eyLem_güzeLi

eyLem_güzeLi

Üye
13.08.2007
Uzman Onbaşı
3.368
Hakkında

  • gerek kişiliği gerek de sesiyle muhteşem birisi..
#30.11.2008 15:59 0 0 0
  • arkadaşım görende evleniyoruz sanır...
    biz resimdeki bebek için konuşuoruz.. konumuz evlilik değil..
#28.11.2008 00:27 0 0 0
#28.11.2008 00:20 0 0 0
#28.11.2008 00:13 0 0 0
  • Konu: Rıdvan
    küçük paşa (= çook şeker..
#28.11.2008 00:12 0 0 0
#28.11.2008 00:11 0 0 0
#28.11.2008 00:09 0 0 0
#28.11.2008 00:06 0 0 0
#28.11.2008 00:04 0 0 0
#28.11.2008 00:03 0 0 0
  • Konu: Herakleitos
    Herakleitos Kimdir - Herakleitos Hakkında - Herakleitos Biyografisi - Herakleitos Resimleri

    Herakleitos Parmenides'in durağan ve değişmez varlığına karşi, niteliksel değişme olarak oluşun gerçekliğini öne süren Yunan filozofu.

    noimage

    Bilgi bakımından, empirik ya da duyusal bilgiye hiç değer vermeyen Herakleitos, gözlerin ve kulakların kötü tanıklar olduğunu öne sürerek, rasyonalizmin savunuculuğunu yapmıştır. Çok şey bilmeye, ansiklopedik bir bilgiye karşi çikan filozof, çok şey bilmenin akıllı olmayı ögretmedigini söylemiştir. Siyasi alanda, demokrasi karşitı eğilimlerini, çogunluk geniş halk yığınlarına karşi duyduğu nefretle birleştiren ve 'bir kişinin, yetkin biriyse eğer, kendisi için, on bin kişiden daha değerli olduğunu' söyleyen Herakleitos'un metafiziğinin en önemli tezi, hiç kuşku yok ki, çatisma ve savaşin herşeyin babası olduğu düşüncesidir. Ona göre, karşitların savaşi, varlık ya da oluşun tek ve en önemli koşuludur. Zira bu savaş olmasaydı, hiçbir şey varolmayacaktı. Bundan dolayı, varlıkların doğuş ya da varlığa gelişi, birbirlerine karşıt olan ve dolayısıyla birbirlerini varlıkta tutan karşitların çatismasina bağlıdır.

    Onun varlık ögretisinin ikinci tezi ise, herşeyin birliğini ortaya koyar. Birlik, tıpkı İyonyalı düşünürlerde olduğu gibi, evrenin ilk maddesinden, evrendeki herşeyin kendisinden doğduğu maddi tözden meydana gelir. Bu birliği ateşte bulan Herakleitos'a göre, ateş, örnegin yoğunlaştığı zaman, nemli hale gelir ve basınç altında suya dönüşür. Su donduğu zaman ise, toprak olup çikar. Onun ilk madde olarak ateşi seçmesi, daha çok ondaki oluşu, değişme ve birlikten çokluga geçiş sürecini en iyi, yakarak ve yıkarak yaşayan ateş ifade ettiği için önem taşir.

    Herakleitos birliğin olduğu kadar, çoklugun da hakkını veren bir filozoftur. Başka bir deyişle, o monist bir filozof olduğu kadar, aynı zamanda bir çokluk filozofudur. Onun çokluk filozofu olmasını mümkün kılan şey ise, oluşu ön plana çikartmis olmasıdır. Herakleitos'a göre, çokluk ya da karşitlar olmaksızın, varlık ya da oluş olamaz. O, bir yandan da çoklugun birliğe dayandığını söylemiştir. Bundan dolayı, çokluk olmadan birlik, birlik olmadan da çokluk olamaz. Evren, aynı zamanda hem bir ve hem de çoktur; bu da, oluşla ifade edilir.

    Herakleitos, birlikten çokluga geçiş ve oluş sürecini, ateşle ve dolayısıyla akış düşüncesiyle ifade etmiştir. Bu onun varlık görüşünün üçüncü temel tezini meydana getirmektedir. Şeylerin sürekli akışı, herşeyin akmakta oluşu, evrenle ilgili en önemli doğrudur. Ona göre, evrende kalıcılık ve durağanlık yoktur; herşey değişmekte, yakarak, yıkarak yaşamaktadır.

    Herakleitos kendisinden önceki filozofların boşu boşuna evrende kalıcılık ve süreklilik aradıklarını, oysa evrende kalıcılık bulunmayıp, mutlak bir değişmenin söz konusu olduğunu öne sürmüştür. Nehir akıp gittiği için, o aynı nehre iki kez giremeyeceğimizi belirtir. Evrende hiçbir nesne, nesnelerin hiçbir özelligi yoktur ki, değişmeden aynı kalsın. Herşey bir başka şeyin yıkımı ve ölümü sayesinde varlığa gelmekte ve daha sonra yok olup gitmektedir. Evrendeki tüm ögeler arasında sürekli bir çatisma ve savaş hali vardır ve değişmeyen tek şey, bu değişme halinin sonucu olan kozmik denge durumudur.

    Herakleitos Sözleri
#27.11.2008 18:31 0 0 0
  • noimage


    Doğum Tarihi : 1957
    Eğitimi : Lisans

    Yönetmen, senaryo yazarı, yapımcı, proje tasarımcısı.
    Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunudur.
    1999 yılında yönetmenliğini yaptığı Salkım Hanımın Taneleri adlı film, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Film" ödülünü, Ankara Uluslararası Film Festivali'nde ise Mahmut Tali Öngören Özel Ödülü'nü aldı.

    Filmleri - Yönetmen (7 Film)
    Güz Sancısı 2002
    Salkım Hanımın Taneleri 1999
    Kördüğüm 1997
    80. Adım 1996
    Yaz Yağmuru 1993
    Suyun Öte Yanı 1991
    Kantodan Tangoya 1989

    Filmleri - Yapımcı (3 Film)
    Esir Kalpler 2006
    Aşka Sürgün 2005
    Aşk Meydan Savaşı 2002

    Filmleri - Senaryo (2 Film)
    Yaz Yağmuru 1993
    Kantodan Tangoya 1989


    Proje Tasarım
    Hatırla Sevgili 2006
    Erkekler Ağlamaz 2006
    Seher Vakti 2005
    Kırık Kanatlar 2005
    Ihlamurlar Altında 2005
    Çemberimde Gül Oya 2004
    Sultan Makamı 2003
    Kurşun Yarası 2003
    Gülbeyaz 2002
    Azad 2002

    Tasarım
    Aşk Yolu 2005

    Yapım Tasarımı
    Bir Aşk Hikayesi 2004

    Ödülleri
    12.Ankara Film Festivali, 2000
    Mahmut Tali Öngören Özel Ödülü Salkım Hanımın Taneleri
    11.İstanbul Film Festivali, 1992
    Jüri Özel Ödülü Suyun Öte Yanı
    15.İstanbul Film Festivali, 1996
    En İyi Film 80. Adım
    En İyi Yönetmen 80. Adım
    11.Orhan Arıburnu Ödülleri, 2000
    Hülya Koçyiğit Jüri Özel Ödülü Salkım Hanımın Taneleri
#27.11.2008 18:24 0 0 0
  • GERİ VERİN

    Peki alınız sizin
    Daha istemiyorum
    Bu el bu ayak
    Bu duyu bu düşünce
    Sizin
    Daha istemiyorum
    Dallarda göklerde sularda
    Açılarım bir denklemle uykusuz
    Belki anlarlar beni
    Sevindirirler umdururlar ama
    Sizin
    Daha istemiyorum

    Ta çocukluğumdan beri
    Yanım sıra yürüyen
    Sevince acıkınca
    Konuşunca yazınca duyduğum şey
    Sizin
    Daha istemiyorum

    Gece koyu karanlıklar büyür
    Alır tasalarımı yollarda
    Alır güzelliğimi dağlardan
    Peki sizin bu doldurduğum boşluk
    Sizin
    daha istemiyorum

    Hepsi taş toprak orman deniz
    Işıksızlığını yaşadığım varlık
    Yokluğunda ağrıdığım ölüler
    Hepsi hepsi
    Sizin
    Daha istemiyorum

#20.10.2008 21:57 0 0 0
#20.10.2008 21:51 0 0 0
  • Bir yıldızımız daha kaydı.. =(
    İnsanlığa büyük hizmet etmiş,
    gerek eserleriyle gerek tarafsız hayat görüşüyle mükemmel bir insan..
    muhteşem eserlerinle hiç unutulmayacaksın..
#20.10.2008 21:48 0 0 0
  • noimage

    İvan Konstantinoviç Ayvazovski veya Hovhannes Ayvazyan, (d. 29 Temmuz 1817 - ö. 5 Mayıs 1900), eserlerinin yarıdan fazlasının konusu deniz manzaraları olan Ermeni asıllı Rus ressamdır.
    Kırımda bir Karadeniz liman şehri olan Feodosiya'da Ayvazyan soyadını taşıyan yoksul bir Ermeni ailesinde dünyaya geldi. Akmescit (Simferopol) Lisesi'nde iken resim yeteneğinden ötürü 16 yaşında Çar I. Nikola'nın emriyle St. Petersburg Akademisi'ne alındı. 1836'da Akademi'den mezun olduktan sonra devlet tarafından Avrupa'ya gönderildi. Yıllar süren seyahatleri sırasında birçok ülkede sergiler açıldı, çağın en yetenekli Rus ressamı olarak ün kazandı.

    1844'te Rusya'ya dönüşünde Rus Donanması'nın resmi ressamlığı görevine atandı. Bu görevi dolayısıyla yaşamı boyunca çok sayıda deniz ve gemi resmi yaptı.

    1845'te geldiği İstanbul'da Sultan Abdülmecit tarafından Beylerbeyi Sarayı'nda kabul edildi. 1845-1890 arasında İstanbul'a toplam dört ziyaret yaptı. 1874'teki ziyaretinde Mimarbaşı Sarkis Balyan'ın Kuruçeşme Adası üzerinde bulunan ikametgâhında bir ay kadar misafir olarak Sultan Abdülaziz'in Dolmabahçe Sarayı için sipariş ettiği tabloları hazırladı. 1890'daki son ziyaretinde Sultan II. Abdülhamid'in huzuruna kabul edilerek padişaha iki tablosunu hediye etti.

    Beşbinin üzerinde eseri olan Aivazovski'nin tablolarının büyük bir kısmı Petersburg, Moskova ve Erivan devlet müzelerinde sergilenmektedir. 30 kadar eseri Türkiye'de Dolmabahçe Sarayı, Deniz Müzesi, Askeri Müze ve Fener Rum Patrikhanesive ıstanbul kumkapı Ermeni patrikhanesının koleksiyonlarında bulunmaktadır.


    noimage


    noimage

    noimage
#20.10.2008 16:31 0 0 0
#20.10.2008 15:36 0 0 0
#20.10.2008 15:32 0 0 0
  • Konu: Bedri Baykam
    noimage

    Bedri Baykam 1957 yılında Ankara'da CHP milletvekili Dr. Suphi Baykam ve Yüksek Mimar Mühendis Mutahhar Baykam'ın ikinci çocuğu olarak doğdu. İki yaşında resim yapmaya başladı. Altı yaşında Ankara, Bern ve Cenevre'de ilk eserlerini sergiledi. Harika çocuk olarak tanımlandığı 1960'lı yıllarda Avrupa ve Amerika'nın birçok sanat merkezinde sürekli olarak sergiler açtı, büyük ilgi gördü. İstanbul Fransız Lisesi'ne devam eden Bedri Baykam 1975 yılında Paris'e taşındı. Sorbonne Üniversitesi'nde işletme ve ekonomi tahsili yapan Baykam, bu fakülteden master aldı. Paris'te aynı süreç içinde L'Actorat isimli özel okulda aktörlük tahsili de yaptı. Baykam 1970'li yıllar boyunca aynı zamanda Türkiye Şampiyonaları'nda önemli dereceler alan ünlü bir tenisçi oldu.

    1980 yılında Amerika'ya taşınan sanatçı, 1984'e kadar California College of Arts and Crafts'de resim ve sinema eğitimi gördü. 1987 yılına kadar Amerika'da kalan Baykam, bu süre içinde de San Francisco, New York, İstanbul ve Paris'te birçok sergiler açmaya devam etti.
    1987'de atölyesini İstanbul'a taşıyan Baykam, bugüne kadar 100 kişisel sergi açtı, birçok grup sergisine katıldı, birçok kısa metrajlı film ve video filmleri çekti, kısa ve uzun metrajlı filmlerde aktörlük yaptı. Baykam'ın yayınlanmış 21 kitabı bulunuyor.

    Çagdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Atatürkçü Düsünce Dernegi'nin aktif üyelerinden olan sanatçı, aynı zamanda UNESCO'ya bağlı Uluslararası Plastik Sanatlar Dernegi'nin de kurucularından ve halen bu örgütün Türkiye ulusal komitesi başkanı. Sosyal demokrat üç partinin birleşmesini sağlamak amacıyla kurulan Taban Operasyonu hareketini, çesitli demokratik kitle örgütleri başkanları ile beraber örgütleyen ve yönlendiren Baykam, 1995 yılı CHP kurultayında, CHP Parti Meclisi Üyeliğine seçildi ve bu göreve üç sene boyunca devam etti. Daha önce Güneş, Tempo, Siyah-Beyaz, Aydınlık ve Aksam'da köşesi olan, üç yıl boyunca "Dönemin Rengi" isimli bir kültür tartışma programını Prima TV'de hazırlayan ve sunan, 2 yıl boyunca Artist-Skala sanat dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapan Baykam, ayrıca Cumhuriyet Gazetesinde siyasi ve diğer sanat dergileri için de sanatsal makaleler yazıyor. FBTV'de "2 F 1 B" isimli bir futbol tartışması sunuyor.

    Yeni Dışavurumculuk akımının öncülerinden olan ve ayrıca yaptığı multi-medya enstalasyonları (Livart) ve kolajli siyasi sanat eserleriyle de tanınan Baykam, sürekli kabuk değiştirmeyi seven bir sanatçı. 80'lerin başından bu yana birçok 16mm kısa film yönetti ve çesitli uzun metrajli filmlerde oyuncu olarak rol aldı.
    1999 Aralık ayında, 40 yıllık sanat serüvenini ele alan retrospektif sergisi İstanbul'da, AKM'de açıldı. Amerikalı yönetmen Stefan R. Svetiev'in "This Has Been Done Before" isimli filmi, sanatçının tüm kariyerini ve siyasi yaşamını ele alan bir belgesel olarak aynı süreçte tamamlandı. Boyut Yayın Grubu aynı vesileyle Baykam'ın tüm dönemlerini biraraya getiren 480 sayfalık, "I'm Nothing But I'm Everything" isimli geniş monografiyi yayınladı.
    2003 yılında CHP kurultayında Parti'nin Genel Başkan adaylarından olan ve "Yurtsever Hareket"in kurucusu ve yönlendiricilerinden olan Bedri Baykam, yıllardır ülkemizde siyaset sahnesinin ortasında yer alan aydınlardan biri.

    Baykam ayrıca merkezi İstanbul'da bulunan Piramid Film Prodüksiyon Yapımcılık ve Yayıncılık şirketi ile Piramid Sanat'ın kurucusu.
    1997 Mayıs ayında gazeteci Sibel (Yağcı) Baykam ile evlendi. Ocak 1999'da çiftin Suphi adını verdikleri oğulları oldu.


    noimage

    noimage


    noimage
#20.10.2008 15:27 0 0 0