rutubet ve ilerleyen çürüme;
    ipek iplik gibi koparıvemiştir imbat.

    Pusula bir albatros, kılavuz ise yunus
    bu gece Ay halojen, yıldızlar halüsinojen
    o koy senin, bu koy benim
    bu gece mürekkep bir okyanus
    mürekkep rujun, ojen
    başıma gelen oy benim
    kayboluyor zaman, mekan ve ebat.

    Can vereceğiz koptuysa halat
    sonunda, ya yedi denizlerin katili
    bir korsanın kancasında
    ya da azgın dalgalarda bir tahta paçasında.
    Bu gece, hatırladığın romanlardan iki satır anlat;
    tercihim İki Sene Mektep Tatili
    yahut Denizci Simbad.

    Her rüzgara evet, her güzergaha kabul,
    her rican bence emir.
    Bu gece haritalardan daha ılıman
    daha destansı bir Hindistan bul
    ve sabah alalım demir
    dolaşalım liman liman,
    Macera-abad, Ölüm-abad.

    .





    Osman Tuğlu

#11.03.2014 20:42 0 0 0
  • Goncesi açar açmaz solmuş yaprağı
    Sevgiden mahrum kalmış ne yapsın dostum
    Çanağına baktim ki kuru toprağı
    Suyunu biri çalmış ne yapsın dostum

    Gonca iken gelseydi iyi bakardım
    Su boldu dallarını güzel yıkardım
    Isıtmak için her gün ateş yakardım
    Başka aleme dalmış ne yapsın dostum

    Gündüz uyurmuş ruhu gece gezermiş
    Dostu mutlu edermiş aşkı üzermiş
    Konuşmaz kalp gözüyle bakıp süzermiş
    Aşk sözlerine lalmış ne yapsın dostum

    Korkuyormuş sevmekten ağrırsa başı
    Hoş görmüş kendisine atılan taşı
    Çoluk çocuk içinde geçince yaşı
    Dört bir ucunu salmış ne yapsın dostum

    Dostlukları sevdaya aşkı sıcağa
    Benzeterek yıllarca almış kucağa
    Çayını kahvesini sürmüş ocağa
    Hayattan keyif almış ne yapsın dostum

    Tanıyorum beyaz gül bende ki adı
    Her zaman hanım kaldı olmadı cadı
    Konuşmadan bilinmez lezzeti tadı
    Söz değil dili balmış ne yapsın dostum

    Selami Tıraşalr-Elazığ
#10.03.2014 21:39 0 0 0
  • Kar misun ayaz misun?
    Simsiyah beyaz misun?
    Aklumdan çikmayisun,
    Dilimde niyaz misun?


    Yanarken ocağında,
    Üşüdüm sıcağında,
    Kaldurup atma beni,
    Yer yok mi kucağında?


    Ne olacak halumuz?
    Neden çıkmaz falumuz?
    Ne zaman deneduksa,
    Hep ayrildi yolumuz.


    Kar yağdi aşk dağına,
    Sel geldi gül bağına,
    Nazara mi gelmişuk?
    Düştük elem ağına.


    Aşk ateşten gömlekmiş,
    Denedum giyemedum,
    Ellerunden tutarak,
    Sevduğum diyemedum…


    Ndoso u çahakleğo?
    İkardiyam demeno,
    Kruğo pera dembera,
    Saris im pademeno.


    Mustafa Hoşoğlu
#10.03.2014 21:38 0 0 0


  • Sırılsıklam emiyorsun toprağına beni
    Elleri toprağın kara bağrına saplanmış,
    Tırnakları kirli bir alın teri gibi…

    Toprak gibi mesela,
    Ellerimden güneş bekler gözlerin…

    Rüzgâr gibi mesela,
    Terini yüzüme sürmeli diye
    Sırılsıklam emiyorsun beni…

    Bir fırtına,
    Bir boran gibi,
    Dallarımı kırmalı diye…

    Yüreğimi okşuyorsun öyle
    Haşince,
    Vahşice bazen…

    Yağmur gibi mesela,
    Bir damla su olup
    Süzülerek gözlerimden…

    Dedim ya,
    Sırılsıklam emiyorsun toprağına beni…
    Yüreğimi okşuyorsun ey deli sevda!






    Uygar Yeni

#08.03.2014 23:45 0 0 0


  • Dokunma bana,
    Biri dokununca yağmur ağlıyor,
    Hele sen hiç dokunma!
    Gökyüzünde bulut kalmıyor…

    Dokunma, toprak da ağlıyor;
    Ne tende can
    Ne bir nefes
    Dilde ses, yürekte kan da kalmıyor…






    Uygar Yeni

#08.03.2014 23:42 0 0 0




  • Etrafın nasıl da kalabalık;
    Ne çok kişi var hayatında,
    Çoğunluğu sadece birer sayıdan ibaret, değil mi?
    Ve çoğu zaman o sayılarla hiç karşılaşmazsın...

    Bir borç alacak ilişkisi gibi,
    Alacak verecek yoksa
    Dağınık bir uzaklıkta olur kimi
    Varlığı da yokluğu da hiç sezilmez …

    Bir matematik sorusu gibi ansızın çıkar kimi karşına,
    Kimi ya sıfırdır yer yutar;
    Eklesen işe yaramaz
    Çıkarsan hiç anlamı olmaz,
    Ya hiçtir ya hiç eder adamı…

    Kimisi tektir; bir gibidir
    Yanına gelince bir kale gibi dayanırsın acılara
    Arkandan gelirse sırtını yaslarsın,
    Önünden gitse yol olur sana…

    Yani hayatındakilerin çoğu bir yığın sayıdan ibarettir aslında
    Ama seni sen eden;
    Ya sıfırdır
    Ya da bir…






    Uygar Yeni

#08.03.2014 23:39 0 0 0
  • Konu: Vebal



    Kalmak mı düşer bana
    Gitmek mi yoksa?
    Kalsam da
    Gitsem de
    Ağır vebal;
    Yine benim boynuma,
    Asılır boynuma, ağır bir suç gibi...

    Kandırma beni, çek git aklımdan!
    Bilirim;
    Gitsem de
    Kalsam da
    Ağır vebal boynuma kalır…

    Gidişim de
    Kalışım da
    Benim boynuma asılır
    Ağır bir vebal
    Bir suç gibi…

    Kandırma,
    Günahkâr kılma beni!
    Sorma bana;
    Kalmak mı?
    Gitmek mi yoksa?
    Çek git aklımdan…

    Ben çekerim
    Payıma düşen her yükü,
    Yeter, asılma boynuma!
    Çık git aklımdan…






    Uygar Yeni

#08.03.2014 23:36 0 0 0


  • Kadınları severim
    Tarlada, pamukta
    Ayazda, çamurda
    Fabrikada, mahpusta
    Evde, sokakta…
    Yatakta, bir mermi ucunda
    Bir bıçak sırtında onlar
    Kadınlar; kadınlarımız, analarımız
    Kızlarımız ve bacılarımız
    Doğan da doğuran da kadınlar
    Kadınlarımız…

    Kadınları severim;
    Toprak gibidir onlar
    Şiir gibi kokarlar
    Gökyüzü gibi mavidir onlar...

    Ve kadınlar vardır sevdiğim;
    Su, hava, ateş, çelik, taş, inci
    Ve toprak gibidir onlar
    Koynunda yavrusu gibi
    Özgürlüğünü koruyan kadınlar...

    Ve kadınlar vardır sevdiğim;
    Yaprak, mevsim, gök, bulutlar
    Günler, aylar
    Acılar ve kavgalar yoğururlar
    Koynunda yavrusu gibi
    Özgürlüğünü koruyan kadınlar...







    Uygar Yeni


#08.03.2014 23:33 0 0 0
#15.09.2011 03:27 0 0 0
#24.05.2011 08:59 0 0 0

  • Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi
    Neydi çekip kendine, beni bağlayan
    Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
    Elleri ta içimde o dev miydi


    Etime bir alev değmişçesine
    Nasıl da yakardı öptüğü zaman
    Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan
    Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine


    Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı
    Gözlerimin önünde açılan sonsuz bahçe
    Hani, o var olmalarımız öpüştükçe
    O delice sürdürmeler yaşantımızı


    Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka
    Sarıldıkça güçlenmek, bütünlenmek
    Kudurmuş arzularla zamanı yenmek
    Ve en kuytularda buluşmak korka korka


    Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden
    Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara
    Varmak için o sevgiyle açılmış kollara
    Apansız düşmek yükseklerden bir yerden


    Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de
    Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık
    Avunmak... Kırık dökük anılarla artık
    Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de



    Ümit Yaşar OĞUZCAN
#24.05.2011 01:07 0 0 0
  • noimage
    Kulak verin sözlerime iyice,
    Herkes öldürebilir sevdiğini
    Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
    Kimi dalkavukça sözlerle,
    Korkaklar öpücük ile öldürür,
    Yürekliler kılıç darbeleriyle!
    Kimi gençken öldürür sevdiğini
    Kimileri yaşlı iken öldürür;
    Şehvetli ellerle öldürür kimi
    Kimi altından ellerle öldürür;
    Merhametli kişi bıçak kullanır
    Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.
    Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
    Kimi satar kimi de satın alır;
    Kimi gözyaşı döker öldürürken,
    Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
    Herkes öldürebilir sevdiğini
    Ama herkes öldürdü diye ölmez..!!!
#24.05.2011 00:18 0 0 0
  • allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun ailesine ve sevdiklerine allah sabırlar versin
#23.05.2011 23:49 0 0 0
#23.05.2011 22:16 0 0 0
#23.05.2011 04:15 0 0 0
#23.05.2011 03:12 0 0 0