Nereden çıktı şimdi bu tamirat işi demeyin. Dünyada ki insanların %38 i uyumakta, %20 si bilgisayar başında uğraşmakta ve %3 ü gibi bir kısmı ise eminim şu anda Windows işletim sistemini yeniden kurmaktadır. Aslında yalan söylemeyeyim. Ben bilgisayarı ayda bir mutlaka yeniden kurarım. Oyun oynamayı sevdiğim zamanlarda bu haftada bir bile olmaktaydı. O zaman maymun iştahlıydık. Bir sürü dosya sisteme girer sonrada giderken diğer programın ihtiyaç duyduğu dosyalar ile beraber giderdi. Bu yüzden çoğu program başımıza bela olurdu. En fazla işletim sistemimi formatlamama rekoru sanırım 2 aydı. Linux ve Windows bir arada, ben gezmeye gittiğim yerden gelene kadar beklemişti. Döner dönmez ilk işim Windows u yeniden kurmak oldu ). Kimi zaman maillerimi, kimi zaman sık kullanılanlarımı, bazen önemli çalışmalarımı, bazen de bilgisayarıma kurduğum programlarımı kaybettim. Programlarım hariç diğerlerini bulmam imkansız gibi bir şey. Az unformat ile uğraşmadık ). Aslında düzenli bir sistemde çalışsaydım bunların hiç biri olmayacaktı. Sizler için hazırladığım bir çok bölümde beraberinde kayboldu. Düşündüm de, Windows u tamir etmek bazen daha az masraflı olmakta. Zaten o kadar vakit boşa gitmekte ne yazı ki . Peki windows neden bozulur? Neden açılmaz ki bu sistem?. Ya dosyalarım bazen nereye gider?. Nedir bilgisayarda bu kadar yer kaplayanlar ve neden bu kadar yavaşladık?
Windows Sorunlarına Nedenler?
Windows havadan nem kapan e hastalanan bir işletim sistemi. Bu yazıyı okuyanlar Windows a hakaret ettiği düşünmesinler. Aksine bu kadar gelişmiş bir işletim sisteminin beraberinde getireceği hassaslığı övüyorum. Genelde Windows un yüklenmiş olan programlar ile uyuşmazlığı göze batar. Donanım sorunları ikinci planda yer alır. Şöyle bir sorunun sebeplerini ana başlıklar altına alırsak;
1 - Kurulu olan programların çakışması.
2 - Sistemden kaldırılan programların götürdükleri.
3 - Açılışta yüklenen programların Windows u yavaşlatması.
4 - Disk üzerindeki dosyaların dağınıklığı.
5 - Sistem içerisindeki gereksiz dosyaların oluşturduğu yoğunluk.
6 - Diski 1 den fazla kısma ayırarak kullanma.
7 - Sistem içerisindeki bozuk veriler, disk sağlık sorunları.
8 - Bilgisayarda ki donanımların uyuşmazlığı.
9 - Farklı dillerdeki programların bir araya gelmesinden oluşan dil kaosu.
10 - Günü geçmiş programlar.
11 - Virüs.
12 - Ağ ayarları yüzünden açılışta çıkan hata mesajları.
Hidrojen temizliği ve evrende en çok bulunan element oluşu nedeniyle geleceğin en önemli enerji kaynaklarından biri olma yolunda en iddalı aday. Hidrojenin yakıt olarak kullanılması sonucunda egzozdan sadece su buharı çıkıyor ve bu özelliği onu diğer bütün adaylar arsında en avantajlı konuma yükseltiyor. Bu sesbeple büyük firmalar geleceğin yakıtı üzerinde değişik çalışma yürütüyor. Hidrojeni hayatımızın her alanına sokmak amacı ile yapılan çalışmalar, hidrojenle çalışan en yüksek kazançlı moturu üretme üzerine yoğunlaşmış durumda. Bu güne kadar yapılan çalışmlar sayesinde bir çok firma yakıt olarak sadece hidrojen kullanan çevre dostu değişik araçlar geliştirdi. Fakat bu araçlar tamamen sorunsuz değil, söz konusu sorunların en önemlilerinden biri hız proplemi.
Hidrojenin yakıt olarak kullanılması üzerine yapılan çalışmaların en son ürünü geçetiğimiz günlerde BMW firması tarafından halka tanıtıldı. 100 km/h lik sürate altı saniyede çıkabilen H2R Fransada yapılan deneme sürüşlerinde 302.4 km/hlik azami hıza ulaşmayı başardı. Daha önce üretilmiş olan hidrojen yakıtlı raçlarda kullanılan yakıt pili yerine H2Rde 12 silindirli, 6 litrelik içten yanmalı bir motor kullanılmış. Görünen o ki yakın bir gelecekte hidrojen yakan çevre dostu araçlar yollarımızda dolaşmaya başlacak
F-4 McDonnell Douglas tarafından üretilen iki kişilik (tandem), süpersonik, uzun menzilli, her türlü hava şartlarında görev yapabilen bir av-bombardıman uçağıdır. Görev yetenekleri arasında temel silah olarak AA füzeleri, ikincil silah olarak 20mm topunu kullanan av-önleme, konvensiyonel veya nükleer bombalarla uzun menzilli saldırı ve roket, füze,bomba karışımı ile yakın destek bulunmaktadır. Uçağın itiş gücü değişken statorlu, değişken kapasiteli afterburnerlı iki adet aksiyal turbojet tarafından sağlanmaktadır. Uçağı düşük gövdeye monte edilmiş geriye eğik ve uç kısımları belirli bir anhedral açı ile yükselen kanatlar karakterize etmektedir. Kolay depolama ve yer bakımı için kanatlar katlanabilmektedir. Gövdenin arka kısmında, iniş mesafesini azaltan gövde içine saklı iniş paraşütü ve hidrolik olarak çekilebilen hook bulunmaktadır.
İlk uçuşunu 1958 Mayısın yapan Phantom II esas itibariyle gemileri savunmak üzere ABD Donanması tarafından geliştirilmiş ve 1961de servise girmiş bir uçaktır. 1962de Vietnamda MiGlere karşı daha güçlü bir uçak ihtiyacı, yakın hava desteği, karşıt hava saldırıları yapabilecek arayışı neticesi değerlendirmeye alındı (F-110A Spectre adıyla) ve bir modeli onaylandı. 18 Eylül 1962de USAF ve USN uçak designasyonlarını F-1den F-11e kadar birleştiren sistem çıkınca USAFın F-110u ile Donanmanın F4H-1i F-4C ve F-4B oldu.
F-4C diye adlandırılan USAFın ilk Phantom IIsi ilk uçuşunu 27 Mayıs 1963de yaptı. Teslimatlar da Kasım 1963de başladı. Havadan karaya görevlerde F-4 II.Dünya Savaşının meşhur B-17sinin iki misli bomba yükü taşıyabilmektedir. F-4ler aynı zamanda foto-keşif ve Wild Weasel uçaksavar füze sistemlerini yok etme görevlerini ifa etmişlerdir. Phantom II üretimi 1979 sonunda bittiğinde 2,800ü USAFa, 1,200ü USNye olmak üzere 5,195 adet Phantom II üretilmiştir. Bunların bakiyesi müttefik ülkelere sevk edilmiştir.
1960ların başında USAF RF-101leri takviye etmek üzere taktik üstünlüğü olan bir foto-keşif uçağı arayışına girmiştir. Bunun neticesi Hava Kuvvetleri tadil edilmiş F-4Cleri tercih etmiştir. RF-4C geliştirme programı 1962de başladı ve ilk uçuşu 18 Mayıs 1964de gerçekleşti. 505i USAF için olmak üzere toplam 668 RF-4C üretilmiştir. RF-4Cler burun kısmındaki üç istasyonda değişik kameralar taşıyabilirler. Yüksek ve alçak irtifada, gece ve gündüz fotoğraf çekebilirler. RF-4Clerin hiçbir silahı yoktur. Ancak bazılarına savunma maksatlı dört adet AIM-9 Sidewinder füzesi monte edilmiştir.