Yarınımsın sanmıştım
Yanılmışım...
Düne bu güne sığdıramazdım seni.
Yaşanmış değil yaşayacağımdın
Yaşadıklarım yetmiyordu..
Doyamıyordum seninle olmaya.
Sensiz kalmayı bile seviyordum
İçime hücum ederken özlemin..
Kavgalarımızı ve barışmalarımızı
Kısacası seni..
Senle olmayı seviyordum..
Nasıl geçer şimdi bu kahrolası zaman ?
Sensiz nasıl ...?
Eksik mi kalacak
Yine tamamlanmayacakmıyım ?
Yokluğunun soğukluğunda üşüyecekmiyim ?
Adını anmaktan mahrum mu kalacak dilim ?
Neden kıydın bize neden ?
İhanetin bedelini nasıl ödeyeceğiz...?
Söyle !
Nasıl affedeceğim seni ?
Kırdın parçaladın kalbimi..
Acımadın mı seven gönlüme ?
Hiç kıyamazdın hani değişmezdin kimseye
Ne oldu şimdi ?
Bak ne haldeyim !
Bulduğun gibi yaralar içindeyim yar !
Bir yara fazla o da senden kaldı bana...
benim anlatmam
senin dinlemen gereken
o kadar çok şey var ki aslında
sevgili
gel otur bak karşıma
dertleşelim
sabaha saatler var daha
sen beni tanıdığında
yaşanan onca şeyin ardında
bir gururum kalmıştı ayakta
onu korumaya çalışıyordum
yıkıntılarımın arasında
ve sen
böyle bir zamanda geldin
hayatıma
elimi ilk tutmaya çalıştığında
saklamıştım ya
hemen arkama
istedim ki
korktuğumu anlama
cevap verememiştim
sözlerine
hatırla
susmuş
eğmiştim başımı önüme
bir
konuşsam
dökülecekti
kelime kelime
sana ait ne varsa içimde
gözlerini dikmiştin
gözlerime
ulaşmak için
duyamadığın sözlerime
ben başımı kaldırmıştım
gök yüzüne hani
gözlerimin içinde
kendini
görme diye
henüz dalındaki sevgili
öyle bir zaman da geldin ki
hayatıma
sen daha yolun ortasında
bense sonuna yaklaşmakta
sen uçuyorken sonsuzluklarda
ben çoktan indim yeryüzüne
şimdi anladın mı
kaçan
ben değilim
kaçıranlar
asıl suçlu
onlar
aslında
emeklerine saglık kardeşim mükemmel
Ömrüm oldukça seni saklayacağım.
Gönlüme başka çiçek sokmayacağım.
Senden başkasına asla bakmayacağım.
Hayatımın anlamı; hüzün çiçeği.
baharı saklayıp gözlerine
bir perinin kanatlarında düşürdün beni bu sevdaya
ne varsa bildiğim aşka dair
yükleyip bir şiirin sırtına
sana geldim
uzanır ruhuma gül dalı parmakların
kanatıp en ıssız yerini yüreğimin
gözlerin değer içimin yangınlarına
sızlatır eski bir yaranın kabuk tutmuş yanını
solarken rengi akşamın
bir eski şarkıyı üfler ruhuma nefesin
bilmedik duygularla sarsılır benliğim
endamın yürür mısra mısra içime
düğüm düğüm bir çığlıktır
dolanır durur kalemimin ucunda
artık dayanaman
tükenir taakatim
ve yitirdiğim umudumdur gözlerin
tutunup bir şiirin ucuna
ıslatır en karanlık yerini gecenin
sana gelen yollarda yorgunum
sana gelen yollarda kayıp..
sürgün verir
bir bahar akşamı gözlerin
süzülüp bir şiirin saklısından
çözülür aynalardaki sır,
bestesiz bir şiire düşerim zamansız
dolanır ruhuma tel tel saçların
ben beni kaybederim tenhasında bu sevdanın
sararken ruhumu
çepeçevre bir yalnızlık
gölgen düşer kaldırımlarına bu şehrin
yitirdiğim adın düşer dilime
ve kokuna tutsak bir şair ağlar
sokaklarında bu şehrin
geç kalmış bir sevda dolaşır şimdi damarlarımda
ben sana tutsak prangalarda
bir aşka bürünür bedenim
bir garip sırrın efsunuyla
hiç duymadığım şarkılar dinlerim sesinden
ben bu zemheri ayazında üşürken
bir yıldıza dokunur düşlerim?
suskun bir şair ağlar
tenhasında bir masalın
sığınıp bir şarabın yıllanmışlığına
düşer bir türkünün
yarım kalmış yanına
ve düşer kokun
bir kadehin sarhoşluğuna
bir sen büyür içimde
ben her an biraz daha sen olurken
bir yağmur çırpınır pervazında pencerelerin
titrer sana tutsak bir şairin elleri
sancılanır sessizliğim
tükenir takatim
çığlık çığlığa bir rüzgarın sesiyle
baharı saklayıp gözlerine
bir perinin kanatlarında düşürdün beni bu sevdaya
ne varsa bildiğim aşka dair
yükleyip bir şiirin sırtına
sana geldim
ceplerime ay ışığı doldurdum
korkmuyorum artık karanlıklardan
şimdi vakit bahardır
gözlerin değerken içimin ıssızlarına.
ve seni bulurum
bu amansız gecenin
kaybolduğum yalnızlığında.
seni bekler
bu şehir
gecesi seni bekler
yıldız yıldız
seni bekler kaldırımları
yolları
şiiri seni bekler
şiirleri bu şehrin
hece hece
..
sen ey
gözlerinde kaybolduğum sevgili
gel artık