Herşey bir an da nasılda değerini yitiriveriyor... balyoz gibi iniyor insanın beynine faniliği.. bu dünya koşuşturması, günlük telaşlar, doymak bilmeyen nefsi doyurmak isterken ona yapılan zulumler, küslükler, kavgalar ve dünyanın merkezi oldugunu zanneden Ben kavramı.. hepsi koca bir boşlugun içine düşüveriyor.. boşluk burda çok şey ifade ediyor.. çünkü bunları anlaman ve hatırlaman için düşmen gereken bir yer...hacmin kadar yer kaplıyorsun orda.
offff
insan sevdiği bir insanın yüzüne bakmaz mı? ben bakamıyorum şu an.. bakarsam gidiverir incilerim, bakarsam binbir düşünce beni de rahatsız ediverir, onu da.. beynimde uzaklaştırmaya çalışıyorum hızla geçip giden iyreti sesleri, bazı şeyleri hiç bilmediğimi varsayıyorum.. kendimi kandırıyorum yani, ya da bu kabullenememenin başka bir adı.. belkide bişeylerle başa çıkabilme yolu..
Birşeyler balyoz gibi beynine indiğinde, gerçeklere uyandırılıveriyorsun.. zorla..
hayal beni hiç yalnız bırakmadgın için sana tşk. ediyorum
"zalime dair umutlar ondan da zalimdir" demişsin ya ne güzel de ifade etmişsin.. düşününce gerçekten öyle bazen umut o derece tehlikeli olabiliyor insan için..
nur-i ayn'ım diye seslenmişsin İskender Pala'nın yazısı düştü aklıma..
Nur-ı aynım, iki gözüm, bildinmi neydi sabır?
Ya neydi kirpiğinin kıvrığına tutulup kalan burukluk.
Hani neydi nesre çevrilemeyen söz.
Neydi bilgiye adanmış ayazların derununu dolduran acı.
Sabır bir aydınlık,sabır bir teselli...
Büyük sahraya yağmur,istiridyeye inci...
Sabır göz pınarlarını kurutan ferahlık; sabır hüzünler kulübesinin ışığı...
Eyyub ile Yakub, Derviş ile Sultan...
Açıp ellerimi semaya kalbimin gerçek sahibine tutunuyorum sımsıkı..
Sabrı gözyaşlarımla yoğuruyorum kimse bilmiyor..
Sen bakan gözlerimi mavi bir intihara sürüyorum..
Seni yazan kelimelerimi dağıtıyorum bir bir..
Sil baştan sıralamak istiyorum harfleri..
Darağcına asıyorum senli umutlarımıda yanıma alıp kendimi..
Yeniden doğmak için ölüyorum!
doğru zaman ve doğru kişi varmıdır bilmiyorum.. ve ya doğru kişi nasıl olmalıdır? nasıl bulunur?
benim düşüncem karşındakini olduğu gibi kabul ediceksin herşeyiyle, istediğin kalıba sokmya çalışmayacaksın ancak o zaman daha huzurlu olunur.
Peki şunu düşünebiliyor musun, hayat sana kötü davranmıyor da belki sen ona kötü davranıyorsun; belki dileklerinin aslında gerçekleşmesini istediğin yok senin, belki canın yalnızca "hiçbir şeyin yolunda gitmediğini" düşünerek yakınıp sızlanmak istiyor. Hatta belki bir şeyler yolunda gidiyor da sen kendi ellerin, kendi zihnin ve kendi bedeninle bozuyorsun onları
Bilmiyorsun yüregimin karanlık odalarında olan biteni
Yalnızlıgım sigaranın dumanında saklı
Hüzün oynasıyor gözlerimde.. Görmüyorsun!
En bilinen yanımın, en mechul ünlemi
Düslerime düstügünden beri
düsüncelerim sende kilitli
Hayallerimi kırıyorsun bir bir
kendimi intihara sürecegim dal bile bırakmıyorsun!
Avazı cıktıgı kadar susuyor sana yürek
Kirpigime takılan bulutun cıglıgını duymuyorsun!
Sustugum her sözcügü
Avuclarımda biriktiriyorum görmüyorsun!!
Her günüm geceye sürgün
Keder gövde gösterisinde
Sen keskin bıçak
Her yanımı kanatıyorsun...
Lime lime dökülüyorum yokluguna
Bilmiyorsun!